Türkiye'de her 10 kişiden 9'unda D vitamini eksik
Prevalence and Vitamin D Deficiency and Associated Factors in Turkey araştırmasına göre Türkiye’de 10 kişiden 9’unda D vitamini eksikliği görülüyor. Çalışmaya  göre D vitamini eksikliğinin kadınlarda görülme sıklığı yüzde 93 olup erkeklerden daha yüksek.   
Türkiye'de her 10 kişiden 9'unda D vitamini eksik
14 Aralık 2017 -

Türk ilaç endüstrisinde 50 yıllık birikim ve tecrübenin bugünkü temsilcisi İlko İlaç’ın tüketici sağlığı alanında yenilikçi ürünler sunan markası Wellcare, vitamin D3 ürün portföyünün lansmanını gerçekleştirdi.

D vitamini eksikliğinin görüldüğü metabolik hastalıklar ve bu vitaminin genel sağlık için öneminin anlatıldığı toplantıda Acıbadem Sağlık Grubu Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serap Semiz ile Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Rüştü Serter, çocuk ve yetişkinlerde D Vitamini eksikliğinin nedenleri ve tedavisine ilişkin bilgiler verdi. Toplantının moderatörlüğünü ise ünlü oyuncu Sedef Avcı gerçekleştirdi. 

Türkiye her ne kadar güneş ışığından yararlanan bir ülke olsa da Nisan ve Ekim ayları arasında güneş ışınlarının dik gelmemesi nedeniyle D vitamini, tabii kaynaktan yeterli ölçüde sağlanamıyor. Ülkemizde D vitamini eksikliği görülme sıklığı ve ilişkili faktörlere yönelik yapılan Prevalence and Vitamin D Deficiency and Associated Factors in Turkey araştırmasına göre Türkiye’de 10 kişiden 9’unda D vitamini eksikliği görülüyor. Çalışmaya  göre D vitamini eksikliğinin kadınlarda görülme sıklığı yüzde 93 olup erkeklerden daha yüksek.     

Türk ilaç  endüstrisinde 50 yıllık birikim ve tecrübenin bugünkü temsilcisi İlko İlaç’ın tüketici sağlığı alanına yeni ve farklı bir soluk getirmek üzere 2016 yılında faaliyetlerine başlayan markası Wellcare, Vitamin D3 ürün portföyü toplantısını aralarında doktor, eczacı ve diyetisyenlerin de olduğu geniş bir katılımcı kitlesi ile gerçekleştirdi.

Zerafeti ve sağlıklı yaşam çizgisiyle topluma örnek olan ünlü oyuncu Sedef Avcı’nın moderatörlüğünde yapılan toplantıda; Kadıköy ve Maslak Acıbadem Hastaneleri Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serap Semiz, çocuklarda D vitamini eksikliği ve tedavisini anlattı. Fulya Acıbadem Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Rüştü Serter ise yoğun şehir temposuna maruz kalan yetişkinler için D vitamininin bağışıklık sistemine etkisi ve D vitamini eksikliğinin gelişen metabolizma hastalıklarıyla ilişkisi hakkında bilgiler verdi.

Wellcare Bölüm Müdürü İpek Özçırpıcı, toplantıda yaptığı konuşmasında; Türkiye’de ilk defa sprey formunda ve kılavuzlara uygun dozda üretilen Wellcare Vitamin D3’ün içeriğinde etken madde olarak yüzde 100 saf D3 vitamini (kolekalsiferol) ve çözücü olarak saf zeytinyağı ile  farklılaştığını ifade etti. Özçırpıcı,

“Wellcare Vitamin D3’ün en önemli farkı BHA, tatlandırıcı, katkı maddesi, şeker, alkol içermeyen bir gıda takviyesi olması. Wellcare Vitamin D3, Avrupa Endokrin Derneği Klinik Uygulama Kılavuzunda çocuk ve yetişkinler için önerilen dozlarda D3 vitamini içeriyor. Tavsiye edilen dozlarda kullanıldığında vücutta birikmiyor ve toksik etkilere neden olmuyor. Sprey şeklinde püskürtülerek uygulandığı için her püskürtmede güvenli miktarda D vitamini desteği sağlıyor. Çocuk ve yetişkinlerde önerilen 400 IU-600 IU-1000 IU doz seçeneklerine göre bir ya da iki kez püskürtülerek kullanım kolaylığı sağlıyor. Sprey formu sayesinde taşınması ve saklanması da oldukça pratik bir ürün. Bilindiği gibi D vitamini düzeyinin korunması sadece kemik, kalsiyum ve fosfor metabolizması için değil, aynı zamanda genel sağlık ve iyilik hali için de oldukça önemli” dedi.

“D Vitamini eksikliği çocuğun bağışıklık sistemini etkiliyor” 

Acıbadem Sağlık Grubu Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serap Semiz, “D vitamini vücutta kalsiyum dengesinin düzenlemek, kemik mineral yapısının oluşmasını sağlamak, büyüme-gelişmeye katkıda bulunmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek gibi son derece önemli bir işleve sahiptir. Bu önemli işlevlerinden dolayı D vitamini gereksinimi, hızlı büyüme dönemlerinde artar. Çünkü eksikliğinde, çocuklarda büyüme ve gelişme etkilenebilir, ciddi bir metabolik kemik hastalığı olan raşitizm ortaya çıkabilir.” dedi. D vitamini eksikliğinin pek çok nedeni olduğunu belirten Semiz, bunları güneş ışınlarından yeteri kadar yararlanamamak, D vitamininden zengin besinleri yetersiz tüketmek, annenin hamilelikte ve emzirme döneminde artan D vitamini gereksinimi karşılayamaması, bazı ilaçlar,  barsak emilim sorunları ve kronik hastalıklar olarak sıraladı.

Prof. Dr. Serap Semiz ayrıca D vitamininde doğru doz alımının önemine dikkat çekti. Semiz, hamileler veya emziren annelerde günlük 600-2000 IU D vitamini almalarının,  çocuklara 1 yaşına gelinceye dek günde 400 IU, 1-18 yaş arasında 600 IU D vitaminini düzenli olarak verilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Bilinçsizce kullanılan yüksek dozdaki D vitamininin sakıncalı olduğunu belirtti ve bu nedenle D vitamini takviyesi hekim önerisi olmadan yapılmamalı tavsiyelerinde bulundu. 

“37.enlem ve üzerinde D Vitamini eksikliği ve kronik hastalık riski artış gösteriyor”

Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Rüştü Serter ise D vitamini eksikliği ve kronik hastalıkların 37. enlemin üzerinde kalan ülkelerde artış gösterdiğini açıkladı. Türkiye’de de 37. enlem üzerinde olduğu için D vitamini eksikliğinin yaygın olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Serter, D Vitamininin kas iskelet sistemi ve immün sistem başta olmak üzere vücudumuzdaki tüm sistemleri etkilediğini, kardiyovasküler hastalıklardan diyabete, obeziteye, kemik sağlığına ve kansere kadar birçok hastalıkla ilişkisi olduğunu belirtti.  

D Vitamini eksikliğinin sıklıkla rastlanan belirtileri arasında yorgunluk ve bitkinlik olduğunu belirten Prof. Dr. Rüştü Serter D Vitaminin diyabete de etkisinden de söz etti. Türkiye’de son 10 yılda diyabetli hasta sayısının yüzde 7’den yüzde 14’e ulaştığını, D vitamininin diyabet gelişiminin de önüne geçmesi açısından oldukça önem taşıdığını sözlerine ekledi ve eksikliği saptamak için detaylı bir kan analizi yaptırmanın öneminin altını çizdi. Serter; ”Güneş ışınlarından D vitamini alabilmemiz için güneşlenme zamanına dikkat etmek gerekir. Örneğin haftada en az 3 gün 10:00-15:00 saatleri arasında 15-20 dakika kadar güneş ışınlarıyla temas edilmesi gerekiyor. Faktör 15’in üzerindeki güneş yağları ise güneşi bloke ediyor. Bunlara dikkat edilmezse yazın alınan güneşin D vitamini ihtiyacını karşılamaması söz konusu olabilir. Öte yandan aşırı güneşe maruz kalma ise cilt kanseri riskini artıyor.” dedi.  Diğer taraftan besinlerle vücuda alınan D vitamininin çoğu zaman günlük alınması gereken miktarın altında kaldığını da vurguladı. 

“Vitamin takviyeleri artık tempolu yaşamın kaçınılmaz parçası oldu”

Sağlıklı yaşam çizgisi ve bedenine gösterdiği özenle tanınan ünlü oyuncu Sedef Avcı  ise “D vitamininin kas ve kemiklerimiz, bağışıklık sistemimiz ve diş sağlığımıza kadar uzanan çok önemli etkileri olduğunu bugün bu toplantıya katılan değerli hekimlerimizden öğrendik ve günlük yaşam temposu içinde D vitamini takviyesinin kaçınılmaz olduğunu bir kez daha gördük” dedi.

 

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) recai (pediatrist)
14.12.2017 23:17:55
Her gün bin çeşit d vitamini preparatları pazarlayan mümessil geliyor. Bu yalan için kim sponsor oldu? Yazıklar olsun. Bu hocalar (?) iyi tetkik edilmeli...
People
8
2) Mustafa Kemal Batur (Dr)
14.12.2017 21:16:43
Laboratuvar alt ve üst limitlerine bakılacak olursa bulunduğum Çukurova bölgesinde çiftçi erkeklerde dahi D vitamini değerlerini düşük saptayabilmekteyim. Oysa laboratuvar Dvit düşüklüğü olan hastaların %98’inde klinik Dvit eksikliği düşündürecek bulgu yok. Bu durumda 2 seçenek kalıyor. Ya bizim toplumda gerçek Dvit normal değerlerini gözden geçirmeli, ya da laboratuvarda Dvit düşüklüğü klinik Dvit düşüklüğü olmadan tedavi edilmemeli. Biliyoruz ki Türklerde HDL kolesterol oranı düşüktür. Ancak bunun böyle olmasının ülkemizde koroner ateroskleroz artışına yolaçtığı gösterilememiştir. Yine bir çok HDL yükselten ilaç girişimi numerik olarak HDL yükseltmesine rağmen klinikte başarısızlık ve hayal kırıklığı yaratmıştır. Dolayısıyla bu durumun acilen Sağlık Bakanlığı öncülüğünde ülkemiz için araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Laboratuvar’ın esiri olmadan klinik verilerle bu durumu açıklığa kavuşturulmadan aile hekimlerimize ve biz klinisyenlere doğru Mesajlar verilmesi gerektiğini düşünüyorum
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
20/09-20/09 7. Geriatri Günleri GERİATRİ İZMİ
19/09-22/09 14. Ulusal Genç Yaşam ve 4.Klinik Romatoloji Kongresi ROMATOLOJİ KIBR
19/09-22/09 16. Ege Romatoloji Günleri ROMATOLOJİ İZMİ
19/09-22/09 16. Metabolik Sendrom Sempozyumu BESLENME... MUĞL
20/09-22/09 5. Klinik Embriyoloji Derneği Kongresi HİSTOLOJİ... İZMİ
21/09-24/09 Dünya Gastroenteroloji Kongresi 2019 GASTROENT... İSTA
25/09-27/09 4. Ulusal Çocuk Genetik Kongresi ÇOCUK... ANKA