KLİNİKLER
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. İç Hastalıkları
DAHİLİYE
19 Ağustos 2019, Pazartesi
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. İç Hastalıkları Kliniği

Kliniğinizin tarihçesini anlatır mısınız?
Kliniğimiz ilk defa 1973 yılında Dr. Hayati Sevgen tarafından kurulmuş, 1980 yılında da Dr. Muzaffer Atalay 2. Dahiliye Klinik fiefi olarak atanmış. 1992 yılından bu yana da klinik şefliği görevini ben yürütmekteyim.

Biriminizde kaç yıldır asistan eğitimi veriliyor?
Kliniğimiz kurulduğu tarihten bu yana yani 1973 yılından bu yana asistan eğitimi verilmekte.

Akademik kadronuz kaç kişiden oluşuyor?
Akademik kadromuz çok üzücü fakat yalnızca bir şef ve bir şef muavininden oluşuyor. Yani iki kişi. Bunun sebebini de şöyle açıklayalım. Maalesef yan dallara daha fazla önem verildiğinden iç hastalıklarında akademik olarak çalışacak kimse bulmak çok çok güç. Hatta imkansız. Ben kendim bile yanıma aldıklarıma yan dal buluyorum. Çünkü arkadaşların daha ileri dönemlerde yan dal yapmamış durumda kalmalarını istemiyorum. Kaldı ki dünyada artık iç hastalıkları daha önem kazanmakta.

Birincisi bir doktor etraflı olarak her şeyine bakıyor tanı yönünden daha avantajlı. İkincisi yan dallara gittiğinizde maddi yönden sağlık sigortalarına çok fazla yük biniyor. Bununda nedeni yan dalla gittiğinizde tetkikleriniz hemen artıyor. Yani kardiyolojiye gittiğinizde daha ilk şey anjiyo, eko, pervizyonlu sintigrafi. Halbuki dahiliyeci daha geniş olarak baktığı için daha genel ve daha ucuz tetkiklerle hastayı tetkik ediyor. Belki de daha ucuz yapılacak tetkiklerle tanı konularak masraf azalıyor. Bu özellikle Clinton döneminde ABD’de sağlık harcamaları çok arttığı için uygulanlanmaya başlanan bir sistem. İç hastalıkları uzmanı sevk etmeden diğer branşlara hastanın gönderilmesi engellenmeye çalışılmış. Bu aile hekimliklerinde, pratisyen hekimliklerde böyle olmuş. Onun için birinci, ikinci, üçüncü basamak sağlık hizmetleri diye ayrılmış. Ama maalesef hele ki bu son dönemdeki Sağlıkta Dönüşüm Programı nedeniyle basamaklar kalkmış ve şu anda paket programlarla sağlık giderleri azaltılmaya çalışılmaktadır. Tabii birçok şeyde olduğu gibi devlet hastaneleri bu paket programı pek yapamamış ama, özel hastaneler paket programında bir yolunu bularak masrafı biraz daha artırmışlar.

Yardımcı personel durumunuz nedir?
Ben 1974 yılında geldim. 1974 yılındaki duruma göre yardımcı sağlık personeli sayımız daha az. 1974 yılındaki sağlık personeli daha kalıcı kadroda olduğu için daha eğitimli oluyordu. fiu anda biliyorsunuz tamamen asgari ücretli personelle çalışıyoruz. Kendi dışımızda ve idarenin dışında bu personelin sayısı sık sık değişiyor. Sayı yeterli görünse bile yararlılık yönünden biraz yetersiz durumda bulunuyoruz.

Eğitim programınız nedir?
Servisimizde çarşamba ve pazartesi günleri sabah saat 07.30’dan 09.00’a kadar seminer var. Bunlar pazartesi günleri vaka takdimi, çarşambalar daha çok seminer şeklinde. Cuma günleri 11.00- 12.00 arasında da literatür tartışması var. Bunlara ilaveten yine pazartesi günleri bütün dahiliye servislerinin ortak yaptığı genel dahiliye seminerimiz var. Yine özellikle benim ön ayak olduğum ayda bir Ankara’daki bütün dahiliye gurupları ile yaptığımız dahiliye de vaka takdimi çalışmalarımız var. Tabii vizitlerimiz var. Ben dahiliye eğitiminin vizitte olduğuna inananlardan olduğum için viziti biraz daha uzun tutup eğitim şeklinde yapıyorum.

Kaç yatağınız var ve doluluk oranınız nedir?
Kliniğimizde 27 yatağımız var. Doluluk oranımız 2005 yılında 108.4, 2006 yılında 92.1 ve 2007 yılında da yüzde 94 olarak gerçekleşmiş durumda.

Yıllık poliklinik sayınız ortalama nedir?
Poliklinik sayılarımız 2005 yılında 12 bin 655, 2006 yılında 12 bin 568 ve 2007 yılında da 14 bin 600 olarak gerçekleşti.

Nöbet düzenlemelerinizi nasıl yapıyorsunuz? İlk yıl bir asistan ortalama kaç nöbet tutuyor?
Nöbet düzenlemeleri giderek azalmak üzere ilk yıl bir asistan ayda 7 nöbet tutuyor. Daha sonra bu sayı ayda 4 nöbete kadar düşüyor. Nöbet düzenlemelerini bir kliniğimizin kendi içinde yapıyoruz. Bir de bütün dahiliyelerde ayrıca konsültasyon nöbeti, kapı nöbeti diye nöbet var. Tüm bunların toplamına göre ayarlama yapılıyor.

Asistan eğitiminde kullanılan çekirdek eğitim müfredatınız var mı?
Bir dahiliye koordinatörümüz var. Bir bunların düzenlemesi var, bir de kendi kliniğimizin düzenlemesi var. Genellikle her sene dahiliyeye ait ayarı bir sistemi ya da iki sistemi gözden geçirerek uyguladığımız eğitim programımız var. Böylece bir asistanın tekrar tekrar aynı programı görmesinin önüne geçerek detaylı bir eğitim almasını sağlıyoruz.

Rotasyon uygulamalarınızı nasıl yapıyorsunuz?
Eğitim hastanelerinde rotasyonu ilk başlatan hastane burası. 1994 yılında Sağlık Bakanlığının emriyle başlattık. Beş dahiliye vardı. Beş dahiliyede biz gastroenteroloji ağırlıklı diğerleri de diğer birimler şeklinde olduğu için oralara üçer aylık sürelerle asistanlarımızı rotasyonlara gönderdik. fiimdiyse hastanemizde 6 tane yan dal ve 3 tane de dahiliye var. 6 yan dala ikişer ay, diğer servislere de ikişer ay süreyle asistanlarımızı gönderiyoruz.

Asistanlarımızı ayrıca 4 ay kardiyoloji, 3 ay intaniye, 3 ay göğüs ve 3 ay biyokimya rotasyonuna gönderiyoruz. Bir de Numune Hastanesinin acili her üç ayda bir dahiliyelere geldiği için bunu da rotasyon kabul edersek bizim asistanlarımız ortalama 20 aya yakın bir süre acilde çalışıyor. Hemen hemen bütün dahili gurupların dahiliye rotasyonu var. Buna anestezi de dahil. Bunlar üçer ay kadar bize geliyorlar. Biz de onlara kendi asistanlarımız kadar olmasa da hastaları verip, takip etmelerini sağlayıp, bir dahiliye nosyonu almalarını sağlıyoruz.

Son bir yıldaki yurt içi ve yurt dışı yayın sayılarınız nedir?
Yurt dışı yayınımız 3 ya da 4. yurt içi yayınımız 10 civarında. Tabii bunlara sözlü ya da yazılı bildirileri de katarsak sayı daha yukarı çıkabilir. Burada şunu da unutmamak lazım. Numune Hastanesi hizmet ağırlıklı olarak çalışan bir hastane. Biz bunların içerisinde bir de yayın çıkarmak için uğraşıyoruz ki hemen hemen Türkiye’de en çok yayın çıkaran hastanelerden birisiyiz. Bu açıdan bakarak yayın çıkarmak için ne kadar mesai dışı bir gayret sarf edildiğini görmek lazım.

Kongrelere katılabiliyor musunuz?
Dahiliyenin en büyük zorluğu kongrelere katılmak. Neden derseniz, ben 1985’ten 2001 yılına kadar gastroenteroloji ağırlıklı çalıştım. Senede ortalama 20’ye yakın kongre teklif alıyordum. Dahiliyeye geçtikten sonra bu düştü. Firmaların genel dahiliye kongrelerine bakış açısı biraz değişik. Çok az alınıyor. Genellikle ben rica ediyorum ki asistanlarımı filan ben götürüyorum. Biraz kendi gayretimle oluyor. Yoksa firmaların genel dahiliyeye ayırdığı kontenjan çok az.

Aranıza yeni katılacak asistanlara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Asistanlara dememek lazım. Tıbba gireceklere demek lazım. Tıp gün geçtikçe çekiciliğini azaltıyor. Tıbbı seçeceklerin biraz daha iyi düşünüp seçimlerini öyle yapmalarını öneriyorum. Bu kadar uzun ve zorlu bir eğitimin sonunda elde edeceklerin sadece para olmayacağını bilmelerini, sadece para düşünüyorlarsa bu mesleği hiç düşünmemeleri gerektiğini düşünüyorum.

Dahiliyeyi seçeceklerin de bence vakası bol hastaneleri seçmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ben ihtisasın hasta başında yapılacağını en azından 5- 6 hasta takip etmeyen asistanın hiçbir şey öğrenemeyeceğini düşünüyorum. Onun için üç asistana bir hasta düşen yerlerde ihtisas seçmemeleri gerektiğini düşünüyorum.

Teşekkürler.
07/04/2007

Klinikte görev yapan eğitimci, asistan ve hemşireler
Dr. Erdal Eskioğlu (Kln. fiefi)
Dr. Selma Karaahmetoğlu (Kln. fief Yrd.)

Asistanları:
Dr. Birgül Müftüoğlu Öneç
Dr. Barış Kosan
Dr. Ayla Yıldız Savaş
Dr. Nujen Çolak Bozkurt
Dr. Betül Cansız Özkan
Dr. Vedat Aslan
Dr. Ali Abbas Tam
Dr. Bülent Erdoğan
Dr. İsa Dede
Dr. Evim Çakır
Dr. Esra Parlak Karahan
Dr. Bilal Ergül
Dr. Mehpare Güner Gülhan
Dr. fiimal Köksal
Dr. Özge Soyer
Dr. Murat Çınarsoy
Dr. Emrah Güney
Dr. Mehmet Karakoç
Dr. Özgür Merhametsiz
Dr. Duran Olgaç
Dr. Derya Yıldırım
Dr. Oylum Ekiztaş

Hemşireler:
Zinnet Öz Gürbüz
(Sorumlu Hemşire)
Songül Akaya
Tuğba Kukuş
Zeliha Öztaş fiimşek
Nagihan Bilgi
Mevlüt Bayram
Gülçin Tezel
Hasan Hüseyin Zararsız
Kemal Konal
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
3
1) Zeki karaaslan (Tekstil)
15.03.2019 20:56:44
İstanbulda yaşamaktayım.kulağımda epeydir duyma sorunu yaşıyordum.sıvı toplanması sonucu zarı kesip içindeki sıyı alarak tüp taktılar.kulak açıldı.fakat 3 gün sonra tekrar tıkandı.aynı hastaneye giderek şikayetimi arz etttim. Yapacağımız bir şey yok kontrollere gel dediler.moralim bozuldu.başka bir hastaneye gittim.iltihap olduğunu söylediler.ilaç yazdılar tekrar gittim iltihap kurumuş dediler.kulak zarım delik dediğimde binlerce insan öyle yaşıyor diye cevap aldım.yüne şifa bulamadım.ancak başka yerlerede gittim.sonuç alamadım bir arkadaşım bana çanakkalede bir profosörün olduğunu ve alanında çok iyi olduğunu söyledi.vakit kaybetmeden istanbuldan çanakkale 18 mart üniversitesi araştırma hastanesine geldim.PROF FEVZİ SEFA HOCAYI BULDUM..oysa hocanın randevuları hep dolu bir aydan önce randevu almanın imkansız olduğunu söylediler.ancak ben hocayı görmeye kararlı olduğum için her hasta girip çıktığında hocaya bir şey diyeceğimi fart etti.yanında talabeleri vardı içeri aldı nedir diye sorduğunda istanbuldan geldiğimi kulağımdan çok çektiğimi söyledim kısaca derdimi anlattım.Beni sekreterine yönlendirdi.perşembe gününe randevu almamı sağladı .tekrar istanbula dönüp çanakkaleye perşembe güne geldim.tetkiklerim yapıldı.ameliyat dedi 10 gün hastanede 15 günde şehri terk etmeyeceğimi söyledi.seve seve kabul ettim çünkü aradığım doktoru bulmuştum.benim sorunum sadece iltihap ve zar deliği değilmiş kulağımda duymamı sağlayan küçük kemikçikler varmış sanıyorum iştihap sonucu bu kemikçikler erimiş yaklaşık ameliyatım4.5 saat sürmüş benim kulağıma tozdan kemikçikler yaparak oldukça başarılı bir ameliyat gerçekleştirmiş bu değerli bilim adamı..yukarıda mülakatını okudum.bu bilim insanını biraz daha yakından yanıma imkanı buldum.bir kez daha beni ve benim gibi şifa arayan bir çok insanı şifaya kavuşturan PROP DR FEVZİ SEFA DEREKÖY hocama bir kez daha minnet ve şükranlarımı sunuyorum.Aklın üst sınırlarını zorladığını biliyor be BU BİLİM İNSANIN yetiştirdiği talabelerin ÜLKEMİZE ÇOK katkılarının olacağına inancım tamdır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA