YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Adli Tıpta Yeniden Yapılanma mı? Prof. Dr. Yasemin BALCI

Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Yasemin BALCI

19.10.2009, Pazartesi

Tüm Yazıları
Her şeyden önce adli tıp hizmetlerinden yararlananların böyle bir talebi var mı? Duyduğuma göre bir yerlere denetleme görevlileri gitmiş. Otopsi işlemine katılan hekim sayısının ikiden fazla olmasını, yanlış ve düzeltilmesi gereken bir uygulama olarak değerlendirmişler. Ayrıca otopsiler için takdir edilen 150-250 TL arası bilirkişi ücretini de fahiş bulmuşlar.

Nitelikli iş mi, yoksa sadece mevzuatta yazılı olanların kâğıt üzerinde yapılmış görünmesini mi istiyoruz? Denetlemelerde bu şekilde değerlendirme yapan kişiler, Adli Tıp Kurumunda yapılan binlerce otopsinin altında en az 4-5 imza olduğunu bilmiyorlar mı?

Ücret konusuna gelince, diğer ülkelerdeki meslektaşlarımızla zaten kıyaslama yapmıyoruz. Yukarıdaki ücreti fazla bulanlar, hiç ölü görmüş müdür? Otopsinin nasıl yapıldığını biliyorlar mı? Özel muayene ücretini veya apandisit ameliyatının ücretini biliyorlar mı? Onu geçtim, normal poliklinik muayene ücretini biliyorlar mı? Oto tamircisi, beyaz eşya tamircisi, çilingir, kuaför, avukat danışma ücreti vs. biliyorlar mı? Ya sayı saymayı bilmiyorlar ya da bu ülkede yaşamıyorlar.

Bir hekimin yaptığı işin değerinin, hâkimin iki dudağı arasında olmasını öngören yasal düzenlemelerimizin sonucu bu şekilde karşımıza çıkabiliyor. Denetleme görevlilerine "Hekime fazla ücret takdir edilmiş" dedirtebiliyor. Diğer yandan örneğin; ölümlü bir trafik kazasına çağırılan ve 4 saat çaba sarf eden bir hekime 20 TL bilirkişi ücreti takdir edilirken, olay yerinde arabanın fren balatalarının sağlam olup olmadığı ile ilgili görüşü sorulan şoföre 80 TL takdir edilebiliyor. Kimse bunları denetleyip, yapılan işin niteliği ve değerini sorgulamıyor. Esasen hekim ücretinin adli merciinin (genellikle savcının) takdirine bırakılması adaletsizliğin temel nedeni iken, ne hikmetse, bu konuyla ilgili yasal bir düzenleme düşünülmüyor.

Diğer yandan, "Ben iş paylaşmam, tüm adli olguların bilirkişiliğini ben yaparım, daha ucuza yaparım." diyen "resmi bilirkişilik!" sistemimiz var. "Resmi bilirkişilik!" ne demekse! Sanki başka kurumlarda çalışanlar gayrıresmi. Sistem herkesin işine geliyor. Rekabet yok, alternatif yok, tartışılma ve eleştirilme yok. İşler istenildiği gibi yürüyor...

Var olan sistem ya da sistemsizlik içindeki uygulamaların faturasını ülke olarak zaten ödüyoruz. Yakın gelecekte artarak ödemeye devam edeceğiz. Bugün gereken önlem ve düzenlemeleri yapmazsak, yarın çok geç olabilir. İşte derlenen adli tıp anılarından biri daha.


Cumhuriyet Savcısı Huzurunda-2 Doktora 50 lira yeter!*
Gece, saat 02.30, telefon çalıyor. Arayan şoför: "Hocam trafik kazası var." Olay yeri, şehirlerarası bir otoyol… Toplanıp gidiyoruz. Otobüsle özel otomobil çarpışmış, korkunç bir kaza… Altı ölü var.
Jandarma çalışıyor, cesetlerin çıkarılma işlemine katılıyoruz. Parçalanan cesetleri toplarken çok üşüyorum.

Sonra şoför birini daha almaya gidiyor. Gelenin elektrik teknisyenliğinden emekli kaza bilirkişisi olduğunu öğreniyorum.

Bilirkişi, raporunu yazdırıp ardından şoföre talimat veriyor: "İşim bitti, beni götür." Savcı kafasıyla onay verirken soruyor: "Bu arada, size ne yazıyorlar?" "200-250 lira, sayın savcım." Vay be, ne iyiymiş… Şunun şurasında gelip gitmesi topu topu otuz dakika.

Sabah saat 07.00, altı ölü muayenesi yapmışım; yorgunluk, uykusuzluk... Olay yerinden ayrılacağız. Savcıya soruyorum: "Sayın savcım raporu yazdırayım mı?" Savcı tok bir sesle yanıt veriyor: "Ben yazdırdım gerek yok. Ha bu arada doktorum, ölmüşler mi?" Hayret ediyorum.

Giderayak, merakıma yenilip biraz da bilirkişiyle aralarında geçen konuşmadan aldığım cesaretle soruyorum: "Savcım, acaba ne kadar takdir edeceksiniz?" Savcı kâtibe dönüyor: "Bunlara ne kadar yazılıyor?" "Valla savcım, genellikle ölü muayenesi 30-50 arası." Savcı "O zaman 50 yazalım." diyor. En azından 300 lira kazandığımı, %25 vergiden sonra, yaklaşık 9-10 ay sonra 225 lira alacağımı hesaplıyorum…

Teknisyenimiz, "İnsaf yahu, sana 50 yazdıysa bana 25 yazar, bütün gece dondum, sabaha kadar uyumadım, bir saat sonra mesai başlayacak!" diye söyleniyor. Şaşkınlığımı fark etmiş olmalı ki ekliyor: "Hocam siz herhalde yanlış anladınız; kaza bir tane, sarf kararı ortak, yani sana toplam 50 lira yazdı. Onun da ancak seneye 40 lirasını alırsın."

Fiilen çalışan doktor değil de bir elektrik teknisyeni emeklisi olamadığım için kendime çok kızıyorum.

(*)Derleyenler: Yasemin Balcı, Kenan Karbeyaz, Mürselin Kurt
(Biz aktaranların yalancısıyız)
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)