Araştırmada çarpıcı sonuç: 'Şiddet tıp fakültesinde başlıyor'
Tıp Fakültesi öğrencilerinin klinik uygulamada karşılaştığı sözel şiddet ve saldırganlığa mercek tutuldu. Yapılan araştırmada öğrenciler sözel şiddete sık sık maruz kaldıklarını ve stajda bazı durumlarda tehdit ve baskı hissettiklerini ifade etti
Araştırmada çarpıcı sonuç: 'Şiddet tıp fakültesinde başlıyor'
15 Ocak 2019 - MEDİMAGAZİN

Selçuk Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalından Yrd.Doç.Dr. Kemal Macit Hisar yaptığı araştırma çalışmasında tıp fakültesinde okuyan öğrencilere maruz kaldıkları sözel şiddeti ve şiddetin niteliğini belirleyen sorular sordu. 249 öğrenci ile yapılan çalışmada öğrencilerin yüzde 79.3’ü sözel şiddet gördüğünü, yüzde 56,5’i stajda kendilerini tehdit/baskı altında hissettiğini belirtti.

Klinik uygulamada öğrencilere “aşağılayıcı ve onur kırıcı konuşma, bağırma, tehdit etme, küçük düşürme, isim/lakap takma, asılsız söylentide bulunma, özgüveni zedeleyici iş yaptırma, dürüstlüğünü ve güvenirliğini sorgulamayı” en çok yaşatanlar katılımcılar tarafından öğretim üyeleri olarak belirtildi. Bunu asistan doktor, servis hemşiresi, hasta ve hasta yakını takip etti.

“Azarlama, bilgi ve malzeme saklamayı” öğrencilere en çok yaşatanlar ise hemşireler başta olmak üzere, öğretim üyesi, asistan, hasta ve hasta yakını olarak belirtildi.

Hekimlerin iş ortamlarında çoğunlukla sözel şiddete maruz kaldığını gösteren çalışmaların mevcut olduğunu belirten araştırma çalışması 4-6 Tıp öğrencileri sırasıyla hastanın yakını/arkadaşı, (yüzde 36) ve öğretim üyesi (yüzde 36) ve hastadan (yüzde 20), sözel şiddet görüldüğünü ortaya çıkardı.

Yapılan diğer bir çalışmada ise öğrencilerin sırasıyla; sınıf arkadaşları, hastalar, hemşireler ve doktorlardan sözel şiddet gördüğü belirtildi.

Şiddet karşısında öğrencilerin yüzde 85’lik olarak büyük bit çoğunluğu hiçbir şey yapmadığını/sustuğunu belirtti.

Klinik uygulamadaki öğrencilere öncelikle eğitimci/öğretim üyesi, asistan doktor ve servis hemşiresi, hasta ve hasta yakını tarafından sözel şiddet uyguladığı belirlendi.

Hekimin hekimden başka dostu da yok düşmanı da

Yapılan araştırmada öğrenci beyanlarına göre, bu kişilerin öğrencilere; “aşağılayıcı ve onur kırıcı konuşma, bağırma, tehdit etme, küçük düşürme, isim/lakap takma, asılsız söylentide bulunma, özgüveni zedeleyici iş yaptırma, dürüstlüğünü ve güvenirliğini sorgulama” şeklinde sözel şiddet uyguladığı belirlendi. Araştırma çalışmasına düşülen notta ise ‘hekimin hekimden başka dostu da düşmanı da yok’ sözlerini akıllara getirerek; “hekimlerin kendi meslektaşlarından daha çok şiddet gördüğünü belirten araştırmalarla benzerlik göstermektedir” denildi

Yapılan çalışmalarda şiddet karşısında “hiçbir şey yapamamanın bireyler arasında en sık kullanılan baş etme yolu olduğu belirtilen araştırmada, “öğrencilerin şiddet karşısında hiçbir şey yapmamasının nedeni ise; ne yapacağına ilişkin bilgisizlik, davranışların değişmeyeceğine ilişkin düşünce, ve klinik uygulamadan düşük not alma korkusu olabilir.” bilgisi paylaşıldı.

Çalışmada ek olarak klinik ortamlarda sözel şiddet gören öğrencilerin atılganlık düzeyinin düşük olduğu belirlenirken, katılımcıların yarıya yakını çekingen olduğu saptandı.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
6
1) Canan girgin (Hemşire)
17.01.2019 13:16:18
Halk ve çalışanlar daha fazla para kazanacak diye saldırıyor lar ben hemşireyim oğlum tıp öğrencisi bunun hırsını bile bana kustular herkes yerini haddini bilecekbu dünyada ama maalesef
People
23
2) Iksir (Saglikci)
17.01.2019 00:07:15
Çeşitli mesleklerden es dost tanıdıklarım var en ozguvensiz olanlar doktorlar. Gereksiz bilgilerle zorlastirilmis eğitim, sorgulama ezberle diyen sınavlar, hocasından hemsiresine sürekli maruz kalınan azar ve asagilanma, insani sınırları aşmış alt üst ilişkisi, insanlık dışı çalışma şartları, yemek tuvalet gibi en insanı ihtiyaçların bile saygı görmemesi, doktorsun diye her hareketini kibire yoran sindiren iletişimi bozan insanlar, hakkını alabileceği bir hukuk sisteminin olmaması, insanların kulaktan dolma internetten araştırma bilgilerle daha iyi bildiklerini düşünerek doktorun bilgisine saygı gostermemeleri, takdiri Ilahi durumlar dahil kötü giden herşeyde doktorun suclanmasi.... Sonuç fikrini söylemekten aciz, hakkını arayamayan, defansif, ozguvensiz, bıkmış doktor kitlesi
People
59
3) Hasan Akdemir (Nöroloji Uzmanı)
15.01.2019 17:37:01
Yılanın başını küçükken ezeceksin ki bir daha kafasını kaldıramasın !!! Hocasının ikide bir lafına giren, yarım yamalak bilgilerine bir şey katmak için sorular sorup rahatsızlık veren, bir şeyler görmek öğrenmek için sürekli etrafta dolaşıp asistan abi ve ablalarını huzursuz eden bu tipler preslendikten sonra güzelim sardalya kutularındaki balıklar gibi sessiz ve çaresiz olacaktır. Tüm sistemin nihayi hedefi zaten bu değil mi ?
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori