Anayasa Mahkemesi güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını iptal etti
Anayasa Mahkemesi (AYM), 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun memurluğa alınma şartlarını düzenleyen 48. maddesinin 8. bendini iptal etti. İptal edilen kural, OHAL ilanı sonrasında getirilmişti ve bütün kamu görevlerine atanacaklar yönünden “güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmasını” öngörüyordu.
Anayasa Mahkemesi güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını iptal etti
02 Aralık 2019 -

Türk Tabipleri Birliği yaptığı yazılı açıklamada OHAL döneminde getirilen ve bütün kamu görevlerine atanacaklar yönünden güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmasını öngören kuralın iptal edildiğini duyurdu. 

Yapılan açıklamada iptal edilen düzenlemeden önce, kamu görevine atanmak için aranan şartlar içinde, güvenlik soruşturmasının olumlu olması koşulu olmadığını belirtilerek "Yalnızca adli sicil belgesine işlenmiş kesinleşmiş mahkeme kararı ile belirlenmiş sürenin üzerinde hapis cezası alanlar veya belirlenmiş bazı suçlardan ceza almış olanların devlet memurluğuna alınmayacağı, alınanların çıkarılacağı düzenlenmişti." ifadeleri kullanıldı. 

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kuralı Anayasaya aykırı

4045 sayılı kanuna ilişkin düzenlemeleri ele alan Türk Tabipleri Birliği açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

1994 yılında çıkarılan 4045 sayılı kanunun ile güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının bütün kamu görevleri yönünden değil;  yalnızca gizlilik dereceli birimlerde, silahlı kuvvetlerde, istihbarat kuruluşları ile ceza ve infaz kurumlarında görev yapacak kişilere yönelik olarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılacağı düzenlenmişti. Ancak OHAL sonrası 657 sayılı Kanununa eklenen bend ile güvenlik soruşturması bütün kamu görevleri yönünden yaygınlaştırıldı.

Güvenlik soruşturmasına ilişkin ilk Anayasaya Aykırılık kararını Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 27.02.2019 tarihinde 2014/7256 başvuru no’lu Fatih Saraman kararı ile vermişti. Bu kararda; 4045 sayılı Kanunun bireylerin özel hayatına saygı hakkının güvencelerini sağlayacak hükümlerden yoksun olduğunu,  güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının nasıl ve ne şekilde yapılacağı konusunda hiçbir düzenleme içermediğini,  bu konuyu soruşturma ve araştırma yapmaya yetkili makamların görev ve talimatlarına bıraktığını, objektif ön görülebilen ve önceden belirlenebilen güvenceleri ve usullere tabii kılınmadığını,  bu haliyle de keyfiliği açık bir durum yarattığını, 4045 sayılı Kanunun temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında aranan konu ile ilgili temel esasları, ilkeleri içeren bir çerçeve sahip olmadığını, olası kötüye kullanmalara yeterli güvence sağlayacak şekilde kaleme alınmadığını, bu yasaya dayanılarak yapılan işlemin Anayasa’nın 20. Maddesine aykırı olduğuna karar vermişti. 

24 Temmuz 2019 tarihinde ise bu kez CHP’nin açtığı iptal davasında aynı gerekçelerle 657 Sayılı Kanunun 48/8 maddesindeki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kuralını Anayasaya aykırı bularak iptal etti.

Anayasa Mahkemesinin İptal kararının gerekçesi

Anayasa Mahkemesi, bu gün yayınlanan iptal kararı ile; Anayasanın 20. Maddesinde düzenlenen Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının, insan onurunun korunması ve bireyin kişiliğini serbestçe geliştirebilmesi hakkının özel bir biçimi olduğunu ve bireyin hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı amaçlamadığını,

Bu hakka sağlanan güvencelerin hayata geçirebilmesi için bu hakkı ilgilendiren yasal düzenlemelerin açık, anlaşılabilir ve söz konusu hakkın kullanılabilmesine elverişli olması gerektiğini, ancak böyle bir düzenleme ile kişilerin özel hayatlarını ilgilendiren veri, bilgi ve belgelerin resmi makamların keyfi müdahalelerine karşı korunmasının mümkün hale gelebileceğini,

Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere "... bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm veriler... " kişisel veri olarak kabul edildiğini,

Bu bağlamda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasıyla elde edilen verilerin kişisel veri niteliğinde olduğunu, Kuralla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında kamu mercileri tarafından özel yaşamı ile ilgili sorular sorulması da dahil olmak üzere bir bireyin özel hayatı, iş ve sosyal yaşamıyla ilgili bilgilerinin alınması, kaydedilmesi ve kullanılması özel hayata saygı hakkına sınırlama niteliğinde olduğunu,

Kamu görevine atanma ile ilgili düzenleme getiren kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve olası kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerektiği,

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda devlet memurluğuna atanmada esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa'nın 13., 20. ve 128. maddeleriyle bağdaşmadığı sonucuna varmıştır.

Kararın uygulaması nasıl olmalı?

Bilindiği gibi Anayasa Mahkemesi Kararlarının bağlayıcılığı, Anayasa’nın 153. Maddesinde “Anayasa Mahkemesi kararları... yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” hükmü ile Anayasal düzeyde ifade edilmiştir. Benzer bir düzenleme, Anayasa Mahkemesi Kanunu’nun 66/1 maddesinde de yer almaktadır.

Konuya ilişkin AYM’nin her iki iptal kararına, Yasama, Yargı ve İdareler tarafından tesis edecekleri işlemler uyması ve kararın gereklerini yerine getirmesi gerekmektedir. Bu kapsamda;

Yeni yapılacak düzenlemeler bakımından;

Anayasa Mahkemesi'nin 657 sayılı Kanunun 48/8 maddesine ilişkin iptal kararı ile 4045 sayılı Kanun ile ilişkili Fatih Saraman Kararı ve bu kararların gerekçesinde atıfta bulunulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin konuya ilişkin kararları, bütün bu kararların atıfta bulunduğu, düşünce ve ifade özgürlüğü, maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkı, eşit muamele görme hakkı, ayrımcılık yasağı başta olmak üzere insanın onurunun, kişiliğinin korunmasına dair hakları ve bu hakların hukuka aykırı olarak sınırlandırılamayacağına ilişkin kurallar ile birlikte kavranarak uygulama yapılması zorunludur.

AHİM içtihatları ile ortaya konulduğu üzere Anayasanın 70. Maddesinde belirtilen kamu görevine alınmada ancak ve ancak görevin gerekleri ile uyumlu koşulların aranması olanaklıdır. Bu kapsamda bütün kamu görevleri yönünden güvenlik soruşturması/arşiv araştırması kuralının getirilmesi mümkün değildir. Bu kural ancak ve ancak mahkeme içtihatlarına ve temel hakların korunmasına dair normlara uygun olarak istihbarat, silahlı kuvvetler gibi ülkenin iç ve dış güvenliği ile  ilgili ve gizlilik derecesi yüksek görevler yönünden; bu halde dahi Mahkeme kararlarında belirtilen keyfiliğe karşı yüksek koruma güvencelerini içerecek bir biçimde getirilebilecektir.

Yürütme ve Yargı Organın işlemleri Yönünden: Anayasa Mahkemesi kararında bu maddenin iptaline ilişkin yürürlük tarihi belirlenmediğinden kararın yayınlandığı tarih itibariyle tüm mercilerdeki tüm aşamalardaki işlemlere uygulanması zorunludur. Bu nedenle,

Sağlık Bakanlığı tarafından, 657 Sayılı Kanunun 48. maddesinde diğer şartları taşımakla birlikte 8. Bendi gerekçe gösterilerek atamalarını yapmadığı hekimleri yeni bir başvuruya ihtiyaç olmaksızın derhal atamalarını gerçekleştirmesi, sözleşmesini fesh ettiği hekimleri görevlerine iade etmesi, açıkta geçirdikleri sürelere ilişkin özlük haklarını karşılaması,

Hekimlerin de idareye bir an önce işlem yapması konusunda başvuru yapabilecekleri

AYM tarafından iptal edilen 657 48/8 maddesi kapsamında güvenlik ve arşiv araştırması yapılmasına yönelik uygulama işlemlerine derhal son verilmesi,

İdare Mahkemeleri tarafından 657 sayılı Kanunun 48/8 maddesi kapsamında kamu görevine atamama işlemlerine karşı açılan davalarda ivedilikle iptal kararları verilmesi,

Anayasada yer alan Hukuk Devleti ilkesi ile Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı kuralının doğal bir sonucudur.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
15
1) Ertuğrul (uz dr)
03.12.2019 08:30:19
bir kişi ''bireyin özel hayatı, iş ve sosyal yaşamıyla ilgili bilgilerinin alınması, kaydedilmesi ve kullanılması özel hayata saygı hakkına sınırlama niteliğinde olduğu '' gerekçesiyle bu taramaya tabi tutulmamalı demek, kişi terörist ise, teröristin özel hayatına saygı duyalım karışamazsınız demektir
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori