KLİNİKLER
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği
MİKROBİO. VE ENFEK. HAST.
21 Aralık 2010, Salı

 

Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Şefi Doç. Dr. Hürrem Bodur

 

Kliniğinizin tarihçesini anlatır mısınız?

İkinci Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2000 yılında kuruldu. Kliniğimizin kurucu şefi benim ve halen klinik şefliği görevini yürütmekteyim.

 

Biriminizde kaç yıldır asistan eğitimi veriliyor?

Kliniğimizde kuruluşundan bu yana, yani 2000 yılından bu yana uzmanlık eğitimi veriliyor. Bir enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji kliniğinde ne gibi bir hizmet veriliyorsa, tümünü verebilecek donanıma sahip bulunmaktayız.

 

Akademik kadronuz kaç kişiden oluşuyor?

Kliniğimiz kurulduğunda kurucu şef olarak atandım. Benimle birlikte Dr. Mustafa Aydın Çevik de şef muavini olarak atanmıştı. Daha sonra 2008 tarihinde kendisini zamansız olarak kaybettik. Şu anda kliniğimizde 1 şef, 2 şef muavini 3 de uzman arkadaşımız var.

2000 yılından bu yana kliniğimizden yaklaşık 20 civarında uzman yetişti, halen eğitimi devam eden 6 asistanımız var. Bu arkadaşlarımız ülkemizin birçok yerinde enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı olarak çalışmaktadır. Bu süre içerisinde kliniğimizden 6 kişi doçent oldu. Bu arkadaşlarımızdan bir kısmı üniversitelerde bir kısmı da eğitim ve araştırma hastanelerinde akademik görevlerini sürdürmektedir. Ayrıca doçent olan ve kliniğimizden ayrılan bir arkadaşımız da ABD’de iç hastalıkları eğitimi almaktadır.

 

Yardımcı personel durumunuz nedir?

Şu anda yeterli sayıda yardımcı sağlık personelimiz var. Kliniğimizde hemşire ve sağlık memuru olarak çalışan 9 arkadaşımız var. Bunlar kliniğimizin hizmetlerinin yürütülmesinde yeterli oluyorlar. Ayrıca hasta bakıcı ve temizlik için de 7 personelimiz var. Kliniğimiz özellikli bir klinik olduğu için hastane yönetimi personel ihtiyaçlarımızı tam olarak karşılıyor.

Çünkü bildiğiniz üzere geçen sene kış aylarında domuz gribi salgını yaşadık. Yine 7-8 yıldır ilkbahar ve yaz aylarında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıklar yoğun olarak kliniğimizde takip edilmektedir. Salgın ve bulaşıcı hastalıklar konusunda hastanemiz önemli bir merkezdir. O açıdan ekip ve ekipman açısından tam donanımlı olmak ve her an her türlü olağanüstü bir duruma cevap vermek durumundayız.

Numune Hastanesi yurt dışı tedavi raporlarının onaylandığı referans hastanedir. Sadece Ankara ve çevresine değil, Türkiye’nin her yerinden gelen hastalara hizmet etmektedir. Özellikle ağır ve sorunlu hastaların yönlendirildiği 3. basamak tedavi merkezi olmamız nedeni ile bu konuda oldukça deneyimli bir hastane ve klinik durumundayız.

 

Eğitim programınız nedir?

Haftanın üç günü eğitim vermekteyiz. Bu üç günün birinde öğretim üyesi arkadaşlarımız asistanlara teorik ve pratik uygulamalı ders anlatır. Bunun dışında haftanın bir gününde mutlaka seminer saatimiz oluyor. Literatür saatlerimiz, olgu sunumlarımız oluyor. HIV/AIDS hastaları ve kronik hepatitli hastalar için konsey yapıyoruz.

Bunun dışında her gün iki hasta vizitimiz oluyor. Biri sabah saat 09.30’da başlıyor, diğeri öğleden sonra yine bir öğretim üyesinin denetiminde yapılan vizitimiz. Bu vizitlerde asistanlara interaktif eğitim verilir. Ayrıca poliklinik, acil, yoğun bakım ve servis konsültasyonları hizmetleri sırasında da uzmanlara refakat eden asistanlara usta-çırak ilişkisi gibi birebir eğitim verilmekte ve hekimlik mesleği öğretilmektedir.

 

Kaç yatağınız var ve doluluk oranınız nedir?

Bizim klinik olarak 13 yatağımız var. Bu yatakların doluluk oranı yaklaşık yüzde 85’ler civarındadır. Ama öyle durumlar oluyor ki örneğin; salgın zamanlarında bu yataklar yetmiyor, hastanenin diğer yatakları da bizim hastalarımız için ihtiyaca göre kliniğimizin kullanımına açılıyor.

 

Yıllık poliklinik sayınız ortalama kaçtır?

Polikliniğimizde günlük yaklaşık olarak 50-60 civarında hastaya bakıyoruz. Yirmi gün poliklinik yaptığımızı düşünürsek bu sayı bin civarında hasta eder. Bu da yıllık 12 bin hastaya tekamül eder. Bu iki kliniğin baktığı ortak hasta sayısı. Bunun yarısını biz bakıyoruz demektir.

Yatırılarak takip edilen hasta sayımızı yıllık 500-600 civarındadır.

 

Nöbet düzenlemelerinizi nasıl yapıyorsunuz? İlk yıl bir asistan ortalama kaç nöbet tutuyor?

Yeni başlayan asistanımıza biz ilk iki ay refakat nöbeti tutturuyoruz. Kıdemli bir asistanın yanında nöbete girip işleri öğrenmeye çalışıyor. Tabii bu süre içerisinde klinikte eğitim almaya başlıyor. Ardından tek nöbetleri yazılmaya başlıyor. Çoğu klinikte yeni başlayan asistanlara daha fazla nöbet tutturulur. Kıdemli asistanlar daha az nöbet tutar. Ancak bizde böyle bir uygulama yok. Nöbet tutacak duruma geldikten sonra, nöbetler tüm asistanlara eşit olarak bölünür. Özetle bizim bir asistanımız ayda yaklaşık 3-4 nöbet tutar.

 

Asistan eğitiminde kullanılan çekirdek eğitim müfredatınız var mı?

Tabii ki var. Şa nda Tıpta Uzmanlık Kuruluna bağlı olarak Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Çekirdek Eğitim ve Müfredat Komisyonu çekirdek eğitimi belirlemek üzere daha önceden var olan müfredat programını yeniliyor. Uzmanlık Derneğinin yürüttüğü bir çekirdek eğitim müfredatı var. Bu konuyla ilgili asistan karneleri hazırlandı. Biz asistan eğitimlerimizi, asistanlarımızın kıdem durumuna göre çekirdek müfredata uygun şekilde yürütmeye çalışıyoruz.

 

Rotasyon uygulamalarınızı nasıl yapıyorsunuz?

Temmuz 2009 tarihinden önce eski tüzük hükümlerine göre 6 dâhiliye, 4 ay çocuk hastalıkları rotasyonumuz vardı. Tıpta Uzmanlık Kurulunun yeni belirlediği rotasyon standartlarına göre dâhiliye rotasyonu 12 aya çıkarıldı. Çocuk rotasyonu 1 aya indirildi. İki ay da göğüs hastalıkları rotasyonu koyuldu.

Bize ise dâhiliye, dermatoloji, göğüs hastalıkları asistanları rotasyona geliyorlar. Bunun dışında aile hekimleri, acil tıp uzmanları Tıpta Uzmanlık Kurulunun yayınladığı rotasyon çizelgesi çerçevesinde yine bize rotasyona geliyorlar. Mikrobiyolojiden de rotasyona gelecekler. Dolayısıyla birçok branş bizden rotasyon hizmeti almış olacak.

 

Son bir yıldaki yurt içi ve yurt dışı yayın sayınız kaçtır?

Son 10 yılda bizim SCI’ya kayıtlı dergilerde yayınlanmış 36’nın üzerinde yayınımız var. Son iki yılda ise aynı indekslere kayıtlı dergilerde yayınlanmış 8 civarında yayınımız var. Yani yıllık ortalama 3-4 civarında SCI’ya kayıtlı dergilerde makalemiz çıkmaktadır. Bunların yüzde 80’i araştırma makalesidir.

Bunun dışında uluslararası ve ulusal kongrelerde de yıllık 5-10 civarında bildirimiz olur.

 

Kongrelere katılabiliyor musunuz?

Ulusal ve uluslararası kongrelere her yıl katılıyoruz. Bu konuda çok fazla bir sıkıntı yaşadığımızı söyleyemem. Ayrıca yurt içi kongre ve sempozyumlara özellikle asistanlarımızın da katılmalarını sağlamaya çalışıyoruz.

 

Aranıza yeni katılacak asistanlara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Hastalıklara baktığımızda, hastalıkların ana birkaç nedeni vardır. Bunların içerisinde de enfeksiyon hastalıklarının, yani mikroorganizmalarla meydana gelen hastalıkların oranı oldukça yüksektir. Dünyada global olarak baktığımızda enfeksiyon hastalıklarının büyük önemi vardır. Tabii bunlar altyapı, hijyen koşulları ile ülkeden ülkeye değişmektedir. Gelişmiş ülkelerde de enfeksiyonla ilgili sorunlar çok ön planda olabilmektedir.

Yapılan çalışmalar ve ülkelerin altyapıları geliştikçe bazı enfeksiyonlar örneğin; gastrointestinal sistem enfeksiyonları fazla görülmemektedir. Ancak bununla birlikte, bunlarla alakasız olarak yeniden ortaya çıkan birtakım enfeksiyonlar var. Dünyada yeni ortaya çıkan veya yeniden önem kazanan bazı enfeksiyonlar vardır. Örneğin; Türkiye’de son zamanlarda kamuoyunun da yakından ilgilendiği Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, tularemi, hantavirüs gibi bazı enfeksiyonlar yeni ortaya çıkmış önemli enfeksiyonlardandır.

Bu branş hiçbir zaman önemini kaybetmeyecek bir branş. İnsanlık tarihi boyunca enfeksiyonlar hep olmuş ve olmaya devam edecektir. Zamanla bazı enfeksiyonlar daha ön plana çıkmakla birlikte, zaman zaman çeşitli salgınlarla da bazen bölgesel bazen de tüm dünyayı etkileyecek boyutlarda sorunlara neden olabilmektedir. Bu mesleğe yeni atılacak meslektaşlarımızı bu alanın ne yaptığı ile ilgili, çalışma alanlarının ne olduğu ile ilgili çok iyi informe etmek gereklidir. Bu alanda çalışmak bir gönül işidir, bunun önemini kavrama işidir. Çok zevkle yapılacak pozitif bir meslektir. Bunu genç meslektaşlarımıza, arkadaşlarımıza iletmek isterim.

 

Teşekkürler

 

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği

Klinik Şefi:

Doç. Dr. Hürrem Bodur

 

Klinik Şef Yardımcıları:

Doç. Dr. Esragül Akıncı

Doç. Dr. M. Arzu Yetkin

 

Uzmanlar:

Uzm. Dr. Selim Sırrı Eren

Uzm. Dr. Pınar Öngürü

Uzm. Dr. Ayşe But

 

Asistanlar:

Dr. Sevim Yılmaz

Dr. Işıl Deniz Alıravcı

Dr. Sümeyye Yıldız

Dr. Fatmanur Ülgen Pepe

Dr. Burcu Özdemir

Dr. Yeliz Özen

 

20/12/2010

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
24/05-25/05 Marmara Odyoloji Günleri-2019 DİĞER İSTA
25/05-25/05 Vaskülitlere Multidisipliner Yaklaşım ROMATOLOJİ İSTA
25/05-26/05 MS'de Sağlıklı Yaşam Sempozyumu NÖROLOJİ İZMİ
30/05-31/05 5.Nadir Görülen Hastalıklar Sempozyumu NÖROLOJİ İSTA
26/05-01/06 Hastane İnfeksiyonları Eğitim Programı 2019 ACİL TIP ANTA
12/06-14/06 37. Zeynep Kamil Jineko-Patoloji Kongresi KADIN... İSTA
13/06-15/06 9. Solunum Zirvesi GÖĞÜS... ISPA