Medimagazin yüksek lisans tezine konu oldu
Medimagazin Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basın ve Yayın tezli yüksek lisans programında “Türkiye’nin ilk sağlık konulu gazetesi: Medimagazin” başlıklı teze konu oldu
Medimagazin yüksek lisans tezine konu oldu
20 Ekim 2020 15:30 -

Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basın ve Yayın tezli yüksek lisans programında Hilal Doğruel’in Prof. Dr. Erkan Yüksel’in danışmanlığında hazırladığı “Türkiye’nin ilk sağlık konulu gazetesi: Medimagazin” başlıklı tez, jüri üyeleri Prof. Dr. Halil İbrahim Gürcan ve Prof. Dr. Ahmet Yalçın Kaya’nın onayları ile tamamlandı.

Tez kapsamında Türkiye’de sağlık haberciliğinin gelişimi bağlamında, ülkenin sağlık politikalarının gelişimi ekseninde, 1999’dan beri yayımlanmakta olan Medimagazin gazetesinin yayın anlayışındaki gelişimi irdelendi. Çalışmada 2000, 2005, 2010 ve 2015 yıllarında Medimagazin’de birinci sayfadan yayımlanan toplam 885 yazı (haber ve diğer yazılar) içerik analizi yöntemiyle incelendi.

TÜRKİYE’NİN SAĞLIK GAZETESİ

Bulguları yorumlayan Doğruel şu açıklamada bulundu: “1999 yılında yayın hayatına başlayan Medimagazin’in yazar kadrosu sağlık sektöründeki profesyonellerden ve sağlık haberciliği konusunda uzmanlaşmış muhabirlerden oluşmaktadır. Medimagazin sağlık alanında yaşanan her türlü yenilik, gelişme ve dönüşüme haber içeriklerinde yer vermektedir. Bu bakımdan Medimagazin’in Türkiye’nin ilk sağlık gazetesi olması ve sağlık profesyonelleri gibi toplumun önemli bir kesimine hitap etmesi açısından taşıdığı özellikler onu Türkiye’de sağlık haberciliğinin gelişimini irdelemek ve dünden bugüne geldiği noktayı saptamak anlamında özel ve ayrıcalıklı kılmaktadır. Bu noktadan yola çıkarak hazırladığım tezde Medimagazin’de yer alan haber içeriklerinde sağlık politikalarına ve sağlık konusunda yaşanan güncel gelişmelere nasıl yer verildiği ele aldım. Bu bağlamda Medimagazin’in yayın anlayışındaki gelişim ortaya koymaya çalıştım.”

Tez kapsamında Medimagazin’in 2000, 2005, 2010 ve 2015 yılları içerisinde yayınlanmış olan tüm sayılarının birinci sayfasından verilen yazılarına belirlenen kategoriler çerçevesinde içerik analizi uygulandığını söyleyen Doğruel, toplam 885 yazının incelendiğini kaydetti. İçerik analizinde yazıların konumu, büyüklükleri, menşei, ana ve alt temaları, adı geçen kişi ve kurum gibi unsurların değerlendirildiğini belirten Doğruel, elde edilen başlıca bulguları şöyle sıraladı:

“İncelenen yazı sayısı yıllara göre farklılık göstermektedir. Bunun nedeni gazeteye ait sayıların incelenen yıllar içerisinde farklı periyodlarda yayımlanmasıdır. En fazla yazının yayımlandığı yıl 2010,  en az yayımlandığı yıl 2015 olmuştur.

İncelenen yazıların tamamına yakınının haberlerden oluşması Medimagazin’in birinci sayfasına ilişkin yayın politikasında söyleşi ve köşe yazısından çok haberlere yer ve öncelik verdiğini göstermektedir.

2010 yılında en fazla haber sürmanşet haber olarak verilmiştir. Bu da 2010’da sağlık alanında en önemli gelişmelerin yaşandığını göstermektedir. Ayrıca en fazla tam sayfa haber de 2010 yılında yayımlanmıştır.

HABER KAYNAKLARI KİMLER?

İncelenen tüm yazılar içinde en çok başvurulan haber-bilgi kaynağının Sağlık Bakanlığının kurumsal açıklamaları olduğu tespit edilmiştir. İkinci sırada ise tıp doktorları gelmektedir. Sağlık Bakanları arasında incelenen yayınlarda en çok haber-bilgi kaynağı olarak adına rastlanan kişi, Bakan Recep Akdağ’dır.

İncelemeye alınan yıllar bazında bakıldığında da gazetede 2000 yılında daha çok haber-bilgi kaynağı belirtilmeyen yazıların ön planda olduğu anlaşılmaktadır. Sağlık dönüşüm konusunun gündemde olduğu 2010 yılında birinci sayfada en çok bilgi ve görüşüne başvurulan haber-bilgi kaynakları sivil toplum örgütleri ve temsilcileridir. Tabipler Birliği/Türk Tabipler Odası Temsilcisi gibi kurumsal kaynak ve bunların temsilcilerinin tüm yıllar içinde en çok birinci sayfadan haber-bilgi kaynaklığı yaptığı yıl da 2010 yılıdır.

Haber-bilgi kaynağı olarak yazılarda az sayıda da başlıca şu kategorilere yer verilmiştir: Yabancı akademik yayınlar, başhekim-hastane müdürü-rektör, kaynağı belirtilmemiş araştırma bulgusu, Resmi Gazete, Türk akademisyen-bilim insanları, Eczacılar, hastalar ve yakınları.

Yazılara ait veriler incelendiğinde tüm yazılar içinde en çok adından söz edilen kişinin tıp doktorları olduğu belirtilebilir. En çok bahsedilen ikinci kişi ise kurum yetkilisidir. Üçüncü sırada da sivil toplum örgütleri gelmektedir. Yazılarda daha sonra sırasıyla dönemin Sağlık Bakanından, sağlık çalışanlarından, hastalar ve yakınlarından söz edilmektedir.

Yazılarda en çok adı geçen kurum Sağlık Bakanlığıdır. En az adı geçen kurumlar olarak dikkat çekenler ise Tabip Odaları, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Eczacılar Birliği gibi sivil toplum örgütleridir. Ayrıca yazılarda adı geçen kurumlar kategorisinde genel çerçeveye bakıldığında; diğer bakanlıklar, ilaç firmaları, Ankara Tabip Odası ve daha pek çok kurumun adından da söz edildiği vurgulanabilir.

İŞLENEN KONULAR NELER?

Nitelik bakımından yazılar ele alındığında yazıların yarıdan fazlasının doğrudan sağlık konusuyla ilişkili olduğu anlaşılmaktadır. İkinci sırada en çok işlenen konular ise genel olarak hukuk - adliye - emniyet ağırlıklı konulardır. Ardından sosyal güncel konular gelmektedir. En az işlenen konu ise magazin ve spor olmuştur. 2000 yılında sonraki yıllardan farklı olarak gazetede en çok yer verilen kategori sosyal, güncel konulardır ve aynı zamanda ekonomi konuları daha ön plana çıkmıştır. Gazetenin birinci sayfasında en çok sağlık konusuna yer verilen yıl 2005’tir. Hukuk-emniyet-adliye konuları ikinci sıradadır. Ardından da yine ekonomi konuları gelmektedir. 2010 yılında sağlık kategorisi yine ön plandadır. İkinci sırada en çok yer verilen genel konu kategorisi siyasettir. 2015 yılında sağlık kategorisinin payında düşüş görülmektedir. Buna karşın hukuk- adliye-emniyet kategorisi öne çıkmıştır.

Yazılarda değinilen ana konular bağlamında en çok sağlık çalışanları ve sorunlarına yönelik konuların ön plana çıkarıldığı tespit edilmiştir. Yazılarda işlendiği belirlenen diğer ana konuların sağlık kurumları, hastaneler ve tıp fakülteleri başta olmak üzere sağlıkta dönüşüm, koruyucu hekimlik, aile hekimliği ve sağlık sigortacılığı, kadın hastalıkları ve doğum, çocuk sağlığı, acil tıp, ruh sağlığı, ağız-diş sağlığı, genel cerrahi, iç hastalıkları ve benzeri konular olmak üzere çok geniş bir yelpazeyi kapsadığı anlaşılmıştır.

Yazılarda en fazla işlenen ortak temalar;  hukuk, mevzuat, yasa, yönetmelik ve düzenlemelerle ilgili gelişmelerden oluşmuştur. Ayrıca yazılarda sıklıkla eğitim, ekonomik, finansal boyut, yatırım, pazarlama faaliyetleri, genel sağlık bilgileri (tanıtıcı, bilgilendirici bilgiler),  etik hak ve tartışmaları ortak temalarına da yer verilmiştir. İncelenen yazılarda en az değinilen ortak temalar ise buluş, keşif, teknik ve teknolojik gelişmeler ile yanlış teşhis ve tedavilerdir.

Yazılarda değinilen alt temalara bakıldığında en çok işlenen alt temanın sağlık politikaları, sistemleri, eleştiri ve savunuları olduğu ortaya konulmuştur. Yazılarda en çok işlenen ikinci alt temanın ise ilaç, ruhsat, yasa taslağı ile ilgili gelişmeler olduğu belirlenmiştir. Daha sonra genel istatistiki veriler, ödeme ve gelirler, nöbet ücretleri gibi konular, meslek çalışanlarının meslek memnuniyetsizliklerine ilişkin değinmeler, tam gün yasası ve sağlık mevzuatından kaynaklanan sorunların gazete içeriğinde daha fazla oranda yer bulduğu saptanmıştır.

İncelenen yazıların yarıdan fazlasında herhangi bir fotoğrafın ya da görsel içeriğin kullanılmadığı tespit edilmiştir. Fotoğraflarda en fazla yer verilen fotoğraf konusu doktor/hekim görüntüsüdür. Ayrıca fotoğraflarda çeşitli logo, grafik, kupür ya da karikatür gibi diğer görsel unsurlar da kullanılmıştır. Fotoğraflarda diğer kullanılan içerikler ise,  etkinlik, tören ya da kutlamalardan görüntüler, hasta ve doktor görüntüsü, tıbbi ürün (şırınga, tansiyon cihazı, diş protezi, tekerlekli sandalye, ambulans vb.) görüntüsüdür. Genel olarak fotoğraf içeriklerinde erkek görüntüsüne kadın görüntüsünden daha fazla yer verildiği saptanmıştır.”

Öte yandan tez kapsamında Medimagazin Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Ersoy ve gazetenin sahibi Prof. Dr. Hikmet Akgül ile de görüşmelerde bulunduğunu kaydeden Doğruel, gazetenin doğuşu, yayın politikası, sağlık haberciliğinin bugünü ve geleceğine ilişkin öngörülerini aldığını kaydetti. Doğruel, görüştüğü Ersoy ve Akgül’ün değerlendirmelerini de aktardı.

SAĞLIK HABERCİLİĞİ GERİLEDİ

Tez kapsamında sağlık haberciliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Ersoy, şu anda medyada çıkan haberlerin yüzde 80’inin ajanslar tarafından ve sağlık uzmanı olmayan muhabirler tarafından üretildiğini belirtti. Ersoy, geçmişe oranla sağlık haberciliğinde bir gerileme olduğunu kaydetti. Özellikle alternatif tıp konusunda yapılan kimi açıklamaların halkı yanlış bilgilendirdiğini belirten Ersoy şöyle konuştu:

“Popülizm sağlıkta çok ön plana çıktı. Aşı karşıtlığı, beslenme, kalp hastalıkları gibi birçok konuda gerçeği yansıtmayan haberler reyting uğruna yapılıyor. Üstelik bu sadece Türkiye'nin sorunu değil. Amerika’ya da gitseniz aşı karşıtları var. İşte orda da bazı hekimler popülizmin şehvetine kapılıyorlar. Sağlık çok da revaçta bir konu olduğundan ne söylesem tutar gibi bir anlayış gelişti… Sadece yeni bir şeyler söylemek veya ters bir şeyler söylemek için bilimsel doğruları saptırılabiliyor. Bu nedenle sağlık konulu habercilikte yeni bir düzenleme getirilmesi lazım. Yani pozitif haberciliğin aktive olması lazım. Yalan yanlış haberler çok fazla olduğundan ona karşı alınacak önlem doğru haberciliğin geliştirilmesidir.”

Gelecekte sağlık haberciliğinin çok daha önemli bir hale geleceğini belirten Ersoy, ideal sağlık haberciliğinin nasıl olması gerektiği konusunda da şunları kaydetti:

“Sağlık haberi öncelikle bilimsel bir doğruluğa dayanmalıdır. Ayrıca haber halka umut aşılamamalı ve mucizevi ifadeler içermemelidir. Doğruluğun dışında, tabi ki bir sağlık haberini verdiğinizde bunun sponsorlara dayanmaması lazım. Bilimsel araştırmaların birçoğunu ilaç firmalarının veya gıda endüstrisinin desteklediğini biliyoruz. İşte onlara da dikkat etmek lazım. Yani bağımsız araştırmacılar tarafından gerçekten son nokta konulmuş bilimsel araştırmaların özellikle kanser, kalp hastalıkları gibi önemli konularda bunların ön plana çıkarılması lazım. Bunun yanında, alternatif tıp ya da geleneksel tıp diye bir alan var. Bu alanın tamamen reddedilmemesi lazım. Bu alanın bilimsel alana çekilmesi lazım. Örneğin bir akupunktur, hacamat vs. geleneksel tedavide ise bununla ilgili bilimsel araştırmalar yapılıp bunların sonuçların paylaşılması lazım. Maalesef şu an biz hep bu konularda kişisel görüşlerden gidiyoruz.”

Akgül de Ersoy’un söylediklerine benzer olarak sağlık haberciliğinin bilimin ve etiğin evrensel ilkelerine uyularak yapılması gerektiğini vurguladı. “Sağlık habercisi bireysel olarak ahlak, toplumsal olarak etik ve kurumsal olarak liyakat ilkelerine uyarak konusu ile ilgili bilgi paylaşımında bulunmalıdır. Sağlık haberciliğinde amaç,  bilimsel bilgiyi hedef kitleye ulaştırmaktır.”diyen Akgül. Medimagazin de bu konuda öncülük yapan fonksiyonunu sürdürdüğünü dile getirdi.

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)