Dang humması nedir? Klinik belirtiler nedir? Ayırıcı tanı ve tedavisi nasıl yapılır?
Dang, flaviviridae familyasından bir flavivirüs olan dengue virüsün neden olduğu bir viral bir hastalıktır. Hastalık dünyada önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir.
Dang humması nedir? Klinik belirtiler nedir? Ayırıcı tanı ve tedavisi nasıl yapılır?
13 Haziran 2018 -

Dangue virüsü kapan ünlü oyuncu Leyla Bilginel'in hastalanması üzerine vatandaşlar Dangue virüsü, Dang humması hastalığını araştırmaya başladı. Peki Dangue virüsü (Dang humması) nedir? Dang virüsü nasıl bulaşır? Dang humması belirtileri nelerdir?

 

Başak DOKUZOĞUZ

Turkiye Klinikleri J Inf Dis-Special Topics 2015;8(3)


Dang, flaviviridae familyasından bir flavivirüs olan dengue virüsün neden olduğu bir viral bir hastalıktır. Hastalık dünyada önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Dengue virüsün dört serotipi bulunmaktadır. Her serotiple oluşan enfeksiyon ömür boyu spesifik bağışıklık bırakır. Ancak diğer serotipler için koruyuculuk sağlamamaktadır. Tüm serotipler asemptomatik enfeksiyondan, dang ateşi (DA), şokla birlikte olan veya olmayan dang kanamalı ateşi(DKA) ve genişletilmiş dang sendromu olmak üzere geniş bir spektrumda enfeksiyon tablosu oluşturmaktadır. Dang ateşi hastaların çoğunda kendini sınırlarken bazı hastalarda plazma kaçağı ile karakterize DKA ve dang şok sendromuna (DSS) ilerler. Tanı için hastalığın erken döneminde virüs izolasyonu, nükleik asit ve antijen tarama testleri; ateşli dönemden sonra serolojik testler kullanılabilir. Tedavide kullanılabilen spesifik bir ilaç bulunmadığı için halen sadece destek tedaviden yararlanılmaktadır. DA/DKA için etkin bir aşı yoktur. Korunmada ana unsuru vektör mücadelesi oluşturmaktadır.


 

EPİDEMİYOLOJİ

Son 10 yıl içinde tüm dünyada hastalık insidansı dramatik bir artış göstermektedir. Dang, 1970 yılından önce sadece 9 ülkede görülürken 2012 yılında yapılan bir araştırmada 128 ülkede dang görüldüğü hakkında kanıt olduğu; bu ülkelerden 36’sının daha önce Dünya Sağlık Örgütü ve Amerika Hastalık Kontrol Merkezi tarafından dang görülmeyen ülke olarak tanımlandığı belirlenmiştir. Bu araştırma sonuçlarına göre 3.97 milyar insanın dang hastalığı riski altında olduğu tanımlanmaktadır. Her yıl çoğu çocuk yaklaşık 500 000 kişi ağır dang tablosuyla hastaneye yatmakta ve yaklaşık %2,5’i hayatını kaybetmektedir.

BULAŞMA

Dang virüs için esas vektör Aedes aegypti türü sivrisineğin dişisidir. Sivrisinek, enfekte kişilerden hastalık semptomlarının ortalama ilk 4-5 günlük süresince virüsü alır ve 4-10 gün sonra bulaştırmaya başlar; yaşadığı sürece bulaştırır. Diğer sivrisineklerden farklı olarak Ae. aegypti gündüz beslenir. Sabah erken saatlerde ve gün batımından hemen önce beslenmeye çıkar. Aedes albopicrus türü sivrisinekler Dang virüs için ikincil vektördür. Esas olarak Asya’da bulunan bu tür düşük ısıda yaşamaya adapte olabilmekte, bu sayede Kuzey Amerika ve Avrupa’da yayılmaktadır.

KLİNİK

Dang’in klinik tablosu geniş bir spektrum gösterir. Herhangi bir serotipin bulaşından sonra enfeksiyon asemptomatik geçebileceği gibi, kendini sınırlayan bir klinik tablo veya ölümle sonuçlanan ağır bir klinik seyir görülebilir. Dünya sağlık örgütü hastalığın klinik seyri için 1997 yılında tanımladığı “dang ateşi (DA)”, “dang kanamalı ateşi(DKA)” ve “dang şoksendromu (DSS)” sınıflamasını 2009 yılında “dang” ve “ağır dang” olarak değiştirmiştir. 8,9 Daha sonra yapılan sınıflama Tablo 1’de yer almaktadır. 4 Bu klinik sınıflamaların gerçek hayatta kullanılabilirliği halen tartışmalıdır. 10,11 Hastalığın klinik gidiş ve sonucunu önceden tahmini pek mümkün olmamaktadır. Dang Ateşi olan hastaların çoğu kendini sınırlayan, hafif-orta şiddetle bir tablo ile iyileşirken az bir kısmında ciddi trombositopeni ve vasküler permeabilite artışı ile karakterize DKA tablosu gelişir. 4,12 Hastalığın ağırlığı yaşla ilişkili olarak değişmektedir. Bebeklerde ve yaşlılarda hastalık daha ağır seyretmektedir. Özellikle dang immün anneden doğan bebeklerin primer enfeksiyonu ağır seyretmektedir. 13 Hastalığın klinik seyrinde ateş dönemi, kritik dönem ve iyileşme dönemi olmak üzere üç evre görülmektedir. Klasik dang ateşi 4-7 gün inkübasyondan sonra ani yükselen ve 40°C’ye kadar çıkan ateş, frontal başağrısı, retroorbital ağrı ile başlar. Bu sırada yaygın vücut ağrısı, myalji, artralji, başağrısı, ciltte eritem, yüzde kızarıklık vardır. Sıklıkla iştahsızlık, bulantı, kusma eşlik eder. Bazı hastalarda boğaz ağrısı, farinks ve konjonktivada hiperemi görülebilir. Bu nonspesifik bulgularla ateş dönemi 2-7 gün kadar sürer. Genellikle ateş başlangıcından birkaç gün sonra hepatomegali saptanır. Bu klinik bulgularla birlikte turnike testinin pozitif bulunması ve beyaz küre düşüşü dang ateşi için ipucu veren bulgulardır. 2,4 Tüm bu semptom ve bulgular dang ateşi ile ağır dang tablolarının ayrımında yol gösterici olmamaktadır. 14 Bu dönemde peteşi olabilir. Nadiren görülen epistaksis, hematemez, hematüri, metroraji gibi mukozal yüzeylerden kanama veya gastrointestinal kanamaların, hipotansiyon ve dolaşım yetmezliğinin eşlik ettiği, kanama diyatezi olan dang kanamalı ateşi (DKA) ve dang şok sendromundan (DSS) ayırt edilebilmesi önemlidir. Ateş dönemi sona ererken kapiler permeabilitede artış ve hematokritte yükselme olması kritik dönemin başladığını gösterir. Progresif lökopeni ve trombositlerin hızlı düşüşü ile karakterize olan ciddi kapiler kaçak görülen bu dönem 24-48 saat kadar sürer. Bunun sonunda hasta iyileşmeye başlarsa bu tablo dang ateşi olarak adlandırılır. Kritik dönemin ilk 24-48 saatini atlatan hastalarda ekstravasküler alana kaçan sıvının rezorbsiyonu 48-72 saat sürer. Tüm semptomlar gerilerken bazı hastalarda döküntü, kaşıntı görülebilir. Bu dönemde genellikle bradikardi ve elektrokargiografik değişiklikler ortaya çıkar.  

 

AYIRICI TANI

Dengue virüsün endemik olduğu bölgelerde hastalık sıklıkla chikungunya ateşi ve sıtmayla karışmaktadır. İnfluenza, diğer kanamalı ateşler, kızamık, kızamıkçık başta olmak üzere döküntü ile seyreden viral enfeksiyonlar, meningokoksemi, leptospiroz, tifo, riketsiyozlar ayrıcı tanıda değerlendirilmelidir.

TEDAVİ

Dang ateşinin spesifik tedavisi için onay almış bir ilaç bulunmamaktadır. Tedavide kullanılabilecek proteaz inhibitörleri üzerinde deneysel çalışmalar yürütülmektedir. 18 Ayrıca lovastatin ile de umut veren bir ilaç olarak çalışmalar bildirilmektedir. 19 Bu nedenle sadece destek tedaviden yararlanılmaktadır. Ağır dang ateşi ve DKA olgularında sıvı desteği tedavinin en önemli ögesidir. İyi bir destek tedavi ve bakımla mortalite %20’lerden %1’e düşürülebilmektedir. 1,20 Karaciğer fonksiyonları bozulan ağır olgularda vitamin K önerilmektedir. Pıhtılaşma mekanizmalarını ve karaciğer fonksiyonlarını bozma riski nedeniyle hastalara analjezik antipiretik, antiemetik ilaçlar ve antibiyotik verilmemelidir.

KORUNMA

A.eagypti başta olmak üzere haşere ile mücadele ve bu kapsamda bireysel önlem olarak insektisit sprey ve repellent kullanımı korunmada temel oluşturmaktadır. 1,4 Aşı çalışmalarında önemli yol kat edilmiş olmakla birlikte halen DA ve DKA için koruyucu bir aşı bulunmamaktadır. Üç farklı tetravalan canlı attenüe aşının faz II ve faz III klinik çalışmaları sürmektedir. Ayrıca subunit, DNA ve purifiye inaktif virüs aşısı olmak üzere 3 ayrı çalışma da bulunmaktadır. 1 Ayrıca Pakitan’dan DENV2 ve DENV3 serotiplerinin zarf glikoproteinleri kullanılarak aşı geliştirme çalışmaları bildirilmektedir.


 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) aydin sinal (hekim)
14.06.2018 10:36:49
anladigim kadariyla korunma ve tedavi yöntemi:"Allah korusun,Allah acil sifalar versin" baska bir imkan yok
SON HABERLER
ETİKETLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori