Bakan Koca: Uzmanlık sınavı ve asistanlık sürecinde reform yapacağız
TBMM'de basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Asistanlarla ilgili gelişme var mı?" sorusuna yanıt verdi. Koca, "Uzmanlık sınavı ve asistanlık süreci dahil olmak üzere reform niteliğinde bir takım yaklaşımlar içerisinde olacağımızı buradan ifade etmek istiyorum. Sınav, eğitim ve çalışma şartları dahil olmak üzere" dedi.
Bakan Koca: Uzmanlık sınavı ve asistanlık sürecinde reform yapacağız
02 Kasım 2021 17:02 - İHA Utku Şimşek

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Yerli aşı Turkovac’da Acil Kullanım Onayı (AKO) öncesindeki 3 bin gönüllü hedefindeki son durumun sorulması üzerine cevap veren Bakan Koca, “Turkovac ile ilgili Faz-3 çalışması, ayrıca iki doz Sinovac sonrası üçüncü doz dediğimiz rapel (hatırlatma dozu) çalışması yapılıyor. Bunun için ‘3 bin gönüllüye ihtiyacımız var’ demiştim. Şuan bin kişiyi bugün itibariyle geçmiş oldu. Vatandaşlarımız özellikle gönüllü olmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Okulların özellikle pandemi sebebiyle kapalı olabilme ihtimalini artık vatandaşımız düşünmemeli”

Okullarda gerçekleştirilen rastgele PCR taramasının sonuçlarının çıktığını belirten Bakan Koca, “Rastgele çalışmanın sonuçları çıktı. Biz bunu belli aralıklarla tekrarlamak istiyoruz. Yapılan taramada, toplumdan farklı olarak okul dönemindeki çocuklarda oranın çok yüksek olmadığını gördük. Bunun bazı okullarda 1.1’den 5.9’a kadar değişen oranlarda olduğunu gördük. Tedirgin olunacak bir durumun olmadığını tekrar ifade etmek istiyorum.

Özellikle bir şey ifade etmek istiyorum. Okulların özellikle pandemi sebebiyle kapalı olabilme ihtimalini artık vatandaşımız düşünmemeli. Böyle bir soru da artık sorulmamalı. Yani salgın okulların kapanma sebebi olmayacak. Tedbirler devreye girebilir. Ama okulların kapanma durumu salgın nedeniyle olamaz. Bilim Kurulu’nun da böyle bir gündemi söz konusu değil” şeklinde konuştu.

"Üçüncü doz, yarın Bilim Kurulu'nda konuşulacak maddelerden olacak"

Biontech aşılarında üçüncü doz yani hatırlatma dozunun ne zaman yapılacağının sorulması üzerine Koca, “Biontech sonrası üçüncü doz gerekli mi? Gerekiyorsa ne zaman yapılır ve kimlere yapılmalı? Yarın Bilim Kurulu’nun gündem konularından bir tanesi de bu madde olacak. Bununla ilgili ne zaman ve kimlerden başlayarak uygulanması gerektiği ile ilgili yarın tartışılır. Bununla ilgili alınacak bir karar olduğunda da Bilim Kurulu sonrasında açıklamayı yapmış oluruz” diye konuştu.

12 yaş altındaki çocuklara Covid-19 aşılarının açılıp açılmayacağının sorulması üzerine Bakan Koca, “Biz 18 yaş ve üstü vatandaşımıza aşı tanımladık. 12 yaş ve 17 yaş arası olan çocuklarımızı ise tercihe bağlı olarak tanımlamış olduk. 12 yaş altı için şuan Türkiye’de düşünmüyoruz. Önümüzdeki dönem için bir şey söylemem şuan doğru olmaz. Ama şuan için gündemimizde 12 yaş altı çocuklara aşı yapılmasının olmadığını söyleyebilirim” açıklamasında bulundu.

"SMA hastalığını önlemek için tüm Türkiye'de tarama yapacağız"

Bakan Koca, “SMA hastalığının önlenmesi için evlilik öncesi taramayı çok önemsiyoruz. Bütün Türkiye’de bu taramayı çok yakın zamanda başlıyor olacağız. Bununla ilgili de kit ihalesi başladı. Zannediyorum önümüzdeki haftalarda bitmiş olur devamında bütün Türkiye’de evlilik öncesi SMA taraması yapılıyor olacak. Buna göre nadir hastalıklar, ama özellikle SMA ile ilgili hem tanı hem tarama hem de tedavide olabilecek yaklaşımları genel anlamda planlamak üzere SMA Bilim Kurulu’nun öngörüsü ve önerisi doğrultusunda bir genel yaklaşım da sergilenecek” dedi.

"Uzmanlık sınavı ve asistanlık sürecinde reform niteliğinde yaklaşımlar içinde olacağız"

Sağlıkçı atamalarının ne zaman olacağı hakkındaki soruyu da yanıtlayan Bakan Koca, “Sayı netleşmedi, ama zannediyorum bu ay içinde, önümüzdeki birkaç hafta içinde sayı ile ilgili hangi alanlarda kaç kişinin alınacağı ile ilgili bir açıklama da yapılmış olur. Biraz daha sabredelim çok uzamayacak” ifadelerini kullandı.

Asistanlarla ilgili yeni gelişmeler olup olmayacağının sorulması üzerine cevap veren Koca, “Asistanlarımızın görev yükünün farkındayız. Önümüzdeki dönemde özellikle 4 ay sonra yapılacak olan sınav dahil olmak üzere, asistanlık yani uzmanlık sınavı ve asistanlık süreci dahil olmak üzere reform niteliğinde bir takım yaklaşımlar içerisinde olacağımızı buradan ifade etmek istiyorum. Sınav, eğitim ve çalışma şartları dahil olmak üzere” diye konuştu.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Metin Doğan (Öğretim Üyesi)
02.12.2021 15:39:11
Sayın Bakanım,
Öğrencilerimizin dershaneye gitmeden ihtiyaçlarının okulda giderilmesi anlamında çabalarınızı takdirle karşılıyorum. TUS sorularının çekirdek eğitim programına uygun hazırlanmasını eğitimde birliğin sağlanması ve kalitenin artırılması bakımından çok değerli buluyorum. “4, 5, 6'ncı sınıfta öğrencinin okulla pek ilişkisi olmaz” şeklinde bilgilendirildiğinizi görmekteyim. Fakat bu bilgi Benim Fakültem için geçerli değildir. Birçok fakültede özellikle dördüncü sınıf ve altıncı sınıfta devam konusuna dikkat ettiğini biliyorum. Hatta çocukların pratik uygulamalar adında gereğinden fazla yıpratıldığını düşünüyorum. Teorik uygulamalar yan dalları bile kapsayacak boyutta yüklü bir program içermektedir. Bu konuda sadeleştirmeye bile ihtiyaç duyulabilir diye düşünüyorum.
“… lise başarı puanı gibi okul başarı puanının mutlak ilave edilmesi…” konusuna gelince; Bizim yatay geçiş komisyonlarında gördüğümüz ve gözlediğimiz kadarıyla bazı fakülteler notu aşırı fazla veriyor, bazıları da aşırı düşük veriyor. Bu durum fakülteler arasında haksız rekabet doğuracaktır. Özellikle özel üniversitelerden bazıları avantajlı konuma geçecektir. Bazı köklü üniversiteler de ona ayak uydurmak için not yükseltme durumlarına düşecek ve eğitim kalitesi düşecektir. Üniversiteyi bitirmiş gençlerin ne istediğini, neyi ne kadar öğrenmesi gerektiğini kendilerine bırakmada fayda olduğunu düşünüyorum. Hatta TUS’ta seçtiği bölümle ilgili soruların katsayısının daha yüksek tutulması gerektiğini, o bölüme uzak branş sorularının ağırlığının azaltılması gerektiğini düşünüyorum.
Bu konuda Tıp Fakültesi Dekanlar Konseyinin de fikrinin alınmasın faydalı olacağını umuyorum.
Saygılarımla
Prof. Dr. Metin Doğan
Meram Tıp Fakültesi Dekanı
People
20
2) DR.ELVİN TANRIVERDİ (GENEL CERRAHİ)
07.11.2021 14:24:23
TUS VE UZMANLIK EĞİTİMİNDE REFORMLAR
TUS sınavı
a) 1987 yılından beri uygulanıyor
b) Temel ve Klinik Tıp Bilimlerinden oluşan çoktan seçmeli soruları içeren yazılı test ile yapılan ELEME sınavıdır
c) Birden fazla tercih yapılıyor ve tercih edilen o bölüm için en yüksek puanı alan doktor bölüme yerleştirilir
d)Bölüm seçiminde ilerde ve asistanlıktaki maddi gelir,aileye ve kendisine zaman ayıra bilmek , rahatlık, stresin nöbetlerin az olması, tedavisinin pozitif sonucunu görebildiği hastalıkla/hastalarla uğraşmak, sinirli hasta yakını ile karşılaşmamak , bölümü beğenmek gibi faktörler rol oynuyor.
e) Sınava çalışmak için bir nevi hayattan,normal yaşantıdan kopmak gerekiyor.Bu sürede hırs,nefret,kendini isbat etme,yarışda birinci olma ,kıskançlık,paranoyalarla obsesyonlarla savaşmak,kendine kapanma,sigara kahve ,antidepresan ilaç tüketimimde artma doktorların fiziksel ve ruhi sağlığına zarar verebiliyor,karakterinde değişikliğe neden olan kalıcı psikolojik büyük travmalar bırakabiliyor.
f)Sınavı kazanmak herkes tarafından kontrol edilmesi mümkün olmayan yüksek özgeven veriyor.Adaptasyon mekanizmasıylakarakterde istemsiz oluşan şiddetli ego, doktorun karşısındakı hasta yakınını,diğer çalışanları,meslektaşlarını, sinirli olmadığında fikirlerinde ve bilinçaltında, yorgun ve sinirli olduğunda hareketli ve sesli olarak ifade edilen küçümselere bile neden oluyor.şiddetli egoya bile neden oluyor.Yüksek çoğunluk sınava çalışdığı günleri bir daha yaşamak istemiyor.
g)Sınavı kazandıktan 1 sene sonra , ezberlenmiş bilgilerin %80’ni unutuluyor ve gerekli olmuyor.

1.SORU : Ortalama insan ömrü ve emekli oluncaya kadar aktif mesleki süreç göz önüne alındığında,TUS’dan sonra gerekmeyecek kullanılmayacak ve unutulacak bilgilerle doktorların beynini doldurmak ne kadar mantıklı?
2. SORU: İhtisas eğitimine yerleşmek için ELEME DEĞİL SEÇME sınavı yapılması nasıl olurdu acaba?
3.SORU: TUS sınavının formatı değiştirile bilirmi?
ÖNERİ 1: Sadece Temel bilimleri kazanmak isteğen doktorlar için her temel bölümün sadece kendisinden oluşan 120 sorulu test sınavı yapılsın.Örn,Biyokimya veya mikrobiyoloji isteyen sadece120 soruluk biyokimya veya mikrobiyoloji sınavına girsin.Bölüme başlarken kazandığı bölümün teorik bilgilerine sahip olarak başlasın.
ÖNERİ 2 : Klinik bilimler için sınav format farklı olsun.Önce Dahiliye,Pediatri,G.Cerrahi,K.Doğum,K.Stajlardan oluşan ve 3 sene geçerliliği olan çoktan seçmeli vaka içerikli 120 sorulu test sınavı yapılsın .Bu sınavı geçenler , sadece her branş için ayrıca 150 sorudan oluşan ve başka bir zaman yapılan test sınavına bırakılsın .Her doktor gerçekten sevdiyi ve kendisini özleşdirdiyi,bütünleşdirdiyi,mutlu olacağını hiss ettiği bir bölüm için sınava girsin.Örn, KVC , Beyin Cerrahisi, Plastik Cerrahi , Göz Hast. ve b. bölümü kazanmak isteyen doktor sadece istediği bölümden sınava girsin.İhtisasa başlarken de o bölüme ait teorik bilgilere sahip olsun.Asistanlıkta yapacağı pratikle hem bilgilerini pekiştirsin hem de artırsın.
ÖNERİ 3: Sınavları yine ÖSYM yapsın.
Hem Ülkenin,hem Doktorların ve hem de dersanelerin iyi geleceği için bu reform tartışılabilir.
FAYDASI:
A) Doktorlar için faydası ne olur? Doktorlar sonradan unutacağı,ihtisası sürecinde az denecek kadar gerekli olacak veya gerekmeyecek derin ve ayrıntılı mikrobiyoloji,patollji,farmakoloji,biyokimya bilgileriyle beynini dolduracağına yoracağına kazanmayı istediği ve sonra da kullanacağı,okudukca mutlu olduğu bütünleşdiği (Beyin cerrahisi,genel cerrahi,kbb ,KVC, ortopedi , k.doğum ve s gibi) klinik bilimin teorik bilgilerini edinerek ihtisasa başlar.Klinik bölümlere o bölümün kitabını okumaya ,sınavına çalışmaya ve ihtisasına başlamaya da sadece ve sadece mantığıyla,duygularıyla derin düşünerek karar vermiş,o bölüme aşık ve hertürlü zahmetine severek katlanacak olan doktorlar başlar.Bu pozitif enerji doktorların davranışlarında diğer asistanlara ,hemşirelere ve diğer sağlık çalışanlarına , hastalar ve hasta yakınlarına yansır. 5-10 sene sonra mutlu ve işinde istemsiz şekilde araştırmacı olan doktorlar ordusu yaranır.
B) Dersaneler için faydası ne olur? Dersaneler temel bilimler konu kitablarını biraz genişletir, maddi zarara uğramaz veya önce az uğrar sonra yeni kapsamlı kitap satışıyla tekrar maddi durumu nötralize eder.Her klinik bölüm için ayrıca sinav sorularını yakalayan kitaplar basılır ve her klinik bölüm için ders anlatan hocalar işe alınır.Dolayısıyla dersanelerin iş ve yayın kapasitesi genişler.



İHTİSAS EĞİTİMİ
a)Şimdiki formatda olan TUS sınavıyla kazanılan bölümde uzmanlık eğitimine başlandığında , o bölüme ait temel bilgilere sahip olan doktor sayısı çok az veya yok.Zihinsel ve fiziksel olarak zaman ayırımı gerektire bilen evlenme,Anne Baba Kardeş,arkadaş çevresi, maddi veya manevi ve s. gibi sosyal sorumluluklar ve ihtiyaçlar da göz önünde bulundurulduğunda ,çok yoğun geçen asistanlık sürecinde Textbook okumaya çok zaman olmuyor.Bilgi edinme genelde gözlemleme ile ,kıdemli asistanlardan veya hocalardan alınan pratik eğitimle oluyor.Kapsamlı Kitap okuma ya ihtisasın son senelerinde, ihtisası bitirdikden sonra ve ya doçentlik sınavına hazırlandığında zamanı oluyor.
b)Asistanlık sürecinde bir çok faktörler TUS sınavındakı süreç gibi Doktorların karakterinde psikolojisinde değişikliğe neden olacak travmatik izler bırakabiliyor.Örn,hastaların ve hasta yakınlarının kendilerini haklı olarak bulduğu [bu sağlık yönetimine bağlı ve sosyal kültürel nedenlerden kaynaklanan başka bir durum,ayrıca tartışılabilir] sıra bekleme,kötü haber alma ve s. gibi durumlar.Hocaların asistanlara,asistanların birbirine olan davranışları,tavırları.
Bunun üzerine ayda 6-10 nöbet tutmak ve yeterli uyku uyumadan dinlenmeden işe devam etmek.
c)Tüm bu stres faktörlerine fiziksel ve psikolojik travma olmadan dayanmak zordur.Adapte olmak alışmak , herhangi şikayet yapmadan ,stresi yutarak devam etmek ise (HT ve DM sessiz düşmanlara benzer) sağlık ve sosyal açıdan çok tehlikelidir.Birikmiş bu gerginlik ,stres ,kötü enerjinin iletilmesi lazım.Kültürel aktivite ve spor yapmaya zaman varsa yorgunlukdan stresden kaçınılır.[ Bu aktiviler Textbook okumayı gerektiren zamanlardan harcanıyor] . Dinlenmeye zaman veya yer yoksa ,birikmiş stres kıdemli olduğun zaman çömez asistanlara , hasta yakınlarına ,eğer evliysen ailene yansıyor.
d)Bu kadar hareketli bir kliniki asistanlık Sürecinde bir de Tez Yazımı var.Bitirme sınavındaki teorik sınava çalışmak, textbook okumakla birlikte ek olarak tez yazımına harcanan zaman ve bu sürede tezi bitirme yetiştirme stresi de asistanlık sürecini ağırlaştıran haksız ,mantıksız , faydasız taraflarından birisi.




KLİNİK İHTİSAS EĞİTİMİNDE TEZ YAZIMI

Bazı ülkelerde klinik ihtisas eğitiminde tez yazımı seçime bağlı ve tez yazımı sonrası ek PhD ünvanı da veriliyor.
Örnek 1- Almanyada klinik bölümde ihtisas eğitiminde tez yazımı yoktur.İsteğe bağlı olarak hangi doktor ek PhD yapmak ve Facharzt Urkunde dışında ek PhD ünvanı da almak isterse,ihtisas sürecinde veya sonrasında PhD eğitimi alabilir,araştırma yapa bilir,tez yaza bilir.
Örnek 2 - Rusyada klinik bölümdeki ihtisas eğitiminde mecburi olarak tez yazımı vardır ve ihtisas sonucunda hem İhtisas ünvanı , hem de PhD ünvanı veriliyor.

ÖNERİ 1 - Tez yazımı mecbur kaldırıla bilir,
ÖNERİ 2- Tez yazımı mecbur devam eder ve ek olarak PhD ünvanı da verilir
ÖNERİ 3 - “Mecburi Tez yazımı” kaldırılır ve seçime bağlı olur.İhtisasda eğitiminde yazılan ve savunulan Tez için PhD ünvanı verilir

Tez yazımı konusu da tartışılabilir.
Asistanlık eğitimi ve asistan doktorlr için Ne gibi faydası ve zararları olur?
Örneğin,Beyin cerrahisi gibi bazı ağır klinik bölümlerde(yoğunluk şehire hastaneye kadroya göre değişir) asistanlık süreci çok yoğundur.Doktorlar Cerrahi için gereksiz olacak bilgilerle doldurularak şimdiki TUS formatındaki sınavla cerrahiyi kazanıyor.

İhtisas sürecinde kısıtlı zamanlarından bulduğu ve kullanabildiği kadarıyla sıfırdan alfabe öğrenir gibi o bölümün teorisini öğrenmeğe çalışıyor [Pratik olarak el yeteneğini geliştirmek için ameliyatalara katılırmı,katılmazmı, katılırsa eğitilirmi eğitilmezmi o ayrı tartışa konusu].Bu ve bunun gibi ağır bölümlerde bazı asistanların TEZ yazmak isteği olsa bile zamanı yetmeyeceği ve aşırı tükenmek istemeyeceği için yazmaz.
Örn,Bazı hastanelerde Dermatoloji,Çocuk Psikyatrisi gibi bölümler çok yoğun olmaya bilir .Asistanın zamanı isteği varsa ,seçime bağlı TEZ yaza ve sonunda PhD ünvanını ala bilir.

SORU 1- Ağır iş rejiminde çalışan bazı bölümlerin asistanlarına mecbur olarak tez yazdırmak, onun stresini ikiye katlamak ve sonunda da PhD ünvanı bile vermemek ne kadar doğru ve mantıklı?


Sadece kıyaslama ve gözlemlerim sonucunda vardığım düşüncelerimi paylaştım.Ne kadarının kabul edilir veya edilmez olduğunu ancak ayrıntılı tartışmalar ve sosyal araştırmalar , geniş anketler sonucunda bilmek mümkündür.

Türkiyenin Sağlık Sistemi, ve bu sisteğim sütunu,direği olan Doktorları adına en faydalısnın olması dileği ile,



En doğru sonuca saygı çerçevesinde olan geniş kapsamlı tartışmalar, sosyal araştırma ve geniş anketlerle varılır.Bu durumda tabii ki her düşünceye saygı gösterilmeli veya saygısızlık edilmemeli, her fikir sabırla dinlenmelidir.
Klinik bilimler sınavı da temel bilimlerde yazdığım gibi sadece kendisine ait bilgileri içeren test sorularıyla yapılabilir.Örnek olarak 150 soru yazdım , 100 veya 120 soruluk sınav da olabilir.En doğru kararlar geniş anketler,araştırmalar ve tartışmalar sonucunda ortaya çıkar.
Reformlarda özet olarak maksat gereksiz ve sonra kullanılmayacak ezber bilgilerle doktorları yüklememek,bunun aksine asistanlık sürecinde zaman ve bilgi kazanımı açısından faydalı olacak o bölüme ait bilgilerle doktorları yüklemek faydalı ve/veya doğru ola bilir.Bu her bölüme teorik bilgilere sahip ve sadece o bölümü gerçekten seven mutlu doktorları da seçtiği için,aynı zamanda,çoğu sosyal sorunların nedeni olan anlayışsız iletişimi ve sağlık sorununa neden olan stresi de ortadan kaldırır.

Klinik bilim sınavını sadece kendi bilgilerini içeren sorularla yapmanın doğru veya yalnış,kabul edilir veya kabul edilmez , faydalı veya faydasız tarafları olur.

ZARAR

1- Klinik bilimler için sınavı örnek olarak yazdığım 100- veya 120 veya 150 soruyla yapıla bilir.Fakat bu öncelikli olarak şimdiki TUS formatını senelerdir destekleyen veya kabul eden, bundan kazanç elde eden dersaneler için çok büyük maddi zarar getireceği için , başda dersaneler olmakla herkes bu reformu baykot edecektir.
2- Fakülteden Yeni mezun olan doktorun genel klinik tıbbi bilgisinin olmaması sonraki mesleki hayatında zararlı ve tehlikeli ola bilir.

Klinik Bilimlerdr ihtisasa yerleşecek doktorlar için TUS sınavını 2 aşamalı olarak yapmanın, 1ci aşamada şimdiki TUS formatında olan 120 sorudan ve aynı soru dağılımından oluşan sınava girmesinin ve bu sınav sonucunun 3 sene geçerli olmasının bazı az zararlı,faydalı,kabul edilir,desteklenir tarafları ola bilir.

FAYDASI

1- Doktorlar ayrıntılı değil şimdiki aynı kitaplarla,tüm tus sorularıyla çalışarak geçebileceği sınava girer.Sınav için vakayı yorumlaya bilecek kadar , asistanlık hayatında ise hastayı öncelikle bir bütün olarak değerlendirmek,gerekli branşa yönlendirmek,ani acil müdahele yapmak için kullanacağı kadar Genel Kliniki Tıbbı Bilgiler kazanır.

2- Dersaneler yayınlarda değişiklik yapmaz,maddi zarara uğramaz.1ci aşama sınav için dersanenin eğitim formatı aynı kalır.2ci aşama sınav için ek olarak yeni kitaplar yazılır ve yeni hocalar işe alınır.Örn,dersanelerin Plastik Cerrahi, ortopedi ve s.kitapları basılır,her bölüm için gruplar yaratılır.Dersanelerin de maddi zararı olmayacağı veya ilk aşamada az olacağı,ama,sonradan artacağı için dersaneler ve onların destekleyeceği gruplar tarafından da belki baykot edilmez ve tartışmaya,değerlendirmeye alınır.

EK OLARAK,

1- Acil Tıp ve Aile Hekimliğinde yerlerin boş kalmaması,tercihlerin alınması ve doktorları fazla bilgilerle yüklememek adına sadece 1ci aşamanın sonucuyla doktorı SEÇMEK mümkün olabilir.Yani 2ci aşama olan 100 veya 120 veya 150 sorulu Aile hekimliği,Acil Tıp sınavına girmezler.Çünki bu iki bölüme de 2ci aşamada olan sınav uygulanırsa,yerlerin çoğu boş kalır,çoğunluk çalışmak istemez.

2- Adli Tıp bölümünde SEÇİM için , gereksiz bilgilerle doktorları yüklememek ve açılan yerlerin boş kalmaması adına sadece 2ci aşamanın sınavını yapmak mümkün olabilir.Yani doktorlar, sadece Adli Tıpdan sınava girerler.Bu şekilde de öncesinde bölümü seven,sonra işini seven , mutlu ve araştırmacı doktorlar yetiştirilir.

Şimdiki sistem basitlik, kaostan kaçmak , ek angaryadan uzaklaşmak adına şuan için kazançlı görüne bilir.Ama travmayı doktorlar ve sağlık sistemi alıyor.Sadece aydınlatmak adına ve teklif olarak paylaştığım belki de birzaman uygulana bilecek fikirlerimin önce yakın ve sonra uzak gelecek faydalı yatırımlar olduğunu düşünüyorum.Şimdiki TUS sınavı formatı sadece ezberleyib geçilecek kadar ve ÖSYM için ek yük olmayacak kadar basit görüne bilir.Fakat oluşturduğu gereksiz stresin neden olduğu sorunların sosyal boyutlarını özet olarak yazdım.

Uzmanlık Eğitiminde sorunlar ve yapılması gereken reformlar da ele alına ve tartışıla bilir.

Bu konularda yazılan,paylaşılan her fikire saygım vardır.En kötü şekilde eleştirilse bile, bu yazıyı okuyan ve bu konularda fikrini paylaşan herkese sonsuz saygılarımı ve teşekkürlerimi sunarım.





CERRAHİDE EL YETENEĞİ

Japonyada bir hastanenin cerrahi için el yeteneğini ölçmek adına yaptığı küçük ölçüde origami suşi yaptırmalarını youtubedan, izleye bilirsiniz.El yeteneğini ölçme testi mantıklıdır ve cerrahi için gerekli olduğunu düşünüyorum.Eğer sonuçları kişisel kararlara bağlı olmazsa yapılabileceğini düşünüyorum.

REFERANS
Buradaki şartlarda referansla ihtisasa yerleşmenin adaletli,disiplinli geçeceğini düşünmüyorum ve aksine haksızlığa ve kaosa neden olacağını düşünüyorum.1987’de torpili önlemek ve adaletli sistem geliştirmek adına şimdiki formatda olan TUS sınavı uygulanmaya başlanmış.

YABANCI DİL

Akademisyen olmak isteyenler için ,Doçentlik için çoğunlukla ingilizce olan Textbook ve uluslararası yayınları takib etme,okuyub anlayabilme,güncel bilgileri orijinal kaynaklarından öğrenmek adına yabancı dil bilgisinin (örn Akademik IELTS 6.5-8 seviyesinde) gerektiğini düşünüyorum.Sadece Türkçeye çevirisi yapılmış Textbookların kendisi için yeterli olacağı,meslek hayatında hiçbir zaman ingiliz,alman fransız ve o dili konuşanlarla karşılaşmayacak veya nadiren karşılaşacak(onların da yanında genelde tercümanları olur veya ihtisas sırasında veya sonra bile geliştirilen ingilizce ile bile anlaşmak mümkün olur) akademisyen olmayacak,devletde ve özel sektörde klinisyen olarak devam edecek çoğunluk doktorlar için TUS ÖNCESİ YABANCI DİL ENGELinin olmamasının daha mantıklı olduğunu düşünüyorum.Örn,talep olunacak kadar ingilizce anlatılmadığı için ,ingilizce bilmediği için, uzun yıllar yabancı dil engeline takılan ve senelerini kayb eden,sonra yabancı dili geçmiş ve TUSu kazanmış kalp damar cerrahı biliyorum.Canlı örnek üzerinde gözlemlediğim psikolojik travmalar: İngilizceye ve ingilizce konuşanlara nefret ediyor. Çoğu çalışanlar bu doktorun davranışlarını ırkçılık gibi göre bilir , fakat ben bunun sınavın neden olduğu stresden dolayı yeni oluşmuş veya yatkınlık vardısa pekişmiş travmatik karakter değişikliğine bağlı olduğunu düşünüyorum.

Saygılar
People
1
3) musa şahin (doktor)
05.11.2021 16:57:09
1-tıp egıtımımınde dzeltılemsı gerekenler sadece asıstanlık sevıyesınde degıl her yerı duzeltılmelıdır.
-tıp fakultelerının duzeltılmesı ıle baslanılmalıdır oncelıkle degerlı hocalarımızın egıtım verecek bılım ınsanlarımızın maddı kaygılarının duzeltılmesı gerekır hocalarımızın tek gorevı ogrencı asıstan yetıstırmek ve akademık calısma olmalıdır. hocalarımız bızlerın ısıgıdır akademık hocaların kalıtesı yaptıgı calısmalar olmalıdır.
-tıp fakultesı sayısının acılen azaltılmalı mevcut her branstan hocanın olması saglanmalı gereklı yeterlılıgı sağlayan unıversıtelerın ıse durumunun maddı destek verilmeli
-performans sıstemın revıze edılmeli unıversıtelerdekı performanstakı degerlendırme yapılan calısma yayınlanan yayın ve mezun edılen ogrencı ve asıstanların kalıtesı olmalıdır.
-akademık unvanlar lıyakata gore verılmelidir.
-unıvesrıteye alınan tıp fakultesı ogrencı sayısı ılk 15,000 e gıren ogrencıler arasından secılmelıdır
-tıp fakultesıne gıren ogrencılerın alacagı tum egıtımlerı eksıksız olmalı her bransı gorerek mezun olmalır.
- tıp falkultesı mezunıyetı ıcın tıpta yeterlılık sınavı gelmeli ve ogrencılerın sınavdakı basarısı unıversıtelerın basarısı olarak onları egıten ogretım gorevlılerıne maddı olarak yansıtılmalıdır
- 6 yılı bıtıren ve tıpta yeterlılık sınavını gecen ogrencı mecburı hızmet yapmamalı kadrolar ve alacakları maaslar bakanlık tarafından belırlenmelı sözlesmelı gönulluluk esasına dayanmalıdır
- tus sınavı yılda ıkı kez olmalı ve sınavı kazanan kısı asıstan dr olarak baslamalı ve maasları pratısyen hekımın maaşının %120 kadarı olmalı.
-uzmanlık egıtımınde her yıl yeterlılık sınavı merkezı olmalı ve bu sınav basarısı dırek hocasına performans olarak yansımalıdır
-tez ve calısma ıstege baglı olmalı akademık karıyer ısteyen ksıler yapmalıdır.
-yan dal egıtımı ıcın merkezı sınav ve uzmanlık sırasında yıllık aldıgı basarı hesaplanarak olmalıdır
- yan dal asıstanın aldıgı ucret özendırılmesı acısından uzman hekımın aldıgı maaşın %120 kadarı kadarı olmamalı
-nobetler ınsancıl olmalı ve sayıları uzmanların ve asıstanların kadroları buna gore belırlenmelıdır
- uzman asıstanların yan dal asıstanlarında mecburı hızmet kaldırılmalı ve gonulluluk ve sozlesmeye gore kadro verılmelıdır
- akademık kadro ıcın merkezı sınav yapılmalı yabancı dıl sartı olmalı maaşı yandal uzmanının %120 sı kadar ders ucretı tez calısması yaptığı yayınlar seklınde ılave ücretler verılmeli
- akademık unvana sahıp kısı mutlaka yayın yapmalı 5 yıl yeterlı yayın yapmayan kısının akademık unvanı dusurulmelıdır.
-docentlık gecıs sınavı merkezı olmalı ve dosyasında yeterlı yayın mutlaka olmalıdır maaası yardımcı doc ın %120 kadar olmalı ve ders ucretı tez calısması yaptığı yayınlar seklınde ılave ücretler verılmeli
-docentlıkten prof luga gecıste ana krıter yetısırılen asıtanlar verdıgı egıtımler ve yaptıgı calısmalar olmalıdır docentlıkte gecen sure olamalı aldığı ucret doc dr un %120 sı kadar olmalı ve ılave ders ucretı tez calısması yaptığı yayınlar seklınde ılave ücretler verılmeli
tum hekımlerde performans sıstemı yenıden revıze edılmeslı her brans kendı bransı ıcınde degerlendırılmelı
-hekımlerın ozluk hakları emeklılıklerı duzeltılmeli
-hekımlerın mesaı saatlerı dışında ıstege bağlı ozel muayene hakkı verılmelı
-hekıme sıddet sozlu yada fızıkı affedılmemelı ve en agır sekılde cezalandırılmalı
-gunluk hekımın baktığı hasta sayıları max sevıyelerı belırlenmelı ve fazla sayıda hasta bakılması olaganustu sartlar harıc ıstenmemelı
-hastaların sıkayet hakkı cımer ve bımer olmamalı sıakyet mercı sağlık mudurlugunde tıp etık kurulu olmalı burada on elemeden sonra unıversıte kurulunda tekrar degerlendırılmeli hekıp suçlu bulunursa dava ıcın ızın verılmeli
-Hekım malpraktıs davalarını tıp fakultesı egıtımı almış ve hukuk fakultesıne devam etmıs hakımler tarafından bakılmalı tıp fakultesı mezunu hekımlerın hukuk okuması ıcın tıp fakultesı bıtımı sonrası sınavsız hukuk fakulktesı ne gecıs hakkı tanınmalı tıbbı hakım teknık unvanı ıcın kanun duzenlenmelı
-il sağlık mudurlerının mutlaka akademik unvanı olmalı ve tıp fakultesı hastanelerı ve özel hastaneler de dahıl olmak uzere tum sağlık kurumlarını denetleme yetkısı verılmelı
-basamaklı sağlık hızmetlerıne gerı donulmelı ve sevk zıncırı tekrar kurulmalı özel hastanelere başvurularda sevk aranmamalı ancak ucretlendırılmesı tamamen sgk dan çıkarılmalıdır verdıgı hızmetın karşılığını kendısı belırlemelı ve denetımı ıse sağlık mudurluklerınde olmalıdır.
-ıl sağlık mudurluklerınde bırıncı basmak 2. Basamak ucuncu basamak ve tıp fakultesı hastanelerı ve ozel hastane temsılcılıklerı mutlaka olmalıdır
- aıle hekımlıgı sıstemıne derhal son verılmelı sağlık ocağı sıstemıne donulmelı sağlık ocaklarında tetkık tanı ve tedavı unıtelerı kurulmalıdır
-ıkıncı basamak hastaneler guclendırılmelı her branştan mutlaka bır hekım kadrosu açılmalıdır her hastane sınıflandırılmalı
-performans sıstemı hasta sayısına gore degıl nıtelıklı calısmaya gore bolum arasında degerlendırılerek verılmelıdır
-hekım Maasları nöbet ucretlerı alınan egıtımın zorluğuna ve alınan egıtımın suresıne gore yenıden revıze edılmeslıdır
-Zorunlu hekım sıgortası kaldırılmalı hekım hatalarından dolayı kaybedılen davalarda tum masrafı devlet karşılamalı ve yetersız hekım tekrar egıtıme çağrılmalıdır. Hekımlıgın sonlandırılması yada devamı tıp yüksek kurulu kurul tarafından ılgılı hocalar tarafından verılmedır.
-preklınık egıtım yapmak ısteyen tıp fakultesı mezun ogrencılerı bu tercıhlerı ozendırılmelı ve akademik calısma yapmaları desteklenmelıdır
-Tabıpler bırlıgı hekımlerın sendıkaları tekrar revıze edılmelı sıyasetten uzak hekımlerın sorunları ıcın mücadele eden bır kurum halıne getırılmelıdır.
-yapılan calısmalarda yurtdışı ödül alan her hekıme bu çalışmalarından dolayı ödüllendirilmeli Nobel ödülü alan bır akademisyene devlet nısanı verılmelı ve maddı olarak maaşı 3 katına çıkmalı ve ömür boyu yaralanmalı
People
10
4) DR.CEVDETT (CERRAH)
04.11.2021 17:31:59
TABAN PUAN NEDİR YA HU!!!!!! KALDIRIN TABAN PUANLARI KONTENJANLAR DOLSUN. BİR SÜRÜ TIP FAKÜLTEMİZ VAR. BOŞUNA AÇILMADI YA ORALAR? ÜSTELİK YÜKSEK PUAN ALAN İYİ DOKTOR OLUR DİYE BİR DURUM DA YOK. YÜKSEK PUAN ALAN KOLAY BRANŞLARI SEÇER DÜŞÜK ALAN DA ZORA TALİP OLMUŞ DEMEKTİR.
People
6
5) Uzman hekim (Tabip)
04.11.2021 00:37:45
Eskiden TUŞ ta 50 puan barajı vardı. Üniversite barajı düştüğü gibi TUS barajı da düşmüş. Yakında "ne puan alırsan al gel" diyecekler. Kesinlikle asistan eğitimi heryerde verilemez. Uzman hekimleri veya biyologları sihirli değnek yardımıyla Tip fakültesine dr öğretim üyesi yapmak yanlıştır. Bunun da sınavı merkezi olsun.
People
26
6) Dr (Dr)
03.11.2021 22:13:46
Tusa mülakat getirmeyin de. Tek torpilsiz giriş o kaldı çünkü
People
16
7) dr (dr)
03.11.2021 11:42:15
sayın dr hasan aldemir meslekdaşım
ingilizce karşılığı var:
"better the devil you know than the devil you don't"
benim ekleyeceğim bir sokak sözü
"ne olur düzeltme böyle dağınık kalsın"
People
13
8) ahmet (emekli)
03.11.2021 11:14:11
Şunlar yapılsa hastada sağlık çalışanıda rahat eder aslında;

Şiddeti önlemek için hasta personel giriş çıkıları ayrılmalı,girişte X-Ray,Güvenlik olmalı ve zorunlu olmadıkça refakatçı alınmamalı yada en fazla 1 refakatçi alınmalı.

Yılda belli sayıda ücretsiz randevu ve muayene hakkı verilmeli bunun üzerindekiler ücrete tabi olmalı.

Hastadan numune alan,bakımını yapan,tedavisini yapan özetle hastaya dokunan Hekim,Hemşire,Paramedik,Ebe,Sağlık Memuru,Sağlık Teknisyeni gibi personelin döner sermayesi ciddi manada artırılmalı.

Uzmanlık yapan hekimler branşı dışında çalıştırılmamalı ayrıca dosya tutmak,numune almak vb işler için diğer Sağlık Profesyonelleri görevlendirilmeli.

Özellikle klinik ve cerrahi branşlar olmak üzere tüm hekimlere eskisi gibi aynı zamanda özelde çalışma ve muayenehane hakkı verilmeli.Böylece varlıklı kişilerin Devlet'e başvurması azalır,sıra alma rahatlar,Uzman Hekimlerin büyük şehirlere göçü azalır.Klinik ve cerrahi branşlar TUS'ta tercih edilir hale gelir.

Tıp eğitimin kalitesi artırılmalı.Her hekim uzmanlaşacak şekilde planlanmalı.Tıp Fakültesi'ne kabul koşulu ÖSS'de ilk 50 bin'den ilk 20 bine çekilmeli.Hatta eskisi gibi ilk 10 bine çekilmeli.Zira çok değil 5-7 sene öncesine kadar zaten ilk 10 binden alırdı tıp fakülteleri öğrencilerini onlar zor kalkardı tıp eğitimin altından.Çünkü yetkin doktor olmayınca insanlar doktor doktor geziyor iyileşmek için ama iyileşemiyor.Hem bu doktorlar kendimizi ve en sevdiklerimizi emanet ettiğimiz kişiler dolayısyla nitelikli olmalı doktrolar.

Üstelik tıp eğitimi pahalı ve Devlete ciddi yük.O sebeple bunun hakkını verebilecek çok ama çok çalışmayı seven haliyle ÖSS'de çok yüksek puan alan insanlar tıp fakültelerine kabul edilmeli.Sağlık hizmeti sunumunu rahatlatmak için ise özellikle Ebe,Hemşire,Paramedik,Sağlık Memuru,Sağlık Teknisyeni gibi hekim dışı Sağlık Profesyonelleri yetiştirilmeli.
People
8
9) se (uzman dr)
03.11.2021 11:13:02
Tıp öğrencileri özellikle son sınıftakiler bu sınav sistemine göre çalıştılar. 4 ay kala sınavla ilgili reform yapmayın! Ne olur önce bu reformları deneysel olarak deneyin uygunsa genelleştirin. TUS sınavını da murdar etmeyin.
People
17
10) hasan erturk (asistan)
03.11.2021 10:23:26
köleligin kaldirilmasina ilk tepki kimden gelmis biliyor musunuz ? İlk tepki yine kolelerden gelmis demislerki ozman biz simdi kimin kolesi olacagiz? ayni hesap asistanlarin sartlarinin iyilestirilmesi teklifine ilk tepki kidemli(!)asistan kolelerden gelcektir
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)