YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Hayatımız Baypas Prof. Dr. Yasemin BALCI

Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Yasemin BALCI

24.09.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

İngilizce ve burslu öğrenci kontenjan puanları ile GATA’yı hariç tutarsak, devlet üniversitelerinin tıp fakültelerinde en yüksek taban puanlı olanla en düşük taban puanlı fakülte arasında yaklaşık 40-50 puanlık fark var (2011-2012 yılında Hacettepe 549-Yüzüncü Yıl 506; 2012-2013 döneminde Hacettepe 531-Kars Kafkas 481). Özelleri de işin içine katarsak bu fark katlanmaktadır. En düşük puanla öğrenci alan Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Hacettepe arasında geçen yıl 112 puan,  bu yıl 143 puanlık bir fark görülmektedir. Bu farklar, başarı sırasında binlerce öğrencinin geçilmesini gerektirmektedir.

 

Yaz döneminde yatay geçiş takvimleri işledi. Yatay geçiş için YÖK tarafından çıkarılan 24 Nisan 2010 tarih ve 27561 sayılı “Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans Ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal İle Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik” var. Bu Yönetmelik’e göre, eş değer eğitim programlarına yatay geçiş başvurusu yapacak öğrencilerin öncelikle okullarındaki ağırlıklı genel başarı not ortalamasına bakılıyor.

 

O halde iyi bir devlet üniversitesine puanım tutmadı diye dert etmeye gerek yok. Puanının tutabildiği bir özel tıp fakültesine kaydolur, ilk yıl paralı okursun, ikinci yıl başarı ortalaman tutuyorsa yatay geçiş yaparsın. Aslında yatay geçişin amacı, üniversite giriş sınavında belli bir puanı kıl payı kaçırmış, ama çalışkan ve gayretli olan öğrencileri ödüllendirmeye yöneliktir. Örneğin; ailene daha yakın olan Muğla’yı kazanamadın, Kars’a gitmek zorunda kaldın, ama çalışırsan yatay geçişle gelebilirsin, diyorsun. Burada sıkıntı yok gibi görünüyor. Ama parayı verenin kaydolabileceği bir puanla özel bir tıp fakültesine kaydını yaptıran kişilerin yatay geçiş hakkını kullanmaya kalkmaları durumunda bu, sistemin baypas mekanizmalarından biri gibi duruyor. Elbette öğrenciler ve aileleri katlandıkları maddi yükten kurtulmak isteyecekler; ama en azından taban puanları birbirine yakın tıp fakülteleri arasında bunu yapabilseler daha iyi olurdu. Bu haliyle gencin daha fazla puanla girebileceği bir tıp fakültesini hedef seçip kendini paralamasına gerek yok gibi görünüyor. 

 

Çocuğunuz, tıbbın bir dalında uzman olmak istemekle birlikte tıp fakültesini kazanamadı mı? Bu da dert değil. Yüzlü rakamlarla ifade edilebilecek bir farkla başka bir fakültenin biyoloji ya da kimya bölümlerine girebilsin yeter. Tıp fakültesinden mezun olanların başvurduğu Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS)’na girebilir, sadece temel tıp bilimleri sorularını yanıtlayarak güzel bir puan alabilir. Klinik bilimlerle ilgili soruları yanıtlamak zorunda değil. Aldığı temel bilim puanıyla pekâlâ bir tıp fakültesinin (örneğin; biyokimya) ana bilim dalında uzmanlık eğitimi alabilir. Hem de tıp fakültesini bitirip biyokimya ihtisası yapmaya hak kazanmış, aynı bölümde birlikte asistanlık yaptıkları arkadaşları mecburi hizmete giderken, onun hekim olmadığı için mecburi hizmet sorumluluğu da olmaz. Kısa yoldan akademisyen olmak için çalışabilir. Bu da ikinci bir baypas mekanizması.

 

Çocuğunuz başka bir fakültenin biyoloji ya da kimya bölümünden mezun oldu. TUS’a girmeyi akıl edemedi ya da girdi, gerekli puanı alamadı. Yine dert değil. Çabalayıp bir tıp fakültesinin ilgili ya da az ilgili bir alanında doktora yapsın. Biraz da yayın yapsın. Tıp fakülteleri için açılan akademik kadrolara başvurup doçent, profesör olabilir. Bu da başka bir baypas türü. Eskiden temel bilim alanlarında uzmanlık eğitimi alan hekim olmadığı için, bu boşluğu elbette diğer fakültelerden mezun olup tıp fakültelerinin kadrolarında kendilerini yetiştiren akademisyenler dolduruyordu. Onlara minnettarız. Bizlere de eğitmenlik yaptılar. O zamanlar zorunluluklar nedeni ile açılan kapıların şimdi kazanılmış hak olduğunu görüyoruz.

 

Özetle, 6-7 yıllık tıp fakültesini bitirip uzmanlık eğitimi için TUS’u kazanayım diye kendinizi paralamaya hiç gerek yok.

Ben bunlardan yakınırken, aynı durumun başka okullarda da olduğunu öğrendim. Örneğin; beden eğitiminin neredeyse her alanından mezun olup yüksek lisans ve doktora yapabilecek/yapan öğrenci varken, beden eğitimi için açılan kadrolara neredeyse beden eğitimi dışı her yüksekokul/fakülteden mezun olan kişiler akademisyen olmak için başvurabiliyormuş.

 

Son zamanlarda yükseköğrenimde her türlü hareketliliğe olanak tanıyan eğitim sistemlerinin oluşturulması eğilimi var. En azından fakülteler kendi kadrolarına hangi fakültelerden mezun kişileri beklediklerini belirleyebilsinler.

Liyakatin önemli olduğu “baypas”ların en aza indiği günler diliyorum.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) pelin saner (öğrenci)
15.03.2014 20:09:16
Bahsi geçen uygulamanın iki yanlış tarafı var. Birincisi temel tıp bilimlerinde uzmanlık yapmak isteyen hem tıp mezunu hemde tıp dışı mezun tus da sadece temel tıp bilimleri testiyle değerlendirilmeli. İkincisi aynı işi yapan insanlar eşit haklara sahip olmalı yani zorunlu hizmet herkese mecbur kılınmalı ama nöbet kaldırılmalı. Kısaca herkes için şartlar eşitlenmeli ve tıp içi yada tıp dışı ayrımı ortadan kaldırılmalı. Bence tıp dışı mezunun çalışkanlığı ve şahsi çabası ile elde edeceği tıpta uzmanlık, bir haktır. Ne mezunu olursa olsun işini iyi yapsın.
People
0
2) pelin acar (eczacı)
10.01.2014 03:33:49
hocam
ben eczacıyım tus ile farmakoloji de uzmanlık yapmak istiyorum..sizce eğitimim yeterli mi?
yoksa farmakoloji de sizin tekelinizde mi?
ve üni de aldığımız farmakoloji eğitiminin sizden fazla olduğunu hatırlatırım
People
1
3) dr (asistan)
08.05.2013 16:08:40
bence hocamız çok haklı.biz tıp fakültesini kazanabilmek için ilkokuldan itibaren universite sınavına girene kadar herkesni üstünde efor sarfederk tıp fakültesine girdik.bununla da yetmedi herkes 1 gün çalışıp sınavını verirken bizler aylarca gecelere kadar çalışıyorduk.herkes gençliğini yaşarken bizler okuldaydık.bizim bir ayda gittiğimiz kadar 4 yıl boyunca okula gitmeyenler var.tıpı kazanıp mezun olmakla da bitmedi. TUS gibi büyük bir adaletsizlik var. çok yeni bir örnek vereceğim.son gelen asistanlardan 1 tıp mezunu 1 tıp dışı asistan geldi.tıp mezunu olan 67 puanla geldi.hem klinik hem temel sorularını çözdü ve TUS a girenler 67 puanın ne anlama geldiğini ve bu puanı alabilmek için nasıl ders çalışmak gerektiğini çok iyi bilirler.bu arkadaşımız 2 yılını hayatından sildi ve gecelere kadar ders çalışıp aasisatnlığa girdi.Diğer tıp dışından gelen arkadaşımız 2aylık bir light çalışmayla sadece temel sorularını çözerek ve 51 puan gibi komik bir puanla bölüme girdi.Peki bu adalet mi sizce. tıp mezunu olan arkadaşa haksızlık yapılmış olmuyor mu? bununla da bitmedi tıp mezunu olan arkadaşımız bitirince zorunlu hizmete gidecek ama tıp dışından gelen arkadaşın böyle bir zorunluluğu yok.tıp bitiren arkadaşımız iyi bir yere gelebilmek için belki yıllarca zorunlu hizmette çalışması gerekecek fakat tıp dışı olan arkadaş ilk atamasında çok güzel yerlere atanacak.tıpcı arkadaş yeri geldiğinde poliklinik yapacak nöbet tutacak ama tıp dışı olan arkadaş doktor olmadığı için böyle dertleri olmayacak.
People
0
4) Gizem Erdoğan (BİYOLOG)
21.01.2013 03:38:43
Ufkunuzu geliştirebilmiş olmanızı dilerim bir biyolog olarak eksik olan bilginizi tazeleyeyim TUS biyologlar için kaldırıldı.
People
0
5) Gizem Erdoğan (öğrenci)
21.01.2013 03:34:50
Tıp doktorları olarak sizlerinde problemleri olduğunuzun farkındayız fakat bu problemleriniz biyologlar ya da kimyagerler sonucunda ortaya çıkmadığı için bu meslek gruplarını kullanarak ve aşağılayarak yazmış olduğunuz yazınızı kınıyorum. Bir tıp doktorundan çok daha ufku geniş ve yenilikçi bir yaklaşım sergilemesini beklerdim. Görüyorum ki Dünyadan haberiniz yok biyologlar ya da kimyagerler araştırır, bulurlar tıpçılar ise bunları uygularlar. Bizler bilim insanlarıyız sizler doktorlarsınıZ ayırımını iyi yapmalısınız.
People
2
6) damla durusoy (biyolog)
04.01.2013 01:57:05
Yazınızı tesadüfen ve merakla okumaya başladım ve sonlara doğru dehşete düştüm,temel bilimleri bu kadar küçümsemek kimsenin hakkı değildir özellikle sizin gibi bir insanın hiç değildir,siz doktor değil hekimsiniz,,doktorluk gibi unvanlar temel bilimdeki kişilere verilir öncelikle bunu biliniz.İşiniz hayat kurtarmaktır yada reçete yazıp hastalarını başınızdan atmak.Bilim insanlarını aşağılamak ,yeni buluşlara imza atan kişileri ve bu bölümde okuyanları aşağılamak hakkı sizde yoktur ...
People
0
7) Serap Akman (Biyolog)
01.01.2013 14:06:48
Sn Prof. Dr. Yasemin BALCI gerçekten bu yazınızdaki gibi düşünüyorsanız oturduğunuz koltuktan inme vaktiniz gelmiştir saygılar..
People
0
8) selay d. (biyolog)
01.01.2013 12:59:11
Prof. mevkıııne yukselmıs ogretım uyesı hocamızın yayınladıgı metnı kınıyorum. bır sekılde bır yıl ıcınde bazı sansızlıklar dan oturu tıp fak. okumak ısteyıp te okuyamayan basarılı ogrencıler olabılır ve bunlar bu ogrencıler fırsattır. kendısı de dedıgı gıbı yatay gecıstekı amacın basarı ogrencıye yonelık oldugu soylenıyor . sonucta bıyolojı ve dıger bolumlerde okuyan kısılerın hepsını tıp fakultesınde akademısyen olmaya cagırmıyorlar!!!!! tabı hocamız sanıyorkı calısılmadan suan ne yazıkkı puansız bıle alınan bolumlerden dırek tıp a gecıs yapabıldıgını sanıyor. tabıkı bu kıskanclıgını hor gormemek gerek. ama eger bu ınsanlar bır sekılde sızınle aynı yerde olabılıyorsa alkış tutmanız gerek !! bır tıp ogrencısı sırf ezberleyerek duz mantıkla ogrenırken fen bılımlerı ogrencılerı olayın mantıgına gırıp analıtık dusunmeye calısıyorlar bu ezbercı zıhnıyete ragmen !!! umarım bu tur baypas dıye nıtelendırdıgı durumlar daha cok acılırda basarılı kısılerın onu acılır!
People
0
9) burnuma kaçtı (Uzman)
21.12.2012 11:10:28
Akademik bakış açısından yoksun olduğunu düşündüğüm bir yazı. Belki üniversiteye giriş sırasında yapılan haksızlıklar eleştirilebilir ama akademik süreçte hala lisans eğitiminin hangi bölümde, hangi üniversitede yapıldığının tartışılmasından çok yeterlilikler tartışılmalıdır. Bunun için ülkemizde MULTİDİSİPLİNER çalışılamamaktadır ve zaten bilimin geldiği yer ortadadır. Sağlık sektörü tamamen tıp fakültelerinden oluşmamaktadır. Bu yanılgı bizleri ego kavgalarından öteye götüremez.
People
0
10) zeynep aydoğan (biyolog)
21.12.2012 08:26:31
tıp biliminin tıpçılardan ibaret olduğu kavramı bu ülke için geçerli temel bilimler ise bir hiç..batıda durum böyle olmadığı için onlar daha iyiler..bu ülkede biyoloji düşük puanlar aldığı için hepsine gerizekalı olarak bakılıyor,duruma bakılırsa düşük puanın sebebini ilerizekalık değil iş imkanının belirlediğini prof.dahi anlayamammış...biyologlara fırsat verilse neler yapar bu ülke kimse anlamıyor anlamak istemiyor
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/06-30/06 5. Karadeniz Hematoloji Sempozyumu HEMATOLOJİ SAMS
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA