Medimagazin logo

Malpraktis: 'Şoförlerin, müteahhitlerin bile bir kanunu var ama bir cerrahın yok!'

Akademik Akıl Youtube kanalı alanı uzman isimlerin katkılarıyla farklı konuların ele alındığı canlı yayınlarıyla izleyiciyle buluşmaya devam ediyor. Kanalın son canlı yayında uzman hekim ve hukukçular Malpraktis konusunu ele aldı.
Kaynak: MEDİMAGAZİN
Malpraktis: 'Şoförlerin, müteahhitlerin bile bir kanunu var ama bir cerrahın yok!'
Abone Ol:
Medimagazin google abone ol

MEDİMAGAZİN -  Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Özcengiz moderatörlüğünde gerçekleşen programda Bakırçay Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü’nden Prof. Dr. Serkan Çınarlı, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezgin Yılmaz ve Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölümü’nden Prof. Dr. Pervin Somer konuk olarak yer aldı.

Programda “Malpraktis nedir, Malpraktis davalarında hekimlerin durumu, Malpraktiste bilirkişilik kurumu , Malpraktis davalarında arabuluculuk, ve Malpraktiste İdarenin rolü nedir?” gibi konular üzerinde duruldu ve izleyicilerden gelen sorulara yanıt verildi.

Komplikasyon-malpraktis ayrımının ele alındığı canlı yayında Prof. Dr. Dilek Özcengiz, hekimin ortaya çıkan komplikasyonla nasıl baş edeceğini bilen kişi olduğunu ifade etti. Hasta bilgilendirmesi ve rıza kavramları  konusunda da konuşan Prof. Dr. Özcengiz hastanın bilgilendirilip iznini alınmasının ve bunun belgelenmiş olmasının Malpraktis davalarının önüne geçebileceğini ifade etti. Prof. Dr. Özcengiz hastanın bilgilendirilmesinin ve rızasının önemine  “Acil bir durum söz konusu olmadığı sürece göz ameliyatına diye girip hastaya fıtık ameliyatı yapamazsınız” sözleriyle vurgu yaptı.

 

 

“5 dakika muayene süresi karşısında idarenin sorumluluğu söz konusu”

Prof. Dr. Pervin Somer,  bilgilendirme yapılması için yeterli vakit olmadığını belirterek “Sağlıkta Dönüşüm Sistemi’nin yarattığı sorunları biz dışarıdan, siz içeriden yaşıyoruz. 5 dakikalık randevu aralığıyla hangi bilgilendirme söz konusu olabilir ki. Bu noktada idarenin sorumluluğu söz konusudur. Eğer hekime 5 dakikada bir randevu açılıyorsa o zaman burada Sağlık Bakanlığı’nın yani idarenin sorumluluğu üzerinden gidilmeli.” İfadelerini kullandı.

 “Komplikasyon yönetimi tamamlanmış ise hekimin sorumluluğu söz konusu değil”

Prof. Dr. Somer, komplikasyon yönetiminde, komplikasyonun derhal fark edilmesi ve gerekli önlemin alınması halinde hekimin sorumluluğunun söz konusu olmadığını belirterek “Bazı durumlarda öngörülemeyen ya da önlemi olmayan komplikasyonlar da gelişebilir ancak hekimin önlemleri alması halinde sonucu değiştiremediyse burada da hekim komplikasyonu doğru yönetmiş olur” dedi.

 “Davaların uzun sürmesi hekim üzerinde baskı yaratıyor”

Hekimlerin yıllarca devam eden davalar nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu ifade eden Prof. Dr. Serkan Çınarlı bu durumun hekimin tıbbi uygulama yapmaktan kaçınmasına ya da gereksiz tetkik ve görüntüleme uygulaması yapmasına neden olduğunu, bu duruma gelmemek için yargı öncesi çözüm usullerinin oturtulması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Çınarlı eğer bir ülkede 10 Malpraktis iddiasının 10’u da mahkemeye gidiyorsa o ülkede Malpraktis kaçınılmaz olur." dedi.

Her Malpraktis davasının hekimin aleyhine bitmiş gibi konuşmanın yanlış olacağını belirten Prof. Dr. Çınarlı, “Davaların yüzde 80’inin hekim lehine bitiyor. Her açılan davada hekim tazminat ödüyormuş gibi bir konuşursak bu yanlış bir yönlendirme olur. 10 davadan 8-9’unda bilirkişi hekim lehine rapor veriyor ve davaların 10’da 9’u hekim lehine bitiyor. İdari yargıda tıbbi uygulama davaları hekime karşı açılmaz, idareye karşı açılır. Hekimin Malpraktis yapıp yapmadığı tartışma konusu değildir. Bunun dışında “bir organizasyon hatası var mı, tıbbi malzeme yeterli mi, hastane enfeksiyonu bulunup bulunmadığı, hekim gereğinden fazla yük içinde mi, uzman doktorun yapması gereken işi tıpta uzmanlık öğrencisi mi yaptı” gibi birçok konu gündeme gelir ve idari yargı hizmette kusur var mı buna bakar dedi.

“Hekimlerin defansif tıbba yönelmesi sağlık harcamalarını 14 kat artırıyor”

Amerika’da yayımlanan “ Sıfır Hata Teoremi” isimli bir makaleyi paylaşan Prof. Dr. Çınarlı, Bir Malpraktis davasının 1 milyon dolar olduğunu ancak ama bu tazminatı ödeme korkusuyla gereksiz BT, tomografi ve EMAR tetkiklere harcanan paranın 14 milyon dolar olduğunu söyledi. Aradaki farkın 14 kat olduğunu belirten Prof. Dr. Serkan Çınarlı  “Biz hekime desek ki  sen tedavini uygula, bir tazminat gelirse ben zararını karşılayacağım, sağlık sisteminde 14 kat kar elde edersiniz.” ifadelerini kullandı.

“İhtisas mahkemeleri bir ihtiyaçtır”

Malpraktis davalarından önce bu davalara nasıl gelmeyiz bunu konuşmalıyız ifadelerini kullanan Prof. Dr. Çınar, Malpraktis davalarının önüne geçmek için hekimlerin bu davalardan dışarı tutmalısı gerektiğini, yargı öncesi çözüm usullerine ve ihtisas mahkemelerine ihtiyaç olduğunu söyledi ve bu noktadan şu an 20 yıl uzakta olunduğunu da sözlerine ekledi.

“Malpraktis konusunda mevzuat yetersiz”

Hekimler olarak hangi mevzuata göre mesleğimizi icra edeceklerini bilemediklerini ifade eden Prof. Dr. Sezgin Yılmaz “Şoförlerin, müteahhitlerin bile bir kanunu var ama bir cerrahın ehliyetini, yetkilerini ve çerçevesini belirleyen bir mevzuat şuanda yok. Elimizde çok az sayıda olan mevzuatlardan yaptığımız işin hukuka uygun olması için bir yol çiziyoruz" sözleri ile mevzuat yetersizliğine vurgu yaptı.

“Mevzuatın az olduğu yerde içtihat çok olur”

Mevzuatın az olduğu yerde içtihat çok olur ifadelerine yer veren Prof. Dr. Yılmaz, “Hekimlerin yaptıkları her tıbbi uygulamanın hukuki bir fiil olduğunun idrakında olması gerektiğini belirterek bu yüzden de her işlemin hukuka uygunluk koşullarını yerine getirmesi  gerektiğini belirtti. Hasta ile hekimin her tedavide bir yola çıktığının farz edildiğini belirten Yılmaz bu yolculuğun pasaportunun da aydınlatılmış onam olduğunu kaydetti.

 


Akademik Akıl Youtube kanalına abone olmak için tıklayınız.

(Abone olduktan sonra çıkan zil işaretine tıklayarak bildirimleri açmayı unutmayınız)


 

akademik akıl
malpraktis
tıbbi uygulama hatası
hekim
cerrah
doktor
dava
Yorum (6)
dr
"Bir Malpraktis davasının 1 milyon dolar olduğunu ancak ama bu tazminatı ödeme korkusuyla gereksiz BT, tomografi ve EMAR tetkiklere harcanan paranın 14 milyon dolar olduğunu söyledi." diyor hoca. HEKİMİN MAĞDURİYETİ KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL, BUNU ANLADIK TA BARİ DEVLETİMİZİ ZARARA SOKMAMAK ADINA MALPRAKTİS KABUSUNU BİR HAL YOLUNA KOYALIM . YOKSA BU KABUSTAN HEM DEVLET, HEM HASTA, HEM DE DOKTOR ZARARLI ÇIKACAK, DEFANS DAHA DA ARTACAK. TEK HÜCRELİ HAYVAN BİLE ÖNCE KENDİNİ KORUMAK İÇİN HERŞEYİ YAPAR.
181
Cevapla
Buğra Han
Hekimlerin en büyük meselesi MALPRAKTİS yasasıdır! Sınırları iyi tarif edilmemiş ve hâkimlerin insafına bırakılmış, keyfi bir hukuk düzeni zorbalığının tek mazlum meslek grubu olan hekimler üzerinde gaddarca ve düşmanca tatbik edilen malpraktis yasası, tam bir hukukgarabetidir. Mütekabiliyet gereği şayet bir meslek grubuna karşı malpraktis yasası çıkartabiliyorsa devlet, o zaman bütün meslek gruplarının da aynı şekilde kendi mesleki fiillerinden zarar görenlerin sorumluluğu alması lazım değil mi?. Kamu adına görev yapan hakim-savcı- polis- asker neyse, doktor da odur. Ya HEP, Ya HİÇ! Sözde hekimin haklarını savunmak için kurulmuş olan bir takım teşkilatlar, şimdiye kadar kaç defa malpraktise gerçekten karşı çıkmışlardır? Bir hâkimin verdiği karar dolayısıyla Avrupa Birliği Türkiye'ye 1,5 milyon dolar ceza veriyor ve bu para şahsa devletin kesesinden tıkır tıkır ödeniyor, ama hakimin cebinden tek kuruş çıkmıyor!Bu ne menem adalettir?? Bizde ise en basit meselede bile vurun hekime! Yasaya karşı değiliz ayrımcılığa ve hekim düşmanlığına ve hakimlerin keyfi egomasturbasyonlarına karşıyız! Malpraktis yasası ya her meslek grubu için geçerli olmalı veya tamamen kaldırılmalıdır! Zaten cezai müeyyideyi belirleyen TCK kanunu'nda ilgili maddeler vardır! Neden hekime doktora tabibe karşı bir özel kanun vardır! Gelecek nesillerin doğru dürüst hekimlik yapabilmesinin yolu bu kanunun ehlileştirilmesi ile mümkündür!
106
Cevapla
Şahatayi Şahin
bence çok saçma bir tartışma olmuş. Bir anlamı yok konuşmanın..herkes neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor. sadece zaman lazım
14
Cevapla
öy
Teşekkürler, İlk kez konuyu tam anlatan bir konuşmacıya rastladım. Sorunun aşağıdakiler olduğunu çok kişi henüz bilmiyor. 1-Bilgilendirmenin belgelendirilmesi ana sorundur(Down Send davaları) 2-İçtihat kanun yerine geçiyor ve her dava aynı içtihatı kullanıyor.(Yeni yasa gerekli. Hekim Hakları Yasası) 3-Davalar Ticaret mahkemelerinde görülüyor(Sağlık Hukuku mahkemeleri gerekli) 4-Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası üst limiti her yıl artırılmalı (10 yıldır aynı)
52
Cevapla
Can K
Hem hekim hem de hasta yakını olarak söylüyorum. Malpraktis yasası kalkmalıdır. Sadece "kasıt" varsa ceza olmalıdır. Kasıt dışında her türlü gerekçe kaldırılmalıdır. Bir tedavi süresince hekimin kontrol edemeyeceği onlarca faktör oluşuyor. Bunları göz ardı ederek her türlü komplikasyona optimal şartlar sağlanmış mı diye bakmak, en ufak bir eksiği ihmal diye damgalamak hekimlere yapılan en büyük haksızlık. Hekimler artık hastalara tıbbi işlem yapmak istemiyor çünkü korkuyorlar ve endişeliler.
39
Cevapla
Yorum Yaz
0/300

Bu haberler de ilginizi çekebilir