KLİNİKLER
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Tüp Bebek Merkezi
KADIN HAST. VE DOĞUM
19 Ağustos 2019, Pazartesi
Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu


METE GENERALOĞLU-ANKARA
Kliniğinizin tarihçesini anlatır mısınız?
Merkezimiz 1998 yılında kuruldu. O tarihten bu yana Ankaralılara ve Türkiye’ye hizmet vermekteyiz. Kurucu ekibimizde Prof. Dr. Batuoğlu ve ben bulunmaktaydık. Genel olarak kaliteli ve küçük bir ekiple çalışmalarımızı başarılı bir şekilde yürütmekteyiz.

Akademik kadro ile birlikte kadronuz kaç kişiden oluşuyor?
Şu an için ben ve Yrd. Doç. Dr. Göğşen Önalan bulunuyoruz. Küçük bir tüp bebek ünitesi olmakla beraber, bir üniversite ortamı içinde olmanın getirdiği sorumluluk ve bilimsel, etik ve hasta dostu özelliklerini fazlasıyla taşıyoruz.

Yardımcı personel durumunuz nedir?
1embriyolog, 2 biyolog, 2 tüp bebek hemşiremiz, 1 anestezistimiz ve 2 ürolog uzmanımız başta olmak üzere yaklaşık 13 kişi bulunmaktadır.
Bunun yanı sıra merkezimizin genetik bölümü ile hastane dışında aynı binada olması nedeniyle ortak çalışmalarımız olmaktadır. Birçok genetik tetkik merkezimizde kısa sürede sonuçlandırılabilmektedir. Çok başarılı bir preimplantasyon genetik tanı merkezi kurduk. Şu ana kadar translokasyon sorunu olan 8 hastada normal bebek doğurttuk. Genetik merkezi kendini yeniledi, çok yakın zamanda tek gen analizi yapabilecek duruma geleceğiz. Bu konuda iddalı olacağız.
İnfertilite hastaları sıklıkla trombofili ve özellikle tiroid disfonksiyonu olmak üzere sıklıkla dahili hastalıklardan muzdarip olmaktadır. Sıklıkla konsültasyonlarını istediğimiz hematoloji ve endokrinoloji kliniklerimiz hastalarımıza hiç beklemeden randevu vermektedir. Bu da hastalarımızı kendi başlarına sorunlarını halletme derdinden kurtarıyor.

Eğitim programınız nedir?
Biyoloji öğrencileri bize staj yapmaya gelmektedir. Burada bir biyolog olmanın temel özelliklerini öğreniyorlar, mikroskop ve laboratuvar malzemeleri kullanmaya alışıyorlar.

Kaç yatağınız var ve doluluk oranınız nedir?
Tüp bebek merkezi olmamız nedeniyle kalıcı yatağımız bulunmamaktadır.

Yıllık poliklinik sayınız ortalama kaçtır?
Geçen yıl 200 civarında tüp bebek uygulaması yaptık. Bunun yanı sıra yaklaşık 300 inseminasyon ve 300’ün üzerinde histeroskopi yaptık. Polikliniğimize gelen hasta sayısı da, yaklaşık olarak 4.000 oldu.

Nöbet düzenlemelerinizi nasıl yapıyorsunuz? İlk yıl bir asistan ortalama kaç nöbet tutuyor?
Poliklinik ortamında hizmet verdiğimiz için yatılı nöbetimiz yok. Ancak hafta sonu olgularında sırayla doktor ve diğer personel hizmet veriyor.

Asistan eğitiminde kullanılan çekirdek eğitim müfredatınız var mı?
Burada infertil hastaya yaklaşım, infertilite tedavi uygulamaları histeroskopik ve laparoskopik girişimler ve bizim Türkiye’de başlatmış olduğumuz hidrolaparoskopi eğitimini alıyorlar. Her asistan bizimle kaldığı dönemde en az 1 retrospektif de olsa araştırma yapıyor ve 1 seminer hazırlıyor. Bizimle beraber olduklarında bir fellow gibi eğitim aldıklarını düşünüyorum.

Rotasyon uygulamalarınızı nasıl yapıyorsunuz?
Asistanlarımızı 3. yılda yan dal eğitim rotasyonlarına tabii tutuyoruz ve merkezimizde 3 ay eğitim alıyorlar.

Son bir yıldaki yurt içi ve yurt dışı yayın sayınız kaçtır?
Son bir yıl içerisinde uluslararası dergilerde yayınlanmış altı yayınımız bulunmaktadır. Bir yayınımızda kabul edilmek üzeredir. Yurt içi yayınlarımız da oldukça yeterli düzeydedir.

Kongrelere katılabiliyor musunuz?
Alanımızla ilgili olarak düzenlenen kongre, sempozyum ve toplantılara ekip olarak katılmakta, yeni tedavi uygulamaları, tekniklerini ve güncel gelişmeleri yakından takip etmekteyiz. Yur tiçi yurt dışı kongrelere, hem katılımcı hem de konuşmacı olarak katılmaktayız.

Tüp bebek uygulamalarında kendi merkezinizi nerede görüyorsunuz?
Bir üniversite ortamında çalışıyoruz. Oldukça akademik, ayrıca hasta dostu olarak da yaklaşım gösteriyoruz. Tüp bebek tedavisi sırasında hiçbir kanıtı olmadan yapılacak ek müdahalelere girişmiyoruz. Bunun yanı sıra, kendimizi geliştirmeye çaba gösteriyoruz. Tabii hastalarımızın çoğu dışarıda daha önce tüp bebek tedavisi denememiş, ama gebe kalamamış olanlardan oluşuyor. Bu hastalarımızı ortalama gebelik hızımız düzeyindeki bir oranda gebe bırakabiliyoruz. Bunu yaparken multidisipliner ve bireysel yaklaşım göstermemizin önemli rol oynadığını düşünüyorum.

Bütün bunların yanında bir üniversite hastanesinde olmanın avantajlarını hastalarımızı takip etmekte de kullanıyoruz. Yakın zamanda yapılan bütün çalışmalar ve meta-analizler tüp bebek gebeliklerinin tekiz de olsa riskli gebelik kategorisinde olduğunu ve preterm sonlanma eğiliminde olduğunu, çoğul gebelik olduğunda bu risk doğallıkla arttığını gösterdiği için, biz tüp bebek gebelerimizi çok yakından takip etmekte, erken doğum riski olan hastalarımızı kendi hastanemize yatırarak ve çok başarılı olan yenidoğan yoğun bakım ünitemiz sayesinde hastalarımıza sağlam bebek kazandırmaktayız. Bu bize olan güveni artırmaktadır.

Türkiye’de tüp bebek uygulaması henüz genç sayılabilecek durumda. Çok eskilere dayanan bir uygulama değil. Başlangıcından bu yana baktığınızda, Türkiye’deki tüp bebek uygulamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tüp bebek Türkiye’de en hızlı gelişen alanlardan bir tanesidir. Türkiye kendine bu konuda, dünyada önemli bir yer bulmaktadır. Özellikle Amerikan İnfertilite Cemiyeti’nin yapmış olduğu toplantılara en çok yayın ve en çok katılımcı gönderen ülkeler arasında, Türkiye ilk üç arasındadır. Ben tüp bebek uygulama başarılarında Türkiye’nin çok önde olduğunu düşünüyorum.

İlk üç arasında dediğinize göre tüp bebek konusunda Türkiye’nin iyi bir yere sahip olduğu izlenimini edindik. Konunun uzmanı olarak siz neler söyleyeceksiniz?
Türkiye’deki uygulamalar batılı örneklerle kıyaslandığında oldukça iyi düzeydedir. Bizim Almanya, Hollanda ve Fransa’dan gelen birçok hastamız var. Orada yapılmayan birçok tedavi ve araştırmanın, ülkemizde yapılabildiğini memnuniyetle görmekteyiz. Yeni tedaviler, yeni laboratuvar uygulamaları kısa zamanda adapte edilerek ülkemizde de uygulanmaya başlanılmaktadır. Özellikle bireysel hasta değerlendirmede, hastanın IVF’e hazırlanmasında ve hastaya özellikli embriyo transfer politikaları hasta başarısını artıran unsurlardır.
12/10/2009

Tüp Bebek Merkezinde görev yapan akademisyen,hekim, hemşire ve diğer görevliler:

Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu
Prof. Dr. Hulusi Bülent Zeyneloğlu
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Göğşen Önalan

Hemşireler
Deniz Öztürk Demirci
Özlem Öztoprak

Sekreter
Nazan Sultan Sarılkan

Embriyoloji Laboratuvarı görevlileri
Meral Acar
İlknur Yalçınkaya Çelik
Tülay Durak

Teknisyen
Hüsamettin Topdemir
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA