YAZARLAR

Tüm Yazarlar

XII. Dünya Acil Tıp Kongresi’nin Ardından Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU

Avrupa Acil Tıp Derneği II. Başkanı

Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU

02.06.2008, Pazartesi

Tüm Yazıları
XII. Dünya Acil Tıp Kongresi – ICEM – bu yıl, 3-8 Nisan tarihleri arasında San Francisco’da yapıldı.
78 farklı ülkeden 3000’i aşkın sayıda kişinin katıldığı Kongre’de acil tıp konusunda en son gelişmelerin tartışıldığı toplam 25 panel ve 250’ye yakın sunum yer aldı. Ayrıca, 740 poster bildirisi ile adeta rekor kırıldı.
Türkiye’den toplam 5 katılımcının yeraldığı bu önemli Kongre’de benim de sunum yaptığım “Acil Tıpta daha kaliteli hizmet sunmanın yolları ve arayışlar” başlıklı panelde aşağıdaki görüşlere yerverdim:

Acil servislerde hastayı hekim karşılamalı
Tüm dünyada geçen 20 yıl içerisinde acil sağlık uygulamalarında büyük gelişmeler ve ilerlemeler sağlanmıştır. Bu gelişmelerin en önemli nedeni de acil tıbbın ayrı bir disiplin olarak ele alınması olmuştur. Acil servislerde çalışan hekimlerin, acil hastalara ve servislerine sahip çıkmaları çok önemli bir rol oynamıştır.

Yıllar önce acil servislerde, farklı branştan hekimlerin sadece nöbetleri sırasında burada çalıştıklarını biliyoruz. Ancak şimdi artık, acil servislerde sadece bu konuda eğitim almış hekimler görev almaktadır. Tüm dünyada bu konuda son yıllarda çok ciddi gelişmeler sağlanmıştır.
Acil servislerde sunulan hizmet kalitesi arttıkça, hastalar da acil servisleri daha fazla tercih etmeye başlamıştır.
Türkiye’de de durum böyledir. Özellikle aile hekimliği uygulamasının başladığı illerde acil servislere başvuru sayıları neredeyse on kat daha artmıştır. Bunun en önemli nedeni hastaların acil servislere ve acil hekimlerine daha kolay ve çabuk ulaşabilmeleridir. Akşam saatlerinde, tatil günlerinde, cumartesi ve pazar günleri hizmet sunumu devam eden acil servisler bir de burada çalışan hekimlerin daha bilgili, deneyimli ve zamanında müdahale edebildiklerini gördükçe tercih edilme oranları artmıştır.

Acil servislere başvuran hasta sayıları arttıkça başta ABD, Avrupa ülkeleri olmak üzere tabii ki ülkemizde de sunulan hizmet yavaşlamaktadır.
Bu noktada “triaj kavramı” gelişmekte ve hastalar böylece ayıklanmaktadır. Şöyle ki, gerçek acil olgulara zamanında bakılırken acil olmayan hastalar bekletilmektedir. Bu bekleme süreleri bazen 12-24 saate kadar uzamaktadır. Bekleme süresi uzadığında hastaların birkısmı doktoru hiç göremeden ve büyük bir tepkiyle evine dönmektedir. Bu da zaman zaman ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Acil olmadığı düşünülen hasta fenalaşıp evinde veya yolda ölebilmekte ya da bekleme salonunda daha da kötüleşebilmektedir.
Tüm bu sorunların sadece ülkemizde değil, ABD ve Avrupa ülkelerinde de ciddi sonuçlar doğurduğu ortadadır.
Bu nedenle triaj uygulamasının hekim tarafından yapılması gerektiğini düşünmekteyim. Bir başka deyişle, hastayı karşılayan ve acil olup olmadığına karar veren kişinin hekim olması ve üstelik de deneyimli bir hekim olması gerekmektedir. Bugüne kadar ABD, Avrupa ülkeleri ve tabii ki Türkiye’de triaj, başta hemşireler olmak üzere zaman zaman da paramedikler, sağlık memurları veya tıbbi sekreterler tarafından yapılmaktadır. Hemşirelerin ve paramediklerin de acil hastaları değerlendirme konusunda en az hekimler kadar bilgili olduklarını düşünmekteyim. Ancak, hastanın deneyimli bir hekim tarafından görülerek gerektiğinde saatlerce beklemeye ikna edilmesi çok daha kolay ve verimli olacaktır.

Son söz:
Yukarıdaki görüşler tabii ki çok büyük tepki aldı. Neredeyse tüm Kongre’ye damgasını vurdu. Tepkilerin bir kısmı çok olumluydu. Bir kısmı ise karşıydı. Yine de amacın hastalarımıza daha iyi hizmet sunabilmenin yollarını aramak olması nedeniyle, tartışmaya ve değerlendirmeye uygun bulundu.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)