YÖK Başkanı: Türban ve öğretim üyeleri maaş artışı hakkındaki açıklamaları
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, ''üniversitelerde siyasi simge haline gelmiş giysiyle ilgili yargı kararları bulunduğunu'' belirterek, bu kararların tüm kurumları bağladığını söyledi
11 Şubat 2005 -
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, ''üniversitelerde siyasi simge haline gelmiş giysiyle ilgili yargı kararları bulunduğunu'' belirterek, bu kararların tüm kurumları bağladığını söyledi.

Teziç, ''Yargı kararlarını etkisiz hale getirebilmek için yapılacak yasal düzenlemeler de yerine göre kanuna ya da Anayasa'ya karşı hile oluşturur'' dedi.

Teziç, Rektörler Komitesi toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, son günlerde ''üniversitelerde siyasi simge haline gelmiş giysiyle ilgili ve bunun çözümü konusunda ortaya düşünceler atıldığını'' kaydetti. Teziç, bu konudaki görüşlerini geçen yıl yapılan bir toplantıda ifade ettiklerini belirtti.

''Bu konunun üniversitelerin konusu olmadığını'' vurgulayan Teziç, Anayasa Mahkemesi'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ve Danıştay'ın kararları ve içtihatları bulunduğunu ifade etti. Teziç, şöyle devam etti:

''Yargı kararları, yürütmeyi de yasama organını da Cumhurbaşkanı'nı da bütün kurumları da bağlar. Bu bağlayıcılık karşısında başka bir çözüm biçimini gündeme getirmenin, tartışmanın hiç yeri yok. Biz bu kararlara bağlıyız. Devletin organları da bunlara bağlıdır. Bunlara uymaktan başka çaremiz yok. Çözüm yolları tatmin edici olmasa bile biz öncelikle mevcut yargı kararlarının oluşturduğu çerçeveye sadık kalmak zorundayız. Onun için yasal anlamda bir çözüm önerisini de getirmek durumunda değiliz.

Bu kararları aşabilmek için, yargı kararlarını etkisiz hale getirebilmek için yapılacak yasal düzenlemeler de yerine göre ya kanuna ya da Anayasa'ya karşı hile oluşturur. Bu terimler benim kullandığım terimler değil, hukukta yerleşmiş olan kavramlarla konuşuyorum. Bu konuda bizim gündemimizde yer almayacaktır, alması da doğru değil.''

''AF''

Teziç, TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Tayyar Altıkulaç'ın bu sabah kendisini arayarak, ''öğrenci affı'' konusunda yapmayı planladıkları düzenlemeyle ilgili taslağı YÖK'e göndereceklerini söylediğini ifade etti.

YÖK olarak bu konudaki görüşlerini daha önce açıkladıklarını belirten Teziç, eğer bir düzenleme yapılacaksa bunun amacının, kapsamının ve hangi zaman dilimini kapsayacağının masaya yatırılması gerektiğini, ancak ondan sonra bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğini söylediklerini kaydetti.

Teziç, şöyle konuştu:

''Biz YÖK olarak öğrencilerin başarısızlıklarıyla ilgili olarak, yerleşik tabiriyle affa yönelecek bir düzenlemenin içinde olmaya pek sıcak bakmıyoruz. Bunun bugüne kadar alınmış sonuçları çok cüzi. Yüzde 3'ü, 4'ü geçemeyen bir ürün alınıyor.

Ayrıca, 2000 yılında çıkarılan yasa hala uygulanıyor. Kendilerine tanınan sınav hakkına karşın başarısız kaldıkları ders sayısı 3'e inen öğrenciler sınırsız olarak sınavlara girebiliyorlar. Uygulaması devam eden bir öğrenci affı yasası var. Yeni bir düzenlemeye gidilirken bu noktayı da dikkate almak lazım.'' Tayyar Altıkulaç'a bu konudaki görüşlerini yeniden anlattığını ifade eden Teziç, değerlendirmesini onlara bıraktıklarını, ''çünkü bunun siyasi bir tercih olduğunu'' söyledi. Ancak ''siyasi tercihlerin de kamu yararına olması gerektiğini'' vurgulayan Teziç, şöyle devam etti:

''Eğer bu amacın dışına taşıyorsa o zaman zaten Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirilir. Ayrıca, siyasi tercihin bu amaç dışında kullanılmaya başlanması, gelecek yıllarda da devam etmesine yol açar. Siz istediğiniz kadar 'bu son' deyin eğer siyasi anlamda bir beklenti varsa bu devam eder.'' Teziç, bu konudaki bir kanuna ''af'' denmesinin de doğru olmadığını'' kaydetti.''Öğrenciler sanki suç işlemiş gibi 'af' diye nitelendirmek olmaz'' diyen Teziç, bu ifadenin kullanılmamasını istedi.

Bir gazetecinin, ''Öğrenci affı ile ilgili düzenlemenin türban nedeniyle atılan öğrenciler için yapıldığı söyleniyor'' sözleri üzerine Teziç, şunları söyledi:

''Ben o kadar satır aralarını okuyacak kadar beceri sahibi değilim. Açık olmayan hususlarda bir değerlendirme yapmam da mümkün değil. 'Hayır biz onu kastetmedik' dendiği zaman da benim ona cevap vermem gerekir veya susmam gerekir. Böyle bir tablonun içine girilmesinde isabet yoktur. Burası Türkiye Cumhuriyeti'nin saygın bir kurumudur. Üniversitelerin özerkliği, bilim alanının özerkliği Anayasa'da hepimize tevdi edilmiş bir alandır. Çok hassas olmamız gerekiyor.'' Teziç, bütün öğretim üyelerinin ücretlerinin artırılması için teklif hazırladıklarını bildirdi.

Teziç, Rektörler Komitesi toplantısı başlamadan önce gazetecilere çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Profesör ve doçentlerin maaşlarına Bülent Ecevit hükümeti döneminde zam yapıldığını, ancak bundan araştırma görevlilerinin, okutmanların, çevirmenlerin ve uzmanların yararlanamadığını kaydeden Teziç, aradaki açığı da kapatacak ve tüm öğretim üyelerini kapsayacak şekilde yeni bir ücret artışı teklifi hazırladıklarını ifade etti.

Özellikle araştırma görevlilerinin ücretleri düşük olduğu için üniversitelerden ayrılmaya başladıklarını anlatan Teziç, ''Fidanlığımız kurumaya başladı. Bu insanlar ağır ağır üniversiteleri terkediyorlar. Bu açığı kapatmak gerekiyor'' dedi.

Teziç, bu önerilerinin ne kadarının karşılanacağını bilemediklerini kaydederek, ''Biliyorsunuz Türkiye'nin ekonomisi IMF ile bağlı gidiyor. İstek olsa bile acaba ne kadar rahat bir sonuca varılır şüphelerimiz var. Ancak biz pasif kalmadık. Bu konuda YÖK olarak hiç hareket etmiyor değiliz'' diye konuştu.

EMEKLİ ÖĞRETİM ÜYELERİNİN DURUMLARI

Teziç, emekli öğretim üyelerinin vakıf üniversitelerinde sözleşmeyle çalıştıklarında emekli maaşlarını alma konusunda sıkıntı yaşamadıklarını, ancak devlet üniversitelerinde çalışmak istediklerinde ek ders ücreti alamadıklarını anlattı. Bu sıkıntının aşılabilmesi için çalışma yürütüldüğünü kaydeden Teziç, uygulamadan, emekli öğretim üyelerinin yanı sıra öğretim elemanlarının da yararlanabilmesi yönünde düzenleme yapılacağını, konunun TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşüleceğini söyledi.

Teziç, üniversitelerdeki Güzel Sanatlar fakültelerinde görev yapan sanatçı öğretim elemanlarının durumlarının düzeltilmesine yönelik öneride bulunduklarını bildirdi.

Araştırma görevlilerinin sözleşme süresinin 3 yıl olduğunu kaydeden Teziç, bu sürenin sonunda sözleşmelerinin uzatılabilmesi için yasal düzenleme önerisinde bulunduklarını ve bunun TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu alt komisyonunda kabul edildiğini belirtti.

TÜBİTAK

''TÜBİTAK'ın hukuki durumuna'' da değinen Teziç, ''Anayasa Mahkemesi'nin ve idari mahkemelerinin aldığı kararlar karşısında TÜBİTAK'ın bugün hukuki bir zemini bulunmadığını'' kaydetti. Bütçeden TÜBİTAK'a 450 trilyon liralık araştırma bütçesi aktarıldığını ifade eden Teziç, şunları söyledi:

''450 trilyon liranın araştırma için TÜBİTAK'a aktarılması, daha doğrusu üniversitelerin de yararlanacağı bir ortamın TÜBİTAK'ta oluşturulması bazı soruları sormaya neden oluyor. Böyle bir hukuki zemin olmadığı zaman buradan yapılacak harcamalar, belki bugün için değil ama bir süre sonra hukuki ve mali sorunlar yaratabilir, sorumluluklar ortaya çıkabilir.

Ben bunu bundan önceki toplantıda açıklamıştım, ancak kararı vermekte üniversitelerin serbest olduğunu söyledim. Buyurucu bir ifade kullanmadım. Sadece tabloyu ortaya koydum. Bunu bir kez daha açıklığa kavuşturmak ihtiyacını hissettim.''

Milliyet

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
09/11-13/11 26. Ulusal Alerji ve İmmünoloji Kongresi ALLERJİK... ANTA
15/11-16/11 4. Diyabet Tedavisi Sempozyumu ENDOKRİNO... ANKA
14/11-17/11 1. Hematoloji Eğitim ve Araştırma Kongresi HEMATOLOJİ ANTA
13/11-17/11 10. Uluslararsı Katılımlı Aile Hekimliği Kongresi - AHEKON 2019 AİLE... ANTA
13/11-17/11 41. Türk Ulusal KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi KULAK-BUR... ANTA
14/11-17/11 Dudak Damak Yarıkları 6. Uluslararası Kongresi ORTOPEDİ... ANTA
14/11-17/11 HIV-AIDS Kongresi 2019 HALK SAĞLIĞI ANTA