KLİNİKLER
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı
ÜROLOJİ
21 Mayıs 2019, Salı
Kliniklerimiz sayfasının bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadri Anafarta

Kliniğinizin tarihçesini anlatır mısınız?
Üroloji Anabilim Dalı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinin kuruluşuyla birlikte, 1945’te, Kemal Serav’ın öncülüğünde kurulmuştur. Cebeci’de Gülhane Askeri Tıp Akademisinden gelen Kemal Hoca, daha sonra asistan olarak Dr. Rahmi Gerçel’i almış; 1952 yılında da Dr. İhsan Günalp askerlik görevinden ayrılarak Üroloji Anabilim Dalına gelmiş ve doçent olarak çalışmaya başlamıştır. Yani ilk yerimiz Cebeci Kampüsü Üroloji Kliniğidir. Prof. Dr. Orhan Göğüş’ün emekli olmasından sonra Anabilim Dalı Başkanı oldum ve iki yıldır görevimi sürdürmekteyim.

Biriminizde kaç yıldır asistan eğitimi veriliyor?
Birimimizde, kuruluşundan beri asistan eğitimi verilmektedir. Kliniğimizin Türkiye’nin her yanında yetişmiş öğretim üyesi vardır.

Akademik kadronuz kaç kişiden oluşuyor?
Şu anda 12 öğretim üyesi var. Bunların 4’ü doçent, 8’i profesör. Bu doçentlerin ikisi de kısa zamanda profesör olacaklar. 16 asistanımız var.

Yardımcı personel durumunuz nedir?
16 kadar hemşire vardı fakat sonra bu sayı 20’ye çıktı, sözleşmeli personellerle. Sekreterlerimiz var, 4 kişi. Ayrıca kliniğin diğer işlerini yapan, hastanenin verdiği sözleşmeli personeller var.

Eğitim programınız nedir?
Ankara Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı, Avrupa Üroloji Boardı’na akredite olmuştur. Ankara Üniversitesinde akredite olan tek yer burası. Bizden başka herhangi bir bilim dalının kendi boardına akreditasyonu yok. Bunlar çabalarla olabilir ama bu işi başlatan biziz. Dolayısıyla buraya akredite olmak için akreditasyonu sağlayacak özelliklerin bizde bulunduğunu kanıtlamamız ve Avrupa Boardı tarafından bize yollanan iki kişinin bunların bizde gerçekten olduğunu görmesi ve bu sağlanan akreditasyonun da yazılı olarak belgeli duruma getirilmesi gerekli. Dolayısıyla bizim elimizde Üroloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Eğitim Programı adı altında bir kitap var. Bu bizim bir yıllık eğitim programımızı ve önümüzdeki 5 yıla hedeflenen eğitim programını içeriyor. Yani biz bu kitaptaki her şeyi yaptığımızı kanıtlayarak Avrupa Üroloji Boardı’na akredite olduk. Board, bizi akredite olmaya değer buldu. Burası Avrupa’daki 30 küsur akredite klinik arasındadır.

Asistan eğitim programımız bir yıllık hazırlanır ve bir yıl içinde yapacağımız bütün seminerler, literatürler, üroonkoloji toplantıları, üropatoloji toplantıları, üroradyoloji toplantıları, konuşmacılar sene başında saptanır ve eksiksiz bir şekilde bütün yıl boyunca sürdürülür.

Kaç yatağınız var ve doluluk oranı nedir?
Yatak sayımız 80’e yakındı; fakat yeni bir mimari değişiklik nedeniyle ki, bunun esas amacı hasta başına düşen metrekarenin genişletilmesi amacıdır, bu da Avrupa Üroloji Boardı’na akredite olmanın olmazsa olmaz koşullarından biridir. Dolayısıyla yatak sayımız 50 dolayına inmiştir. Bunun dışında özel odaların kullanımı, günübirlik yatakların kullanımı gibi ek kapasiteleri saymak mümkün. Yatak sayısı çok değişken olabilir ama net olarak 54 aktif yatağımız var. Dolululuk oranı daima yüzde 100’e yakındır.

Yıllık poliklinik ve ameliyat sayınız ortalama ne kadar?
Geçen yılki ameliyat sayımız 3294’tür. Bu, cerrahi branşlar arasında ikinci sıradadır. Birinci sırada genel cerrahi yer alır ki, yatak sayısı 250’nin üzerinde olmasına rağmen biz ikinci sırayı alıyoruz. Üroloji, yatak sayısına göre çok yüksek kapasitede çalışan bir klinik. Poliklinik sayısı geçen sene 12 bin 430’du. Bu da, cerrahi dallarda birinci sıradadır. Fakültenin tüm cerrahi dalları içinde birinci sırada, bütün fakülte içindeyse üçüncü sırada yer alıyoruz.

Bir asistan eğitimi boyunca ortalama kaç ameliyat yapıyor?
Bunu büyük-orta-küçük diye ayırmak lazım. Bir de asistan karnesinde olmazsa olmaz ameliyat yapma sayıları vardır. Yani hangi asistanın en az ne kadar ameliyat yapacağı bellidir. İhtisas boyunca 150-200 arasında ameliyat yapılır.

Nöbet düzenlemelerinizi nasıl yapıyorsunuz? Bir asistan ilk yıl ortalama kaç nöbet tutuyor?
Nöbetlerimiz biri kıdemli, diğeri az kıdemli olmak üzere iki kişi tarafından tutulur. Ayrıca acil serviste nöbetçilerimiz vardır ve bunlar günlük nöbetlerdir. Bizim zamanımızda haftalık hatta on beş günlük nöbetler tutulurdu. Şimdiyse günlük nöbetler tutuluyor. İlk yıl bir asistan en az 50 nöbet tutar.

Asistan eğitiminde kullanılan çekirdek eğitim müfredatınız var mı?
Çekirdek eğitim müfredatımız Avrupa Eğitim Boardı’na gönderdiğimiz kitapçıktır. Sadece asistan eğitimine aittir. Bunun içindeki her şey, yani hastalardan alınacak aydınlatılmış onam formundan tutun, asistan karnelerinin işlenmesine kadar her şey var. Tüm bunlar eksiksiz yapılır ve ilgili öğretim üyeleri tarafından da takip edilerek imzalanır.

Biriminizde standart asistan karneleri uygulanıyor mu?
Tabii. Aşağı yukarı 10 yıldır asistan karnesi uygulanıyor. Ama son 3 yıldır çok daha katı kurallara bağladık.

Rotasyon uygulamalarınızı nasıl yapıyorsunuz?
Rotasyon uygulamaları konusunda, fakültenin bize yasalar çerçevesinde gönderdiği talepleri aynen karşılıyoruz. Asistanlarımız acil servis, anestezi, genel cerrahi, nefrolojiye rotasyona giderler ve maksimum yararlanma açısından senelere göre ayarlarız bu programı.
Avrupa Boardı’nın bizden istediği cerrahi rotasyon süresi 1 yıldır. Ama bunu altı ay olarak kabul ettirdik. Dolayısıyla bizden cerrahiye altı ay rotasyona gidiliyor.

Eğitimde kullandığınız araç-gereçlerle ilgili durumunuz nedir?
Araç gereç konusunda herhangi bir sorunumuz yok.

Son bir yıldaki yurt içi ve yurt dışı yayın sayılarınız nedir?
2006 yılında yurt dışı yayın ve bildiri sayısı 33’tür. Kadın doğum ve beyin cerrahiden sonra, cerrahi dallar içinde üçüncü sırayı alıyoruz. Cerrahi, temel tıp ve dahili tıp yayın ve bildiri toplamlarını aldığınızda da 66 ünite arasında 7’inci sıradayız.

Kongrelere katılabiliyor musunuz?
Ürolojinin kendi içinde branşları var; kadın ürolojisi ve nöroloji, çocuk ürolojisi, endoüroloji ve taş hastalığı, üroonkoloji, androloji. Bu branşların hepsinin kendi kongreleri, sempozyumları var. Öğretim üyelerimiz bu alt gruplara dağılmıştır ve bu kongrelerde herkes kendi kongresine katılır. Bazen toplu halde genel kongrelere gideriz ama eğer tüm kongre ve sempozyumlara gitmek durumunda olsak bir gün bile burada bulunamayız. Bizim içimizde bilim dalı olmuş pediatrik üroloji var, bu resmi bir bilim dalıdır. Avrupa Boardı’na akredite olduğumuz için bu alt grupların da bilim dalı haline gelip akredite olup olamayacağını Avrupa Ürolojisi Boardı (EBU) soruyor.
Üroloji kendi içinde o kadar büyüdü ki, alt dallara ayrılması gerektiği düşünülüyor. Yani ürolojinin içinden 6 alt dal çıkartıp, buraya eğitim için sıfırdan asistan almak son derece zor. Önce üroloji eğitimi alıp, ardından bu dallara geçmek gerekiyor. EBU, bunun olup olamayacağını test ediyor ve Türk Üroloji Boardı’na soruyor. Türk Üroloji Boardı da bizlere, yani kliniklere soruyor: ‘Bunu yapacak üniteleriniz var mı?’diye. Bunun için bize form yolluyorlar, biz de bu formları var-yok şeklinde dolduruyoruz. ‘6 tane alt dal kurulabilmesi için her açıdan yeterli olanaklarımız var’ diye Türk Üroloji Boardı’na cevap vereceğiz. Türk Üroloji Boardı da bunu EBU’ya ‘Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi bu yeterliğe sahiptir’ diye yanıt verecek ama bu işin ne zaman yapılacağını bilemiyoruz, çünkü çok da kolay değil.

Aranıza yeni katılan bir uzman ya da asistan döner sermayeden ne kadar pay alıyor?
500-600 YTL döner sermaye geliri vardır.

Aranıza yeni katılacak asistanlara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Biz asistanları seçmiyoruz, asistanlar bizi seçiyor. Bu klinik TUS’ta giderek puanını arttırıyor. Son 4-5 senedir fakültelerinden çok iyi derecelerle mezun olmuş öğrencilerin geldiğini görüyoruz. Belki diğer branşlarda da böyle ama üroloji, kendi içinde alt dallara çok dikkatli ve özenli şekilde ayrılmaktadır. Dolayısıyla üroloji ihtisası yasanın öngördüğü şekilde 4 senede bitmiyor. Biz onları 5 seneye uzatıyoruz. 5 sene sonrasında bir alt dalda çalışıp yeterli olabilmek için en azından bir 5 seneye daha ihtiyaçları var. Yani bu bir ömür gibi bir şey. Çok zor bir yol. Elle tutulur bir iş yapmak için kliniğe girdikten sonra bir on seneye ihtiyaç var. Asistanların zor bir yola girdiklerini bilerek gelmeleri lazım.

Teşekkürler.
07/05/2007
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
24/05-25/05 Marmara Odyoloji Günleri-2019 DİĞER İSTA
25/05-25/05 Vaskülitlere Multidisipliner Yaklaşım ROMATOLOJİ İSTA
25/05-26/05 MS'de Sağlıklı Yaşam Sempozyumu NÖROLOJİ İZMİ
30/05-31/05 5.Nadir Görülen Hastalıklar Sempozyumu NÖROLOJİ İSTA
26/05-01/06 Hastane İnfeksiyonları Eğitim Programı 2019 ACİL TIP ANTA
12/06-14/06 37. Zeynep Kamil Jineko-Patoloji Kongresi KADIN... İSTA
13/06-15/06 9. Solunum Zirvesi GÖĞÜS... ISPA