KLİNİKLER
İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Kliniği
NÜKLEER TIP
22 Ekim 2019, Salı

Kliniklerimizi tanıttığımız köşemizin bu haftaki konuğu, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Kliniğinden Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik 

Kliniğinizin tarihçesini anlatır mısınız?

Kliniğimiz, 2008 yılında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Merkez Yerleşkesinde F Binasında, yaklaşık 700 m2’lik bir alanda sintigrafi, pozitron emisyon tomografisi/bilgisayarlı tomografi (PET/BT) görüntülemeleri ve yataklı servisi ile hizmet vermeye başlamıştır. Zaman içerisinde cihaz parkurundaki ve kullanım alanlarındaki yenilikler ve geliştirmeler ile yoğun bir şekilde dünyadaki en güncel tanı tedavi yöntemlerini kullanarak nükleer görüntüleme, radyonüklide tedavi ve ayrıca başta tiroid kanseri olmak üzere kanser hastalarına poliklinik hizmeti verilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kliniğinizde kaç yıldır asistan eğitimi veriliyor?

Kliniğimize ilk olarak 2010 yılında asistan alınmıştır. 2011 yılında iki asistan daha alınmış ve ilk uzmanımız 2014 yılında mezun olmuştur. 2019 yılı itibarıyla hâlihazırda kliniğimizde iki uzmanlık öğrencisi eğitimi devam etmektedir. 

Akademik kadronuz kaç kişiden oluşuyor?

Akademik kadromuz hâlihazırda bir profesör ve bir doçent eğitim görevlisi olmak üzere iki kişiden oluşuyor. Ancak, konusunda deneyimli ve akademik çalışma prensiplerine bağlı toplamda 12 kişilik uzman ekibiyle bütüncül bir yapıda eğitimlerimiz devam ediyor.

Yardımcı personel durumunuz nedir?

Kliniğimizde yapılan sintigrafi çekimlerinde altı, PET/BT ünitesinde altı teknisyen olmak üzere toplam 12 tekniker görev yapmaktadır. Kliniğimizde üç hemşire görev yapmaktadır. Veri giriş ve sekreterya kısmında toplam dokuz kişi, personel olarak ise dört kişi çalışmaktadır. Ayrıca, kliniğimizde iki sağlık fizikçimiz mevcut ve radyofarmasi laboratuvarımızda bir kimyagerimiz çalışıyor.

Eğitim programınızı nasıl yürütüyorsunuz?

Kliniğimizde çalışmakta olan asistanlarımızın çalışma programları iç ve dış rotasyonlar ile düzenlenmektedir. İç rotasyonlar; sıcak oda, sintigrafi, PET/BT ve tedavi ünitelerinde ve rapor değerlendirme alanlarında dönüşümlü olarak yapılmaktadır. Bunun yanı sıra, haftada iki gün teorik asistan eğitimi amaçlı seminerler, literatür gözden geçirme ve vaka sunumu şeklinde toplantılarımız olmaktadır. Dış rotasyon için ise asistanlarımızı kardiyoloji, endokrin, radyasyon onkolojisi ve radyoloji kliniklerine eğitim dönemleri boyunca göndermekteyiz.

Kliniğinizde tetkik ve tedavi amaçlı hangi cihazlar bulunuyor?

Kliniğimizde sintigrafi çekimlerinde kullanılmak üzere bir adet çift başlı gama kamera ve iki adet tek foton emisyon tomografisi/BT cihazı ile PET/BT görüntüleme için bir adet yüksek rezolüsyonlu PET/BT cihazı bulunmaktadır. Galyum-68 ve Flor-18 ile bağlı bileşikler için radyofarmasi laboratuvarımız, pulmoner ventilasyon sintigrafisi için bir adet ventilasyon ünitesi, iki adet gama prob cihazı ve ayrıca kardiyak efor ünitemiz bulunmaktadır. Radyonüklid tedavi için dört adet izole hasta yatırabildiğimiz tedavi odamız mevcut.

Yıllık hasta sayınız ortalama nedir?

Kliniğimiz; Türkiye’nin en yoğun hizmet veren nükleer tıp kliniklerinden biri olup, son bir yılda 25 binden fazla hastaya sintigrafi ve 11 bine yakın hastaya PET görüntüleme hizmeti verilmiştir. Ayrıca, 500’den fazla hastaya radyonüklid tedavi hizmeti yanında, alanımızla ilgili poliklinikler ve diğer işlemlerle ilgili yaklaşık 20 bin hastaya hizmet verilmiş olup, bu rakamlar ile İstanbul genelinde önemli bir ihtiyaç karşılanmaktadır. Radyonüklid tedavi uygulamaları açısından gerek üniversite hastanelerinin yaşadığı maddi zorluklar nedeni ile radyoaktif maddelerin temin edilememesi gerekse spesifik tedavileri yapan merkez sayısının azlığı sebebi ile İstanbul genelinde kritik ve önemli bir rol üstlenmekteyiz.

Nöbet düzenlemelerinizi nasıl yapıyorsunuz? İlk yıl bir asistan ortalama kaç nöbet tutuyor?

Asistan hekimlerimiz için nöbet uygulamamız bulunmamaktadır.

Asistan eğitiminde kullanılan çekirdek eğitim müfredatınız var mı? Nasıl uyguluyorsunuz?

Çekirdek eğitim müfredatımızda, Türkiye Nükleer Tıp Derneği’nin hazırladığı rehberleri kullanıyoruz. Ancak, kliniğimizde özellikli tedavi hizmetleri verilmesi nedeni ile alanında deneyimli ekibimizin katkılarıyla Sağlık Bilimleri Üniversitesi Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca hazırlanmış karne ve müfredata uygun bir takvim ile eğitim işlerimiz organize edilmektedir. Kliniğimizde sağlık hizmetinin verilmesi uzman hekim üzerine yapılandırılmış olup, asistan hekimlerin sağlık hizmetinde tek başına hizmet vermesi ve karar alması mümkün değildir. Asistan hekim uzmanlık öğrencisi olup, kliniğimizde “öğrenci” kimliğine uygun bir şekilde temelde eğitim alan birey niteliğinde olup, yoğun hasta yükünü omuzlayan hekim niteliğinde değerlendirilmemektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Rotasyon uygulamalarınızı nasıl yapıyorsunuz?

Dış rotasyonlarımız Tıpta Uzmanlık Kurulunun aldığı kararlar doğrultusundadır. Ancak, kardeş branş olan radyoloji konusunda asistanlarımızın eğitimi için hastanemiz radyoloji kliniği ile yakın iş birliğimiz mevcuttur. İç rotasyonumuzu da önceden bahsettiğim gibi, ağırlıklı çalışma alanlarımıza uygun olarak yapmaktayız. Kliniğimizde nükleer tıp uzmanlık eğitiminde ne yapılması ve öğrenilmesi gerekiyorsa tümünü görmek, uygulamak ve değerlendirme fırsatı asistan hekimlerimiz için mümkündür. Tam donanımlı klinik şartlarımız ile hem sık karşılaşılan hasta ve hastalıkların hem de daha az sıklıkla karşılaşılan hasta ve hastalıkların tanısal işlemlerini yapmanın yanında, önümüzdeki süreçte yaygınlığı hızla artacak radyonüklid tedavi uygulamalarının tamamı da eksiksiz bir şekilde yapılmakta olup, bu alanlarda yeterli asistan eğitiminin temini mümkün olabilmektedir.

Son bir yıldaki yurt içi ve yurt dışı yayın sayılarınız nedir?

Kliniğimiz, Türkiye’de alanında en çok yayan yayın yapan? nükleer tıp kliniklerinin başında gelmektedir. Son bir yılda SCI ve SCI-E dergilerde 16 çalışmamız yayımlanmış veya kabul edilmiştir. Hâlen değerlendirmede bulunan yedi makalemiz mevcuttur. Gerek BAP gerek TÜBİTAK destekli hazırlanan projelerimiz devam etmekte olup, alanında önemli etkileri olacak araştırma konularında çalışmalar sürdürülmektedir. Uluslararası ve ulusal toplantılarda son bir yılda 20’nin üzerinde sunum gerçekleştirilmiştir.

Kongrelere katılabiliyor musunuz?

Gerek ulusal gerekse uluslararası kongrelere çok sayıda tebliğ gönderilmesi nedeni ile aktif olarak katılmaktayız. Asistan eğitiminde kongrelerin önemli bir rolü olduğuna inanmaktayız. Bu nedenle asistanlarımızı eğitim dönemleri boyunca hemen tüm ulusal kongrelerimize ve sempozyumlara katılımları konusunda desteklemekteyiz. En az bir kez de Avrupa düzeyinde yapılan dünyanın en büyük nükleer tıp organizasyonu olan EANM Kongresi’ne katılmasını ve burada sunum yapması için gerekli alt yapıyı temin ediyoruz.

Ayrıca sizin özellikle eklemek istediğiniz, kliniğinize ait paylaşmak istediğiniz detay bir bilgi var mı?

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 60 yıllık geleneğe sahip, kadim İstanbul’da Suriçi dediğimiz gerçek İstanbul’da kurulu bir hastane olarak hizmet vermektedir. Hastanemizin geçmişten gelen halk arasında saygın bir yeri mevcuttur ve bulunduğu semte atfen Samatya Hastanesi olarak anılmaktadır. Hastanemiz köklü geleneğinin yanında, son dönemde özellikle onkoloji alanında yapmış olduğu yatırım ve çalışmalarla bugün İstanbul’da kanser hastaları için önemli bir merkez hâline gelmiştir. Gelişmiş bir nükleer tıp kliniğinin yanında, onkolojik hastalara hizmet veren tüm klinikler eksiksiz mevcuttur. Hastanemizde hemen tüm onkolojik alanlarda Nükleer Tıp Kliniği olarak bizlerin de aktif katıldığımız konseyler aracığıyla tedaviler yönlendirilmektedir. Bu sayede, özellikle onkoloji alanında multidisipliner eğitim olanağı asistanlarımız için mümkün olabilmektedir.

Aranıza yeni katılacak asistanlara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Nükleer tıp, heyecan verici gelişmelerin yaşandığı bir bilim dalı. Yirmi birinci yüzyılın nükleer tıp yüzyılı olacağını hep birlikte göreceğiz. Bu iddianın arkasında ne var derseniz, kişiselleştirilmiş tanı tedavi yöntemlerinin ve teranostik uygulamaların nükleer tıp uygulamalarında çok ciddi bir karşılığı olması derim. Nükleer tıptan bahsederken, yaklaşık 70 yıl önce başladığımız iyot-131 görüntüleme ve tedavi uygulaması ile bugün çok popüler olan teranostik kavramının temelini atmış bir bilim dalından bahsediyoruz aslında. On yıl önce bırakın tıp gündemini, aklımıza bile gelmeyecek radyoaktif maddeler aracılığıyla bugün tanı ve tedaviyi “moleküler teranostik” kavramı altında yapıyoruz. Moleküler görüntüleme bize hücrenin içinde ne olup bittiğini görme ve anlama olanağını vücut içerisine doğrudan bakarak ulaşmamıza olanak sağladı. Bu bilgi bize, aynı yolaklar üzerinden tedavi olanaklarının önünü açtı. Bu yaklaşımlar tanı ve tedavide on yıllardır süren klasik hasta yönetimini değiştirdi, değiştiriyor. Bizimle bu yolculuğa katılmak isteyen, araştırmaya ve teknolojiye meraklı genç meslektaşlarımızı, hekim ve bilim insanı olmanın keyfini birlikte yaşamak için davet ediyoruz. 

Klinikte görev alan akademik kadrodaki hocaların isimlerini yazar mısınız?

Kliniğimizde eğitim görevlisi kadrosunda benimle birlikte Doç. Dr. Nurhan Ergül hocamız görev yapmaktadır. Ayrıca, tüm uzman hekim kadromuz eğitim faaliyetlerine aktif olarak destek vermektedir.

Medimagazin ekibine teşekkürler ve iyi çalışmalar dileklerimle…

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)