YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Yeni Anayasa ve SağlıkDr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

16.04.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

Türkiye yeni bir anayasa yapabilir mi? Ya doktorlar bu anayasanın “sağlık” bölümüne ne kadar katkı verebilir? Anayasa hukukçuların işi görüldüğünden bu katkı biraz cılız kalabilir. Birçok önemli husus varken, sağlık çok kafa yormayı gerektiren bir konu da olmayabilir. Zaten sağlıkta işler de yolunda gidiyor.

Yargılanan darbecilerin geçmişte yazdırdığı metin ortada. Mevcut Anayasa’nın sağlık başlığı altında “yararlanan devlet”, “denetleyen devlet” ten başka bir şey de yok. Her yerde olduğu gibi herkesin etinden-sütünden yararlandığı bir devlet anlayışının anayasaya yansıması olmuş.

 

Yeni anayasasını yazmaya çalışan Türkiye’nin ileriye dönük malum sorunları dışında en çok başını ağrıtacak konuların başında, yaşlanan nüfusu ve buna paralel artan sağlık ihtiyacı geliyor. Sağlıkla ilgili iyi çizilmiş bir anayasal çerçeve, gelecekteki sorunların çözümünü teminat altına almış olur.

 

Sağlıkta geldiğimiz seviye bazı eksiklikler olsa da, fena sayılmaz. Fiili durum yeni anayasada tarif edilebilirse, yüzde 80’e yaklaşan oranda bir memnuniyet sağlamış sağlık alanı, gelecek için anayasal garantiye kavuşmuş olabilir.

 

Son on yılda gerçekleşen sağlıktaki gelişmelerin sağlığı piyasalaştırdığı, bu yapılanların aslında bir başka amacının olduğu bazı kesimler tarafından söylenegelmekte. Hem bu önyargıları ortadan kaldırmak hem de bu kesimleri de ikna edebilmek adına, yeni anayasanın en önemli vurgusu, eşit ve adaletli bir şekilde devletin sağlık hakkını sağlaması olmalıdır. Daha önceki yazılarımızda ifade ettiğimiz, aslında kadim bir tartışma olan sağlığın finansmanının genel vergilerden karşılanması hususunun anayasaya girmesinin tam zamanı gibi.

 

Bu yeni anayasada  sağlığın korumasının sadece devletin görevi olmadığı, bireylerin de ödevi olduğu vurgusu da tartışılabilir. Ne şekilde olursa olsun bireyin bozulan sağlığını koşulsuz olarak düzeltmeyi görev olarak üzerine almış sosyal bir devletin, bireyin de bazı sorumlulukları olduğunu hatırlatmasında bir sakınca olmayabilir.

 

Gelişmeler gösteriyor ki defansif tıp yaygınlaşıyor. Malpraktis ve komplikasyon birbirine karışmış, çok canlar yanıyor. Bu durumu ölçmeniz ve hasarı tespit etmeniz biraz zor gözüküyor. Fazla abarttığımız düşünülebilir, ama Yüksek Sağlık Şûrasının anayasal bir kurum olması gerektiğini düşünüyoruz. Tıbbın matematiği yok. Sağlık alanının denklemi çok karmaşık. Güçlü ve güvenilir anayasal bir kurum  doktorlara moral verirken, hatanın ve suçun ihmal edilmediğini de topluma göstermiş olur.

Sağlık camiasının yeni anayasa yazımında bu fırsatı kaçırmaması gerekiyor. İş işten geçmeden  yanlış-eksik bir şeyler yazılmaması için örgütlü veya örgütsüz bir gayret gerekiyor. Belki Medimagazin bu konuda bir bölüm açarak tartışma ortamı oluşturabilir.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer