YAZARLAR

Tüm Yazarlar

MARMARA DEPREMİNİN 5. YILINDA TÜRKİYE DEPREME HAZIR MI? Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU

Avrupa Acil Tıp Derneği II. Başkanı

Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU

04.10.2004, Pazartesi

Tüm Yazıları
Siz depreme ne kadar hazırsanız, Türkiye de o kadar hazırdır. Türkiye sallanıyor. Geçtiğimiz aylarda Bodrum, Gökova. Ardından Iğdır. Daha önce, Çankırı.
Ülkemiz topraklarının yüzde 95'i deprem kuşağı üzerindedir. Dokuz ayda bir, Türkiye'nin herhangi bir bölgesinde 6 ve daha büyük şiddette deprem olmaktadır. Bu şiddetteki bir deprem dünyada bir çok ülkede ölüm ve yaralanmaya yol açmıyor. Ancak, ülkemizde durum böyle değildir. 3.8 şiddetindeki depremde bile ölen, yaralanan insanlar olmaktadır.
17 Ağustos 1999 tarihinde yaşadığımız Marmara depreminin üzerinden beş yıl geçti. Yüzyılın felaketi olarak tanımlanan bu depremden hemen sonra başlayan hazırlık çalışmaları sayesinde toplumsal duyarlılık artmıştı. Okullarda, işyerlerinde düzenlenen eğitim çalışmaları ve basında bu konuda çıkan haberlerin katkısıyla depremle birlikte yaşamaya alışmıştık. Depremin hemen ardından başlayan bu çalışmaların son birkaç yıldır azaldığını görüyoruz. Bu konuda toplumsal duyarlılığın da kaybolmuş olması çok düşündürücüdür. Kurumların yaptığı çalışmalar yanında bizlerin de sorumlulukları olduğunu bilmeliyiz.
Şu soruyu önce, kendimize soralım:
"- Ben depreme hazır mıyım?"
"- Deprem anında nasıl davranmalıyız?"
Bu sorulara vereceğiniz yanıt çok önemlidir.
Herkesin kendi afet eylem planı olması gerekir:
İster evinizde, işyerinizde veya okulda olun, isterse yolda ya da aracınızın içinde. Yaşadığınız ve bulunduğunuz ortamlarda deprem anında ne yapacağınızı, nereye saklanıp, nereye kaçacağınızı önceden düşünün.
Eviniz ve evinizin bulunduğu zemin sağlamsa, deprem sırasında evinizde kalabilirsiniz. Ancak başınızı, yüzünüzü korumalısınız. Evde bulunan eşyaların devrilerek veya kırılarak size zarar vermeyeceğinden emin olmalısınız. Eviniz ya da zemin sağlam değil. İçinde yaşadığınız binanın kuvvetli bir depremde yıkılma olasılığı var. Birinci katta olsanız da pencereden atlamayı düşünmeyin. 10-15 saniye içinde evinizi terk edebilirseniz, yapın. Yoksa, evinizde bulunan çamaşır makinesi, çelik kasa, mutfak tezgahı gibi dayanıklı eşyaların önüne sığınmak ta sizi kurtarabilir. Ancak bu konuda tek ve net bir doğru yoktur. Herkesin kendi eylem planını hazırlaması gerekir. Eylem planınızı ailenin diğer bireyleri ile paylaşın. Zaman zaman da tatbikat yapın. Bu sayede deprem anında nasıl davranacağınızı bilir ve soğukkanlılığınızı koruyabilirsiniz.
Deprem sonrası profesyonel yardım gelene kadar geçen zaman, insan yaşamı için çok önemlidir. "Altın saatler" denilen bu zaman diliminde temel ilkyardım uygulamaları çok önemlidir ve ilkyardım bilenler kendi yakınlarına yardımcı olabilecektir.
İlkyardımla ilgili olarak, deprem sonrasında iki temel konu çok daha fazla önem kazanmaktadır: Kanamalar ve kırık-çıkık-ezilmeler. Elimizin altında bulunan sert mukavvalar, güneşlikler, kapılar, dolap kapakları, temiz bir bez parçası, bir kravat ya da bir eşarp ilkyardımda kullanılan malzemelerdendir.
Kanaması olan bir kişiye yapılacak olan ilkyardım, kanayan bölgeye temiz bir bez ile bastırmaktır.
Kırık, çıkık, ezilme şüphesi olduğunda da, bu bölgenin sert mukavva veya güneşlik gibi sert bir madde ile hareketsiz hale getirilmesi gerekir.
Son söz:
Devletin deprem ve diğer afetlere hazırlık konusunda yaptığı çalışmalar ne kadar önemliyse, biz bireylerin de alacağı kişisel önlemler bir o kadar önemlidir. Kişisel eylem planınızı yapmayı unutmayın!
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)