YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Acil Servisler Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU

Avrupa Acil Tıp Derneği II. Başkanı

Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU

03.11.2003, Pazartesi

Tüm Yazıları
Bir meslektaşımızdan gelen yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum:
"...Sn Doktor,

Öncelikle yazılarınızdaki etik anlayışı ve diğer kayda değer tüm unsurlar için sizi kutluyorum.

Yazınızı İnternet kanalıyla okudum. İlgimi çekti çünkü ben eğitimine ve meslek hayatına yurtdışında bir şehir hastanesinde devam etmekte olan bir tıp doktoruyum. Geçen ay İstanbul'a tatil ve ziyaret maksadıyla geldim. Maalesef ki, tatilimin 8. günü annem Akut MI geçirdi ve ben onu acilen İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Acil Dahiliye Servisi'ne götürdüm. Kesinlikle eminim ki, oranın yoğunluğu veya hekimin 4 elinin olmaması annemi yaklaşık yarım saatten fazla o sedyede yatırmalarına neden olmuştur. En azından ben onu bu şekilde düşünmekteyim. Yoksa neden hekimler özellikle de bir hekim annesini kasıtlı olarak bekletsinler, değil mi? Bu beklemenin sebebini gerekli testleri yapmak olarak değerlendiren sevgili meslektaşlarıma sizin aracılığınızla seslenmek istiyorum: Çekilen EKG'de bariz bir şekilde MI geçirdiği belli olan bir hastanın kan tahlilleriyle, vs tahlilleriyle Koroner yoğun bakım servisine yatırılıp hasta stabilize edildikten sonra yapılsaydı olmaz mıydı? Belki o zaman annem hala şu anda yaşıyor olurdu ama ne kadar müdahale etsem de, ne kadar doktor arkadaşlara rica etsem de kendilerine doktor süsü vermiş bu canavarca davranışın beyaz önlük altında yapılması beni derinden sarstı. İnanın, annemin o ihmal yüzünden ölmesi değil beni üzen; bir acil serviste sorumsuz doktorların yüzünden ölmesidir. Üzüldüğüm, bir meslektaşımın bunu yapmasıdır. Oysa, ben cahil biri olsaydım, yazınızda dediğiniz gibi bir sorumlu arayacak, belki de istemediğim sonuçları doğuracaktım ama elden ne gelir, değil mi? Dava etmek istemedim, istemedim çünkü 2 tane sorumsuz doktor yüzünden bir camianın sorumlu tutulması beni derinden üzerdi...Ben, o doktor arkadaşları vicdanlarıyla beraber bıraktım ama bu sağlık sistemi var olduğu sürece, ben gerçekten kalben üzülerek söylüyorum ki Türkiye Cumhuriyeti ne kadar önemli olur bilmem ama bir beyni daha kaybetti. Umarım bir gün gerek doktora saldırılar, gerekse doktorların hasta müdahaleleri düzelir. Sevgi ve saygılarımla..
Murat Akın GÜN M.D.........."

Yukarıdaki yazıyı okurken kendimi meslektaşımın yerine koydum. Bir hekim için en zor olan, bir hastasının ya da yakınının gözünün önünde ölmesidir. Yakınınızı hastaneye götürdüğünüzde kafanızdaki "acaba" ları yanıtlayamaz ve en kötüsü de kendinizi sorgularsınız:

"- Doğru yerde miyim ? Bu yapılanlar doğru mu ?"

Benzer olayları, yakınmaları son yıllarda çok duymaya başladık. Acaba, hastalarımıza daha az kalitede hizmet mi sunuyoruz? Gerçekten yukarıda da söylendiği gibi bilgisiz hekimler var mı? Sorumlu olan bizler miyiz? Yoksa sistem mi bizleri hata işlemeye zorluyor ?

Büyük özveriyle, emekle çalışan hekim sayısı yine de çoğunluktadır. Ancak, son yıllarda plansız bir şekilde artan tıp fakültelerinden mezun olan birçok hekimin kendilerini geliştirme çabaları olmadığı gibi, ülkemizdeki hastanelerde çalışmak için mezuniyet sonrası zorunlu eğitim programları da yoktur. Mesleğe adım attıktan sonra kendimizi geliştirmek, bilgilerimizi yenilemek için hiçbir zorunluluk yoktur.

Çalışma koşullarımızın da ağırlığı düşünüldüğünde karşımıza kalitesiz bir hizmet sunumu çıkmaktadır. Birçok meslektaşımız yaptığı işten, çalışma koşullarından hoşnut değildir.

Tüm bu olumsuzluklar yanında, son yıllarda uygulanan politikalarla hastalarımıza ve hasta yakınlarına "müşteri" olarak bakan bir sistem hayata geçmiştir.

Konunun bir diğer önemli tarafına değinmek istiyorum: Acil tıp sisteminin en önemli bölümü acil servislerdir. Acil servisler, hastanelerin vitrinidir. Burada çalışan hekim, hemşire ve paramediklerin bu konuda eğitim görmüş kişilerden seçilmesi çok önemlidir. Bugün sayıları 22 yi bulan acil tıp anabilim dalından mezun olan acil tıp uzmanlarının, acil servislerde çalıştırılması çok önemlidir. Acil tıp uzmanlarının yanında acil servislerde çalışan diğer hekimlerin de bu konuda eğitimli olması, belli aralıklarla acil hastaya yaklaşım konusundaki eğitim programlarını izlemeleri gerekmektedir. Göğüs ağrılı hastaya yaklaşım konusunda acil serviste yapılacak olanlar bellidir. Sevgili Murat Akın Gün'ün de söylediği gibi EKG bulguları olan olguda tedavi süratle başlatılmalıdır. Hatta, göğüs ağrısı öyküsü tipik olan olgularda, EKG den önce oksijen, aspirin, morfin gibi yaşam kurtarıcı uygulamalar süratle başlatılmalıdır.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)