YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Üniversite Hastaneleri Nasıl Kurtulur?Dr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

12.04.2010, Pazartesi

Tüm Yazıları
Soruyu biraz daha rahatsız edici bir şekilde soralım; Üniversite hastanelerini kurtarmaya gerek var mı? İki seçenekli bir benzetme ile başlayacak olursak; Dokunulmaz sit alanında, yıkılmaya yüz tutan bir binayı mı onarmak istersiniz, yoksa yanı başına modern, yeni ve sıfırdan gıcır gıcır bir bina mı yapmak istersiniz? Çoğu zaman ikincisinin maliyeti daha düşük olur, yüksek olsa da kafanız rahat olur. Ama “İmkânım var, eski binadakiler de çok istekli” derseniz, ikisini de yapabilirsiniz. Peki biz hangisini yapalım?

Aslında soruların cevapları son yıllardaki sağlık politika döngüsü içinde yer alıyor. Ülkemizde sağlık hizmet sunumunu gerçekleştiren “hastane” organizasyonlarının son beş yılda önemli yapısal değişikliğe uğradığı görülmekte. Ayrıca, vatandaşın sağlık ihtiyacını karşılamak temel amacına yönelik sağlık hizmet sunum modeli de önemli ölçüde değiştirildi. Anayasa’nın verdiği cevazla hizmet sunumunun bir kısmı kamu yerine özel sektör eliyle de verilmeye başladı. Özel sektörün hizmet sunumundaki payı arttıkça Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastanelerinin daha çok gelişmeye başladığı ve sorunlarının da azaldığı görüldü. Ancak bu süreçte üniversite hastanelerinde ise tam tersi bir tablonun ortaya çıktığı görülüyor. Dolayısıyla, ülke sağlık hizmet sunumunda bugün itibariyle “en zayıf halkanın” üniversite hastaneleri olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

On iki bin hekimin hizmet verdiği ve bir o kadar da asistanın eğitim gördüğü bu müesseselerin sorunlarının daha da büyümeden çözümü gerekiyor. Önümüzdeki yıl “tam gün” uygulamasının üniversite hastanelerinde de başlayacak olması çözümler konusunda acele edilmesini gerektiriyor. Çözüme yönelik önerileri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

1- Vakıf üniversitelerine bağlı tıp fakültelerinin ve hastanelerinin sayıları artırılmalı ve gelişmeleri desteklenmelidir. Bu türden rekabetçi bir yapının oluşmasının sağlanması mevcut üniversite hastanelerinin ilerlemelerini ve sorunlarının çözümünü hızlandıracaktır.

2- Üniversite hastanelerinin eğitim fonksiyonu her zaman ön planda tutulsa da, ülkemizdeki uygulamalar pratiğinde bir hastane olduklarını, gelirleri ve giderlerinin daha çok hastanecilikten kaynaklandığı unutulmadan, yeni bir organizasyon ve yönetim yapısı oluşturulmalıdır. Şu anda bir üniversite hastanesinin hastane olarak operasyonel yönetimini kim yapmaktadır. üniversite rektörümü, tıp fakültesi dekanımı, hastane başhekimi mi? Hastanenin, hastane olarak yönetiminin tıp fakültesinden bağımsız profesyonel bir yöneticiye bırakılması uygun olacaktır.

3- Üniversite hastanelerinin hizmet sunum kapasitelerini artırması gerekmektedir. Özellikle ayaktan hastaya yönelik hizmet sunumunu artırmaları önem taşımaktadır. Bu talebi karşılayacak yeterli insan gücüne de sahip oldukları görülmektedir. Öte yandan, eksik olan hizmet sunum alanları ise kolaylıkla tesis edilebilir. Yatak doluluk oranları yüksek olsa da ortalama yatış gün sayısı düşürülerek daha çok yatan hastaya hizmet verilerek kapasite artışı sağlanabilir. Uygun belirlenecek hizmet fiyatları ile bu kapasite artışı Üniversite hastanelerinin gelirlerine yönelik en etkili düzenleme olacaktır.

4- Üniversite hastanelerinin tek gelir kaynağı Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kaynaklı hizmet gelirleridir. 5510 sayılı Kanun’un hükümleri gereği, üniversite hastanelerinin yatan hastalara yönelik hizmet fiyatları aynı ayaktan hasta fiyatlarında olduğu gibi farklı belirlenebilir. 2010 yılı SUT fiyatları referans alındığında, üniversite hastanelerinin yatan hasta fiyatlarının 1,30 katsayısı ile çarpılması uygun olacaktır.

5- Üniversite hastanelerinde özel muayene uygulamasının kalkması sonucu ortaya çıkacak gelir kaybının karşılanması gerekmektedir. 2011 yılı için üniversite hastanelerinin bu kayıplarına karşılık gelirlerine yönelik iyileştirme yapılmalıdır. Yapılacak iyileştirmenin en az 500 milyon lira olması gerekeceği anlaşılmaktadır.

6- Üniversite hastanelerinin bugün itibariyle birikmiş borçları 1 milyar liranın üzerine çıkmıştır. Bu borcun sebepleri arasında yönetimsel kararların olduğu bilinse de, SUT fiyatlarının düşüklüğü, eğitim sorumluluğu ve vaka özellikleri gibi faktörlerin daha çok etkili olduğunu söylemek gerekir. Buna karşın, söz konusu borçların tasfiyesi kaçınılmaz görülmektedir. Bu borçların genel bütçeden ödenerek tasfiyesinde çeşitli yöntemler kullanılabilir. Örneğin; “üniversite hastanelerine benzer Sağlık Bakanlığı hastanelerinin mevcut borç stokları, gelirleri ve giderleri dikkate alınarak belirlenecek bir orandaki borçların genel bütçe kaynakları ile tasfiye edilmesi” bu yöntemlerden biri olabilir.

7- Hastanelerin en önemli gider kalemini hizmet ve malzeme alımları oluşturmaktadır. Sağlık Bakanlığı hastanelerinde toplu alım, stok fazlasının başka hastanece kullanımı gibi yöntemler kullanılarak giderler kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır. Hatta son günlerde farklı şehirlerdeki özel hastaneler bazı malzemeleri toplu olarak birlikte satın almaktadırlar. Bu toplu alımdan dolayı yüzde 30’lara varan bir tasarrufun olduğu söylenmektedir. Üniversite hastaneleri de oluşturacakları bir komisyon vasıtasıyla ortak alımlar yolu ile giderlerini düşürebilirler. Kamu Hastane Birlikleri Yasasına ilave edilecek bir madde ile veya başka bir yasal düzenleme ile üniversite hastaneleri, özellikle giderlerine yönelik, esnek bir birlik yönetimi çatısı altında toplanabilirler.

8- Esnek bir üniversite hastaneler birliği yönetim çatısı tesis edilmesi halinde, üniversite hastaneleri için “global bütçeleme” ödeme yöntemine geçilmesi uygun olacaktır. Global bütçeler, üniversite hastanelerinin gelir ayağını bir sonraki yıl için garanti altına almalarını ve dikkatlerini daha çok giderlerine yoğunlaştırmalarını sağlayarak, gelir-gider dengesini daha kolay yönetebilmelerine imkân verecektir.

9- Üniversite hastanelerinin sorunlarını çözmeye yönelik kurulan Üniversite Hastaneleri Birliği Derneği, topyekün hareketliliği sağlamak ve sorunların çözümü için önemli bir adım. Bu Birliğin yasal düzenlemelere ilişkin değişiklik önerilerini daha hızlı bir şekilde pratiğe dökmesi gerekmektedir.

10- Tam Gün Kanunu ile kamudan ayrılanların Sağlık Bakanlığı kadrolarına geri dönüşleri sağlandığı gibi, üniversite hastanelerinden ayrılanların da tekrar eski kadrolarına dönebilmeleri sağlanabilir.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer