Yavuz Dizdar'dan doktorlarla ilgili şok tespit: Doktorlar vicdanlarını kaybetti!
ONKOLOG Dr. Yavuz Dizdar yeni kitabı 'Vicdan Hayat Kurtarır'a özel açıklamalar yaptı. Kitapta sistemin çıkmazlarına yer verdiğini ve tıbbı ciddi şekilde eleştirdiğini söyleyen Dizdar, "Doktorlar aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar. Önemli bölümü vicdanını kaybetmiş, bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek" dedi.
Yavuz Dizdar'dan doktorlarla ilgili şok tespit: Doktorlar vicdanlarını kaybetti!
29 Kasım 2018 - DHA

Verdiği röportajlar sonrası yaşadıklarını hikayeleştirme fikri doğduğunu ve kitabın öyle ortaya çıktığını ifade eden İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Onkolog Dr. Yavuz Dizdar, yeni kitabı 'Vicdan Hayat Kurtarır'ı anlattı.

"HASTA OLURSANIZ DA TIBBA ÇOK FAZLA GÜVENMEYİN"

Kitabın 3 ayda yazıldığını ve gençler için yaşam kılavuzu olduğunu vurgulayan Dr. Dizdar, "Kitapta, özellikle gençlerin geleceği dert edinildi ve gençlere önemli mesajlar veriyorum. Hasta olmayın ama hasta olursanız da tıbba çok fazla güvenmeyin. Doktorlar aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar. Kitapta tıbba ciddi eleştiri var ve bir zahmet üstlerine alınsınlar. İsim verilmese de birlikte çalıştığımız meslektaşlarımız var. Ama alınmaları lazım çünkü bu iş ticarete çevrildiği vakit tıbbın geleceğini bekleyemeyiz. Bu çocukları nasıl eğiteceğiz. Doktor saat 11 veya 12'de işten çıkarak hatta bazen hiç gelmeksizin piyasada olmak istiyor. Mesleğin esaslarını çocuklar kimden öğrenecek?" diye konuştu.

"DOKTORLARA VİCDANLARINI BİR DAHA HATIRLATMAK GEREKİYOR"

Doktorların büyük çoğunluğu olmasa bile önemli bölümünün vicdanını kaybettiğini söyleyen Dr. Dizdar, "Bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek, kesinlikle göz ardı edebilirler. 1900'lü yılların başında İstanbul'a gelen yabancı bir doktor Beyoğlu'nda muayene açtığında haftada 1 gün ücretsiz hasta bakıyordu. Ben burada kendi meslektaşlarıma haftada 1 gün hastaya ücretsiz bakmayı kabul ettiremedim. Ameliyat değil, alt tarafı muayeneden bahsediyoruz. Tıp kendi misyonundan bu kadar sapmış ve ticarete dönüşmüşse eğer doktorlara vicdanlarını bir daha hatırlatmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"TIP DEĞİL TEKNOLOJİ GELİŞMİŞ"

Hasta ve hasta adaylarına uyarılarda bulunan Dr. Dizdar, "Bizim sektörün temsilcileri 80 yıldır yatmış, teknoloji gelişmiş. Gelişen teknoloji, tıp değil. Bunu hasta ve hasta adayları çok iyi bilsin. Yeni birkaç ilaç ama bol miktarda görüntüleme, Ultrason, MR,PET gelişmiş ve kendilerine pazar arıyorlar. Dolayısıyla hastalar tıp için artık pazar özelliği taşıyor. Okuyucular işte kitapta bunların ne halde olduğunu, nasıl bu noktaya gelindiğini bulacak. Bu noktada çıkış için bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark edeceksiniz. Okuyucular kitapta bunu fark etse yeterli" dedi.

"TOPLUMUN VİCDANINDA KÜNTLEŞME VAR "

Kitapla toplumda farkındalığı artırmayı amaçladığını belirten Dr. Dizdar, "Toplumun vicdanında küntleşme olduğunu söyleyebilirim. Yani bir şeyleri göz ardı edebiliyor. Örneğin, tavukta mesela, 'ışık görmeden büyüyen 40 günlük hayvandır, aslında bebektir' dediğinizde işi anlamış olan arkadaşlar 'ızgara tavuk istiyorum' diyebiliyor. Bunu dememeyi öğrendiğimiz zaman çağ döner. Çünkü artık bu sıkışmış pozisyondur. Mallar ve canlar bu kadar ucuzlamışken birkaç kişi bir hareket başlatırsa ve sürekli tüketime sevk eden sistemi hayatlarından kısmen de olsa çıkartabilirlerse bütün ayaklar yere bir daha basacaktır. Dünyanın şekli bir daha böyle olmayacak, kitaptaki amaç bu farkındalığın sağlanmasıdır.Vicdan hayat kurtarır mı?Evet kurtarır" diye konuştu. 

"2050'DE 2 KİŞİDEN BİRİ OTİSTİK HALE GELİRSE TOPLUM TÜKENİR"

Toplumda şu anda ekran bağımlılığının hızla artmasıyla yarı otistik bir tablonun olduğunu aktaran Dr. Dizdar, "Otizmle ilgilenen derneklerden hastalığın artışıyla ilgili verilere baktığımız zaman hastalık yukarı doğru çıkıyor. Böyle devam ettiği sürece otizmli insan sayısı toplum içinde yükselecek. Aslında şu anda yarı otistik bir tablo olmadığını söyleyemem. O nedir? Ekran bağımlılığı. Gençlerde bol miktarda var. Devamlı hareket halindeler, yerinde duramıyorlar ama sürekli telefon ekranına bakıyor, bu da bir cins otizmdir. 2050'de 2 kişiden biri otistik hale gelirse o toplum teorik olarak tükenir, bitmiş demektir" ifadelerini kullandı.

"GENÇLERİN ÖZELLİKLE OKUMASINI İSTİYORUM...OKUMA ALIŞKANLIĞI YOK"

Kitabın yaşama dair bakış açısını yansıttığını söyleyen Dr. Dizdar, "Vicdan herkesin içinde bir miktar verilmiş olan ama bizim görmezden geldiğimiz, üstünü örtebildiğimiz cevher. Örtüyü açarsanız ışıldamaya başlıyor, kapatırsanız o zaman duyarsızlaşıyorsunuz. Gençlerin o yüzden özellikle okumalarını istiyorum, okuma alışkanlığı yok. Kitap, okuma alışkanlığına başlatmak için de bir proje. Dip notlarla bugünkü gençlerin tanıma ihtimali düşük olan Kemal Sunal, Adile Naşit'i tekrar hatırlatmaya çalıştık. Okurlarsa ne demek istediğimizi anlayacaklar. Gençlerin fabrika ayarlarına dönmelerini istiyoruz yoksa format atmamız gerekecek" dedi.

"KİTABI OKUYAN GENÇLER ÜNİVERSİTE OKUSALAR BİLE İŞLERİ OLMAYACAĞINI BİLECEK"

 Eğer kitabın içinde anlatılanlar yaşanacak olursa gençlik için sıkıntıların ortaya çıkacağını vurgulayan Dr. Dizdar, "Her şey ucuzladı ama iş yok. Gençlerin içerisinde deli kan var. Konum istiyor, onurlandırılmak istiyor. Bir yerde çalışmak istiyor ama siz bunlara iş bulamıyorsunuz çünkü sistem ucuzladı. Gençler kitapta bu hikayenin bugünlere nasıl geldiğini bulacaklar. Çünkü bu durum yeni değil 30 yıllık bir hikaye. Mesela, gençler istedikleri kadar üniversite bitirsinler işleri olmayacağını bilecek" diye konuştu.

Dr. Yavuz Dizdar, kitabın devamının geleceğini bunun yanı sıra bilimsel gelişmeleri de roman formatında yazacağını söyledi.

Anahtar Kelimeler:

yavuz dizdar onkoloji

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
38
1) Nintendo (Gameboy)
30.11.2018 17:00:17
Dün bakkala gittim abi ben bugün tüm hastalarımı dörtdörtlük tedavi ettim, bana iki ekmek verirmisin dedim. Bana bi el hareketi yaptı. Neden olabilr sizce
People
30
2) Postenflamatuar (Uzm dr)
30.11.2018 16:28:27
"Bizim sektörün temsilcileri 80 yıldır yatmış, teknoloji gelişmiş" diyor. Sektör temsilcilerinden kastı doktorlar ise yanılıyor sevgili meslektaşımız. Zira ilaç ve tedavi yöntemleri devletçe kurulan, milyar dolarlık maliyetleri olan ihtisas laboratuvarlarında ve temel eğitim mezunlarının ağırlıkta olduğu kişilerin devletçe çalıştırılmasıyla olur. Devletin siyasi iradesi olacak ve yabancı devletlerin 5. Kol faaliyetlerine karşı da laboratuvarları ve bilim adamlarınını koruma kapasitesi olacak. Yani hocam abd-fransa-ingiltere gibi iri ve diri devlet şemsiyesi lazım. Tavukları kafeste büyüttüren, gdo lu gıdalara izin veren devlette bunlar olmaz. Doktorların ise bunlarda en ufak kabahati yoktur.
People
50
3) hö (uzm dr)
30.11.2018 14:19:02
konuşma içeriğie bakılırsa yeni kitabın anlam ve önemini vurgulamak için ücretsiz olarak dağıtılması uygun olacak
People
30
4) Postenflamatuar (Uzm dr)
30.11.2018 14:04:22
Doktorlardan önemli bir kısmından kasıt nedir? 10 bin doktor mu? 50 bin doktor mu? Kendisi de doktor olduğuna göre vicdansızlar sınıfında kendisi de var mı? Olur mu efendim! Devlet kurumlarındaki doktorlar hastaları bedava muayene ve tedavi ediyorlar. Çeşitli adlar adıyla alınan katkılar da devlet hazinesine gelir kaydolur. Doktor sadece devletten ücretini alır. Bir hakim gibi bir kamu kurum hademesi gibi. Vicdansızlık bunun neresinde? Özel hastanelerdeki doktorlar bildiğin işçidir. Bedava muayeneye kalksa işten atılır, neticede başkasının parasıyla iyilik yapılmaz. Yapsa yapsa hastanelerin vicdanlı sahipleri iyilik yapabilir. Özel muayenehane doktorluğu desen zaten Türkiyedeki sayıları birkaçyüzü geçmez. Laflara dikkat etmek lazım.
People
30
5) dr.acil (doktor)
30.11.2018 11:51:57
Değerli hocam; Siz sadece doktorları tanıyıp iç içe olduğunuzdan, sadece başı dara düşmüş ve size muhtaç halde ve elpençe karşınıza gelen hasta ve yakınlarınızı gördüğünüzden, halkın genelinin farkında değilsiniz. Memlekette vicdan yok, yöneticisinden, sokaktaki vatandaşına. Her şeyimiz para olmuş; doğru. Çoluk çocuğumu devlet okuluna yazdırabilmek için bile para sorulan, yolda birine yardımcı olmaya çalıştığımda yankesici yada benden ne beklentisi var acaba diye sorgulandığım bir memlekette yaşıyoruz. Ne gelecekten umudum kalmış, ne de çocuklarımın geleceğinden bir umudum var. İnsanlar tek çıkış yolu olarak vicdanı kenara koyup; para kazanıp, en azından çoluk çocuğunu kurtarma peşinde. Çok da vicdan beklememek lazım kimseden, vicdanınız bu memlekette yaşamaya yetmiyor. Yanlış anlamayın, vicdanlı biri olarak vicdanlı olmaya canım pahasına devam edeceğim. ancak söylediğiniz vicdansızları suçlamıyorum. Sistem bu!
People
37
6) DOKTOR (DOKTOR)
30.11.2018 09:51:37
KİTABINIZI BEDAVA DAĞITARAK SİZDE PARANIN ESİRİ OLMADIĞINIZI GÖSTERİN LÜTFEN
People
22
7) Dr.Cevdett (Cerrah)
30.11.2018 09:45:58
Herşey insanı üzerinden para kazanılan bir eşya gibi gören ''performans sistemi'' ile başladı. En vicdanlı olanımız bile vicdansızların yaptığı performans puanını artırmaya yönelik atraksiyonlar yüzünden ezilince vicdanlar zaafa uğradı. Sözleşmeli hekimlere verildiği gibi çift maaş verilerek performans sistemi kaldırılmalıdır.
People
28
8) Hikmet Yenioğlu (Doktor)
30.11.2018 09:37:57
......... aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar. Önemli bölümü vicdanını kaybetmiş, bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek. Boş bıraktığım yere hangi mesleği yazarsanız olur. Bu toplumun ahlak eğitimi ve insani değerleriyle alakalı bir durum. Ancak benim inancım o boş olan yere en az yakışan doktorlar kelimesidir.
People
11
9) ömer hayyam (op.dr)
30.11.2018 00:13:09
vicdan mı ?
para mı ?

vallah parayı seçerim, vicdan bu devirde karın doyurmuyor....borazanlığa gerek yok.... senin yolun açık olsun gardaş...
People
46
10) feride cihan göktan (doktor akademisyen)
30.11.2018 00:12:59
yavuz bey'in bu makalesi üzerinden tartışma yazısı yazarak sosyal medyaya taşıyacağım. Makaleyi çok üzülerek okudum. önce bunu belirtmek isterim. Yılların doktoru yani bu işe emek ve hizmet vermiş bir doktor arkadaşımız, kendi meslektaşları için vicdansız tabiri kullanıyor.Ve bunu neden yapıyor? kendi yazdığı vasat olması muhtemel bir kitabı piyasaya sürmek ve tanıtım yapmak için. Bu konuda ayrıntılı olarak bu hafta yazacağım ve buraya da ekleyeceğim. benim güzel meslektaşlarım, çilekeş doktor arkadaşlarım,sabahlara kadar çalışın aralıksız nöbet tutun emekli maaşı olarak üç kuruş bir şey alın, performans sisteminin çarkları içinde ezilin...sonra biri en acısı da sizin meslektaşınız kalksın size vicdansız ve paragöz desin. hem de ticari bir kaygısı için. günahtır . yazıktır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer
14/12-16/128. Ulusal Sitopatoloji KongresiTIBBİ...İZMİ