'Uçakta Doktor Var mı Anonsu'na cevap vermemek nasıl bir hukuki yaptırım doğurur?
Hekimleri mesleki reflekslerini ortadan kaldıracak kadar endişelendiren bir durum var ise, sadece cezai yaptırımlar ile çözümlenemeyecek büyük bir sorun olduğunu da kabul etmemiz gerekir.
'Uçakta Doktor Var mı Anonsu'na cevap vermemek nasıl bir hukuki yaptırım doğurur?
07 Ocak 2019 -

Av. Ayşe Gül Hanyaloğlu

Türkiye Klinikleri TV-Doktor Savunma Programı Moderatörü

 

Geçtiğimiz hafta Lizbon-İstanbul seferini yapan uçakta yaşanan, bir yolcunun fenalaşarak hayatını kaybettiği, uçaktaki doktorun da yardım anonslarını yanıtsız bıraktığı iddialarını taşıyan haberleri basından üzülerek okuduk. Geçmişte kaza geçiren veya aniden fenalaşan biri olduğunda “bir dakika ben doktorum” cümlesiyle birlikte hastanın başında beliren babacan doktor, bir anda herkesin içini rahatlatır, umut verirdi. Ancak bu sıcak görüntünün artık eski Türk filmlerinden bir hoş bir sahne olarak anılması noktasına yaklaşıyor gibi duruyoruz.

Bu önemli konuyla ilgili olarak görüşlerimi insani ve hukuki olarak özetlemeye çalışacağım.

 

Öncelikle insani açıdan bakıldığında; bir kişinin yaşamını kurtarabilecek olan “Uçakta doktor var mı?” anonsuna yanıt vermemek hiç kuşkusuz ki insani olarak uygun değildir.

 

 

Aynı soruna hukukçu olarak bakıldığında ise; öncelikle uygulanacak hukuk saptanmalıdır. Bu olayda uçak hangi ülkenin bayrağını taşıyorsa, uçakta o ülkenin kanunları geçerlidir (Ülkemiz 14 Eylül 1963 tarihli Tokyo Sözleşmesi’nin tarafıdır). Söz konusu uçak Türk bayrağı taşıyorsa ülkemizin hukuk mevzuatı uygulanacaktır.

Ülkemizde Tıbbi Deontoloji Tüzüğü

madde 2; “Tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesi, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermektir”,

madde 3; “Tabip, vazifesi ve ihtisası ne olursa olsun, gerekli bakımın sağlanamadığı acil vakalarda, mücbir sebep olmadıkça, ilk yardımda bulunur”,

madde 18;  “Tabip ve diş tabibi, âcil yardım, resmî veya insani vazifenin ifası halleri hariç olmak üzere, mesleki veya şahsi sebeplerle hastaya bakmayı reddedebilir.” şeklindedir.

Hekimlik Meslek Etiği Kuralları 10. maddesinde; “Hekim, görevi ve uzmanlığı ne olursa olsun, gerekli tıbbi girişimlerin yapılamadığı acil durumlarda, ilk yardımda bulunur.” düzenlemesi mevcuttur.

Türkiye’nin taraf olduğu Biyotıp Sözleşmesi’nin 8 maddesinde ise “Acil bir durum nedeniyle uygun muvafakat alınamadığında, ilgili kişinin sağlığı için gerekli olan herhangi bir tıbbi müdahale derhal yapılabilir” denmektedir.

Bu düzenlemeler karşısında acil bir durumun varlığı halinde hekimin hukuken müdahale etme yükümlüğünde olduğu açıktır. Müdahale etmemekten doğan bir zarar meydana gelmesi halinde ise Türk Ceza Kanunu’nda cezai yaptırımları mevcuttur.

 

 

Kısacası nerede olursa olsun, hekim acil durumdaki hastaya hukuken müdahale etmekle yükümlüdür. Tabi ki bu müdahale; içinde bulunulan imkanlar, hekimin uzmanlık alanı ve hastanın tıbbi durumu ile sınırlıdır. Önemli olan hekimin o acil durumda imkanlar dahilinde yardım etme iradesini ve çabasını göstermesidir.

Hekimin, her koşul ve ortamda hekimlik bilgisini insan yararına kullanmasının görevi olmakla birlikte, sadece yardım etmeye çalışması sebebiyle mağdur duruma düşebildiğini de bilmekteyiz. Bunu önlemek ve toplumun menfaatine olan acil yardımın çekinmeden yapılabilmesini sağlamak için bazı ülkeler “The Good Samaritan” (İyi Samiriyeli) kavramını hukuklarına yerleştirmişler ve acil durumlarda yardım edenlerin dava edilememesi için yasal bir şemsiye sağlayan İyi Samiriyeli Yasasını (The Good Samaritan Law) kabul etmişlerdir. Bu yasa Amerika Birleşik Devletleri’nin büyük kısmında, Kanada ve Avusturalya’da kabul edilmiş olmakla birlikte henüz Avrupa ülkelerinde yürürlükte değildir.[1]

Bir hukukçu olarak, görev sırasında olmamasına rağmen acil hallerde zor durumdaki hastaya yardımcı olmaya çalışan bir doktorun tıbbi malpraktis iddialarına karşı hukuksal bir kalkana sahip olmasının toplumsal fayda taşıdığını düşünmekteyim. Umarım ki ülkemizde de benzeri bir yasa tasarısı kamuoyunun tartışmasına açılır.

 

Son olarak da, bir aydın olarak bu problemin ancak doğru sorulara doğru yanıtlar verilerek çözülebileceğinin farkında olmamız gerekir. Günah keçisi arayan sorular sorunu büyütmekten öteye götüremez. Doğru soru neleri bu kadar yanlış yapıyoruz ki Tıp fakültelerini bitiren ülkemizin en parlak idealist gençlerini hayallerini gerçekleştirmekten, 10 yıl dirsek çürütüp öğrendikleri sanatlarını uygulamaktan korkan bireyler haline getiriyoruz olmalıdır belki de. Hekimleri mesleki reflekslerini ortadan kaldıracak kadar endişelendiren bir durum var ise, sadece cezai yaptırımlar ile çözümlenemeyecek büyük bir sorun olduğunu da kabul etmemiz gerekir. Son zamanlarda hekimlerin bırakın hastane dışındaki acil müdahaleleri, hastanelerinde planlı cerrahi operasyonlara girerken dahi huzursuz ve çekimser olduklarını biliyoruz. Bunun altında yatan sebeplerden en önemlisi dava edilme baskısıdır. Yıllardır tıpta uzmanlık sınavına giren genç hekimler daha çok geliri olan branşlar yerine, gene insanlara yardım edebilecekleri ama daha az riskli, daha az gelirli uzmanlık dallarını seçmeye başlamışlardır. Hekimleri bencillikle suçlayanlara en iyi yanıtı veren bu genç hekimlerimize sahip çıkmaz ve olayı sağduyu ve çağdaş hukuksal kavramlarla çözmeye başlamazsak çanlar hepimiz ve sevdiklerimiz için çalıyor olacak.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
22
1) S S (UZMAN DOKTOR)
23.01.2019 09:42:05
Bizim acile başvuran hastaların ne kadarı acilse uçaktaki doktor anonslarının o kadarı acil. Uçakta doktor olduğunuzu öğrendiklerinde sırayla kollarını açıp kendi tansıyonlarını ölçtürmeye çalışanlar var. Alkol alıp taşkınlık yapanlar için doktor anonsu yapılıyor. Kucağındakı bebeğini yabancı yolculara bırakıp sarhoş yolcuya uçak inene kadar eşlik etmek zorunda bırakılan doktor var. Ağrı kesici isteyen yolcu için doktor anonsu yapılıyor. Bunlar mıdır acil durumlar. Sonra tüm yolculuk boyunca doktor hedef gösteriliyor. Biz hastanedeki şiddetten bıkmışız bir de uçakta şiddete uğramak için mi kendimizi hedef yapacağız. Hava yolu şirketi sorumluluktan sıyrılmanın yolunu bulmuşlar. Kusura bakmasınlar.Doktorlar artık bu kadar stresle başedemiyor. Ben sarhoş yolcu için doktor anonsuna cevap vermemenin cezai yükümlülüğünü tercih ediyorum. Hava yolu şirketi kendi başının çaresine baksın.
People
16
2) ismail yk (dr )
22.01.2019 16:31:53
Hiç bir hukuki yaptırım doğurmaz..çünkü mudahale etmediğimiz hastayla ilgili malpraktis yaşama ihtimali yok..Ayrıca dr olduğumu söylemezsem,zaten kimse bilmez..Kaldıki her iş bitmiş te,uçaktaki 300-400 yolcuyu,içlerinde dr var mı diye kimlik kontrolünden mi geçirecekler...
People
19
3) fly (dr)
15.01.2019 12:04:49
Aydın Sinal bu ülkenin senin gibi hekimlere ihtiyacı var bırak alamanyaları da dön vatan toprağına :)
People
9
4) Frankie Bellevan (Tıp Doktoru)
14.01.2019 11:12:00
Aydın abi Frankfurttan B-52 lerle yine Bombalamış...
People
10
5) aydin sinal (hekim)
13.01.2019 17:19:44
Sayin MURAT ÖZER (ucus hekimi) genis aciklamaniz icin tesekkürler,yazinizdan anladigim kadariyla ucus hekimligi tahsili yapmis sertifikanizda var,yalniz edindigim kanaat uluslararasi seyahatlerdeki ucaklardaki acil yardim konusunda bilgi eksikliginiz ve pratik tecrübenizin olmadigi seklinde.kusura bakmayin. yazdiklariniza madde madde cevap vereyim:
1-acil durumlar her yerde olur dogru,Avrupa ülkelerinde acil durumlarda yakinda bulunan hekimin yardim etme mecburiyeti vardir ,eger hekim görmezlikten gelir "sivisirsa" sikayet olursa yardimdan imtina ettigi gerekcesiyle dava acilir,para cezasi ,hasta ölmüse 2 sene hapis cezasi ,meslekten men ile dava acilir,Almanyada ve Almanya ucaklarinda bu kanun gecerlidir.
2-ilk yardim gerektiren durumlarda hekim yoksa sertifikasi olan kisiler yardim eder ,dogru.bizim konumuz hekimin olup ta sivistigi durumlar.Türkiyedeki ucak müretebatinin ilk yardim bilgisini bilmiyorum,Almanyada ucak hosteslerinin büyük cogunlugu hemsire okulu mezunlari oldugunu söylesem yeterli olur.THY ve diger türk ucaklarindaki ilk yardim ilac-araclari bilmiyorum,ama Luftansanin iki büyük ilk yardim bavulunda intibasyon seti,subklaviye katheter, pnemothoraks icin thoraks kathater,dogum seti,koniotomie seti bile var, ameliyathanedeki anestesi,ilk yardim ilac ve infizyonlarini bulursunuz.
3- yazinizda ki maddeler ic sefer yapan Türk ucaklaklari icin gecerlidir,dis hatlarda calisan ucaklar hangi hava sahasinda,hangi hava alanina inmise o ülkenin kanunlarina tabidir.misal Istanbul-Londra seferi yapan THY u cagi acil olarak Münihe inmise Alman kanunlari tahkikat yapar,Almanyada ilk yardim sertifikasi almis bile olsalar,hekim haricinde hicbir kimsenin hastaya teshis koymaya iv-im- infisision,ilac vermege yetkisi yoktur,yaralamadan tahkikat acilir.
4-bu yazida sadece Türkiye icin gecerlidir,el kitabi pilot ve hostesler icindir,bizim konumuz ucakta bir hekimin bulunmasi halinde.....seklindedir,herhalde hekimde el kitabina bakacak degildir.
5-iki defa Türk ucaklarinda yasadigim ilk yardimda gördügüm kabin ekibinin ilk yardim bilgisi degilde ukalalik bilgisinin cok yüksek oldugu.pilot zaten ulasilmaz kisi(1970 li yillarda seyahat ettigim Varan otobüslerinin personeli cok daha kibardi)
6- ucak sirketi yolcularinin güvenliginden sorumlu,ucakta hastalanan kimse icin -eger ucakta hekim varsa-hekim sorumlu,hekimin koydugu teshis,yaptigi tedavi,en yakin hava alanina ucagin inmesini istemesi (ucagin inip inmeyecegi,hangi havaalanina inecegi yetki ve sorumlugu pilota aittir) den dolayi hekim sorumlu tutulamaz sorusturma,tazminat acilmaz,bu uluslar arasi havacilik ta kabul edilmistir.
uzun yaziniza verecegim cevap vaktimin kisitli olmasindan dolayi bu kadar,yinede isinize yarar ,kopyalayip dosyaniza koyarsaniz ilerde lazim olur diye tavsiye ederim. karli kis günü Frankfurtan Selamlar.
People
48
6) Murat Özer (Uçuş Hekimi)
11.01.2019 15:12:59
20 yıldan uzun süredir bu konuların direkt odağında bulunan bir hekim olarak, yazılanlar ve yorum yapanlar için söyleyeceklerim var.

Sayın Aydın Sinal, büyük olasılıkla klavyenizin azizliğine uğrayarak yazmış olduklarınızdan anlayabildiğim kadarıyla, bu konuda hiç kimsenin bir şey bilmediği gibi yanlış ve taraflı bir izlenime kapılmışsınız gibi geldi. İsterseniz bu yazıyı da kopyalayıp dosyanıza koyabilirsiniz.

Önce algı yanılmasını ya da bilnçsizce yapılan algı operasyonunu düzeltmem gerekiyor.

1. Acil tıbbi durumlar her yerde karşımıza çıkabilir. Otobüste, trende, Uçakta, AVM’lerde, işyerlerinde, evde ya da sokakta, kısaca herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde oluşabilecek her acil tıbbi olaya mutlaka hekim müdahale edecek diye bir kural yoktur.

2. ilk yardım ile acil yardımın sınırlarını biliyor olmamız gerekir. ilkyardım, acil tıbbi bir durumda, kazazedeye, yaralıya, hastaya olay yerinde ya da olay yerinden hastane aciline kadarki süreçte, eldeki olanaklarla, tıbbi ilaç kullanılmadan, o anda orada bulunan kişiler tarafından (tercihen ilkyardımcı sertifikası sahibi), hayat kurtarmaya ve kişinin durumunun daha da kötüye gitmesini önlemeye yönelik olarak yapılan girişimlerdir. Acil yardım ise, hastane ortamında, sağlık profesyonelleri tarafından, gerektiğinde tıbbi ilaç ve malzeme kullanılarak yapılan, aynı amaca yönelik girişimlerdir. Hastane öncesi kazazede ya da yaralıya yapılacak acil müdahale, öncelikli olarak hayat kurtarmaya ve hastanın durumunu stabil tutmaya yönelik ilkyarım kapsamında değerlendirilmelidir. Bu da zaten ilkyardım eğitimi almış olan kabin görevlileri ya da ilkyardımcı sertifikası olan kişiler tarafından yerine getirilebilir. Zaten uçakta bulunan doktorun yapabileceği yardım da, ilkyardım uygulamalarından daha öteye geçemeyecektir.

3. Evet, Sayın Ayşe Gül Hanyaloğlu'nun yazısında değindiği gibi, 19 Şubat 1960 tarih ve 10436 sayılı resmi gazetede yayınlanan Tıbbi Deontoloji Tüzüğünün 3. Maddesi : “Tabip, vazifesi ve ihtisası ne olursa olsun, gerekli bakımın sağlanamadığı âcil vakalarda, mücbir sebep olmadıkça, ilk yardımda bulunur.” Şeklindedir. Ayrıca TTB tarafından geliştirilen Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nın 10. Maddesi de: “Hekim, görevi ve uzmanlığı ne olursa olsun, gerekli tıbbi girişimlerin yapılamadığı acil durumlarda, ilk yardımda bulunur.” Şeklindedir. Ancak burada acil tedavi değil, kabin personelinin ya da ilkyardımcı sertifikası olan herhangi birisinin de yapabileceği bir ilkyardım durumu söz konusudur. Ayrıca bundan da hiçbir hekimin kaçınacağını sanmıyorum.

4. 8 Ocak 2014 tarihinde yayınlanan kanunun; sağlık hizmeti sunumu ile ilgili Ek 11. maddesinde bahsedilen “Olağanüstü durumlarda” ifadesi, Doğal afet durumunu açıklamak için kullanılmakta olup, uçakta rahatsızlanan yolcunun durumu ile arasında bir bağlantı yoktur. Uçak yolculuğu sırasında karşılaşılabilecek acil tıbbi problemler olağanüstü değil, karşılaşılması olası durumlardır. Tüm ticari havayolu şirketlerinin el kitaplarında da bu durumlarla ilgili olarak nasıl bir yol izleneceği detaylı olarak açıklanmıştır.

5. Kabin görevlileri ileri düzeyde ilkyardım eğitimi almış kişilerdir. acil tıbbi bir durum karşısında ne yapacaklarını çok iyi bilmektedirler. Uçakta bir yolcu rahatsızlandığında yapılacak şey, kabin ekibi ve kokpit ekibi tarafından acil müdahale prosedürlerini devreye sokmaktır.

6. Bu arada uçakta bir doktor yolcu bulunması durumunda, eğer uygunsa (uykusuz, yorgun, hasta, alkollü değilse ya da branşından dolayı kendini yetersiz hissetmiyorsa), ekibe yardımcı olması, destek ve moral açısından yaralı olabilir. Bunların yanında hekim mesleğini aktif olarak icra etmeyen, yaşlı, emekli, ya da uçuş anxietesi yaşayan, hatta taşıt tutması olan birisi de olabilir. Ancak tüm sorumluluğun o anda yolcu olarak orada bulunan hekimin üzerine yıkılmaması gerekir. Uçakta acil bir tıbbi durum olduğunda yapılan anons, aslında sorumluluğu havayolu personelinin dışında birisine yükleme manevrasıdır. Oysa IATA kurallarına göre, havayolu şirketinin yolcu üzerindeki sorumluluğu, check-in kontuarında check-in işleminin yapılmasını takiben başlar ve yolcu iniş noktasında uçağı terk edip bagajını teslim alana kadara da sürer. Yani tüm bu süreçte hem hukuki, hem de ticari sorumluluk, havayolu şirketindedir.

Saygılarımla.
People
11
7) aydin sinal (hekim)
10.01.2019 19:24:31
sayin meslektaslarim bu ucakta ilk yardim isine bu kadar ilgilisiniz,ama ne yazikki okudugum yorumlardan edindigim kadariyla hic kimsenin tam bir bilgisi yok.
memlekete yeterli ilk yardim -acil klinigi ve uzmani var ,birklinik THY rinin sponsorlugunda bir simposyon düzenleyip,bu isin uzmanlarinda pilot,ilk yardim uzmani,hukukcu,uluslararasi ucus güvenlik uzmani v.s. gibi kisileri davet edip sizleri aydinlatamazmi? bunu organize etmek bu kadar zormu,? yoksa hic kimsenin mali konular haricinde tipbi konulara ilgilenmek gibi bir ugrasisi yokmu?bu ne kadar bir vurdumduymazlik ;21.yüzyili neredeyse yariliyacagiz,ucak seyahatleri dolmus minübüs gibi heryere her zaman var,millet tren otobüse binmeyip ucaga biniyorlar,hala türk doktorlari ucakta hastalanan kimseye yardim edilimi,etmeyelimi? tartismasi icindeler,cünki bilgileri yok vallahi ben utandim,Acil Tip dernegi bu bilgi karisikliginini gidermek icin ne yapti,ne yapacak? yoksa onlar "biz sadece hastahane acilerinden sorumluyuzmu" diyorla? Birde havacilik uzman hekimligi veren hastahaneler var.pes vallahi.en azindan yukardaki makaleyi okuyup anlasaniz,gercekten avukat Ayse gül hanim cok güzel aciklamis baska bir bilgiye ihtiyac yok,ben bu yaziyi kopyalayip dosyama koydum.
People
19
8) A (İ)
10.01.2019 17:49:48
Selim bey, kamil ömür kendi ismi ile burada yorum yapan ender insanlarda. Sen de tutmuş yorum yapma diyorsun. Asıl rumuzla yorum yapmamak lazım
People
7
9) Selim (Dr)
10.01.2019 16:04:05
Kamil sen yorum yapma
People
36
10) uzman (uzmandoktor )
10.01.2019 11:24:05
Bunun bu şekilde gündeme gelmesi getirilmesi bile doktor üzerindeki asimetrik baskının vahim aşamaya geldiğini gösteriyor.
İşyerlerinde, inşaatlarda vb bütün kurumlarda doktor bulundurma zorunluluğu var. Uçaklarda niye Yok ? Uçakta rahatsızlanan ölsün mü ?
Uçakta doktor olup olmamasına göre mi hastaya müdahale edilecek?
Ya uçakta doktor yoksa ne olacak ?
Bu haberi yapan hukukçu arkadaşlara soruyorum.
1- Havayolu şirketinin yasal sorumluluğu nedir ?
2-bununla ilgili yasal düzenleme yapmayanların sorumluluğu nedir ?
Siz bunları sorgulamayın ama tatile giden doktorun üstüne nasıl yıkarız şark kurnazlığını yapın. Yolculuk yapan bir doktora uçakta nöbet tutturma aklınıza şaşıyorum sadece. Kimse yapmıyor yapmayacakta. Niye anayasaya göre her uçuşta doktor bulundurma zorunluluğu var ama yetkililer gereğini yapmıyor demiyorsunuz ? Bu akılla siz defansif tıppa sadece katkı yaparsınız haberiniz olsun.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer
21/03-23/03Sağlık Bilimlerinde Araştırma SempozyumuTIP EĞİTİMİİZMİ
27/03-30/0318. Nefroloji Kış OkuluNEFROLOJİKIBR
05/04-07/04TOD Nisan KursuGÖZ...ANKA
07/04-10/0441. PEDİATRİ GÜNLERİ ve 20. PEDİATRİ HEMŞİRELİĞİ GÜNLERİÇOCUK...İSTA
12/04-13/04Hacettepe Radyoloji BT Kursu 2019RADYOLOJİANKA
12/04-14/04Hedef Kanser 2019TIBBİ...KIBR
10/04-14/04Türk Toraks Derneği 22. Yıllık KongresiGÖĞÜS...ANTA