YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Minimal İnvaziv Cerrahi YöntemlerProf. Dr. Selim ERENTÜRK

İ.Ü. Kardiyoloji Enstitüsü, İstanbul

Prof. Dr. Selim ERENTÜRK

17.11.2014, Pazartesi

Tüm Yazıları

 

Son gelişmelerle birlikte ivedilikle sağlık politikaları, sağlık eğitimi, sağlık alanında gelecek ve Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sonuçlarını ve sorunları uzun uzun tartışmak gerekli ama bu, yer kısıtlılığından dolayı burada mümkün değil. Ancak şu söylenebilir; sağlık alanında ve özellikle sağlık eğitimi ve öğretiminde olumsuz ve irreversibl olabilecek dönüşümlerin bedeli çok çok ağır olacaktır ve bu bedel uzun yıllar ödenecektir. Henüz kitleleri hızlı bir şekilde toplu olarak öldürecek nitelikte olmayan bir virütik salgın karşısında Sierra Leone, Liberya gibi ülkelerin sürüklendiği durum ve gelişmiş ülkelerin durumu bu konudaki en son ve en somut örnektir.

 

Tarihin her döneminde ve her koşulda bilimsel çalışmalar ve araştırmalar devam etmiştir. Biraz da bilim diyerek, bu yazımda özellikle içinde bulunduğum kalp-damar cerrahisini de içeren, pek çok tıp bilim dalında uygulanan ve yoğun olarak tartışılmakta olan minimal invaziv cerrahi girişimler konusu üzerinde durmak istiyorum.  

 

Son yıllarda minimal invaziv ve robotik cerrrahi kavramları cerrahi uygulamalarda sık  sık gündeme gelmekte, tartışılmaktadır. Bu yöntemle beklenen ve bazı çalışmalara göre gözlenen üstünlükler nelerdir; cerrahi travmanın minimalize edilmesi, daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi, normal aktivasyona erken dönme, daha iyi kozmetik sonuçlar, kan kaybı ve transfüzyon ihtiyacının azalması ve elbette mortalitenin, postoperatif majör komplikasyonların azalması ve uzun ve sorunsuz yaşam.

 

Cerrahide, minimal invaziv yaklaşımlarda teknolojik gelişmelerle birlikte günümüzde gelinen en önemli aşama, robotik cerrahi yöntemi ve telemanipülasyon sistemidir. Robotik telemanipülasyon sistemleri cerraha  çalışma alanı içinde geniş görüş alanı ve hareket kabiliyeti sağlayarak minimal invaziv cerrahinin kullanım alanlarını genişletmiştir. Günümüzde kalp cerrahisinde kompleks mitral ve triküspid kapak cerrahisi, koroner revaskülarizasyon, atriyal septal defekt kapatılması, intra-kardiyak tümör veya miksoma çıkartılması, atriyal fibrilasyon ablasyon tedavisi gibi işlemlerde robotik cerrahi yöntemi kullanılmaktadır. Cerrahi yöntemlerde, deneyimde ve teknolojide gelişmeler ve olumlu klinik sonuçlara dayanarak dünya genelinde bazı kliniklerde minimal invaziv yöntemlerin standart yöntem olarak kullanılmaya başladıklarını bildiren yazılar vardır. Ancak, bu yöntemlerle ilgili olumsuz sonuçlar bildiren randomize kontrollü çalışmalar, büyük seriler de vardır ve eleştiriler, yararı ve uzun süreli sonuçları kanıtlanmış ve yöntemlerin yerine uzun süreli sonuçları belirsiz, erken ve orta dönem sonuçları tartışmalı yöntemlerin hastaya ne kazandıracağı sorusu üzerinde odaklanmaktadır.

 

Minimal invaziv kalp cerrahisi kapsamında çeşitli operasyon yöntemleri gerçekleştirilmiş, çok sayıda bilimsel ve klinik çalışmalar yapılmış ve yayımlanmıştır. Mini sternotomi, Transvers sternotomi, Mini toracotomi, Minimally Invasive Direct Coronary Artery Bypass (MIDCAB), Port-access, Heart-port, Robotically-Assisted CAB, Computer-Enhanced “Robotic” Cardiac Surgery, Totally endoscopic-robot enhanced (TECAB), On-pump Beating-heart Mitral Valve cerrahisi, Off-pump CAB, çalışan kalp off-pump kalp tamiri, Off-pump MV tamiri, Off-pump ve KPB’siz ve atriyotomisiz MV tamiri, Perkütan kalp kapağı uygulaması bu yöntemlerden bazılarıdır.

 

Kalp cerrahisinde robotik cerrahi tekniğinin uygulamalarında bazı sınırlılıklar vardır:

1. Tam olmayan ve gecikmeli hareket problemi,

2. Dokunma hissi eksikliği,

3. Mali sorunlar, yararlılık sorunu,

4. Eğitim süreci ve sistemin karışık olması gibi.

 

Sorunların çözülmesi ve gelişmelerle birlikte robotik cerrahi yöntemlerinin çağımızda son derece önemli bir gelişme ve alternatif olduğunu ve gelecekte rutin olarak uygulanacağını söylemek yanlış bir iddia olarak görülmemektedir. ABD, Avrupa ve dünyanın diğer yerlerinde bu yöntemin daha fazla kullanılmaya başlandığı ve robota sahip olan merkezlerin arttığı ve kadın-doğum, ortopedi, genel cerrahi, üroloji gibi pek çok branşta yaygın robot kullanımı dikkat çekmektedir.

 

Özellikle kalp cerrahisi alanında minimal invaziv ve robotik kalp cerrahi işlemlerinde deneyim, doğru endikasyon ve doğru merkez üçlemesine kesinlikle uyulması gerekmektedir. Farklı uygulamalar arasında klinik sonuçların çok-merkezli, randomize, prospektif karşılaştırılması ve uzun süreli sonuçların analizi ile birlikte bu yöntemin yaygın, rutin olarak kullanılması gereken bir yöntem mi olacağı, yoksa zaman zaman kullanılabilecek bir ikincil alternatif yöntem mi olacağını söyleyebilecek duruma gelebileceğimiz öngörülebilir. Şu anki deneyim ve bilgilerimizle kesin sonuca ulaştığımızı söyleyebilecek durumda değiliz, ancak konunun üzerinde dikkatle durulması ve doğru değerlendirmek için çalışmalar, analizler ve tartışmaların devam etmesi gerektiği düşüncesindeyiz.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) O.Tansel Darçın (Doktor)
25.11.2014 14:25:22
Selim Bey,

Minimal invaziv kalp cerrahisi ile ilgili değerlendirmeleriniz güzeldi. Teşekkür ederim. Ben kendi adıma bu ülkemizdeki kalp ve damar cerrahlarının önemli kısmının imkan buldukları takdirde kısa süreli eğitimlerle bu ameliyeları başarı ile uygulayacaklarından eminim. Ben kendim de kongrelerde robotu bizzat birkaç kez deneme imkanı buldum. Olağanüstü beceri gerektirecek bir yönü yok. Daha ziyade sık, uzun süreli kullanım ve oryantasyonla yapılabilecek bir uygulama gibi geldi. Ancak burada ülkemiz için iki büyük sorun var:
1. En büyük sorun büyük patronun, yani SGK nın bu konudaki isteksizliği: Yeni SUT listelerinde bırakınız minimal invazivi, konvansiyonel cerrahide bile birçok malzemenin temininde sıkıntı var. Yine bildiğim kadarı ile, SGK minimal invaziv ve robotik cerrahi ile ilgili hiç bir sarf malzemesini ödemiyor. Ayrıca, ödememekle de kalmıyor. Sizin böyle bir masrafı hasta ve yakınlarından talep etmenizi de yasaklıyor. Şu anda robot İstanbul'da birkaç S.B Eğitim hastanesinde var. Bildiğim kadarı ile orada biraz bir şeyler yapıyorlar. Ancak bu sarf işini nasıl hallediyorlar bilmiyorum. Toplantılarda soruyorum. Ancak konu kaçamak cevaplarla geçiştiriliyor.
2. İkinci büyük sorun ise ülkede kalp cerrahisi merkezi sayısının aşırı fazla olması. ABD'den farklı olarak bu konuda merkezler biri birini desteklemiyor, hepisi hemen her alanda ağır aksak, düşük volümle çalışmaya devam ediyor. Bunda, bazen ticari kaygılar, bazen de kıskançlıklar etkili oluyor. Öyle olunca da bir merkezde yüksek maliyetli olan bu yatırımları yapmanız rantabl olmuyor. Minimal invazivin kalp cerrahisinde en sık yapıldığı alanlardan birisi aort kapak cerrahisi. Onu da ben ayda ancak birkaç kez yapabiliyorum. Bu alanda bırakınız robotu, hastaneye sadece klasik minimal invaziv seti için 600.000.- ya da 1.000.000.-TL gibi paralar harcattıktan sonra ayda bir-iki hasta yapmak bana vicdani gelmiyor.
Bunlar, günlük hayatta benim yaşadığım en büyük iki sorun. İstediğimiz kadar konuşalım. Özellikle birinci sorunun çözümü çok önemli. Bu çözülmedikçe korkarım ki "minimal invaziv cerrahi" bizim için daha uzun yıllar sadece kongre sohbeti düzeyinde kalacak.
En derin saygılarımla.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer