YKS birincisi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni gezdi
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sayısal puan türünde 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olan ve doktor olmak isteyen Mehmet Berke İşler, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni gezdi.
YKS birincisi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni gezdi
26 Temmuz 2019 - AA

Denizli'de yaşayan Mehmet Berke İşler, bugün annesi Gülcan ve babası Prof. Dr. Ertuğrul İşler ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni ziyaret etti.

Mehmet Berke İşler, öğrenciler eşliğinde fakülteyi, poliklinikleri ve servisleri gezdi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sait Gönen ile bir araya geldi.

Prof. Dr. Nuri Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yılki YKS birincisinin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni tercih ettiğini hatırlatarak, "Bugün Berke'yi ağırladık. Ona köklü tarihimizi, fakültede yapılanları anlattık, hastanenin imkanlarından bahsettik. Bazı hocalarımızla tanıştı, onlara sorular sordu, öğrencilerimizle bir araya geldi. Biz, kendisinin bizi tercih etmesini ümit ediyoruz." diye konuştu.

Tercih yapacak öğrencilerin kararlarını, ailelerinin, çevrelerinin çok fazla etkisinde kalmadan vermelerini tavsiye eden Aydın, "Bu, sadece bir okul, eğitim tercihi olmayacak. Bundan sonra öz geçmişlerinde taşıyacakları bir markayı da tercih etmiş olacaklar. Bu bağlamda rahat ve özgür şekilde tercihlerini gerçekleştirsinler." dedi.

Aydın, hekimliğin sadece bir meslek olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Hekimlik aslında bir sanat. Çok fazla özveri isteyen, insanın severek yapması gereken bir iş. Aslında her iş öyle ama hekimlik biraz daha farklı. İyi hekim olabilmek için öncelikle iyi insan olmak, iyi iletişim kurmak, sabırlı olmak, karşısındaki insanı anlamak lazım. Ona göre bir tedaviyi planlamak lazım. Doğru ve dürüst olmak lazım. Bütün bu nitelikleri kendilerinde toparlayabileceklerini düşünüyorsa öğrenciler, onları bekliyoruz ve hekim camiası içinde onları görmek isteriz. Ülkemizin böyle arkadaşlara ihtiyacı var."

 "TUS başarısında da Cerrahpaşa oldukça iyi bir noktada"

Prof. Dr. Sait Gönen de üniversite sınav sonuçları belli olduktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne yoğun ilgi olduğunu belirterek, ilk 100'e giren çok sayıda öğrencinin kendileriyle ve öğrencilerle görüştüğünü, hastaneyi gezdiğini anlattı.

Hekim olmak isteyen öğrencilerin seçeceği fakültelerde arayacağı özellikleri, "çok geniş bir akademik kadroya sahip olması", "entegre bir eğitim sistemine sahip olması", "çok sayıda vaka görme imkanına sahip olması" şeklinde sıraladıklarını aktaran Gönen, şu bilgileri verdi:

"Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde bunların üçünün de çok iyi olduğunu gururla söylüyoruz. Geçen yıl bizim İngilizce Tıp Fakültemize en son giren Türkiye 401'incisi, Türkçe Tıp Fakültemize en son giren Türkiye 1933'üncüsüydü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne günde 4 bin 700-5 bin arası hasta geliyor. Türkiye'nin her tarafından hasta geliyor. Cerrahpaşa bu hastaların hepsini tedavi etmekle yükümlü hisseden ülkenin en önemli sağlık kuruluşlarından bir tanesi. Burada okuyan öğrenciler çok sayıda vakayı görme imkanına sahipler. TUS başarısında da Cerrahpaşa oldukça iyi bir noktada. Cerrahpaşa'nın uluslararası ilişkileri çok iyi, yurt dışındaki en az 24 fakülteyle anlaşmamız var. Hocalarımızın çok ciddi yurt dışı ağı var. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ülkemizde tıp eğitimi veren en köklü kuruluşların başında geliyor."

 "Cerrahpaşa iyi bir donanım sunuyor"

Türkiye birincisi Mehmet Berke İşler ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin tarihi dokusu ve geçmişine işaret ederek, şunları söyledi:

"Ben de doğru ve iyi bir karar vermek için gidebileceğim üniversiteleri geziyorum, sorularıma yanıt arıyorum. Doğru bir karar vereceğimi düşünüyorum. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, iyi bir doktor olabilmek için tecrübesi ve birikimiyle iyi bir donanım sunuyor. Türkiye'de iyi bir doktor olarak görev yapmak ya da işe hakim bir doktor olarak yetişmek isteyenler için gerçekten biçilmiş kaftan olduğunu söyleyebilirim. Ben henüz kararımı vermedim. Tamamen kendi zihnimde, geleceğimi nasıl bir planla yürüyeceğine dair kendi muhakemelerim içinde yanıt bulacak bir soru."
Öğrencilere sadece ders çalışarak öğrencilik hayatı geçirmemelerini, sosyal yaşama katılmalarını tavsiye eden İşler, "Hayatınızı sadece sınava çalışarak heba etmeyin." dedi.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) hekim(dr) (dr)
09.08.2019 22:10:40
Kamil Ömür ,Berke seni dinlememiş Boğaziçi Bilgisayar'ı yazmamış. Elektronik'i de yazmamış. Beni dinlemiş ama yarım dinlemiş, ben tıp okumak istersen Cerrahpaşa'yı seç demiştim ama mutlaka tıp oku demedim, seversen tıp oku; tıp için de Cerrahpaşa'yı seç .çünkü ben Cerrahpaşalı'yım kalitesinin faydası meslek hayatım boyunca gördüm diye yazmıştım.Berke İzmir'de tıp okumak isteseydi de Ege Tıp yaz derdim.
Ama o her genç gibi kafasının belirlediğine gitmiş, tıp yazmış ta okulu Cerrahpaşa değil Medipol olarak tercih etmiş.. Eh ne yapalım. Başarılar dileyelim. Kamil'ciğim başkaları üzerinden iki meslekdaş boşuna kavga ettik. Ne olur, habere yorum yazanların yorumlarını içselleştirp,kişiselleştirip "sen biliyor musun" gibi tavırlarla yorum yazma. Ben bir süre tatile çıkıyorum.
People
1
2) Mevlut Er (Muhendis)
05.08.2019 22:48:44
Bu aşagıdaki yorumlara bakınca tamamını yanlış buluyorum. Hepsinde TIP mesleğini sosyal statu kazanmak için , para kazanmak için, ve başkalarına hava atmak için secmişliğin izleri var. Bilmeden etmeden mühendis olmayı oneriyorlar birde. Siz mühendisliği neye dayanarak oneriyorsunuz. Türkiye de mühendis olursun sigorta baglamayı bilmeden, gittiğin fabrikada hiçbir makinaya el sürdürmezler. O yetki ustyabşılara aittir. Temizlikçinin elinde oyuncak olmazsın ama ustabaşının elinde alay konusu olursun. Size ise canlı insan vücüdu teslim ediliyor. Oynayın oynayabildiğiniz kadar. Şu cok netki , bir olcum yapılsın bakalım doktorların hangisinde3 bir sevecenlikj hakimdir, Sevecen görünenlerinizde tek düşüncesi paradır. Eger işişnizi seviyor olsaydınız bunların ve calışmalarınızın hiçbiri size zul gelmezdi. Ayrıca karşınıza psikopat lar cıkıp sizi darp ediyorsa çakın suratına iki tane otursun yerine. Nefsi müdafada mı yasak hepiniz ödlekmisiniz, eger zaten odlekseniz , siz nasıl hastalarınızı insiyatif kullanıp tedavi edeceksiniz. Külliyen yazdıklarınız yanlış ve ne ektiyseniz onu biçiyorsunuz.
People
3
3) aydin sinal (hekim)
05.08.2019 11:54:01
MEDIMAGAZIN dükkani kapatip tatile cikti herhalde?
People
6
4) salloso(tomiks'in arkadaşı dr) (dr)
02.08.2019 02:27:02
sayın aydın sınal
eskilere götürdünüz. medimagazin okurlarının bilmesi için ihsan ünlüer'i yazmama vesile oldunuz.

45 yıl öncesinden bir portre.
cerrahpaşa'da 197o lerde öğrenci iken ilginç bir hekim vardı.
fransız beresi , pipo ve beyaz önlük üstüne siyah pelerinle bahçede dolaşırdı.
öğrenci kantinine gelir bizlerle sohbet eder bazen kısa bir arya okur, giderdi.
kadın doğum uzmanı,karikatürist ve mizah yazarıydı.
cumhuriyet'te mizah yazıları yazardı.
devlet opera ve balesinin kadrolu sanatçısıydı.
resmen opera sanatçısı.
devre arkadaşları kadın doğumda profesördü o kariyer yapmamış uzman olarak devam ederdi.
o yıllarda uzman olarak fakültede devam edilirdi ve muayenahane de açılırdı.
adı ihsan ünlüer idi.
müthiş bir adamdı.
bir şiiri

"Tıp tıp diye carpan yüreğin ritmine kandık
Tıp dünyasını servet yolu şöhret yolu sandık
Her ilmi bıraktık ta tababet diye yandık.".

(bu şiir hoş ancak, 70 yıllarda doktorluktan güzel meslek var mıydı tabii sevene...benim lisenin çalışkanlarının hepsi itü'ye gitti ben hariç..hepsi itü'yü bitirdiği gün TCDD,DSİ,Karayolları,İller Bankası gibi devlet şirketlerinde torpilsiz hemen iş buldu. bugün emekli olup evlerinde oturuyorlar. hiç bir itü mezunu lise arkadaşım özelde çalışmadı özel yoktu ki.. çalışanlar istanbulda mühendislik için sadece İTÜ'ye giderdi. yıldız mühendis, itü yüksek mühendis mezun ederdi. o yıllarda belki koç vardı ,sabancı bile adanaydı sanırım..1975 .1975 te türkiye 10-12 bin hekim vardı. büyük il olabilecek ilçe gebze'de sadece bir hükümet tabibi vardır.. ama nufusu 3000 şirin bir ilçe...sadece sağlık ocağı...

ünlüer'in bir kusuru vardı içki severdi.
mezun oldum, ihtisas bitti,
bir gün kadıköy yeldeğirmeni tarafından gidiyorum
aa bir baktım ihsan ünlüer
eczanenin önüne sandalye koymuşlar, çevresine donuk gözlerle boş boş bakıyordu.
eczane hanımının eczanesiydi.
sonra öğrendim ki alkolden "wernicke-korsakoff"sendromundan rahatsızmış...
ne canlı ne hayat dolu bir insandı.
ruhu şaad olsun.
kantinimiz o geldiğinde şenlenirdi...
not: BERKE bilen Varsa NEREYİ YAZDIN. Cerrahpaşa,İTÜ,Boğaziçi Bilgisayar. Ne olur cevap ver yoksa karadenizli'nim " mesale dedük" hikayesi gibi biribirimize girceğiz. hekim dr, kamil ömür, aydın sınal,RKTR,cevdet vb. NE OLUR KURTAR BİZİ KLAVYE KAGASINDAN. HADİ BERKECİĞİM: ÜZME BİZİ...
People
12
5) aydin sinal (hekim)
01.08.2019 16:07:45
hangi fakülteyi ,hangi tahsili secersen sec bu senin tercihin yalniz sana bir doktor bir yasli amca olarak tavsiyem artik kafani kitaplardan ,kendini calisma masasindan kaldir hemen spora basla, nigdede bir söz var"elma agacinin altina düser"!yoksa iktibal göz önünde! .dünya yalniz kitap,tahsil,para degil,bu arada namdar rahmi karatay in (prof.dr canan karatayin kayin babasi olurdu) meshur "gecti borun pazari sür esegi nigdeye" siirini pekcok defa okumani tavsiye ederim.alman gencleri lise bitirim imtihani-abitur-dan sonra iki sene dünyayi gezmeye cikiyorlar sonra fakülteye basliyorlar,fakülteye baslama yasi 21.22.
jean paul satre nin bir sözü ile bitirelim" gencken genc olabaline,gencligini doyasiya yasiyabilene ne mutlu".
tip tahsiline heves edenlere de Dr.Ihsan Ünlüer agbeyimizin
Tip tip diye carpan yüregin ritmine kandik
Tip dünyasini servet yolu söhret yolu sandik
Her ilmi biraktikta tababet diye yandik...
ve ayrica "oku oku budur sonu" kitabini ve siirini tavsiye ederim.
People
16
6) caner (dr)
31.07.2019 14:31:57
Eve gelen temizlikçi 200 tl alıyor sabahtan akşama kadar.Hastanede nöbet tutunca saati 25 tl.8 saatlik stresli nöbet ,kavgası,döğüşü,malpraktis sonrası ele geçen para ,yani doktorla temizlik işçisi aynı parayı alıyor. Bundan daha ötesi yok arkadaşlar,gençleri Tıp fak. diye harcamayın,yazıktır,günahtır,Bakmayın çevrenin pohpohlamasına.Alay ettirmeyin kendinizi.Mühendis tanıdığım arkadaş ilk başlarda 5 işçi,5 yıl sonra 150 işçi ile çalışan fabrika açtı.30 dan fazla ülkeye ihracat yapıyor.Neyi tartışıyoruz....
People
5
7) RKTR (Uzm)
31.07.2019 11:54:46
Genç kardeşim, çok önemli bir faktör daha var: Türkiye tıp doktorlarına dava açmanın dünyada en kolay olduğu, hatta teşvik edildiği ülkedir. Doktor aleyhinde yapılan bir şikayetin mantıklı ve haklı olup olmadığını belirleyecek, iftiracıları baştan elimine edecek hiçbir ön değerlendirme mekanizması yoktur; olması da asla istenmez. Davaların en az % 80'i tamamen haksız, para almak amacıyla açılır. Kazanmak için de mahkemede müştekiler ve avukatları tarafından doktora sayısız iftira atılır. Hiçbir kusurun olmasa dahi, hakkında seni suçlu gösteren bir rapor düzenlendiğini görebilirsin. Savcılar arasında doktorları hiç sevmeyenler vardır. Bir dava sürecinde yıllar boyu yaşayacağın endişe ve stresin haddi hesabı yoktur. Ve 10-12 sene süren davalar vardır.

"Dava" dedim, aslında "davalar" demeliydim. Zira; katillere, sapıklara, teröristlere, tecavüzcülere vs tek dava açılırken, ülkemizde yürürlükte bulunan Milli Tıp Hukuku Formülü'ne göre, şikayet edilen doktora İKİ ayrı dava açılır: Hukuk ve Ceza davaları. İkisinden ayrı ayrı yargılanırsın. Birini kazanman, diğerini de kazanmanı garanti etmez.

Bunun doğal sonucu olarak, en vahşi caniler bile sadece hapis ile yargılanırken, bir tıp doktoru, hiçbir suçu olmasa bile, HAPİS + TAZMİNAT + MESLEKTEN MEN ile yargılanır. Sistem bunun böyle olması için özellikle tasarlanmıştır.

Sonunda aklansan bile, hayatının en az bir 10 senesi iyice becerilmiş olur. Meslekten soğursun, özgüvenini kaybeder, defansif tıp uygulamaya başlarsın. Bu arada cebin de iyice boşaltılmış olur ödeyeceğin avukatlık ve diğer masraflarla. Şunu da belirteyim, artık yurtdışı, akademik pozisyon, özel hastane, vb. başvurularında ilk sordukları sorulardan birisi dava yiyip yemediğindir. Davayı kazanmış olman bile, sana olumsuz referans koymalarını engellemez.

Eğer kaybedersen de, bittin demektir. Türkiye'deki gülünç tıbbi sorumluluk sigortasının da seni koruyacağını düşünme.

Mühendis veya pilot olmanı tavsiye ederim. İlla ki yaşam bilimleri dersen de, genetik veya en yeni alanlardan birini seçmen lehine olur.
People
4
8) A (İ)
30.07.2019 18:37:50
Mutemet kardeş 30 bin alan devlet doktoru olduğunu söylemiş. Benim bildiğim maksimum döner 13 bin. 7500 sabit ve maaş. 1000 lira icap ve 1000 nöbet alsa 22500 eder. Acaba mesai fazlası ile mi 30 bin oluyor mutemet bey? Şimdiden teşekkür ederim cevabınız için. Gerçi mesai fazlası 7500 etmez. Eğitim kadrosunda olan ve eğitim farkı alan doçentler mi o kadar aliyor acaba
People
9
9) Dr.Cevdett (Cerrah)
30.07.2019 14:47:18
Hekimlik, işini severek yapacak, orta gelir ve mütevazi bir yaşamla mutlu olacak insanların işi. Kesinlikle çok para kazanmayı umanların işi değil. Hekim olup yarın BMW ya da Mercedesim niye yok diye üzülecekler bu mesleğe baştan hiç girmesin. Çünkü ortalama bir uzman hekim ülkemiz şartlarında bir ömür boyu kazandığı paralarla ilkokul mezunu bir müteahhitin altındaki sıfır km Mercedes ya da BMW sahibi olamaz. Hayattan ne beklediğiniz çok önemli.
People
5
10) RKTR (Uzm)
30.07.2019 13:44:15
Genç kardeşim, çok önemli bir faktör daha var: Türkiye tıp doktorlarına dava açmanın dünyada en kolay olduğu, hatta teşvik edildiği ülkedir. Doktor aleyhinde yapılan bir şikayetin mantıklı ve haklı olup olmadığını belirleyecek, iftiracıları baştan elimine edecek hiçbir ön değerlendirme mekanizması yoktur; olması da asla istenmez. Davaların en az % 80'i tamamen haksız, para almak amacıyla açılır. Kazanmak için de mahkemede müştekiler ve avukatları tarafından doktora sayısız iftira atılır. Hiçbir kusurun olmasa dahi, hakkında seni suçlu gösteren bir rapor düzenlendiğini görebilirsin. Savcılar arasında doktorları hiç sevmeyenler vardır. Bir dava sürecinde yıllar boyu yaşayacağın endişe ve stresin haddi hesabı yoktur. Ve 10-12 sene süren davalar vardır.

"Dava" dedim, aslında "davalar" demeliydim. Zira; katillere, sapıklara, teröristlere, tecavüzcülere vs tek dava açılırken, ülkemizde yürürlükte bulunan Milli Tıp Hukuku Formülü'ne göre, şikayet edilen doktora İKİ ayrı dava açılır: Hukuk ve Ceza davaları. İkisinden ayrı ayrı yargılanırsın. Birini kazanman, diğerini de kazanmanı garanti etmez.

Bunun doğal sonucu olarak, en vahşi caniler bile sadece hapis ile yargılanırken, bir tıp doktoru, hiçbir suçu olmasa bile, HAPİS + TAZMİNAT + MESLEKTEN MEN ile yargılanır. Sistem bunun böyle olması için özellikle tasarlanmıştır.

Sonunda aklansan bile, hayatının en az bir 10 senesi iyice becerilmiş olur. Meslekten soğursun, özgüvenini kaybeder, defansif tıp uygulamaya başlarsın. Bu arada cebin de iyice boşaltılmış olur ödeyeceğin avukatlık ve diğer masraflarla. Şunu da belirteyim, artık yurtdışı, akademik pozisyon, özel hastane, vb. başvurularında ilk sordukları sorulardan birisi dava yiyip yemediğindir. Davayı kazanmış olman bile, sana olumsuz referans koymalarını engellemez.

Eğer kaybedersen de, bittin demektir. Türkiye'deki gülünç tıbbi sorumluluk sigortasının da seni koruyacağını düşünme.

Mühendis veya pilot olmanı tavsiye ederim. İlla ki yaşam bilimleri dersen de, genetik veya en yeni alanlardan birini seçmen lehine olur.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
19/09-22/09 14. Ulusal Genç Yaşam ve 4.Klinik Romatoloji Kongresi ROMATOLOJİ KIBR
19/09-22/09 16. Ege Romatoloji Günleri ROMATOLOJİ İZMİ
19/09-22/09 16. Metabolik Sendrom Sempozyumu BESLENME... MUĞL
20/09-22/09 5. Klinik Embriyoloji Derneği Kongresi HİSTOLOJİ... İZMİ
21/09-24/09 Dünya Gastroenteroloji Kongresi 2019 GASTROENT... İSTA
25/09-27/09 4. Ulusal Çocuk Genetik Kongresi ÇOCUK... ANKA
27/09-28/09 1. Marmara Radyasyon Onkolojisi Günleri RADYOLOJİ İSTA