YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Tabip Odaları Seçimleri ve TTB’de Sonun BaşlangıcıDr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

30.04.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

Önümüzdeki günlerde tabip odası seçimleri gerçekleşecek. Haziran ayında da yeni Türk Tabipleri Birliği (TTB) yönetimi belli olmuş olacak. Seçimler ve sonuçları itibariyle ülkede değişmeyen iki şey var. Biri Ak Parti, diğeri ise TTB’nin mevcut yönetimi ve zihniyeti.  Sayın Başbakanımızın son günlerde ifade ettiği “Kemal Kılıçdaroğlu bize lazım” sözünden hareketle, mevcut TTB yönetiminin ve zihniyetinin değişmemesini en çok isteyenlerden birisi de Sağlık Bakanımız olsa gerek. 

Demokrasinin ve sivil toplum hareketlerinin geliştirilmesi, güçlerin dağıtılması şüphesiz hepimizin lehine olacak gelişmeler. Sağlık alanının sıhhatli olması için de bu iklime ihtiyaç var.

Peki, bugünkü Türkiye arenasında TTB bir sivil toplum örgütü müdür? Doğruların yapılması adına bir güç müdür? TTB bütün gelişmeleri, temsil ettiği meslektaşları adına basiretli bir şekilde izleyebilmiş ve değerlendirebilmiş midir? Maalesef bir hekim olarak bunlara “Evet”, diyemiyorum.

TTB Kanunu’nda Birliğin “kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluş” olduğu yazar. Yıllardır TTB yönetimleri de kamu kurumu niteliğinde olmayı matah bir şey sandılar. Sağlıkla alakalı yeterince kamu kurumu var zaten. Sağlık Bakanlığı yetiyor da artıyor bile değil mi? Bugünkü sorunların çözümünde “kamu kurumu niteliği”, hekimlerin meslek örgütü için prangadan başka bir anlam ifade etmiyor.

Sivil toplum eğer gücünü kanun maddelerinden alıyorsa, bir gece siyasi erk o maddeleri değiştirerek kolunuzu, kanadınızı budayabilir. Var ama, yok olursunuz. En son 663 sayılı KHK ile “Tabipliğin kamu ve kişi yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak” cümlesi TTB Kanunu’ndan çıkarılmadı mı? Daha önce de asgari ücret tarifesi referans ücret tarifesine dönüştüğünde TTB’ye olan ihtiyaç “dip” yapmadı mı? TTB hastanelerin işletme olduğuna yönelik kurusıkı eleştiriler yaparken, iş yeri hekimliği uygulamaları ile farkına varmadan sivil toplum ticarethanesine dönüşüp bu işi de elinden kaptırmadı mı? Geriye bir tek şey kaldı. Özel hastanede çalışmak için oda kaydı belgesi istenmediği gün bu iş bitmiş olacak.

Değişen sağlık sistemi, hekimlerin mesleki temsiliyeti için yeni bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Hekimlik mesleğinin iyi uygulanması, hekimlerin dayanışma ve hakları adına daha sivil yapılara ihtiyaç var. Yeni oluşumlar için mevcut sivil toplum mevzuatları da yeterli.  Bu yapılar her geçen gün etkinleşen Türkiye’nin hem içeride hem de dışarıda sağlık alanında etkin bir gücü olabilecek.

Bir de şu konunun anlaşılmasında zorluk çekiliyor. Mevcut TTB yönetimine ve zihniyetine rakip olarak çıkan bazı meslektaşlar tarafsız olduklarını ifade ediyorlar. Mevcut sağlık politikalarının yanında görünmek istemediklerinden dolayı sanırım. Her hareketin ve oluşumun siyasi ve etik bir rengi olmalı. Yapılan doğrulara doğru denmediği sürece seçimi kimin kazanacağı belli.

TTB yönetimine de bir tavsiye. TTB’nin tasfiye edilmesine neden olan kişiler olarak tarih sayfalarında yerinizi almak istemiyorsanız bu seçime fazla asılmayın.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer