KLİNİKLER
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı
NÖROLOJİ
19 Ekim 2019, Cumartesi
Hacettepe Üniversitesi Rektörü ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tunçalp Özgen.


Kliniğinizden bahseder misiniz?
Hacettepe beyin cerrahisi 1957’de kuruldu. Hacettepe, Beyin cerrahisi alanında Türkiye’de belli başlı taşlardan biridir. Şu anda 117 yataklı dev bir beyin cerrahisi olmuştur. Bunun 11’i yoğun bakıma ait, alt branşlara ayrılmıştır. Göğsümü gere gere söylerim dünyanın neresinde ne var ise bu gün bizde de var. İnsana güven veriyor.

Akademik kadronuz nasıl ?
Beş profesör, üç yardımcı doçent, 16 da asistan var. Asistan iş yapacak adam değil. Asistan pansuman yapacak, film toplayacak, bunun için değil. Eğitim alması gerekiyor. Devlet 6 sene okutuyor. Ondan sonra bir teknisyenin yapacağı işi asistana yaptırıyorsun. Bu yanlış. Müstahdemin yapacağı işi veriyorsun. Bu kaynak israfı değil de nedir? Asistan eğitim alması gereken insandır. Ben burada yetiştim, asistanken 80 yatak 4 asistan vardı, belki de o yüzden bu kadar iyi yetiştik.

Asistanların nöbet durumu ?
İki sene gün aşırı nöbet tutulur, ondan sonra rotasyona gider. Gittiği yerin kuralına uyar. Dördüncü senenin sonunda bize gelir, o zaman seviyeye göre, kaç kişilerse üç-dört günde bir nöbet tutar. Başasistanın çalışma prensibi şudur: Sizin grubunuzda bir hasta var, o gece ameliyat olacak, nöbetçi değilsiniz. Siz kalır ameliyat yaparsınız, nöbet yok o zaman iş var. Senin sorumluluğun gece - gündüz.

Vaka profiliniz nasıl ?
Hacettepe’de her hastayı görebiliyoruz, hasta madeni diyorum ben, her şey var.

Eğitim programı nasıl ?
Klinikte Çarşamba sabahları yedide ilk toplantı başlar. Yediye kadar hastanın tüm işleri bitirilir. Sonra asistanlar, hocalar otururuz, haftalık yapılan ameliyatları konuşur, tartışırız. Kısa seminerler anlatılır. Kısa bir aradan sonra patoloji bölümü ile toplanırız, o hafta içinde yapılan ameliyatların tahlil sonuçlarını ekranda bize göstererek anlatırlar. Hastaya nasıl bir tedavi yapılacak, ne gerekiyor; bunlar da tartışılır. Endokrinle de toplantılarımız olur, tümörlerle ilgili. Bir de her hafta on-oniki arası nörolojik bilimler toplantısı olur. Yani, beyin cerrahisi, çocuk nörolojisi, büyük nörolojisi, nöro - patoloji, hepimiz salona oturur hastaları tartışırız, seminerler olur.

Yabancı dil arıyor musunuz ?
Bilimde yabancı dil olmadan olmuyor. Tercüme kitaplar var ama, takip etmek için yabancı dil gerekiyor. Her yayın tercüme etmekle olmuyor.

Altı-yedi yılını verip eğitim alıyorlar, gelecekte ücret olarak tatminkar bir branş mı ?
Açık söylüyorum, doktorlukla köşe dönülmez. Doktor olup da Boğaz’da gemileri, yalıları olmuş birini tanıyor musunuz ? Ama dürüst, saygılı doktor olursanız, iyi yaparsınız, saygı görürsünüz. Parayla açamadığınız kapıların hekimlik sayesinde size açıldığını görürsünüz. Benim için bu daha önemli.
Köşeyi dönmek anlamında değil de, genelde TUS’ta göz, kadın - doğum biraz daha tercih ediliyor. Hem kazanç iyi, hem eğitim biraz hafif, o açıdan.
Bir şey söyleyeyim. Gözünüzü ameliyat ettireceksiniz, rastgele tabelaya bakıp, girip ameliyat ettirmezsiniz. Gözlük reçetesi yazmak için göz hekimi olmak yazıktır. Bir şeyin iyisi olmak çok önemli. Ne olmak istiyorsan onu ol, ama en iyisi olmaya çalış. En iyisi olmayabilir, bazen şans, kader, kaza ama kişi kendine düşeni yapmalı. Beyin cerrahı olarak Türkiye’de çok büyük ekmek yok. Türkiye’de 450 beyin cerrahı var. Aç kalmaz ama, köşe de dönemez. Artık köşe dönme devri bitti, bir yerlere gelebilmek için yıllarca çalışacaksınız, piyango vurursa onu bilemem.

Asistanları yurt dışına gönderiyor musunuz ?
Hem evet, hem hayır. Gitmek isteyenleri, bizimle eşdeğer klinikte yer bulanları teşvik ediyoruz. Şu an bir asistan USA Seattle Washington Üniversitesi’nde asistanlık yapıyor. Orada çalışmak için bir baraj sınavı var, onu kazanmak lazım. Demek ki o da bana düşmez, kendisi geçer, ben yardımcı olurum gitmesi için. Özellikle uzman olan arkadaşları biz yolluyoruz. O da akademik misyon olacak. Doçent olmak isteyenleri mutlaka yolluyoruz, esas olarak ABD’ye.

Yurt içi - yurt dışı yayınlarınız nasıl ?
. Hacettepe Üniversitesi, kendisine en yakın yayın yapan üniversitenin iki katı yayın yapıyor. En yakın üniversite iki küsur yayın yapıyorsa, Hacettepe’de dört bindir. Bize derler ki, ‘sizin tıbbınız var ondan’. Ankara Üniversitesi’nde de, İstanbul Üniversitesi’nde de var, bu bahane değil.

Hocalarla asistan ilişkileri nasıl ?
Disiplin daima var, olmazsa olmaz. Sorumluluğu bir kişi alır, karar verir ve yapılır. Ben bir şeyi hiç kabul etmedim : Ameliyatta hocanın asistana bağırıp çağırmasını, eliyle ayağıyla fiili tecavüzde bulunmasını, hakaret etmesini. Ne böyle bir şeye muhatap oldum, ne de bulunduğum ortamda izin veririm. Bizim Hacettepe’de beyin cerrahide böyle bir şey söz konusu dahi olamaz.

İlişkiler arkadaş gibi mi ? Asistanlar çok yoğunlar, bir de eğitim açısından çok sıkıştırılıyorlar hocalar tarafından...
Eğitim açısından yoğunlar. Bir sorunları olduğu zaman yanlarındayım ben. Çok güzel asistanlık yaşadım. Sabahlara kadar şamata, gırgır. Onların içinde var ama yanımda yapamazlar, ben hoca olduğum için. Benim aldığım işaretler, içlerinde böyleler.
Ameliyatta hocalarla şakalaşmak asistanın hoşuna gider...
Ameliyat esnasında takılırız şakayla. Ama söylemek istediğim o değil. Gece yatarken sizi ıslatmak gibi, bunu hoca yapmaz değil mi ? Hocaya da kimse yapamaz. Kendi içlerinde var, top oynuyorlar mesela, idari görevden dolayı ben katılamıyorum.

Ayrılan asistan oluyor mu ?
Benim dönemimde ayrılan oranı yüzde 50 idi. Son beş senedir ayrılan yok. Demek ki bilinçli geliyorlar. Ben düşünüyorum, bilinçli gelmedim, istemeyerek de gelmedim. Bizim zamanımızda talebe hoca seçiyordu. Şimdi farklı. Beni üç branş asistan istiyordu. Ben baktım, belki biraz da Amerikalı bir hocanın etkisiyle beyin cerrahı oldum. Ayrılan bir kişi oldu, o da düşük puanla geldi, niyeti TUS’a burada hazırlanmaktı. Olmayacağını anladı ve ayrıldı. Buna izin vermiyoruz.

Size gelen asistanlarda ne özellikler ararsınız, ne istersiniz ?
Beş sene hayatı bırakacak. Yani fırsat buldukça sinemaya falan gidecekler, ama okuyacaklar. Okumadan bu meslek olmaz.

Söylemek istediğiniz başka şeyler var mı ?
Beyin cerrahı olmak isteyen arkadaşlara, hakikaten istiyorlarsa gelsinler. Havası için beyin cerrahı olayım diye gelenler de var. Bunlar gelmesin. Gerçekten istedikleri için gelsinler. Aile yaşamınızı da etkiler. Birçok kez çok şeyi iptal ettim. Göze alsınlar, öyle gelsinler. Beyin cerrahı olmak için özel yetenek gerekmez. Herkes piyano çalabilir ama Mozart olamaz. Herkes Beyin cerrahı olabilir. Ama Gazi Yaşargil olamaz.

Teşekkürler...

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/10-31/10 6. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi ENDOKRİNO... ANTA
28/10-01/11 5. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi MİKROBİYO... İZMİ
31/10-02/11 Türkiye Maternal Fetal Tıp Derneği Ultrasonografi Kursu KADIN... İSTA
30/10-03/11 63. Türkiye Milli Pediatri Kongresi PEDİATRİ KIBR
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
26/11-30/11 3. Uluslarası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi HALK SAĞLIĞI ANTA