YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Performanstan en çok kim kârlı çıktı?Dr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

16.10.2006, Pazartesi

Tüm Yazıları
Sağlık sistemimizde her geçen gün daha çok önem kazanan Sağlık Bakanlığı’nın performansa dayalı ek ödeme uygulaması, sonuçları açısından sağlık camiasının gündeminde yer almaya devam ediyor. Dinamik sistemlerin özelliği gereği uygulama sürekli gelişiyor. Her geçen yıl bu dinamizme bağlı olarak sonuçları da değişkenlik gösteriyor. Sistemin meydana getirdiği farklılıklar, yarar ve zarar açısından değerlendiriliyor. Bir önceki uygulamaya veya bir önceki yıla göre kıyaslamalar yapılıyor. Kişilerin, kurumların ve toplumun bir kazanç elde edip etmediği, bir yarar sağlayıp sağlamadığı değerlendiriliyor.

Peki sistemden en kârlı çıkan kim? Bundan sonra ne olacak? Sistemden zarar eden var mı?

Bu sorulara cevap aramaya çalışalım. Ancak bu yazıda sistemin uygulayıcıları olan Sağlık Bakanlığı’na bağlı çalışan sağlık personeli açısından olayı değerlendirmeye çalışalım. Tabii ki sistemin kurumlar ve toplum açısından da bir takım (belki peşinen söylemiş olacağım) olumlu sonuçları var. Onları başka bir yazıda dile getirmek isterim. Sağlık alanı birbirine benzemeyen çok sayıda çeşitli unsurlar içeriyor. Aynı unvanlılar arasında dahi çok çeşitlilik var. Uzman tabip demek yetmiyor. Tıpta uzmanlık tüzüğüne göre uzman tabipler veya uzman tabipler diye ayırmak gerekiyor. O da yetmiyor cerrahi branşlardaki uzman tabipler, dahili branşlardaki uzman tabipler, temel tıp bilimlerindeki uzman tabipler vs vs gidiyor. Ondan sonra son uzmanlık tüzüğüne göre 104 ana ve yan dal uzmanlık branşını söylemek gerekiyor. Ama çeşitlilik hala bitmiyor.

Örneğin çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı; çalıştığı yer açısından eğitim ve araştırma hastanesinde çalışanı var, bir devlet hastanesinde çalışanı var hatta nasıl oluyorsa bir uzman olmasına rağmen birinci basamak sağlık kuruluşunda çalışanı var. Bu dallanmayı uzatabiliriz. Sonuç olarak sayıları yaklaşık 270 bini bulan sağlık personeli kişi olarak bir diğerine benzemeyen bir durumda.

O nedenle sağlık personelini benzer gruplara ayırarak performans uygulamasının onlar açısından sonuçlarını birbirleriyle veya diğer gruptakilerle kıyaslamak güçleşiyor. En doğru yöntemin her grubun veya her kişinin performans uygulamasının başlamasından önceki ve şu anki durumunu değerlendirmek olacağını düşünüyorum.

Uygulamadan tüm sağlık personeli şüphesiz çok olumlu kazanımlar elde etmiştir. Performans uygulamasından önce 2002 yılında 431 milyar YTL, 2003 yılında 523 milyar YTL toplam ek ödeme alırken, 2005 yılında bu rakam 4 kat artarak 2.157 milyar YTL’ye ulaşmıştır. Çok açık bir şekilde tüm sağlık personeli kârlı çıkmıştır.

Birinci basamakta çalışan tüm sağlık personeli 2003 yılında neredeyse hiç ek ödeme alamazken, performans uygulaması ile serbest çalışmayan pratisyen hekimler aylık ortalama 764 YTL, yardımcı sağlık personeli de 304 YTL ek ödeme alır hale gelmiştir. Çok açık bir şekilde tüm birinci basamak sağlık personeli kârlı çıkmıştır.

Performans uygulamasından önce maalesef sadece kamuda çalışan uzman hekim sayımız çok düşüktü. Performans uygulamasının teşvikiyle bu sayı çok önemli ölçüde arttı. Sadece kamuda çalışan uzman tabipler performans uygulamasından önce maaş matrahlarının bir katını alabilirken şu an 7 katını alabilmektedirler. Çok açık bir şekilde sadece kamuda çalışmayı kabul etmiş uzman tabipler kârlı çıkmıştır.

Sistemin uygulamaya başladığı günden bu yana özellikle yardımcı sağlık personelinde, sadece kamuda çalışmayı kabul etmiş uzman tabiplerin aldıkları ek ödeme ile bir kıyaslama yapılarak, geçmişle kıyaslanmayacak ölçüde ek ödemeleri artsa da bir memnuniyetsizlik bulunmaktadır. Ancak bu gerçekçi değildir. Unutmamalıyız ki hem dünyada hem de ülkemizde sağlık hizmetinin ana dişlisi, hizmetin başlamasını sonlanmasını gidişatını belirleyen hekimlerdir. Sağlık hizmeti tabi ki bir ekip işidir. Ancak bu ekibin lideri, olmasa olmazı hekimdir. Sağlık hizmetlerini başından sonuna kadar analiz ettiğimizde yetki, sorumluluk, risk vb bir çok faktör açısından ekip liderinin her açıdan ekipteki diğer kişilere nazaran farklılığı ortaya çıkmaktadır. Bu açıdandır ki özellikle uzman hekimlerin hem istihdamları hem de ücret politikaları tüm dünyada diğer çalışanlara göre farklılık göstermektedir. Ayrıca ülkemizde başka kanuni düzenlemelerle hekimlere kamu dışında mesleklerini icra etme hakkı verilmiştir. Performans uygulamasından önce hekimlerin büyük çoğunluğu hem kamuda hem de kamu dışında çalışmaktaydı. Bu şekilde toplam gelirleri konusunda mesleklerinin karşılığını aldıklarını düşünmekteydiler. Ancak bu çalışma tarzı hem hekimler açısından ağır bir yük getirmekte hem de kamu vicdanını yaralayacak olaylara da zemin hazırlamaktadır. Bu çerçevede aslında performans uygulamasının stratejik amaçlarından biri olan sadece kamuda çalışan hekimlerin teşvik edilmesi sağlanırken, paralelinde yardımcı sağlık personelinin de eskiden aldıkları ek ödeme tavan oraları 0,8 den 1,5’a bazı bölümlerde çalışanların ise 2’ye çıkarılmıştır. Bu önemli bir artıştır. Performans uygulamasından önce bozuk olan çalışma barışı aslında şimdi düzelmektedir. Önceden gerek kamudaki çalışmasından gerekse kamu dışındaki meslek icrasından kazanan hekimler yanında sadece maaş ve çok düşük ek ödeme geliri olan yardımcı sağlık personeli bugün önemli bir gelir artışı kazanmıştır. Bu gün için 2 yıllık meslek yüksek okulu mezunu bir kadın doğum hastanesinde çalışan S.Ö Hemşire hanım 1.118 YTL ek ödeme alabilmektedir. Bu maaşın dışında çok önemli bir gelir artışıdır. Çok açık bir şekilde yardımcı sağlık personeli çok kârlı çıkmıştır.

Hala hem kamuda hem kamu dışında çalışan hekimler sistemden her geçen gün daha az ek ödeme almaktadırlar. Performans uygulamasının başında kamu dışında da mesleğini icra eden hekimlerin 0,7 olan katsayıları zaman içinde 0,5’e sonra 0,4’e son olarak da 0,3’e düşürülmüştür. Aynı şekilde tavan ek ödeme oranları da %500’den %350’e düşürülmüştür. Gelişmeler gösteriyor ki “0”a doğru düşen katsayı sonucu, gönüllü olarak sadece kamuda çalışma oranı yükselirken, serbest meslek icrası konusunda yapılacak yeni bir kanuni düzenleme, daha rahat kabul edilecektir. Bu çok da uzak görülmemektedir. Kamu dışında mesleğini icra eden hekimler açısından performans uygulaması çok da kârlı olmamıştır.

Bunların yanında maalesef performans uygulamasından menfi etkilenen grubun Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında çalışan personel olduğu görülmektedir. Bu aslında sistemin başından bu yana bir tezat teşkil etmektedir. Tüm sağlık alanının başında bulunan merkez teşkilatında çalışanlar, kendilerine bağlı hastanelerde ve sağlık ocaklarında çalışan personelden çok düşük ek ödeme almaktadır. Bu başından bu yana bu alanda çözülememiş önemli bir sorundur. Sorunun bakanlık dışında performans uygulaması konusunda taraf olan diğer kurumların merkez teşkilatını, diğer bakanlıklar gibi sadece idari bir yapı olarak algılamalarından kaynaklandığını düşünüyorum. Oysa Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında idari bir yapılanma olsa da personelinin büyük çoğunluğu hekim ve çeşitli sağlık personelinden oluşmaktadır. Konu çeşitli defalar gündeme getirilse de bugüne kadar bir sonuç alınamamıştır. Bu açıdan Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında çalışan personel taşra teşkilatı gibi kârlı değildir.

Sistemin başından bu yana uzmanlık branşları arasında gerekli dengenin kurulması için gerekli düzenlemeler yapılmaktadır. 2005 yılında devlet hastaneleri uzmanlarından sadece kamuda çalışanların aylık ek ödeme ortalaması 2.890 YTL iken bu sayı 2006 yılının ilk sekiz ayı ortalamasında 3.828’e çıkmıştır. Her iki yılda en yüksek ortalamayı alan ortopedi branşında 2005 yılına göre 2006 yılında %21’lik bir artışla ortalama 4.227 YTL’ye ulaşmıştır. Bunun yanında 2005 yılına göre nörolojide %58’lik bir artışla 4.107 YTL, kadın hastalıkları ve doğumda %48’lik bir artışla 3.491 YTL, psikiyatride ise %42’lik bir artışla 3.755 YTL ortalama rakamlara ulaşılmıştır. Bu şekilde ortopedi branşı, rakamsal olarak en yüksek ek ödeme alsa da 2006 yılında diğer branşlar arasında fark azalarak anlamsız hale gelmiştir. Ortalamada en düşük ek ödeme alan patoloji branşında dahi 2006 yılında 3.098 YTL ortalama rakam yakalanmıştır. Her şeye rağmen uzmanlık branşının özelliği gereği aralarında %100 bir eşitlik sağlanması da mümkün değildir. Ancak yine de performans puan ve esaslarında yapılan düzenlemeler sonucunda uzmanlık branşları arasındaki ortalama farklılıkları en aza indirilmeye çalışılmaktadır.

Sistem personel açısından her geçen gün geliştirilmektedir. Sistemin bundan sonra birinci amacı performans kriterlerinden vazgeçmeden her personelin tavan oranını yakaladığı, düzenli ve gecikmeden ek ödeme almalarını sağlamak olmalıdır. Gelişmeler bunu göstermektedir. Her geçen gün birinci basmakta çalışanların ek ödemeleri hastanelerde çalışan personele yaklaşmakta hatta bazı illerde geçmektedir. Kurumlar arası gelir gider farklılıklarına rağmen ek ödemelerin zamanında yapılması için Bakanlıkça gerekli düzenlemeler yapılmaktadır. Son olarak Temmuz-Ağustos ve Eylül 2006 aylarında personele yapılamayan ek ödemelerin Ramazan Bayramı öncesinde ödenmesi noktasında kurum yetkililerinin gerekli hassasiyeti göstermeleri konusunda genelge yayınlanmıştır.

Sonuç olarak sistemi uygulayan herkes özlük hakları açısından kazançlı çıkarken hizmet alanlar açısından da çok önemli gelişmeler olmuştur.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer