KLİNİKLER
Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Göz Hastalıkları Kliniği
GÖZ HASTALIKLARI
14 Ekim 2019, Pazartesi
Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Sağlık Bakanlığı Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Göz Hastalıkları Kliniği Şefi Prof. Dr. Şaban Şimşek

Kliniğinizin tarihçesini anlatır mısınız?
Kliniğimiz hastanemizin kuruluşundan bu yana, 5 yıldır çalışmalarına devam ediyor. Bu klinik aslında Trafik Hastanesinin devamı gibi oldu. Burası açıldığında Trafik Hastanesi daha kapanmamıştı. Oradaki personelin bir kısmı buraya alındı, halk tarafından da o hastanenin devamı olarak biliniyor.

Akademik kadronuz kaç kişiden oluşuyor?
Akademik kadro derken bu durum biraz karışık. Burası hem hizmet hastanesi hem de eğitim veren bir hastane. Hastalara baktığımız için hizmet hastanesiyiz. Asistan yetiştirdiğimiz için ve bilimsel çalışmalara bakıldığında da eğitim hastanesi oluyoruz. Akademik kadro derken buna herhalde şef, şef yardımcısı ve başasistanları koymak lazım. Sağlık Bakanlığının tanımına göre böyle. Onun dışında bizim uzmanlarımız da var. Maalesef son altı ay içerisinde 3 uzmanımızı kaybetmiş olduk. Bunlardan bir başasistandı, bir normal uzman, ama benim için çok değerli, başasistanlıktan şef olabilecek değerde bir elemandı. Üçüncüsü de şef yardımcımızdı. Ulucanlar Hastanesine şef oldu. Aslında bu hastanelerde akademik kadro, hizmet kadrosu diye çok ayırmamak lazım. Dolayısıyla kadromuz biraz daraldı. Ben akademik kadro, akademik olmayan kadro diye çok da ayırmadığım için böyle söylüyorum. Çünkü biz kim ne verebiliyorsa ona bakıyoruz. O an için doçent olmuş olmamış, akademik kadroda olmuş olmamış çok da önemli değil. Toplam olarak geçen yıl 10 kişiydik. Şu an 7 uzman, bir doçent ve bir profesör olarak hizmet veriyoruz ve 9 asistanımız var. Onları da akademik kadrodan saymak lazım.

Yardımcı personel durumunuz nedir?
Yardımcı personel deyince buna herhalde hemşire hanımları koymak lazım. Aslında yalnız hemşire hanımlar da değil, onların dışındakilerde yardımcı oluyor. Ameliyat yapıyorsunuz, kullandığınız malzemeyi hazırlayan, hastayı getirip götüren müstahdem dediğimiz kişiler Bakanlığın dediğine göre yardımcı personel genellikle hemşireler, teknisyenler görülür, ama saydıklarımın hepsini yardımcı personel olarak görmek lazım. Hekim ve diğerleri başlığı altında görmek lazım. Zaman zaman azalsa da hemşire sayımız şu an yeterli. Sayı olarak yetersiz diyemeyiz.
Ameliyathanede iki personelimiz var, ama şirket elemanı. İki senedir yetiştiler burada. Onlar gittiğinde yerlerine koyacak adam yok. Dolayısıyla kullandığımız aletlerin bakımı ile ilgili sistemleri ve şahısları gözden geçirmek lazım. Yardımcı elemanlarda zaman zaman sıkıntı varsa da, bu o noktada diyebilirim.

Eğitim programınız nedir?
Eğitim programları konusunda zaten Bakanlığın belli talimatları var. Yıl başlarında biz onları veriyoruz. Ancak burada şu sıkıntıyı görmek lazım. Burası bir eğitim hastanesi midir, hizmet hastanesi midir? Bu zaman zaman çok karışıyor. Bakanlık daha ziyade hizmeti daha ön planda tutuyor. Yani hem eğitim ve araştırma hastanesi diyeceksiniz, hem de arkasından hizmet devamlıdır diyeceksiniz. Bu çizelgede eğitim için ayrılmış bir saatiniz bile yoktur. Örneğin “Bu hastanede, bugün öğleden sonra ben eğitim vereceğim” diyemezsiniz. Üniversitelerden farkı biraz bu. Hizmette sınır yoktur, saat sınırlaması yoktur. Saat 8’de başlar, 17.00’ye kadar sürer gibi bir anlayış, bu yanlış. Eğitim konusunun biraz daha ön plana çıkarılması lazım. Benim şef olarak, burada eğitim gören çocukların haftada hiç olmazsa üç gün birer ikişer saatini günlük mesai içerisinde eğitim saati olarak ayırabilmem lazım. Çizelgede bunu gösterdiğimde de Bakanlığın ‘Bu adam çocukları eğitmek için iyi yapıyor’ demesi lazım. Bu arada iki üç hasta bakılamamışsa veya poliklinik yapmamışsak, buna da anlayış göstermesi lazım. Bunları yapmadığı zaman da adımızı değiştirmesi lazım diye düşünüyorum.

Kaç yatağınız var ve doluluk oranınız nedir?
İki klinik birlikteyiz. Yirmi yatağımız var. Bu yatakların 10 tanesi bize ait. Ama biz birlikte çalışıyoruz. O klinik bu klinik demiyoruz. Yataklarımızı da birlikte kullanıyoruz. Zaten hastaları çok fazla yatırmıyoruz. Ancak referans hastanesi olduğumuz için dışarıdan gelen hastalar oluyor. Bir gün sonra tekrar bakacağımız, geri gönderdiğimizde kalacak yeri olmayan hastalarımız oluyor. Onları sosyal endikasyon dolayısıyla yatırdığımız oluyor. Genel olarak hastalarımızı günlük hastalar olarak değerlendiriyoruz. O nedenle yatak sayımız yetiyor. Doluluk oranı olarak da yüzde 80-90 civarında diyebiliriz.

Yıllık poliklinik sayınız ortalama nedir?
Son bir yıl içerisindeki poliklinik sayımızı 2007 yılı itibariyle 34 bin 966 olarak söyleyebilirim. Ancak ameliyatlar bizim için daha önemli bir husus. Yine 2007 yılı itibariyle gerçekleştirmiş olduğumuz ameliyat sayımız 2 bin 638. Excimer Lazer uygulama sayımız da 350.

Nöbet düzenlemelerinizi nasıl yapıyorsunuz? İlk yıl bir asistan ortalama kaç nöbet tutuyor?
Nöbet düzenlemelerinde bir sıkıntımız yok. İki kliniğin asistan nöbetlerini bir düşünüyoruz. Gece bir iki hastanın geldiği yerde iki asistanı tutmanın bir anlamı yok. Bizim burada, benim idari olarak anlayışım işin yürümesi. İş yürüdükten sonra izin, nöbet sayısı bunların pek önemi yok. Vatandaş geldiği zaman işi görülecek. Önemli olan bu. İnsanları biraz rahat bırakmak, kendilerine vakit ayırabilmelerini sağlamak lazım. İlla nöbet yazalım, illa sabah akşam, 8-5 dakikası dakikasına nöbet tutturalım diye bir kaygımız yok. Tabi buna karşılık bir sıkıntı çıkarsa da hesabını sorarız. Bunun dışında, “Sana bu kadar boş zaman bıraktık, bu vakitte kendini geliştirmek için ne yaptın?” diye bilimsel olarak da sorarız.
Asistanları son bir yıl, ya da birbuçuk yıl içerisinde nöbetten çıkarıyoruz. O zamana kadar ayda 3-4 nöbet tutmuş oluyorlar.

Asistan eğitiminde kullanılan çekirdek eğitim müfredatınız var mı?
Bu hususta biraz daha bağımsız davranıyoruz. Temel konular var. Geçen sene yazdığımız Temel Öğreti diye bir kitap var. Bu kitabı yazmamızın sebebi de şu; Ben Cerrahpaşa mezunuyum. Biz ihtisas yaparken hiç kitabımız yoktu. Bu kitap içerisinde temel konular var. Sağlık Bakanlığı bildiğim kadarıyla şunları şunları öğreteceksiniz diye bir tablo hazırlamamış. Şefler burada gelen hastalara göre, ihtiyaçlara göre, kendi düşüncelerine göre bir eğitim programı hazırlıyorlar. Genelde böyle bir eksik olduğunu gördüğüm için, asistanların çalışabilecekleri, hatta öğrencilerin böyle bir kitapları olmadığı için geçen sene oturup 6- 7 aylık ciddi bir çalışmayla bu kitabı hazırladık. Şimdi çocuklar asistanlığa girişte bu kitabı kullanıyorlar. Buradan sınavlar yapılıyor.
Bununla birlikte perşembe günleri büyük vizitimiz var. Burada teoriden ziyade klinikte gördüğümüz hastaları teorikle birleştirme anlamında bir çalışma yaparız. Ayrıca ameliyatımızın olmadığı bir günde haftada bir saat makale saatimiz olur. Olgu sunumları veya tercümelerimiz vardır.

Rotasyon uygulamalarınızı nasıl yapıyorsunuz?
Şu ana kadar bizden dışarıya asistan çok gitmedi. Bizim kliniğimizde şu anda çeşitlilik açısından bir eksiğimiz yok. Bizde mesela Excimer Lazer var. Dışarıdan bir aylığına bu konuda eğitim almak için gelen oluyor. Dışarıdan geçtiğimiz yıldan bu yana bir aylığına Excimer Lazer görmeye geliyorlar. Şu anda Ankara’daki devlet hastaneleri ve eğitim hastaneleri bazında yalnız bizde olan bir alet. Son iki yıldır TUS’ ta Gazi ile birlikte en çok tercih edilen kliniğiz.

Son bir yıldaki yurt içi ve yurt dışı yayın sayılarınız nedir?
Yüksek miktarda diyebiliriz. Son bir yılda en az 10 tane yurt dışı makale ve olgu sunumu yayınımız var. Çok sayıda kongre sunumumuz var. Bunlar da yaklaşık olarak 15 kadar sanırım. Yurt içinde de alanımızla ilgili kongrelere genellikle katılıyor ve bunlarda en az 15 poster ve sözlü sunumlarımız oluyor. Bunlar şu anda aklıma gelenler.

Kongrelere katılabiliyor musunuz?
Kongrelere katılabiliyoruz. Tabi bunu sponsorlar sayesinde gerçekleştiriyoruz. Yoksa kendi imkânlarımızla gitsek bu pek mümkün değil.

Aranıza yeni katılacak asistanlara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Asistanlar gelecek kendilerini bize teslim edecek ve sonuna kadar çalışacak. Şunu bilmeleri lazım, doktorlukta parasal açıdan zengin olunmaz. Doktorlukta gönül zenginliği oluşabilir. Zaman içerisinde bunu kazanmaları lazım. Hastaların göz bandı açıldığında orada o memnuniyet pırıltısını görebilecek ve onunla mutlu olabilecekler. Böyle bir hayatı kendilerine seçiyorlarsa doktor olsunlar. Bununla tatmin olamayacak, başka şeyler arayacaklarsa o zaman başka mesleklere yönelsinler. Bu kadar yorgunluğu, hayat boyu sürecek sorumluluğu sırtlarına almasınlar.


Teşekkürler.

Klinikte görev yapan akademisyen, hekim ve asistanlar

Prof. Dr. Şaban Şimşek
Doç. Dr. İnci Koçak Midillioğlu
Opr. Dr. Nurullah Çağıl
Opr. Dr. Hasan Basri Çakmak
Opr. Dr. Fatma Yülek Turgut
Opr. Dr. Yasin Toklu
Opr. Dr. Emine Akçay


Asistanlar
Dr. Derya Dal
Dr. Hasan Basri Arifoğlu
Dr. Hüseyin Simavlı
Dr. Elif Damar
Dr. Mücella Arıkan Yorgun
Dr. Sabri Raza
Dr. Şule Berk Ergun
Dr. Derviş Turak
Dr. İlker Kocamış
Dr. Sıdıka Gerçeker
Hemşireler
Hicran Madak
Özlem Özcan
Selda Taşdemir
Gönül Yalıncak
Hanım Doğan
Nevin Eren
Nuray Toraman
Ayşe Çelik


Sekreterler
Mehmet Etyemez
Mustafa Koçum
Pınar Yılmaz
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/10-31/10 6. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi ENDOKRİNO... ANTA
28/10-01/11 5. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi MİKROBİYO... İZMİ
31/10-02/11 Türkiye Maternal Fetal Tıp Derneği Ultrasonografi Kursu KADIN... İSTA
30/10-03/11 63. Türkiye Milli Pediatri Kongresi PEDİATRİ KIBR
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
26/11-30/11 3. Uluslarası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi HALK SAĞLIĞI ANTA