İşte çocuklarına aşı yaptırmayan Savcı'nın savunması: Hekimler gerçeği söylemiyor!
Ordu’da yeni doğan ikiz bebeklerine aşı yaptırmadığı için Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından mahkemeye verilen cumhuriyet savcısı Hüseyin Ayyayla’nın hukuk zaferi, tıp dünyasında yeni bir tartışma başlattı.
İşte çocuklarına aşı yaptırmayan Savcı'nın savunması: Hekimler gerçeği söylemiyor!
23 Haziran 2015 -

 Yeni doğan çocuklara yapılan aşıların otizm hastalığını tetiklediğini iddia ederek ikiz bebeklerine aşı yaptırmayan savcı Hüseyin Ayyayla’nın 8 sayfalık savunması aşıyı tartışmalı hale getirdi.
Savcı Hüseyin Ayyayla, ABD başta olmak üzere İngiltere ve Danimarka gibi AB ülkelerinde cıvanın aşılardan çıkarıldığını, ancak Türkiye’de aşıda bulunan cıvanın otizme yol açtığını ileri süren herkesin tıp dünyası tarafından ‘aşı düşmanı’ ilan edildiğini vurguladı.

AŞIYA CIVA KONULDU, OTİZM ARTTI
1920'li yıllarda piyasaya çıkan timerosalın (cıva) 1940'lı yıllardan itibaren de aşılarda kullanılmaya başlandığını hatırlatan savcı Ayyayla, otizmin bir hastalık olarak tarif edildiği yılların, aşıların içerisine timerosal konulmaya başlandıktan hemen sonraki döneme denk geldiğine dikkat çekti.
Savcı Ayyayla, savunmasında, “Akut cıva zehirlenmesi ölüme yol açarken, kronik cıva zehirlenmesi kalp hastalığı, otizm, konuşma bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, havale gibi çok sayıda hastalığı neden olmaktadır. Bu rahatsızlıkların tamamı otizmde de görülmektedir” dedi.

“AŞI YAPILAN ÇOCUĞUN BEYİN VE SİNİR SİSTEMİ TAHRİP OLUYOR”
Savcı Hüseyin Ayyayla, savunmasında şu bilgilere yer verdi: “1980'li yılların ortalarında sadece karma (difteri-tetanos-boğmaca), çocuk felci ve kızamık aşıları uygulanıyordu ve bunlardan sadece karma aşı cıva (timerosal) içeriyordu. İki yaşına kadar 4 kez aşılanan çocuk ortalama 4x25=100 mcg timerosal alıyordu. 1990'lı yılların başında menenjit (HİB) ve sarılık (Hipatit B) aşıları da rutin aşılar arasına katıldı. Bu şekilde iki yaşındaki bir çocuğun enjeksiyon yoluyla aldığı cıva miktarı 100 mcg'den 237.5 mcg oranına yükselmiş oldu. Çoklu dozlarla yapılan karma aşılarda ise tehlike daha da büyüktür. Çünkü aşı şişesi iyice çalkalanmadı ise şişenin sonunda kalan bölümü alan çocuklardaki cıva miktarı daha da yükselmektedir. Cıva bileşiklerinin yağda erime özellikleri fazladır. Cıvadan en büyük zararı hücrelerinin büyük bölümü yağdan oluşan beyin ve sinir sistemi görmektedir. Cıva, özellikle zar yapısındaki proteinlere bağlanarak hücre zarlarının işlevlerini bozar, akıcılığı kaybolan zar sertleşerek hücrenin çabuk yaşlanmasına neden olur. Cıva, nörotübül yapısını sağlayan tubulin adlı yapıyı tahrip eder.”

“ÇOCUKLAR AŞIDAN UZAK TUTULMALI”
Savcı Ayyayla, önemli bir konuya da parmak basarak, savunmasında şu görüşlere yer verdi:
“Aşılar dışında almış olduğumuz gıdaların bir kısmı yolu ile de vücudumuza cıva girmektedir. Ağızdan alınan cıva sağlıklı gıdalar yiyen ve bağırsaktaki faydalı mikrop düzeni normal olan kişilerde kana geçmeden dışkı yolu ile dışarıya atılabilir. Buna karşılık aşılar iğne yolu ile yapıldığı için aşıların içerisinde bulunan ve aşının raf ömrünü uzatmak için kullanılan, insan sağlığı için çok büyük zararları yanında hiç bir faydası bulunmayan cıva doğrudan kana geçmektedir. Aşı olan bir bebek doğduğu günden itibaren cıva ile tanışmaktadır. Beyin gelişiminin çok hızlı olduğu hayatın ilk aylarında ağır bir metalin (cıva-alüminyum) ya da başka bir toksinin beyin üzerindeki hasarının çok daha fazla olduğu açıktır. Bu nedenle yeni doğan bebeklerin beyinleri üzerinde doğdukları andan itibaren büyük hasarlara neden olan ve içerisinde cıva (timerosal) ve alüminyum bulunan aşılardan uzak durulmalıdır.”

“GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ MİKROPLARLA AŞI HAZIRLANIYOR”
Savcı Ayyayla’nın savunmasında diğer bilgiler şöyle:
“Aşılardaki bir başka sorun da aşı mikroplarının patentlenme sorunudur. Bilindiği üzere ilaç firmaları patentleriyle para kazanırlar. Doğal bakteri ve virüslerin patentlerini ise alamazlar. Bu yüzden genetiği değiştirilmiş mikroplarla aşı hazırlarlar. Bu aşıların uzun vadeli zararları hakkında, aşı olmamızı şiddetle tavsiye eden tüm hekimler dahil hiç kimsenin yeteri kadar bilgisi yoktur. Buradan da anlaşılacağı üzere aşıların insan sağlığı üzerinde yararlarından fazla zararları ortadadır.”

“HEKİMLER GERÇEĞİ SÖYLEMİYOR”
“Ancak biraz önce ifade ettiğim gibi şiddetle çocuklarımıza aşı yapmamızı tavsiye eden hekimler, hasta hakları yönetmeliğinin 15. maddesi gereğince tüm anne-babaları çocuklarına yaptıracakları aşı ile ilgili olarak, bu aşının içerdiği maddeler ve muhtemel risklerinin ne olduğu hususlarında bilgilendirme yükümlülükleri olduğu halde, hiçbir anne-babaya aşıların içeriği ve muhtemel riskleri hakkında bilgi verilmemektedir. Aşı yaptıran her çocukla ilgili olarak döner sermayeden alınacak maddi menfaatin hesabı yapılarak anne-babaların çocuklarına zorunlu olarak aşı yaptırmaları gerektiği noktasında baskılar yapılmaktadır.”

“AŞIYA CIVA YERİNE ALÜMİNYUM KONULMASI OTİZMİ DAHA DA ARTTIRDI”
“ABD’de aşılardan timerosal (cıva) çıkarıldı. Peki yerine ne koydular dersiniz? Tabi ki cıvadan hiç de masum olmayan ağır metal içeren alüminyum, cıva yerine aşıların raf ömrünü uzatmak üzere koruyucu olarak eklenmiştir. Aşılardan timerosalin çıkarılıp bunun yerine alüminyumun konulmasından sonra otizmde herhangi bir azalma söz konusu olmamış aksine otizm hastalığı artmaya devam etmiştir. Bu durumu fırsat bilen aşı firmaları ise ‘cıva otizm yapmıyor, cıva otizme neden olsaydı aşılardan cıva çıkarıldıktan sonra otizm sona ererdi’ şeklinde yorumlar yaparak cıvanın masumiyetini ifade etmeye çalışlarsa da durum bu şekilde değildir. Aşılardaki timerosalin yerini alüminyum almış ve otizmde hiç bir gerileme olmamış aksine otizm artmaya devam etmiştir”

“KOBAY HAYVANLARIN BEYNİ TAHRİP OLDU”
“Hayvanlar üzerinde yapılan bir deney sonunda; alüminyumun 6 mitokondriyal enzimin fonksiyonlarını azalttığı tespit edilmiştir. Tek bir alüminyum enjeksiyonunun bile beyin hücrelerinde iki yıla kadar aşırı aktivasyona yol açtığı saptanmıştır. İnsan vücudundaki en önemli alüminyum kaynağı aşılardır. Alüminyumun tek bir dozunun bile beyin hücrelerinde iki yıla kadar aşırı aktivasyona yol açtığı, bununda çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (DEHAB) neden olduğu açıktır.”

“BÜYÜK OĞLUM HİPERAKTİF BOZUKLUĞUNA UĞRADI”
“Bu bağlamda 09/11/2003 doğumlu olan büyük oğlum Mahir Erdem Ayyayla 7 yaşından itibaren dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı nedeniyle yaklaşık 5 yıldır Strattera ve Rileptit isimli antidepresan iki ilaç kullanmaktadır. Birçok ailede çocuklarının çok hareketli olduğu, çocukların yerlerinde duramadıkları şikayetlerinde bulunulmaktadır. Bu şikayetlerin en önemli kaynağından birisi aşılar içerisindeki alüminyumdur.”

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
3
1) Mehmet Ay (Uzman )
18.05.2017 18:51:54
ihraç edilmiş kendini bilgili sanan süper savcımız ahahah
People
4
2) tikky (pediatrist)
12.09.2016 21:56:08
bu haberde bahsi geçen savcı son hsyk kararnamesinde meslekten ihraç edildi. 150 bin kişilik aşıya karşı oluşturulan gizli facebook grubu kurucusuydu. insanları aşıya karşı kışkırtıyor, aşı yaptırmamayı savunuyordu.
People
3
3) RKTR (Uzm)
02.07.2015 14:22:05
Elbette, dürüst ve iyi olanları tenzih ederim.

Ama benim şu ana dek gördüğüm 3 savcının 3’ü de patolojikti.

People
9
4) Kelaynak (S.ç.)
02.07.2015 14:05:41
İşte mahkemeye işiniz düşünce bu ve benzeri kafa yapısındaki şahıslar sizleri yargılıyor, sizlere dava açıyor, hayatınız hakkında karar veriyor. Anladınız mı neden Türk mahkemeleri saçma sapan kararlar veriyor? Neden kocalarınca öldürülen kadınlar öldürüldükleri ile kalıyor? Anladınız mı neden hakaret veya tehdit davası açan doktr üstüne mahkemede bir de azar yiyor? Anladınız mı neden Avrupa İnsan Hakları mahkemesine rekor başvuran var bu ülkdeden. Bilime, beyne, mesleğe, diplomaya saygı yok hukukta. Uğraşmayın. Doğal seleksiyon diye bir kavram var. Su akar yolunu bulur...
People
4
5) cihan (dr)
28.06.2015 16:02:10
aşıyı yada tıbbı savunup durmayalım.madem aşının zararı var bizde kimse aşı yaptırmasın diye tüm halka telkinde bulunalım.biz kendi çocuklarımızı aşılatalım, millet ne yaparsa yapsın..
People
3
6) hasan cakir (uzman doktor)
27.06.2015 23:49:39
inşallah evinde wifi yoktur
ya da televizyon
cep telefonu da kullanmıyordur
bence çocuklarını okula göndermemeli
ya da arabaya bindirmemeli
sünnet de sakıncalı olabilir
bilgisayar ya da tablet de kullanmasınlar
hekim seçme hakkını getirenler
hakim ya da savcı
seçme hakkını da getirirler umarım,
doktor olamama kompleksi ne boyutlara gelmiş
çocukların doktor olacak korkma....
People
1
7) Osman D (Doktor)
26.06.2015 09:59:48
Savcı Beyin, dolayısı ile de şahsında birçok hukukçunun anlayamadıkları birşey var. O da tıpta her tedavinin bir riski olduğu. Daha iyi olsun niyetiyle yapılan her tedavinin hastayı daha kötü yapma ihtimalinin olduğu. Bu, işin tabiatının bir gerçeği. Bunu da herkesin böyle kabullenmesi gerekir. İşi bilmeyen bir çok hukukçu olaya 2x2=4 olmalı mantığı ile yaklaşıyorlar ve hata yapıyorlar. Savcı bey de çocuklarına tabii ki tüm sorumluluğu alarak aşı yaptırmayabilir. Bu şekilde onları olası aşı komplikasyonlarından koruduğunu düşünebilir. Ancak, bu şekilde de onları daha büyük olan enfeksiyon ve bulaşıcı hastalık riski ile karşı karşıya bırakmış olur. Söz konusu olan kendisi olsa kararında haklı sayılabilir. Ancak konu aklıselim olmayan çocuk olunca devletin bu aşamada çocuğun hamisi olarak devreye girmesi, çocuğun tedavisine müdahil olması beklenir. Bir çocuk, diyelim polio aşısı yaptırmayan ailesinin kararı ile polio olsa, büyüyünce onun sıkıntısı ömür boyu kendi çekecektir. Bu durumda o şahsın aklıselim olduğu anda devlete ve aileye bunun hesabını sorabilmesi gereklidir. Vicdan ve akıl bunu emreder. Ötesi sadece spekülasyondur.
People
2
8) ali u (dr)
26.06.2015 01:14:01
op.dr ömer hayyam rumuzlu şahısa cevap olarak ;

sonuç 1 de demişsiniz ki " benim yakınım zarar gördüyse banane cillop gibi yaşayan milyonlardan"
o zaman ne doktorusunuz bilmiyorum ama op.dr yazmışsınız o yüzden herhangi bir ameliyat yapmamalısınız ? Anestezi ilaçlarınızın yakınlarınıza zarar vermesinden korkmuyor musunuz ? Bir çok anestezik madde karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olabiliyor ?Nasıl bu riski göze alırsınız. Herşeyi geçtim yüksek ateş ile gelen bir çocuğu göz önüne alalım. bu çocuğa ailesi aşı yaptırmamış hiç .Tabi tüm enfeksiyon etkenlerine açık kalmış garip çocuk nerden bilsin.ateşini düşürelim dedik. nasıl calpol ( parasetamol ) verirsiniz? karaciğer yetmezliği yapabildiğini bilmiyorsunuz ?Hele sizin gibi araştırmacı ve koruyucu bir hekim ölüme götüren anaflaksiyi mutlaka düşünmeli . Neyse dolven(ibuprofen) verelim.Ama şimdi oda mide kanamasından kemik iliği depresyonuna kadar herşeyi yapıyor. oda olmaz . Gelin novalgin yapalım .Durun tabiki oda agranülositoz gibi çok kötü bir yan etki yapıyor veremeyiz. Sizin mantığınız da hiç bir ilacı Anaflaksi ihtimalini göz önüne alarak bile veremeyiz. Hiç bir ameliyatı yapamayız? Gelen hastaları dualarla geri göndeririz.Yapmayın yahu.Size gelen ateşli bir çocuğa üflüyerek mi tedavi veriyorsunuz !

domuz aşısı metabolizmayı bozuyormuş ondan mı 25 kilo alıyormuş insanlar aşı olduk diye mi ? yemek yememişler yani ya da su içse yarıyormuş heralde . İşte çarkıfelek doktorluğu şovmen takipçi doktorluğu bu . bunun gibi söylemlerdir. bu arada domuz aşısından kastınız sanırım domuz gribi aşısı .


Aslında size cevap bile verme gayretinde bulunmazdım ancak korkum şu dur ki sizin gibi doktorların eline bir hayvan ısırığı gelir cehaletiniz nedeniyle kuduz aşısı yapmazsınız. Bir yaralanma gelir ve cehaletiniz nedeniyle tetanozunu yapmazsınız. Yada yeni doğmuş bir çocuğu aşı takvimine almazsınız ve biz onu kızamık pnömonisi nedeniyle kaybederiz. Siz yine yolunuza bakarsınız. Ama bu toprakların insanları acılarıyla kalır.Yine aklınızda olsun bu Devlet boş yere yok böyle bir olaya sebep olursanız birgün hesabını fena sorar sizden. Yazık gerçekten yazık
sonuç 2 de DES olayından bahsetmişsiniz ?
Ne alakası var aşı ile ? Des gebelerde kullanılmış bir ilaç. yan etkileri nedeniyle de kullanımı kaldırılmış . Çünkü doğan çocuklarda infertilite yapmış . Şu an hala böyle ilaçlar mevcut.Gebelerde kullandığımız ve kullanamadığımız ilaçlar hala mevcut. bunun aşılarla ne alakası var anlamadım.
Bir de utanmadan nasıl unutursunuz demiş. Sen olayı bilmiyorsun ki daha hatırlatmasını nasıl yapacaksın.
Bİr kez daha uyarıyorum uğraştınız ve riske attığınız insan hayatıdır. Aklınızı başınıza toplayın.
son olarak
Tüm hekim arkadaşlarıma da sesleniyor ortalığı böyle paragöz medyatik ve bilimden uzak insanlara bırakmayın ne olur diyorum.

genç bir hekim arkadaşınız meslektaşınız
saygılar
People
0
9) mehmet ayr (acil uzmanı)
25.06.2015 12:04:53
burada yorum yapanların yarısı doktor değil neden ciddiye alıyorsunuz anlamadım. ha bir de baba savcı anne öğretmen, doktorların en çok sorun yaşadığı meslek grupları. kimsenin bir konuyu kendisinden daha iyi bilebileceğini kabullenmeyen mesleklerdeler. he deyin geçsin mahkemede kabul gördüyse bir üst mahkemeden döner.
People
4
10) ÖMER HAYYAM (OP.DR.)
25.06.2015 09:48:49
Ali Uygur (Dr)A HİTABEN

*** http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27889956.asp

*** http://www.cihan.com.tr/haber/SSPE-hastasi-Bedirhan-15-gunde-bu-hale-geldi_1094-CHMTQ5MTA5NA==


ÖRNEKLER ÇOĞALTILABİLİR....

SONUÇ 1: MİLYONLAR AŞI NEDENİYLE KURTULMUŞ AMA BENİM ÇOCUĞUM VEYA YAKINIM ZARAR GÖRMÜŞSE , O CİLLOP GİBİ YAŞAYAN MİLYONLAR UMRUMDA BİLE OLMAZ. GERİ DÖNÜŞÜMSÜZ , KALICI HASAR VERME POTANSİYELİ OLAN TÜM AŞILARA HEKİM OLARAK KARŞIYIM.

BUNDAN 50-100 SENE SONRA KANSERE NEDEN OLAN, MUTASYONLARA NEDEN OLAN, İNFERTİLİTEYE NEDEN OLAN, METABOLİK BOZUKLUKLARA NEDEN OLAN AŞILARI GÖRECEĞİZ....

TÜM BU AŞILARIN HEM GENETİK HEMDE EPİGENETİK TÜM İNCELEMELERİNE YAPTIM DİYEN BİR TANE KURUM VE KİŞİ YOK....

DOMUZ AŞISI METABOLİZMAYI BOZUYOR, AŞI BİR ŞEYİ DÜZELTİRKEN BAŞKA BİR ŞEYİ BOZMAMALIDIR....

SONUÇ 2: DES OLAYINI NASIL ÇABUCAK UNUTTUNUZ

http://files.umwblogs.org/blogs.dir/5274/files/2011/02/desplex-ad-2.gif

1949 da üretildi
1979 da yasaklandı

30 yıl cayır cayır üreticisine para bastı...

SONUÇ 3: BORAZAN OLMAYIN
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer
21/09-24/092017 Dünya Gestasyonel Trofoblastik Hastalıklar KongresiGENELİSTA
21/09-24/093.Uluslararası 4.Ulusal Ebelik KongresiDİĞERANKA
21/09-24/093.Uluslararası 4.Ulusal Ebelik KongresiDİĞERANKA
27/09-01/1011.Aile Hekimliği Güz OkuluAİLE...ANTA
19/10-22/104.Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik KongresiGENELANTA
22/10-25/106. Puader KongresiÇOCUK...ANTA
02/11-04/11TMFTP Ultrasonografi KursuRADYOLOJİİSTA