Prof. Dr. Arslan: 'İyileşen hasta açısından Türkiye en yoğun grupta'
Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümünden Prof. Dr. Olcay Arslan ve ekibinin TÜBİTAK tarafından desteklenen 'Covid-19 Verilerinin İstatiksel Analizi, Modellenmesi ve Olası Risk İndekslerinin Hesaplanması' projesi, Türkiye'nin koronavirüs mücadelesinin başarılı olduğunu ortaya koydu
Prof. Dr. Arslan: 'İyileşen hasta açısından Türkiye en yoğun grupta'

Prof. Dr. Olcay Arslan

25 Şubat 2021 13:48 - DHA

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümünde öğretim üyesi Prof. Dr. Olcay Arslan ve ekibinin 'Covid-19 Verilerinin İstatiksel Analizi, Modellenmesi ve Olası Risk İndekslerinin Hesaplanması' başlıklı projesi, TÜBİTAK tarafından desteklendi. Proje kapsamında Türkiye’de ilk 100 vakanın görüldüğü 16-17 Mart tarihlerinden 30 Kasım 2020'ye kadar Sağlık Bakanlığının açıklamış olduğu günlük aktif vakalar, günlük ölümler, günlük iyileşen sayısı, toplam vaka, toplam ölüm ve toplam iyileşen sayısı verileri incelendi.

'SAĞLIK ALTYAPIMIZIN İYİ OLDUĞUNU GÖZLEMLEDİK'

Arslan, öncelikle betimsel istatistikler ve kümeleme analizi, istatistiksel modelleme yardımıyla verileri incelediklerini, salgın risk indekslerini hesaplayarak devletin salgına müdahalesi, vatandaşlarını koruması ve salgının bulaşıcılığı hakkında bilgiler ortaya koyduklarını söyledi. Arslan, şu ifadelere yer verdi:

"30 Kasım’a kadar olan verilerin incelenmesiyle salgının özellikle vakaların, ölümlerin ve iyileşen hastaların artarak devam ettiğini gözlemledik. Kümeleme analizi yardımıyla da Avrupa ve Asya'daki ülkeler ile Türkiye'yi karşılaştırdığımızda vaka sayısı açısından

Türkiye'nin vakaların en yoğun olduğu grupta olduğu, yine ölüm oranları açısından en yoğun grupta olduğu; fakat iyileşenler açısından da yine yoğun iyileşenler grubunda olduğunu gözlemledik. Dolayısıyla Türkiye’nin iyileşenlerin yoğun olduğu grupta olması bizim açımızdan sevindirici; çünkü sağlık sistemimizin ve sağlık çalışanlarımızın özveri ile çalıştığını, sağlık altyapımızın iyi olduğunu gözlemlemiş olduk. Bu da sağlık sektörümüzün, sağlık alt yapımızın iyi olduğunu, sağlık çalışanlarımızın başarılı olduğunu bize söylemiş oldu."

'TEDBİRLER GEVŞETİLDİĞİNDE VAKALARIN ARTTIĞINI GÖRDÜK'

Arslan, proje kapsamında kırılma noktalı regresyon modeli ile yapmış oldukları çalışmanın sonuçlarını da paylaşarak, "Bu model ile de aslında günlük vakaları, günlük ölümü ve günlük iyileşenleri modellediğimizde alınan tedbirlerin örneğin sokağa çıkma kısıtlaması, yüz yüze eğitimin durdurulması, seyahat kısıtlamaları gibi tedbirlerin salgının yavaşlatılması ve gerilemesi için çok önemli olduğunu; tedbirlerin gevşetildiğinde salgında tekrar vaka sayılarının artışa geçtiğini gözlemledik. 30 Kasım’a kadar kullanmış olduğumuz verilerle yaptığımız analizlerin sonucunda tedbirleri sıkı tuttuğumuzda salgındaki vaka sayıları hızının yavaşladığını ve azalmaya başladığını; fakat tedbirler gevşetildiğinde; örneğin, Nisan ve Mayıs aylarında çok sıkı tedbirlerimizin olduğu dönemde vaka sayılarının çok hızlı bir şekilde azaldığını tespit ettik. Hazirandan sonra kısıtlamaların gevşetilmesiyle vaka sayılarının yavaş yavaş arttığını ve Kasım’ın ortalarından sonra çok hızlı artışın olduğunu tespit ettik" diye konuştu.

'SALGININ BULAŞTIRICILIĞINI AZALTMAK AMACIYLA ÖNEREBİLİRİZ'

Projenin 3’üncü ayağı olan 'Risk İndekslerinin Hesaplanması' modeli ile de verilerle bazı indeksler hesapladıklarını anlatan Arslan, şu değerlendirmeyi yaptı: 

"Burada 'Salgına Devletin Müdahalesi' diye adlandırılan indeksi hesapladık. Bu indeksi günlük olarak ve aylık ortalama olarak hesapladık. Günlük olarak hesapladığımızda gözlemlediğimiz şey şuydu ki salgının ilk günlerinde özellikle ilk 10 gün devletin müdahalesinin çok kısıtlı kaldığını, yetersiz olduğunu daha sonra ise hızla müdahalenin başladığını ve yine Nisan ve Mayıs aylarında çok üst düzeyde müdahalelerin olduğunu; yine alınan tedbirlerin gevşetilmesi ile müdahalenin azaldığını, yaz aylarında müdahalenin minimum seviyelerde olduğunu ve dolayısıyla da bununla ilişkili olarak vakaların arttığını daha sonra da tekrar bunun gözlemlenmesinin ardından müdahalenin yükselmeye başladığını gördük." 

'25-49 YAŞ GRUBU BULAŞTIRIYOR'

Arslan, bulaşma açasından da inceleme yaptıklarını kaydederek, sözlerini şöyle noktaladı:

"Bunu da yaş gruplarına göre yaptık. Ve şunu gözlemledik ki aslında kısıtlamaya tabi olan yaş gruplarının bulaştırıcılık indeksinin en düşük seviyelerde olduğunu; ama 25-49 yaş grubu arasındaki farklı grupların bulaştırıcılık indeksinin en yüksek olduğunu; dolayısıyla da bu grupların aktif olarak çalışan grup ve sokaktaki grup olduğunu gözlemledik. Burada şunu söyleyebiliriz ki bu gruplar için ekstra tedbirlerin alınması, belki çalışma saatlerinin esnetilmesi, çalışma saatlerinin farklı zamanlara kaydırılması gerektiğini salgının bulaştırıcılığını azaltmak amacıyla önerebiliriz."

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)