Dr. Ümit Aktaş'tan cevap: Fitoterapi alternatif tıp değildir
Sosyal medya adresinden 'Depresyona karşı savaşırken, haplardan değil Sarı Kantaron Kürü’nden destek almanızı öneriyorum' diyen Dr.Ümit Aktaş, gelen tepkiler üzerine yazılı açıklama yaptı
Dr. Ümit Aktaş'tan cevap: Fitoterapi alternatif tıp değildir
17 Ocak 2020 - MEDİMAGAZİN

Dr.Ümit Aktaş, sosyal medya hesabı Twitter'dan 'Depresyona karşı savaşırken, haplardan değil Sarı Kantaron Kürü’nden destek almanızı öneriyorum' diye paylaşım yapmış, takipçileri de Dr. Aktaş’ın bu açıklamasına sert tepki göstermişti.

Dr. Aktaş gelen tepkiler üzerine yazılı bir açıklama yaparak kendisine yöneltilen eleştirileri yanıtladı. Dr. Aktaş'ın ilgili açıklaması şöyle;

"Fitoterapi alternatif değildir, gerçek tıptır"

"Bugün depresyon ve sarı kantaronun gündem de yoğun yer aldığı bir gün geçirdik. Bilgi yetersizliği ve ön yargılar ile dogmaların esiri olmuş zihinler yorum yaptı. Bu nedenle sizlerle bazı verileri paylaşma ihtiyacı duydum.

Fitoterapi alanında uzmanlaşmış bir tıp doktoru olarak görevim sadece bana gelen hastalarımı iyileştirmek değil, aynı zamanda parçası olduğum toplumu sağlıklı beslenmek, sağlıklı yaşamak konularında bilinçlendirmek ve uyarmaktır. Önceliğim her zaman, hastalıklar ortaya çıkmadan önce gerekli tedbirleri almak olmuştur meslek hayatım boyunca. Önleyici hekimlik de bunu gerektirir…


Dr.Ümit Aktaş’ın tweet’ine tepki yağdı: Salla sallayabildiğin kadar


Fitoterapi nedir?  Fitoterapi bir bilimdir ve bitkilerin tedavide kullanımlarının sınırları son derece net olarak belirlenmiştir.

Modern ilaç dediğimiz kimyasal ilaçların en eskisi 100 yıllıktır. Bildiğimiz aspirin 110 yıldır piyasada. Daha önce kimyasal ilaçların hiçbiri dünya üzerinde yoktu. Sizin dedeniz de benim dedem de ilaç kullanmadan kendini iyileştirmenin bir yolunu buldu. İnsanoğlu 200 bin yıl boyunca hiç ilaç kullanmadı. O dönemlerde, bugün hor görülen bitkisel ilaçlarla tedaviler vardı. Fitoterapi geçmişimizde olan, bugün kimyasal ilaçların kalabalığı arasında unutulmuş, bilimin yeteneklerinin ve bitkilerin şifasının harika bir kombinasyonudur.

Türkiye, Fitoterapi alanında Avrupa birliğinin bilimsel otorite kurumu olan ESCOP’a (European Scientific Cooperative on Phitotherapy) üyedir. ESCOP yayınladığı monograflar ile hangi bitkinin, hangi tedavilerde nasıl kullanılacağını, etkilerini, yan etkilerini, ilaç etkileşimlerini anlatır. Tedavide kullandığımız tüm bitkilerin dozu, etken maddesi, etkileşimleri belirlenmiştir. 5 tane kitap yazdım. Tamamı bu bilimsel referanslar baz alınarak yazıldı.

Bugün, sarı kantaron depresyona iyi gelir ifadesini kullandığım için, ticaret yapmakla suçlandım. Oysaki benim sarı kantaron ilacım bile yok. Neden suçlandım, çünkü artık savunulan konudan mutlaka bir maddi fayda sağlanıyordur kuşkusu toplumumuzu kemiren bir kronik endişe halini aldı.

Birkaç rakamsal bilgi vermek istiyorum; Ülkemizde son 10 sene içinde reçete edilen antidepresan sayısı 14 milyondan, 55 milyona çıktı. Hastalıklar niye arttı? Niye bu kadar çok ilaç kullanılıyor? Niye hastalıkları tedavi edilemiyor, bu rakamlar bir pazarlama lobisi neticesi midir, yoksa gerçekten ihtiyaç mıdır? Bunu sorgulamak, yine çözümü bilimde aramak bilim insanları olarak biz doktorların görevidir.

Biliyor musunuz? Bugün tıp alanında yayınlanan bilimsel çalışmaların ve hastalıklar ile ilgili sonuçları açıklanan araştırmalarının %90’ından fazlasını ilaç firmaları finanse ediyor. Çok ilginç bir ikilem değil mi?

Sarı kantaron ve depresyon arasında ki denklem ile ilgili sözlerimin tamamen arkasındayım. Bu benim kişisel fikrim değil, arkası bilim ile sağlamlaştırılmış edinilmiş bilgimdir. Bir hekim olarak toplumu bu konuda bilinçlendirmek ise benim görevimdir.

Sarı Kantaron (Hypericum perforatum, St. John’s Worth), ESCOP Monograflarının 257 – 281. sayfaları arasında anlatılır. Kullanım endikasyonları depresyon ve duygusal dengenin desteklenmesidir. Hatta aynı zamanda Sarı Kantaron’un maserasyon yağı, harici kullanımda yara iyileşmesini hızlandırır ve mide ülserlerinde etkilidir.

Kitaplarımda, web sitem de ve pek çok videomda da defalarca anlattığım üzere, doğru miktarlarda ve bilinçli seçilmiş bitkilerin şifasından insanlığın vaz geçmemesi, hasta olmamak, sağlıklı bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmek için hayatlarının bir parçası haline getirmeleri zaruridir. Ve elbette ki defalarca belirttiğim gibi bir hastalığa çare olmak için bitkisel ya da ilaç önerisinde bulunabilmek için hastayı bizzat görmeden bir öneride bulunmak mümkün değildir.

Dogmalardan, dayatılan kodlamalardan bağımsızlaştığımız, bilimin ışığında, özgürce düşünmeye başladığımız günler bizim olsun en kısa zamanda, şifa dileğimle"

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)