Burası tıp fakültesi değil, fen lisesi! Dikiş atıp kan alıyorlar!
Mezun ettiği öğrencileri Türkiye'nin önde gelen üniversitelere yerleştirmesiyle dikkati çeken Gaziantep'teki bir teknoloji ve fen lisesi, tıp okumayı düşünen lise öğrencilerine sunduğu laboratuvarla onların geleceğin bilim insanları olması yönünde adımlar atıyor.
Burası tıp fakültesi değil, fen lisesi! Dikiş atıp kan alıyorlar!
15 Mayıs 2017 -

GAZİANTEP-Özel Sanko Okullarında 9. ve 10. sınıfta DNA testlerinden dikiş atıp kan almaya, bulaşıcı hastalık testlerinden, toprak analizi yapıp, DNA ve parmak izinden suçluya ulaşmaya kadar pek çok adli tıp işlemini yapmayı öğrenen öğrenciler, lise sıralarındayken ileride edinecekleri mesleğin altyapısını oluşturuyor.

Deney tüplerini ellerinden düşürmeyen öğrenciler, tıp öğrencilerinin kullandığı ve yurt dışından her öğrenciye özel olarak getirtilen kurbağalar üzerinden araştırmalar yaparken, tıp fakültelerinde kullanılan insan derisine yakın malzemelerle kaplanmış kol mankenleri üzerinde kan alıp kesiye dikiş atıyor.

Gaziantep Özel SANKO Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri, bu modern imkanlarla geleceğe hazırlanıyor.

Genetik laboratuvarı derslerine giren öğretmen Özgül Güner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, genetik laboratuvarının lise formatında 1 veya 2 okulda uygulandığını belirterek, okullarındaki gibi kapsamlı olanağın başka bir eğitim kurumunda bulunmadığını söyledi.

Laboratuvarda sadece genetik çalışmalarla ilgili deneyler veya uygulamalar yapmadıklarını anlatan Güner, şunları ifade etti:

"Böyle bir dersin müfredatı bulunmadığı için biz genelde deneylerimizi ve uygulamalarımızı yurt dışındaki üniversitelerden alıyoruz. Ekip olarak çalışarak oradaki deneyleri, dünya okullarının yaptığı deneyleri okulumuza getirip, kendi müfredatımıza entegre edip, öğrencilerimize sunuyoruz. Üniversite sınavlarında bu yaptığımız deneyler, laboratuvar çalışmaları çok çıkmasa da üniversite hayatında öğrencilerimiz için çok önemli bir uygulama. Üniversitede bazı şeylerin farkındalığını yarattığımız zaman biz öğrencilerimiz orada daha fazla ön plana çıkıp daha fazla görev alıyor ve bilimin içinde oluyorlar."

Güner, bu durumun öğrencilerinin üniversite hayatlarında öne çıkmalarını sağladığına dikkati çekerek, onları mezun olduktan sonra da takip ettiklerini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Onların mesleki donanımlarını çok iyi hazırlamakla mükellefiz. Bu tür çalışmaların şöyle bir artısı oluyor. Çocuklarımız fen teknoloji lisesinde ya mühendislikleri ya da tıp fakültelerini tercih edecekleri için mühendisliği tercih edecek çocuklar mekatronik ve robotik derslerini alırken, tıp tercih eden öğrencilerimizin de laboratuvarda altyapısını hazırlamış oluyoruz. Öncelikle DNA ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Arkasından DNA'nın aktif olarak kullanıldığı adli tıpla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Çocuklarımıza DNA ve moleküler bilgilerin yanı sıra cerrahi tıp eğitimiyle ilgili de bilgiler veriyoruz. Diseksiyon (Herhangi bir canlının iç yapısını incelemek üzere kesip açma olayı) dikiş atma, nabız, tansiyon ölçme, damar yolu açma, kan alma ve enjeksiyon gibi işlemler bunlardan bazıları. Adli tıpla ilgili katili bulma yönünde çalışmalarımız ve senaryolarımız var. Öğrencilerimize belli bir senaryo veriyoruz ve DNA'larından ve parmak izlerinden suçluyu tespit ediyorlar. Olay yerinden aldıkları toprakla ilgili çalışmalar yapıyorlar. Burada kimyayı da kullanmış oluyorlar."

Güner, okulda, çok az üniversitede bulunan son teknoloji cihazların kullanımına ilişkin de eğitim verdiklerini dile getirdi. Günere, doktor ve genetik mühendisi adayı öğrencilere akademik eğitimlerinde işlerine yarayacak proje ve araştırma yapma, makale yazma, laboratuvar çalışmaları konusunda faaliyette bulunduklarını sözlerine ekledi.

- "Doktor adayları" mutlu

Okulun 10. sınıf öğrencisi Ece Eser, haftada bir saat olan genetik laboratuvarı derslerini iple çektiğini söyledi.

İleride cerrah olmak istediğini anlatan Eser, "9'uncu, 10'uncu sınıfta yaptığımız bu çalışmalar üniversitelerde yapılıyor. Üniversitede öğreneceğim şeylerin altyapısını burada oluşturuyor, öğreniyorum. Bunları şimdiden öğrenmek ileride bize büyük kolaylık olacak." dedi.

Ecem Güney laboratuvarda kullandıkları kurbağalar ve hayvan organlarının sterilize edilmiş olarak yurt dışından getirildiğini belirterek, "Hedefim estetik cerrahi konusunda okumak. Bu nedenle diseksiyon işlemlerini çok seviyorum." diye konuştu.

Sena Bozdoğan da en sevdiği dersin genetik olduğunu dile getirerek, "Küçüklükten beri cerrahiye ilgim vardı. Okulda aldığım dersler sayesinde gelecekteki mesleğime ilgim daha da arttı." ifadelerini kullandı.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) Jane Doe (Dr)
16.05.2017 10:42:40
Doktor bilimsel çalışır ama bilimadamı değildir. Fen liselilere kötülük yapılıyor. Yazık...
People
0
2) aydin sinal (hekim)
15.05.2017 16:38:51
kan alip dikis atiyorlar hemde DNA dan anliyorlar...geriye zaten üc nalla bir at kaldi tip diplomasi icin.anlamadigim bunlar gibi kabiliyetli-bilgili ögrenciler nicin veteriner hekim olup hayvan cerrahi olmak istemezlerde,illa human medizin okuyup insan cerrahi olmak isterler? 40 yillik tecrübem veteriner okuyup hayvan cerrahi olun,hic olmasa ilerde sizi mahkelerde süründüren hastaniz olmaz.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori