Her beş dişhekiminden dördü, işi için gelecek kaygısı duyuyor
Toplumdaki saygın mesleklerden biri olarak görülen dişhekimliği alanında, hekimlerin gelecek korkusu çok yüksek çıktı. Konda’nın İstanbul Dişhekimleri Odası için yaptığı ankete göre dişhekimlerinin yüzde 78’i işine ilişkin gelecek kaygısı duyuyor. Bu oran genç dişhekimlerinde ise yüzde 93’e yükseliyor.
Her beş dişhekiminden dördü, işi için gelecek kaygısı duyuyor
31 Mayıs 2021 13:30 -

Araştırma şirketi Konda’nın İstanbul Dişhekimleri Odası (İDO) için yaptığı anket, dişhekimlerinin pandemi sürecinde yaşadığı korku ve kaygılarla, işlerinin geleceğine ilişkin düşüncelerini ortaya koydu. Ankete göre dişhekimlerinin yüzde 78’i yani her beş dişhekiminden dördü, ‘işiyle ilgili gelecek kaygısı’ duyuyor. Bu oran 29 yaş altındaki genç dişhekimlerinde ise yüzde 93’e çıkıyor. 

Araştırmaya göre dişhekimlerinin yüzde 65’i meslekte artan işsizliğin en önemli nedeni olarak dişhekimi sayısının artmasını gösteriyor. Dişhekimlerinin yüzde 78’i de devletin özel muayenehane, poliklinik ve merkezlerden SGK kapsamında dişhekimliği hizmeti alması gerektiğini söylüyor.

Yakınları ve hastaları 
için çok endişelendiler!

Anket, dişhekimlerinin pandemi sürecinde sağlıklarını kaybetme korkusu, yakınlarına ve hastalarına enfeksiyon taşıma kaygısı ve sosyal fobi gibi pek çok olumsuz duyguyu yaşadığını da ortaya koydu. 

İDO üyelerinin yüzde 91’i “Ailem veya yardımcılarıma hastalık taşıma kaygısı yaşadım” dedi. Anket katılımcılarının yüzde 77’si sağlığını kaybetme korkusu yaşarken, her 10 katılımcıdan 7’si pandemi sürecinde hastalarını çapraz enfeksiyona maruz bırakma kaygısı yaşadı. Bu süreçte gelirinin azaldığını söyleyen dişhekimlerinin oranı ise yüzde 67 olarak belirlendi. İDO üyesi dişhekimlerinin yüzde 40’ı da pandemi sürecinde sosyal fobisinin oluştuğunu dile getirdi. 

İDO Başkanı Dişhekimi Tarık İşmen:
Sonuçlar çözümün yolunu da gösteriyor

Anket sonuçlarını değerlendiren İstanbul Dişhekimleri Odası Başkanı Dişhekimi Tarık İşmen, “Pandemi sürecinden tüm toplum kesimlerinin etkilendiğini iyi biliyoruz. Ancak dişhekimlerinin yaşadıkları kaygı ve sorunlar bambaşka bir nitelik taşıyor” dedi ve bunu şöyle açıkladı: 

“Özellikle filyasyonda çalışan meslektaşlarımız pandemi sürecini çok yakıcı biçimde yaşadılar ve yaşamaya devam ediyorlar. Ancak bunun ötesinde dişhekimliği hastayla yakın çalışma koşulları nedeniyle sağlık meslek grubu içinde en riskli dallardan biri. Konda’nın kurumumuz için yaptığı araştırma bunun yarattığı ek kaygı ve korkuları çok net biçimde gösteriyor.”

İşmen, araştırmadan çıkan en çarpıcı sonuçlardan birinin de dişhekimlerinin işlerinin geleceğine ilişkin duydukları kaygının yüksekliği olduğunu belirtti ve şunları dile getirdi:

“Yüksek Öğretim Kurulu’nun meslek örgütlerine danışmadan, sağlık alanındaki koşulları ve potansiyeli dikkate almadan açtığı dişhekimliği fakülteleri, bu alandaki işsizliği özellikle de genç dişhekimleri arasındaki işsizliği artırmaktan başka bir işe yaramıyor. 1908’den 2002’ye kadar Türkiye’de bu alanda 19 fakülte vardı. 2003-2009 arasında bunlara 10 fakülte daha eklendi ve 29’a çıktı. 2009-2021 arasındaki süreçte ise bu sayı 29’dan 102’ye çıkarıldı. Şu anda Türkiye genelinde 34 bine yakın öğrenci dişhekimliği fakültelerinde öğrenim görüyor. Ülkemizde her yıl İstanbul Dişhekimleri Odası’nın toplam üye sayısına yakın, yani yaklaşık 9 bin genç bu bölümlere kaydoluyor. Genç mezunların yüzde 93’ünün gelecek kaygısı duyması bu nedenle son derece doğal hale geliyor!”

İDO Başkanı İşmen, anketin sunduğu olumsuz sonuçların çözümünün de yine anket sonuçlarında göründüğünü belirtti ve şu önerileri sundu: 

“Yükseköğretimde insan gücü planlaması yapılmalı. YÖK plansız biçimde dişhekimliği fakültesi açmaya artık son vermeli. Varolan bölümlerdeki kontenjanlar da düşürülmeli. Tüm dişhekimlerinin gelecek kaygısını azaltmak ve halkın nitelikli ağız ve diş sağlığı hizmetine ulaşımını kolaylaştırmak için politika değişikliğine de gidilmeli. Bunun için öncelikli olarak; devlet SGK kapsamında, yurttaşlarımızın özel muayenehane, poliklinikler ile merkezlerden ağız ve diş sağlığı hizmeti almasının yolunu açmalı. Sağlık hizmetlerinden alınan KDV oranı da düşürülmeli.”

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
2
1) hipokrat (uzman doktor)
19.08.2021 12:11:36
İktidar sağlık eğitim ve hukukta kalite değil kantiteyi arttırdı. Plansız programsız bir eğitim ben dedim oldu diyen bir sistem ! Ülke olarak ilerde bunun acılarını kötü bir şekilde yaşayacağız.
People
1
2) adil masum (dr)
06.06.2021 14:03:22
Her ailede 1 kişi dişci olursa,enaz 2kişi de dr. olur. bu gidişle..
People
7
3) Süzer (Dişhekimi)
02.06.2021 07:56:24
Her aileden bir birey dişhekimi olana kadar devam...on yıl sonra su an özel muayenehanede günlük 5ile 6 hasata bakabilen dişhekimleri günde tek bir diş ceker duruma gelicek...kamudada durum bu kardesim al sana en alttan maaş diye avutulacak....özel diş kliniklerindede patron abi nin emrinde asgari ücrete razı olacak...aklı olan yurtdışı nda şansını denesin..
People
4
4) ismail yetenek (dr)
01.06.2021 23:12:23
Fesüpanallah..diş hekimleri işsizlik korkusu yaşıyorsa doktorlar naapsın..Her yere bakkal dükkanı gibi tıp fakültesi açılıyor.
People
6
5) Barış (Öğrenci dt)
01.06.2021 20:43:27
Ne bekliyorlardı. Söylenenler az bile. 5 yıl sonra diş hekimi sayısı neredeyse iki katına çıkacak. Bizimle aynı nüfusa sahip Almanya'da 40 a yakın fakülte varken bizde 102. Ne yazık ki gelecekte işsiz veya kendi mesleği dışında çalışan diş hekimleri göreceğiz.
People
14
6) Mr (Dis hekimi)
01.06.2021 13:14:30
Kamuda calisan dis hekimiyim. Bu yazilanlar eksik bile. Sadece sunu belirteyim derecem 1 in 3 u ve maas diye yatan 4.400 tl . Sonrasi pesin odeme ile Yani hakettigim donersermayeden kesilen parayla bir yere kadar tamamlaniyor. O da bi imamin yada haftada bir gun bosu olan ve yarim gun calisan ogretmenin maasi kadar. Meslegin riskleri calisma kosullari belli. Nerde hak nerde adalet.
People
9
7) Dt. faruk Ö. (Dişhekimi)
01.06.2021 10:12:46
plansız ve programsız neredeyse her mahalleye birer fakülte açılırsa olacağı budur. ülkemizde ilk 500 e girecek Koç Üniversitesinden başka üniversiten bulunmuyor. Yök denetleme kurulu üyesi Prof. Dr. Bülent Arı, bir televizyon programında “Bizde de şimdi okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor. Ben daha çok cahil ve okumamış, tahsilsiz kesimin ferasetine güveniyorum bu ülkede” demişti. Daha ne bekleyeceğiz ki
People
5
8) tibbiyeli (Tabip)
31.05.2021 17:46:49
Asıl işsizlik tıp mezunlarında olacak tüm bölümler içinde (hukuk,diş,eczacılık vb) en fazla fakülte sayısı tıpta.Kontenjanda tıpta.Senelik 20 bine yakın tıp kontenjanı ve 140 yakın tıp fakültesi var açilmayada devam ediyor.Pek çok meslek odası kendi mesleklerindeki aşırı kontenjanları devlet yetkilileri büyükleri ile görüşüp azalttirdilar tabiplerinde böyle yapması lazım sadece bu işi alaya alıp goygoy yapmak en çok bu mesleği icra edecek tabibe zarar verir.Bu meslek sonuçta bizim biz ilgilenmeliyiz dolayısıyla tüm hekimlerin ve tabip odalarının da bir an önce devlet büyüklerine derdimizi anlatmamız lazım.Devlet büyükleri de ne işsiz kalacak Dr ister ne yetersiz eğitim almış Dr ister derdimizi anlatabilsek çözerler onlar
People
7
9) Tabip (Dr)
31.05.2021 17:30:17
Araştırma şirketi drlarla da yapsa anketi daha güzel olurdu.Yıllık 20 bine yakın tıp kontenjanı,140 a yakın tıp fakültesi var.şuan okuyan 100binden fazla tıp öğrencisi var.Neredeyse her yıl 10 dan fazla yeni tıp açılıyor hala.Tabi yeni acilanlarin ne kendi hastanesi var nede yeteri kadar yetkin hocasi.Asıl işsizlik tıpta olacak ayrıca pratik ve uygulama eğitimide yapılamıyor bu aşırı tıp kontenjanlariyla.haliylede doğru teşhis tanı yapılamıyor belkide sağlıkta şiddetin bir nedenide bu.neyse tabiki diş hekimliğide böyle olmamalı ama tıp daha beter tıp kontenjanı dişin 3 katı artı diş hekimliği hasta sayısı fazla bir alan ve diş estetiği de var her diş hekimi yapabilir diş estetiğini.Bizde dermaci,prec harici ne yapabilir kaç hasta basvuruyorki bazı uzmanlıkların devlet Hastanesi'nde bile 3-4 hastasi oluyor.yine bazi uzmanlıklar Avrupa ortalamasından şimdi bile fazla.hem uzman hem pratisyen hekim zaten ciddi bir gelir kaybı yaşadı.İşsizlikde artık çok uzak değil.Umarım bir tabip odası çıkar ve en azından aşırı tıp kontenjan ve aşırı tıp fakültesi durumunu dile getirir devlet büyükleriyle birlikte bu duruma dur deyip düzeltirler. En azından yeni tıp acilmasa devlet hastaneleri,şehir hastaneleri, eah'lar tıpa donusturulmese ve afiliye tıplar öğrenci almayıp sadece eah gibi olsa gene bir derece olumlu olur ama tabip odalarının ilgilenmesi lazım bu konuyla
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)