İşte çocuklarına aşı yaptırmayan Savcı'nın savunması: Hekimler gerçeği söylemiyor!
Ordu’da yeni doğan ikiz bebeklerine aşı yaptırmadığı için Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından mahkemeye verilen cumhuriyet savcısı Hüseyin Ayyayla’nın hukuk zaferi, tıp dünyasında yeni bir tartışma başlattı.
İşte çocuklarına aşı yaptırmayan Savcı'nın savunması: Hekimler gerçeği söylemiyor!
23 Haziran 2015 22:38 -

 Yeni doğan çocuklara yapılan aşıların otizm hastalığını tetiklediğini iddia ederek ikiz bebeklerine aşı yaptırmayan savcı Hüseyin Ayyayla’nın 8 sayfalık savunması aşıyı tartışmalı hale getirdi.
Savcı Hüseyin Ayyayla, ABD başta olmak üzere İngiltere ve Danimarka gibi AB ülkelerinde cıvanın aşılardan çıkarıldığını, ancak Türkiye’de aşıda bulunan cıvanın otizme yol açtığını ileri süren herkesin tıp dünyası tarafından ‘aşı düşmanı’ ilan edildiğini vurguladı.

AŞIYA CIVA KONULDU, OTİZM ARTTI
1920'li yıllarda piyasaya çıkan timerosalın (cıva) 1940'lı yıllardan itibaren de aşılarda kullanılmaya başlandığını hatırlatan savcı Ayyayla, otizmin bir hastalık olarak tarif edildiği yılların, aşıların içerisine timerosal konulmaya başlandıktan hemen sonraki döneme denk geldiğine dikkat çekti.
Savcı Ayyayla, savunmasında, “Akut cıva zehirlenmesi ölüme yol açarken, kronik cıva zehirlenmesi kalp hastalığı, otizm, konuşma bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, havale gibi çok sayıda hastalığı neden olmaktadır. Bu rahatsızlıkların tamamı otizmde de görülmektedir” dedi.

“AŞI YAPILAN ÇOCUĞUN BEYİN VE SİNİR SİSTEMİ TAHRİP OLUYOR”
Savcı Hüseyin Ayyayla, savunmasında şu bilgilere yer verdi: “1980'li yılların ortalarında sadece karma (difteri-tetanos-boğmaca), çocuk felci ve kızamık aşıları uygulanıyordu ve bunlardan sadece karma aşı cıva (timerosal) içeriyordu. İki yaşına kadar 4 kez aşılanan çocuk ortalama 4x25=100 mcg timerosal alıyordu. 1990'lı yılların başında menenjit (HİB) ve sarılık (Hipatit B) aşıları da rutin aşılar arasına katıldı. Bu şekilde iki yaşındaki bir çocuğun enjeksiyon yoluyla aldığı cıva miktarı 100 mcg'den 237.5 mcg oranına yükselmiş oldu. Çoklu dozlarla yapılan karma aşılarda ise tehlike daha da büyüktür. Çünkü aşı şişesi iyice çalkalanmadı ise şişenin sonunda kalan bölümü alan çocuklardaki cıva miktarı daha da yükselmektedir. Cıva bileşiklerinin yağda erime özellikleri fazladır. Cıvadan en büyük zararı hücrelerinin büyük bölümü yağdan oluşan beyin ve sinir sistemi görmektedir. Cıva, özellikle zar yapısındaki proteinlere bağlanarak hücre zarlarının işlevlerini bozar, akıcılığı kaybolan zar sertleşerek hücrenin çabuk yaşlanmasına neden olur. Cıva, nörotübül yapısını sağlayan tubulin adlı yapıyı tahrip eder.”

“ÇOCUKLAR AŞIDAN UZAK TUTULMALI”
Savcı Ayyayla, önemli bir konuya da parmak basarak, savunmasında şu görüşlere yer verdi:
“Aşılar dışında almış olduğumuz gıdaların bir kısmı yolu ile de vücudumuza cıva girmektedir. Ağızdan alınan cıva sağlıklı gıdalar yiyen ve bağırsaktaki faydalı mikrop düzeni normal olan kişilerde kana geçmeden dışkı yolu ile dışarıya atılabilir. Buna karşılık aşılar iğne yolu ile yapıldığı için aşıların içerisinde bulunan ve aşının raf ömrünü uzatmak için kullanılan, insan sağlığı için çok büyük zararları yanında hiç bir faydası bulunmayan cıva doğrudan kana geçmektedir. Aşı olan bir bebek doğduğu günden itibaren cıva ile tanışmaktadır. Beyin gelişiminin çok hızlı olduğu hayatın ilk aylarında ağır bir metalin (cıva-alüminyum) ya da başka bir toksinin beyin üzerindeki hasarının çok daha fazla olduğu açıktır. Bu nedenle yeni doğan bebeklerin beyinleri üzerinde doğdukları andan itibaren büyük hasarlara neden olan ve içerisinde cıva (timerosal) ve alüminyum bulunan aşılardan uzak durulmalıdır.”

“GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ MİKROPLARLA AŞI HAZIRLANIYOR”
Savcı Ayyayla’nın savunmasında diğer bilgiler şöyle:
“Aşılardaki bir başka sorun da aşı mikroplarının patentlenme sorunudur. Bilindiği üzere ilaç firmaları patentleriyle para kazanırlar. Doğal bakteri ve virüslerin patentlerini ise alamazlar. Bu yüzden genetiği değiştirilmiş mikroplarla aşı hazırlarlar. Bu aşıların uzun vadeli zararları hakkında, aşı olmamızı şiddetle tavsiye eden tüm hekimler dahil hiç kimsenin yeteri kadar bilgisi yoktur. Buradan da anlaşılacağı üzere aşıların insan sağlığı üzerinde yararlarından fazla zararları ortadadır.”

“HEKİMLER GERÇEĞİ SÖYLEMİYOR”
“Ancak biraz önce ifade ettiğim gibi şiddetle çocuklarımıza aşı yapmamızı tavsiye eden hekimler, hasta hakları yönetmeliğinin 15. maddesi gereğince tüm anne-babaları çocuklarına yaptıracakları aşı ile ilgili olarak, bu aşının içerdiği maddeler ve muhtemel risklerinin ne olduğu hususlarında bilgilendirme yükümlülükleri olduğu halde, hiçbir anne-babaya aşıların içeriği ve muhtemel riskleri hakkında bilgi verilmemektedir. Aşı yaptıran her çocukla ilgili olarak döner sermayeden alınacak maddi menfaatin hesabı yapılarak anne-babaların çocuklarına zorunlu olarak aşı yaptırmaları gerektiği noktasında baskılar yapılmaktadır.”

“AŞIYA CIVA YERİNE ALÜMİNYUM KONULMASI OTİZMİ DAHA DA ARTTIRDI”
“ABD’de aşılardan timerosal (cıva) çıkarıldı. Peki yerine ne koydular dersiniz? Tabi ki cıvadan hiç de masum olmayan ağır metal içeren alüminyum, cıva yerine aşıların raf ömrünü uzatmak üzere koruyucu olarak eklenmiştir. Aşılardan timerosalin çıkarılıp bunun yerine alüminyumun konulmasından sonra otizmde herhangi bir azalma söz konusu olmamış aksine otizm hastalığı artmaya devam etmiştir. Bu durumu fırsat bilen aşı firmaları ise ‘cıva otizm yapmıyor, cıva otizme neden olsaydı aşılardan cıva çıkarıldıktan sonra otizm sona ererdi’ şeklinde yorumlar yaparak cıvanın masumiyetini ifade etmeye çalışlarsa da durum bu şekilde değildir. Aşılardaki timerosalin yerini alüminyum almış ve otizmde hiç bir gerileme olmamış aksine otizm artmaya devam etmiştir”

“KOBAY HAYVANLARIN BEYNİ TAHRİP OLDU”
“Hayvanlar üzerinde yapılan bir deney sonunda; alüminyumun 6 mitokondriyal enzimin fonksiyonlarını azalttığı tespit edilmiştir. Tek bir alüminyum enjeksiyonunun bile beyin hücrelerinde iki yıla kadar aşırı aktivasyona yol açtığı saptanmıştır. İnsan vücudundaki en önemli alüminyum kaynağı aşılardır. Alüminyumun tek bir dozunun bile beyin hücrelerinde iki yıla kadar aşırı aktivasyona yol açtığı, bununda çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (DEHAB) neden olduğu açıktır.”

“BÜYÜK OĞLUM HİPERAKTİF BOZUKLUĞUNA UĞRADI”
“Bu bağlamda 09/11/2003 doğumlu olan büyük oğlum Mahir Erdem Ayyayla 7 yaşından itibaren dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı nedeniyle yaklaşık 5 yıldır Strattera ve Rileptit isimli antidepresan iki ilaç kullanmaktadır. Birçok ailede çocuklarının çok hareketli olduğu, çocukların yerlerinde duramadıkları şikayetlerinde bulunulmaktadır. Bu şikayetlerin en önemli kaynağından birisi aşılar içerisindeki alüminyumdur.”

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
16
1) Keziban (Muhasebe )
18.01.2021 08:57:51
Bütün yorumları okumaya çalıştım. Benim tek bir sorum olucak ama gerçekten bu işi bilen biri bana dürüst cevap versin. Ben küçükken hicbir aşı yapılmadı köyde olduğum için. Tabii o zamanlar bu kadar gelişmişlik yoktu. Ası olmadan kizamik, su çiçeği l, kabakulak vs. hastalıkları atlattım. Hicbir ilaç dahi kullanmadım fakat benden 10 yıl sonra doğan ve aşıları tam olan kardeşim daha sık hastalanıyor ve çabuk atlatamıyor bunlarda bir bağlantı olabilir mi? Ve de aşısız olarak bütün hastalıkları ben atlattıysam evlâdım da atlatamaz mi ?
People
20
2) Müh. EK (Mühendis)
03.12.2020 21:26:55
drovuz uzdr hocam meraktan soruyorum siz gerçekten kendinizi ülkenin kurtarıcısı falan mı sanıyorsunuz. İşini yapan halkını düşünen başta doktorlar mı oluyor? Bu ülkede vatanı için canını fedan eden rütbeli,rütbesiz askerler, ülkenin sanayisi için gece gündüz çalışan mühendisler, esnaflar,işçiler,iş insanları. Herkesten önce sırf tıp okudun diye kendinin geldiğini düşünüyorsan çok yanılıyorsan hocam. Tıp okuyupta birbirini bıçaklayan,hastaneden ilaç alıpta bağımlı olan, hastasına tacavüz eden,sgkyı dolandıran onca haber görürken, kendinizi kansere çağre bulmuş nobel ödüllü gibi göstermek çok şaşırtıcı.
Doktorları diğer tüm insanlardan ayrı tutmanızı hiç yakıştıramadım. Umarım biraz da olsa mümessillerin pompaladığı egonuzdan kurtulup yazılanları anlarsınız!
People
86
3) furkan (Mühendis)
18.07.2020 19:34:20
Corona salgınından dolayı DSÖ ye güvenim kalmadı, dünyadaki ilaç sektörünün durumu da az çok malum bu nedenle bu durum beni bu konuyu araştırmaya itti ve araştırma yaparken bu sayfayı buldum yazıyı baştan sona okudum yetinmedim yorumları okumaya başladım. yorumların çogusunu anladığım kadarıyla doktorlar yapmışlar fakat usluplara bakıyorum orta okul seviyesindeki çocukların yapabileceği tartışmalar görüyorum, savcı bey çocuğuna aşı vurdurmamış evet desteklerim/desteklemem o kişilerin kendisine kalmış bir karardır fakat herkesin fikrine saygı duyması zoruridir. Evet sizler doktorsunuz evet bizler hasta adaylarıyız aramızdan aşı vurdurmak istemeyenler de olacaktır çünkü hepimiz bir değiliz bu durumda insanlara tepkiniz "siz de hastaneye gelmeyin o zaman - o zaman özel sigorta yaptırın - siz aşı yaptırmayın sadece biz yaptırırız" gibi cümleler olmamalı. Hani siz insanları tedavi edebilmek için altı yıl okudunuz ya heh işte o deneyimleriniz ile bir kaç bilimsel cümle yazsaydınız insanları bilinçlendirmek için bir adım daha atmış olabilirdiniz.

Eğer aşı vurdurmak istemeyen bir birey olsaydım güven sarsıcı bu yorumlar beni ikna edemezdi.
Saygılar.
People
63
4) Faruk Kutlu (Yazilim)
04.05.2020 21:04:22
Maalesef modern tıp haricinde fitoterapi, toksikoloji ve sair tıp dallarında hiçbir eğitim almadan mezun olan doktorlar bu alanlardaki çalışmalar karşısında ısrarla kafalarını kuma gömmeyi tercih ediyor.

Mesele aşı olduğunda ayni doktorlar belki cehaletlerini örtbas etmek için başımıza bilim adamı kesilip modern tıp denen ticaret kulübünün tezlerinin müdafileri ve hatta mahkum oluyor. Bu doktorların bebeklere daha ilk günlerinde vücut ağırlığına oranla 17 kat fazla alüminyum enjekte edilmesine ses çıkarmamalarının arkasındaki neden cehaletleri midir yoksa modern tıbbın müritleri olmalarının verdiği umursamazlık mıdır?
People
26
5) Anlayan Sezer (HKM)
23.01.2020 11:25:12
doğrusu bizce "hekimler gerçeği bilmiyor" olmalı. ezberci-sorgulanmayan-sorgulatılmayan tanı-tedavi protokolleri, yorgun-uykusuz geceler-geçim derdi-sosyal sorunlar vs. Bir hakim savcı dosyayı-mahkemeyi rafta 6 ay tutabilir ama ağrılı bir hastayı 6 dakika tutamazsın. zaman yok gelişmeye-geliştirmeye. fakat it ürür... Bu açıdan "masum değiliz hiçbirimiz" başımıza gelince veryansın!. Aşı olayında "abuse" var! bu gerçek. modern tıp eşittir vahşi tıp! endüstrinin güdümünde olan tıp. İkiz gebelikler plesental yetmezlik nedeniyle hep riskli, otizm (hiperaktivite) plesental yetmezlikle ilişkili ve önlenebilir duruyor. Fakat dedik ya "hekimler gerçeği bilmiyor" yoksa kadın doğum uzmanlarının çocukları otistik olmazdı.
People
18
6) suyla (öğretmen)
22.01.2020 23:21:55
Hiperativite genetiktir. büyük ihtimalle ailede birinden aktarılır (anne ya da baba veya birinci derece akrabalar ) Çoğu kez çocuk hiperaltifin hiperaktif anne veya babası vardır .Ama yetişkin hiperaktif çocuk gibi kanepede zıplamaz.
Çok çabuk yargıya varma ,düz mantıkla sonuç çıkarmak yetişkin hiperativitesinin özelliklerinden biridir
Konu hakkında bilgi alın lütfen
People
43
7) drovuz (uzdr)
20.12.2019 14:18:03
Ya kardeşim devlet sertifika neyin versin, olun doktor da kurtulalım sizden, cahillik mi desem, art niyet mi desem, kıskançlık mı desem bilemedim. Ne namussuz insanlarsınız. Doktorları öyle sanıyorsunuz ya Demek elinize fırsat geçse hepiniz öyle yapacaksınız, Doktorlarda uzaydan gelmiş dış güçler zaten, bütün işimiz sizi zehirlemek, sağlığınızı bozmak, Eğitim kalitesinin günden güne düşmesine rağmen hala ülkenin en zeki,bilgili,donanımlı ve toplumdaki genel çürümeden en az etkilenen kesimi hala doktorlar, Sizin gibilere rağmen Bu ülke gittikçe azınlığa düşseler de işini iyi yapan halkını düşünen başta doktorlar olmak üzere her meslek ve gruptan insanımızın çabalarıyla yaşıyor.
People
58
8) Esma Aslan (Hümanizm )
19.12.2019 19:35:00
Ben bu meslek grubunu doktor ve hekim diye ikiye ayırıyorum , fitoterapi eğitimi alıp insana hak ettiği onurlu davranış şekli ile yaklaşana hekim , ilaç firmalarıyla anlaşıp reçete yazanlara doktor diyorum , ALLAH İYİ İNSANLARI DOKTORLARDAN KORUSUN . . . tıbbi sekreterlik yapan herkes şunu bilsin ki karma bir gün yaptıklarınızın bedelini en ağır şekilde size odettirecek
People
41
9) aydin sinal (hekim)
19.08.2019 17:40:41
bir teklifim var; Tamam ebeveyler cocuklarina asi yaptirmasinlar,ama olusacak bir hastalik ve komplikasyonlarda bütün tedavi masraflarini kendi ceplerinden ödesinler,SSK veya diger saglik kasalari tek kurus ödemesinler,misal bir kizamik sonrasi olusacak endekarditist veya memengitis in bütün tedavi masraflarini aile kendisi karsilasin.saglik kasalarina ayrica yük olmasinlar artik evimi,arabayimi satip tedavi masrafini karsilarlar ,kendileri bilirler.
not:almanyada asi yaptirmayan cocuk ne cocuk yuvasina nede okula kabul edilir,zaten asi zorunlulugunu kabul eden kanun bu günlerde meclisin onayiyla kabul edilecek,cocuklar 18 yasina kadar devletin korumasi altindadirlar ,bu BM ler tarafindanda kabul edilir.
People
81
10) drzen (dr)
19.08.2019 15:41:47
BENGÜL GÜLHAN hanımefendiye ithafen yazıyorum: 13 yıllık bayan cerrahım. Hastamın işini görmeyecek ilaç yazmadım şimdiye kadar hastama faydası olmayacak ameliyat da yapmadım. Eczacı kalfasından duydugunuz kulaktan dolma bilgilere itibar etmeyiniz.Lütfen herkes kendi işine baksın.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)