Açılan davalar doktorların kabusu!
Doktorlar, açılan davalar ve yüklü tazminat cezaları nedeniyle mesleklerini yapamaz hale geldiklerinden yakındı.
Açılan davalar doktorların kabusu!
29 Şubat 2016 - SÖZCÜ

Doktorlar, davalar ve yüklü tazminat cezalarından dert yandı, “Bilinmezlerle dolu insan bedeninde çalışıyoruz. Bizi sadece tıp dosyalarına bakacak uzman mahkemeler yargılasın. Aksi halde riskli vakalara bakacak doktor bulunamayacak” dedi.

 

Tıbbi müdahaleden kaynaklanan uyuşmazlıklar Gediz ve Dokuz Eylül üniversitelerinin düzenlediği bilimsel sempozyumda ele alındı.

Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Sağlık Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi işbirliği yaptı. “Tıbbi Müdahaleden Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda Tüketici Hukukunun Uygulanması Sempozyumu” gerçekleştirildi.

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Faik Mümtaz Koyuncu, DEÜ Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Erdem Özkara, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Emre Gökyayla, Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Murat Atalı, DEÜ Hukuk Fakültesi’nden Doç. Dr. Serkan Ayan, Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Hasan PetekProf. Dr. Yasin Sezer ve Doç. Dr. Vural Seven ile İstanbul Barosu Sağlık Hukuk Merkezi’nden Dr. Yakup Gökhan Doğramacı konuşmacı olarak katıldı.

 Hekimlerin ve hukukçuların buluştuğu bilimsel toplantıda, hastalar ile doktorlar arasında yaşanan ihtilaflar tüm yönleriyle ele alındı. Doktorlar açılan davalar yüzünden mesleklerini yapamaz hale geldiklerinden yakındı, genel mahkemeler yerine, tıpta uzmanlaşmış ihtisas mahkemelerinde yargılanmaları gerektiğini ifade etti.

“TIP AYRI YERDE TUTULSUN”

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faik Mümtaz Koyuncu, “Yargılanmaktan ve hesap vermekten korkmuyoruz, tüketici mahkemelerinde yargılanmaktan ürküyoruz” dedi, şunları söyledi: “Bir çaydanlık üreticisi ile bir hekimin aynı mahkemede yargılanması bizleri incitiyor, güvenimizi zedeliyor. Milyarlarca hücreden oluşan insan bedeni üzerinde şifa vermeye çalışan doktorlar, ancak bu alanda uzman sağlık hukuk mahkemelerinde yargılanabilir. İş hukukunda olduğu gibi tıp dosyaları için de ihtisas mahkemeleri kurulursa kendimizi daha güvende hissederiz.”

Adli tıp uzmanı Prof. Dr. Erdem Özkara, yargılamada tıbbın ayrı bir yerde tutulması gerektiğinin önemine işaret etti.

Prof. Dr. Özkara da bilinmezlerle dolu insan vücudu üzerinde çalıştıklarına, bu durumun kesinlikle gözden kaçırılmaması gerektiğine dikkat çekti, şöyle konuştu:

“Bilmediklerimiz bildiklerimizden daha fazla. 25 yıl önce tıp öğrencisiyken bana öğretilenlerin çoğu şu an yanlış, bildiklerimiz sürekli eskiyor. Böyle muazzam ve herkeste farklı çalışan bir yapıda teşhis-tedavi işlemleri uyguluyoruz. Ne yazık ki her şeyi de önceden öngöremiyoruz, çünkü insan bedenini hala öğrenmeye çalışıyoruz. Tüm testlere rağmen tespit edemediğimiz hastalıklar olabiliyor, bundan dolayı bir hekimi nasıl sorumlu tutabiliriz? Hata yapan her meslekte olursa olsun mutlaka cezalandırılsın, ancak tıp hepsinden ayrı bir yerde tutulsun. Aksi halde hekimlik mesleği yapılamaz hale gelebilir, doktorlar riskli vakalara bakmak istemeyebilir ve tıp kitlenebilir.”

BU CEZALAR NASIL ÖDENİR?

Hem hukukçu hem de hekim olan Dr. Yakup Gökhan Doğramacı, doktorlar aleyhine çıkan yüklü tazminat cezalarının tıp mesleğine zarar verdiğine değindi. İstanbul Barosu’ndan Dr. Doğramacı en son bir hekime 4.5 milyon TL tazminat cezası verildiğini dile getirdi, “Maaşla çalışan bir doktor bu parayı nasıl ödeyebilir ve mesleğini nasıl sürdürebilir” diye sordu.

Dr. Doğramacı gibi hem hekim hem hukukçu olan Gediz Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Opr. Dr. Nazan Pedükcoşkun da tıp dosyalarına bakacak özel mahkemelerin kurulmasının önemini vurguladı.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) RKTR (Uzm)
12.04.2016 19:24:21
Tıp dosyalarına bakacak özel mahkemeler kurulsa bile, aşağıda ayrıntılı bir şekilde dile getirdiğim patolojiler düzeltilmediği sürece, korkarım olumlu bir gelişme olmayacaktır.
People
0
2) drA (dr)
11.03.2016 21:08:16
hekim davaları gırtlagımıza çökerken 12 senedir aidat ödedigim TTB nerede acaba?
People
0
3) RKTR (Uzm)
08.03.2016 19:36:10
Merak ettiğim bir husus var: Bu Malpraktis Tazminat Havuzu kimin parasıyla oluşturulacak ? Çok muhtemelen, yine hekimlerden kesilecek paralarla. Z.M.S.S. primlerine EK OLARAK kesilecek paralarla. (“Şayet havuz kurulursa, Z.M.S.S. mutlaka kalkacak !” diye bir şey duyduk mu, yazılıp çizildi mi, böyle bir öneri yapıldı mı ? Hayır. Peki, Türkiye’deki mevcut sigortacılık ortamında Z.M.S.S.’nin kolay kolay kalkması mümkün mü ? Ne yazık ki, buna da hayır.)

Dolayısıyla masraflarda yeni artışlar görünüyor. Ayrıca ben Z.M.S.S. primlerinin de mevcut düzeylerinde kalmayacağını düşünüyorum; inşallah yanılıyorumdur.

Eminim şeffaflık ilkeleri gereği, bu havuzda ne kadar para biriktiği düzenli aralıklarla kamuya açıklanacaktır. Çok büyük meblağlar birikeceğini tahmin ediyorum.

Peki bu durumda doktorlara açılacak davalar azalacak mıdır ? Aksine, daha da artacaktır. (“Evet, azalacaktır” diyen varsa, lütfen gerekçesi ile yazsın).
People
2
4) RKTR (Uzm)
07.03.2016 21:45:49
Ne kadar iyi niyetle düzenlenseler de, bu tür “Tıp Hukuku” toplantılarının somut, elle tutulur, doktorlara cidden yarayacak sonuçlar üretebildiğini söylemek çok güç. Ayrıca; dr. postinflamatuar’ın da dediği gibi, hekim peşindeki avukatların işine daha çok yaramaları dahi mümkündür.

Benim bir “Tıp Hukuku” toplantısından yarar beklemem için, 2 temel sorunu tartışmaya açmalı ve bunlara mantıklı çözüm önerileri getirmelidir (ki ben de bazı öneriler yazdım):

1. TIBBİ ŞİKAYETLERİN DOĞRUDAN MAHKEMEYE GİTMESİ. Bu engellenmelidir. Şikayet konusu olan vakada gerçekten bir tıbbi hata olma olasılığını, yani şikayetin “potansiyel haklılığını” teyid edecek ÖN-İNCELEME MEKANİZMALARI kurulmalıdır. Doğal olarak bu mekanizmalar, spesifik branş jürileri ya da kurulları şeklinde olacaktır. Bunlar; vakayla ilgili her şeyi inceleyerek, tabii doktorun olay esnasında içinde bulunduğu klinik şartları ve eğitimini de gözönüne alarak gayet doğru karar verebilirler. Tamamen haksız ya da zırva şikayetler en baştan elenmiş olur. Böylelikle açgözlü şahıslar tarafından gariban hekimlerin hayatının karartılmasına engel olunabileceği gibi, mahkemelerin yükü de azalır. Bu memleketin üniversitelerinde ve EAH’lerinde, hatta özel hastanelerde bile, hem bilgili, hem de bilimsel namusa sahip pek çok haysiyetli akademisyen ve uzman var bu tür kurullarda görev alabilecek. Yemin de edebilirler; emeklerinin karşılığı da kendilerine ödenir.

Batı bunu uyguladı ve çok iyi sonuç aldı. Dürüst akademisyen-hukukçular kaç kere sempozyumlarda belirttiler (örnek: Konuşma yaptığı her toplantıda “Ben her zaman doktorların yanındayım” diye söze başlayan ve bitiren Doçent Dr. Ümit Kocasakal): “TÜRKİYE’DE DOKTORLARA AÇILAN DAVALARIN % 80’İ HAKSIZDIR” dediler. Tıbbi şikayet ön-inceleme kurulları, işte bu haksızlıkların giderilmesinde çok olumlu bir ilk adım olacaktır.

2. MİLLİ TIP HUKUKU FORMÜLÜ ; Dünyada eşi benzeri olmayan Milli Tıp Hukuku Formülü rezilliği de mutlaka masaya yatırılmalıdır. Hemen hatırlayalım:

Seri katiller, insan kaçakçıları, pedofil sapıklar, vatan hainleri, teröristler, bileziğini almak için yaşlı kadınların gırtlağını kesen alçaklar, vs. vs.; TEK DAVA yerler: Sadece hapis alırlar. İnanılmayacak kadar kısa cezalarla kurtulanlar vardır (hatta çoğunluğu böyledir). 4 kişiyi temizleyip, sadece 6-7 sene yatanlar vardır. Ve bunların davaları 1-2 seneden fazla sürmez.

Şikayet edilen doktorlar; İKİ AYRI DAVA yerler: 3-6 SENE HAPİS + MASİF TAZMİNAT + MESLEKTEN MEN + KARİYER İMKANLARININ MAHVEDİLMESİ + EN AZ 8 SENE MAHKEMELERDE SÜRÜNEREK HAYATIN KATLEDİLMESİ …. alırlar. Kazansalar bile 10 binlerce lira avukatlık parası öderler, tıptan soğurlar, depresyona girer, itibarlarını ve öz-saygılarını kaybedebilirler. Z.M.S.S. yaptırırken de bir sürü sorun yaşarlar. Ve çoğu cidden kusurlu bile değildir.

SGK da bu felaketten nasibini alır. Zira defansif tıp patlamıştır. Memleketteki CT / MR / anjio / yazılan ilaç sayısındaki patlamaları sadece performans ile açıklamaya çalışanlar çok ciddi hata yapıyorlar. Asıl neden defansif tıp’tır. Mahkemeler ve Adli Tıp Kurumu yazılan tetkik ve ilaç miktarlarına çok dikkat ederler, sanki pek önemliymiş gibi. Keza, cennet vatanımızda ilkokul 3’ten terk, bolca sigara içmiş bir vatandaş gelip “Dün gece ögsürdüm dohtur efendi” diyerek sizden toraks CT ister de yaptırmazsanız, ve 4 ay sonra elemanda akciğer ca çıkarsa, Savcı size seve seve dava açacaktır. Bunları gördük. Amerika’da da böyle olmuş: Doktorlar avukatlardan o kadar korkmuşlar ki, istenen CT miktarları göklere vurmuş, hem de Türkiye’den çok daha pahalı olmasına rağmen.

Öte yandan, bu defansif tıp sadece SGK’yı batırıcı masraflardan ibaret değil tabii ki. Şikayet ve dava edilme korkusuyla insanlara mütemadiyen verilen tüm bu ışınların / opak maddelerin / ilaçların bir gün son derece tatsız etkileri çıkacak elbette. Amerika’da şimdi defansif CT’lerin ileride kaç tane fazladan kansere yol açacağını hesaplamaya çalışıyorlar.

Dikkat ediyorum, hiçbir “Tıp Hukuku” toplantısında bu felaketler gündeme gelmiyor. Çok doğal, Milli Tıp Hukuku Formülü meraklıları için son derece tatsız konular bunlar. Hekimlerden para ütme isteklileri de yukarıdaki önerilerimden hiç hoşlanmayacaklardır. Ama işte, uzun vadede potansiyel felaketleri önlemek için başka yol yok.
People
4
5) RKTR (Uzm)
03.03.2016 23:17:33
Şunu hiç akıldan çıkarmayın: Olumsuz sonuçlanan bir vakada, aslen kusurunuz olmasa dahi, pekala şikayet edilebilir, HATTA SUÇLU BİLE BULUNABİLİRSİNİZ. Sayısız örnek mümkündür:

• Pediatri ile ilgisiz bir branştansınız, nöbet tuttuğunuz Acil’e ÜSYE geldi, 2 gün sonra menenjit oldu, ağır sekel kaldı, menenjit pekala ÜSYE olarak başlayabilir, ama siz mahkemede hapı yutarsınız.

• K.V.C. ile ilgisiz bir branştansınız, Acil’e karın ağrısı geldi, abdominal aort anevrizmasıymış, patladı, hasta ex, mahkemede hapı yutabilirsiniz.

• Kardiyoloji ile ilgisiz bir branştansınız, Acil’e yoğun halsizlik ya da kusma ya da terlemeyle hasta geldi, sonradan MI çıktı, kardiyojenik şok, mahkemede hapı yutabilirsiniz.

• Cerrahi yaptınız, SGK’nın forse ettiği süper kalitesiz malzeme, komplikasyon oldu, hasta ex, mahkemede hapı yutabilirsiniz.

• 76 yaşında adam, ağaca çıktı, geri zekalı yakınları çıkmasına müsaade etti, ağaçtan düştü, yaralandı, tedavi ettiniz, “tetanoz aşısı oldum” dedi, yalan söyledi, 1 hafta sonra tetanoz oldu, öldü. Mahkemede hapı yuttunuz. Dalga geçmiyorum, böyle bir dava oldu cidden, ve tetanoz mikrobunun ağaçtan düşme sonucu alındığı hiçbir şekilde kanıtlanmamasına rağmen, Milli Tıp Hukuku Formülü uyarınca, doktor hapis + tazminat cezası aldı.

• Günde 100 kişi baktığınız poliklinik, mutlaka bol miktarda antibiotik ve analjezikler yazıyorsunuz, birinde Stevens-Johnson sendromu ya da anafilaktik şok gelişti, hasta ex ya da Yoğun Bakım’da bitki vaziyetinde, Savcılık’ta sorarlar: “Hastaya muhtemel yan etkiler hakkında bilgi verdin mi ?” Hayır mı, yine hapı yutabilirsiniz. Müşteki avukatının mahkemeye ilacın prospektüsünü getirmesi kafidir. Hepsinde yazar, “Stevens-Johnson yapabilir”, “Allerjik reaksiyon gelişebilir” diye.

Bunların hepsi mümkündür.

Türkiye’de tıbbi şikayetler için hiçbir ön-inceleme mekanizması ve özel mahkemeler yoktur, ve hukuk sistemi –istisnaları hariç tutarsak- hekimlere karşı son derece önyargılıdır. Dürüst ve adil olanları tenzih ederim, ama öyle Savcılar var ki, Allah düşmanımı karşılaştırmasın.

Lütfen gazetelerde ve medimagazin’de çıkan doktor dava haberlerini dikkatle okuyunuz. Göya tazminatları karşılayacak olan Z.M.S.S. poliçenizi de iyice inceleyiniz. Oradaki “tazminat ödememe şartları”na özellikle dikkat !

”Sizin zırhınızdır !” diye lanse ettikleri “Hasta Onam Formu”nun sigara kağıdı kadar koruyuculuğu olmayabileceğini de biliniz. Kapı gibi yazılı onam formu alınan 2 bel ameliyatı sonrasında gelişen komplikasyonlar için, 2 sene önce 4.5 trilyona hükmedildi mahkemelerimizde.

Bu sitede yazan değerli arkadaş dr postinflamatuar’ı özellikle takip ediniz. Tıp hukuku sempozyumlarına da katılabilir, BİZİMLE İLGİLİ NELER DÜŞÜNDÜKLERİNİ ilk elden görebilirsiniz. Bayağı korkmanız mümkündür, şaka yapmıyorum. İnternetteki hukuk sitelerine de göz atmayı ihmal etmeyin. Çok enteresan şeyler var.

People
9
6) Frankie Bellevan (Tıp Doktoru)
01.03.2016 11:45:58
Keşke bizlerin de "Ödemiyorum..Saygı da duymuyorum.." deme lüksümüz olsaydı..

Bizleri bugün bu noktalara getirenler de bu lükse sahip olanlar değil mi ?

Enkaz edebiyatı yapanlar iyi- kötü , kör-topal giden bir sistemi "Hasta Memnuniyeti" adı altında altüst ettiler..

Hasta memnuniyeti adı altında yapılanlar da sadece vatandaşlarımızın gözlerini boyamaktan ve çoğunlukla da reklam kokan uygulamalardan ibaret..
Asıl amaç sistemli bir şekilde eğitimli insanları eğitimsiz insanlara,kalabalıklara,yığınlara hedef göstermek , ezdirmek , boyun eğdirmek ve aynı zamanda haklarını arama girişimlerine de mutlaka engel olmak...
People
3
7) aydin sinal (hekim)
01.03.2016 10:11:16
Hakimler önlerine gelen bilirkisi raporlarina göre karar verirler,ihtisas mahkemesi(ne demekse) tip ihtisasi yapmis hakimlerden kurulu degilki ,onlarda adli tip,bilirkisi raporlarina,hastanin dosyasinda olan belgelere göre karar verirler.
sizlere tavsiyem,yaptiginiz en ufak bir girisimi,konsiltasyonu,telefon konusmasini v.s,hasta dosyasina dakika olarak kaydedin.eger hasta tedavinizi kabul etmiyorsa imza alin,vermiyorsa yaninizdaki saglik personelinden(sahit) imza alin.
Türkiyede bu davalar yeni oldugu icin hekimlerimiz saskinlik icinde,ama her sene artacak,ABD lerinde avukatlar hastahane koridorlarinda,polikliniklerde hasta avinda,nasil kandirip ceza acariz diye,Avrupa ,Amerikada pek cok doktor veya avukat ikinci bir tahsili tip ve hukuk yapiyorki avukatlik yapip veya bilirkisi raporu hazirlayip bu gibi davalarla zengin olmak icin.Gecen sene Almanyada hastahaneler ,doktorlar alehine 44 bin dava acilmis.Hic bir branjda bu kadar dava yok.Bana bile Türkiyeden bagzi avukatlik bürolarindan bilirkisilik yapmam icin teklif geldi!
Sorunu özetlerzet:
1.ihtisas mahkemeleri care degildir
2-hakim önündeki dosyaya ve bilirkisi raporuna göre karar verir
3-hekimlerin hasta dosyalarini en ince ayrintiya kadar doldurmalari mecburidir.
4-avukatlar,savcilar,hakimlerde kendi mesleklerini yapmaktadirlar,hekimler dokunulmaz,yargilanmaz,ceza verilmez yaratiklar degildir,evinize gelen muslukcu bile ya temiz is yapar,ya yaptigi hatayi düzeltir,yada mahkemeye düsülür-
bendeniz 3 defa mahkemeye ciktim,bu islerin ne kadar zor oldugunu bilirim.tedbirinizi önceden alin sonra isisten gecer.selamlar.not;hasta coktu,vakit yoktu,maas azdi,tazminat coktu gibi masallar mahkemede rol oynamaz.
People
6
8) postenflamatuar (uzm dr)
01.03.2016 08:42:41
sayın m. murat (dr), Doktorları özel uzmanlık mahkemelerinin bakmasını isteyen hukukçulardır. Bu toplantıyı yapan da hukukçulardır. Sİgortadan başı dönen, hekimi nasıl diri diri gömüp üzerinden saadete kavuşurum diyen ve hekimlerin bu abidik gubidik sistemle köşeye sıkıştırıldıklarını çok iyi bilen leş kargalarından başka bir şey değildir. Bunların derdi sadece paradır. Bunlar hastaları rahatlatacak sistem reformundan yana değil doktorları çok iyi mahkum edecek özel mahkemelerden yanadır.
Meslekten men gerektirecek derecede görevi ihmal varsa ona karşı değiliz. Bu milyon liralık tazminatlar nasıl ödenecek? Bu leş kargaları milyon dolarlık tazminatı nasıl kaparızın hesabında. Bizim ideolojik sığ ve siyaset şampiyonu TTB ise başka işlerle meşgul.
Biz doktorlar bu leş kargaları ile doktorları ezmekten zevk alan ve bu kanunları yapan hukukçu siyasiler arasında kaldık. Bizi bu fırtınanın içinden çıkaracak liderlik makamında duran TTB ise ideolojik kulvarda mesai harcıyor. Adamlar bu malpraktis felaketine bakmayacaksa ne işleri var TTB yönetiminde?
Kimse bize onlar seçimle başa geldi zırvasını okumasın. Hitler de seçimle geldi, halkını ve ülkesini kurtlara yem etti.
Hükümetler de bu beceriksizlerin hükümetleri zorlayacak en ufak bir etkin eylem tertip etmekten fersah fersah uzak olduklarını bildiklerinden TTB seçim sistemi kanunun ve yönetmeliklerinde en ufak bir değişikliğe gitmemektedir. Niye değişiklik yapsın ki? Böyle TTB yönetimine her hükümet kurban olur.
People
8
9) ÖMER AKPINAR (pratisyen hekim)
01.03.2016 03:37:20
sigorta hiç bir işe yaramamaktadır sigortaya güvenmenizi önermem, özellikle cerrahlara Allah ( C.C ) sabır versin işleri çok ama çok zor.
People
17
10) m. murat (dr)
29.02.2016 18:35:37
İhtisas mahkemeleri de olsa sonunda yargı sürecinin sancını çekeriz. ABD'den haberiniz yok galiba. Orada doktor yargılamak imkansızlaştı nerdeyse. Çoğu vakalar ön kurulda eleniyor. Talep ettiğiniz bu olsun. Yoksa "şu mahkeme yargılasın" da ne oluyor be!!
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
24/05-25/05 Marmara Odyoloji Günleri-2019 DİĞER İSTA
25/05-25/05 Vaskülitlere Multidisipliner Yaklaşım ROMATOLOJİ İSTA
25/05-26/05 MS'de Sağlıklı Yaşam Sempozyumu NÖROLOJİ İZMİ
30/05-31/05 5.Nadir Görülen Hastalıklar Sempozyumu NÖROLOJİ İSTA
26/05-01/06 Hastane İnfeksiyonları Eğitim Programı 2019 ACİL TIP ANTA
12/06-14/06 37. Zeynep Kamil Jineko-Patoloji Kongresi KADIN... İSTA
13/06-15/06 9. Solunum Zirvesi GÖĞÜS... ISPA