YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Başlarken...Prof. Dr. Selim ERENTÜRK

İ.Ü. Kardiyoloji Enstitüsü, İstanbul

Prof. Dr. Selim ERENTÜRK

31.05.2010, Pazartesi

Tüm Yazıları
Hayatını mesleğine, etik değerlere ve insana adamış biri için alanında çok etkili ve işiyle ilgili hemen herkese ulaşan bir dergide yazmak, görüşleri, değerlendirmeleri paylaşmak son derece önemli. Yalnızca gelişmelerden yakınan, ağlayıp duran ya da her şeyi körlemesine onaylayan yazılar yazmak ise bana göre yanlış. Çözüm önerilerini içinde barındırarak gözlemleri aktarmak gerekli. Şu anda "çift şapkam" bulunmaktadır; Tıp Fakültesi Kurucu Dekanlığı ve Kalp-Damar Cerrahisi Öğretim Üyeliği. Bu konumumun bana kazandırdığı deneyimler, karşılaştığım sorunlar ve çözüm yolları yazılarımın başlıca konusu olacaktır.

Günümüz şartlarında "gerçek" bir tıp fakültesi kurmak başlı başına bir sorun ve macera. Bilinen sorunların yanı sıra Anadolu'nun kendine has özellikleri sürekli karşınıza çıkmaktadır ve bu özelliklere ve sorunlara dağılmadan, yılıp kaçmadan, yanlışlığa düşmeden ve ardınızda bir enkaz bırakmadan çözümler üretmeniz, "herkesi" ikna etmeniz ve uygulamanız gerekmektedir. Kuruluş sürecinde başlangıçta ön değerlendirme, kurum içi yapının ve dış etmenlerin ayrıntılı olarak incelenmesi, zayıf ve kuvvetli özelliklerin doğru ve tarafsız bir şekilde değerlendirilmesi, fırsatların, çözüm yollarının ortaya konması, bölgeye özel projeler üretilmesi ve bunların ayrıntılarıyla, dürüstçe paylaşılması gereklidir.

Aksi takdirde adım atmanız, arzuladığınız üstün niteliği sürdürebilmeniz olası değildir ve dağılmanız kaçınılmazdır. Kanun, yönetmelik, kural ve benzerleri iyi bilen bir ekiple çalışsanız bile yöreye özgü özellikler yolunuzu tıkayabilmektedir.

Sihirli bir "Tıp fakültesi nasıl kurulur?" kitabı yok, olması da olanaksız. Bölgesel, sosyal, ekonomik, psikolojik, bilimsel ve siyasal sorunlar her merkezde farklı bir şekilde ortaya çıkmaktadır ve bu özel durumlara özel çözümler bulmak gereklidir. Burada önemli olan ne yapmak istediğiniz, amacınız… Bilindiği gibi bir tıp fakültesinin beş temel fonksiyonu vardır ve bu fonksiyonlar eşit önemdedir:

1. Mezuniyet öncesi tıp eğitimi vermek: Mesleğinde yeterli ve nitelikli doktor yetiştirmez iseniz toplu katliamlara yol açabilirsiniz.

2. Mezuniyet sonrası tıp eğitimi vermek,

3. Sürekli tıp eğitimi vermek,

4. Bilimsel çalışmalar, araştırmalar, proje, yayın, bilimsel toplantılar vb. çalışmaları yapmak,

5. En üst düzey sağlık hizmeti vermek.
Yeni kurulan bir tıp fakültesi tüm bu fonksiyonları en iyi ve üstün şekilde yerine getirmek üzere planlanmalıdır. Eğer amacınız yalnızca kurulmuş olmak ise ve bilimsel ve mesleki anlamda başka bir hedefiniz yoksa yukarıda sıralanan fonksiyonlar yerine getirilemez. Ekip her türlü iç ve dış etki ile sürekli rahatsız olur, ortak nokta olması gereken "en iyi tıp fakültesi olma ve sağlık hizmeti verme" düşüncesinden uzaklaşılır, öğretim üyeleri gelir gider, çatışmalar birbirini izler ve sonuç hem tıp fakültesi hem üniversite hem de ülkemiz için, ama en çok da şehir ve yaşayanları için bir hayal kırıklığına, bir felakete dönüşür.

Görevinizi iyi tanımlamanız ve geleceğe bakışınızı buna göre ortaya koymanız başlangıç için çok önemli. Yeni kurulmakta olan bir tıp fakültesinde belki de karşılaşılan ve sürdürülebilirlik için aşılması gereken en önemli sorun, üniversitenin diğer birimlerinin tıp deneyimlerinin olmaması ve bazı yönetsel birimlerin algılamalarında ve davranışlarında "tamamen duygusal ve subjektif" olabilmeleridir. Yeni kurulan tıp fakültelerine karşı ön yargıların olması ya da paylaşım savaşının bir oyuncağı olmak sıklıkla yaşanmış durumlardır. "Gücün, kadroların, paranın kaptırılabileceği" ön yargısını kırabilmek çok kolay değildir ve zaman zaman balayı dönemleri çok kısa sürebilmektedir. Özellikle yeni kurulan tıp fakültelerinde özerkliğin gerekliliği daha iyi görülmektedir. Yeni kurulan tıp fakültesi kendi iç kurumlarını oluşturduktan sonra yasalar ve yönetmelikler çerçevesinde çözümlerini kendi üretmeli, özgür davranabilmeli, kendi kararlarını alabilmelidir. Eğer bu gerçekleşemiyor ise belki tıp fakültelerini ayrı bir üniversite içinde "tıp ve sağlık üniversitesi" olarak düşünmek, bu konuyu artılarıyla, eksileriyle tartışmak gerekir.

Yeni kurulan bir tıp fakültesi olarak bazı deneyimlerimizi gelecek yazımda paylaşacağım. Sağlıklı ve mutlu günler dileklerimle.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer