Canan Karatay hakkındaki suç duyurusuna takipsizlik kararı
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği'nin "Hamilelikte diyabet testi yapmak zararlı" diyen Prof. Dr. Canan Karatay için yaptığı suç duyurusuna takipsizlik verildi
Canan Karatay hakkındaki suç duyurusuna takipsizlik kararı
19 Nisan 2015 -

Hamilelikte diyabet testinin zararlı olduğu yönünde açıklamalar yapan Prof. Dr. Canan Karatay hakkında Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği savcılığa sürpriz bir şekilde suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ünlü diyetisyen Karatay, geçtiğimiz günlerde savcılığa gelerek ifade verdi. İfadesinde üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen Karatay, Kadıköy'de özel bir hastanede iç hastalıkları ve kalp hastalıkları uzmanı olarak görev yaptığını söyledi. Karatay, katıldığı TV programlarında, aslında gebelik şekeri teşhisinin son derece önemli olduğunu vurguladığını ancak gebelik şekeri teşhisinin anne ile bebeğine zarar vermeden ve her ikisini de bayıltmadan daha basit bir yöntemle teşhis koyulabileceğini anlatmak istediğini kaydetti.



'UZMANLIK ALANIM' DEDİ
Söylediklerinin kendi uzmanlık alanı ile ilişkili olduğunu bu konuda yayınladığı kitapları bulunduğunu kaydeden Karatay, kendi görüşlerini halk sağlığı ve anne-çocuk sağlığını düşünerek yansıttığını, reklam ve maddi kazanç saplama gibi bir amacının olmadığını ifade etti. Savcılık yürüttüğü soruşturma sonunda ünlü Prof. Canan Karatay hakkında takipsizlik kararı verdi. Takipsizlik kararında, Canan Karatay'ın bu sözleri şikayetçiler tarafından iddia edildiği gibi halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla söylemediği, şahsi olarak düşüncelerini ifade ettiği, vatandaşların kamu hizmetlerinden yaralanma hakkını engellemesi gibi bir eylemi bulunmadığı kaydedildi.



DERNEĞE HAKARET OLMAZ
Savcılık ayrıca derneğin yaptığı şikayeti hakaret suçu kapsamında da yerinde görmedi. Kararda, hakaret suçunun şahsi şikâyete bağlı suçlardan olduğu, müşteki derneğin onur şeref ve saygınlığı zedelenen kişiler adına hakaret suçundan şikayetçi olma yetkisinin bulunmadığı, ayrıca Karatay'ın söylediği iddia edilen sözlerine hakaret suçu oluşmadığı ifade edildi.



"TV'DEN HALKI KAOSA SÜRÜKLEDİ"
Suç duyurusunda, Karatay'ın katıldığı TV programında ebelik dönemlerinde Gastasyonel Diyabet Tanısı koymak için yaptırdıkları şeker yükleme testinin bebeklere ve hamile kadınlara zararlı olduğunu söyleyerek Jinekolog ve Endokrinoloji uzmanlarını hiçbir bilimsel bilgiye dayanak oluşturmadan zan altında bıraktığı iddia edilmişti. Karatay'ın yanlış yönlendirerek hastaların iyileşme sürecini aksattığı, hekimliğe ve hekimlere duyulan güveni zedelediği, halkı kaosa sürüklediği iddia edilmiş ve hakkında işlem yapılması istenmişti.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Çd. (dr)
21.04.2015 20:13:04
İbn-i haldun'a göre bilim adamları, hukukçular, siyasiler ve kolluk kuvvetleri bozunmuş ve birbirine düşmüşse, ülke (devlet) çöküş dönemine girmiş demektir. Yüce rabbimizin takdiri işte..ne yapalım..bu dünyada bize de bu kısmet oldu..
People
0
2) Aslıhan yüce (uzm dr)
21.04.2015 08:29:02
Sağlıkta şiddeti, özlük haklarımızı sağlık sistemini iyileştirmeyi, üniveristelerde bilim üretmeyi geriye bırakıp meslektaşlarımızı mahkemeye vermeye başladık.Bravo bize.bu zihniyetle ne kadar ilerleyebilirz ki?
People
0
3) Bülent Erdener (uzm dr)
21.04.2015 08:26:42
doktorla rolarak yargıya gititk bir hocamıız meslektaşımızı toplum önünd eküçük düşürmek için.sonuç yargı tokadı vurdu.bilimde değişkenlik vardır.sizin esas kabul ettiğinizi başkası etmeyebilir.Kladıki net sonuuc olmayan bir şey için meslektaşını rnecide etmek bizim için yüz karası.Dağ gibi sorunlar dururken bilgi farklılığından dolayı bu eylemi yapmak ne kadar bu mesleğin onuruyla bağdaşıyor anlamak zor.Genelde batılılardan alma verilerle tıp mesleğini icra ediyoruz kendi verilerimiz yok, üniveristelerde ve eğitim araştırma hastanelerinde geriye dönük çalışma yapabilecğeimiz düzenli bilgilere sahip değiliz.Şiddet aşırı çalışma bilimselliğin değil hizmetin önemli olduğu bir dönemdeyiz.Bu şartlarda bilim üretemiyoruz.İlk 500 içinde üniveristemiz tıp fakültemizde yok.Neyin kavgasını yapıyoruz???DURUMDAN VAZİFE ÇIKARMA ZAMANI DEĞİL,BİLİM ÜRETME ZAMANI.NE ÇIKARSA BOŞLUKTAN ÇIKIYOR.MAHKEME KAPISINI KENDİNE YOL EDİNENLER BİRAZDA BİLİM ÜRETİN VE MESLEKTAŞINIZLA UĞRAŞMAYI BIRAKIN.Sayın Karatay hoca nın kabul etmediğimiz fikirleri olabilir ama öncelikli o kadar çok konu varki.Herkes bunları çözmeye çalşsa daha faydalı olur.yoksa halkın gözünde de günden güne itibarımız iyice düşüyor.Herkes yaptığının sonuçlarına katlanır.
People
1
4) Ahmet Rasim Küçükusta (Dr.)
20.04.2015 18:00:03
Yazımda bahsettiğim sivri akıllının "Dr. Erhan" takma adlı kişi olduğu anlaşılıyor.

Takma ismin arkasına saklandığı yetmiyormuş gibi bir de bu ülkenin en değerli Hoca' sından "kadın" diye söz ederek aklınca hakaret ediyor.


Dr. Erhan ve saz arkadaşları hariçten gazel okumaya devam etsinler.

"Susun, uyanmasın" denen halk uyanmıştır.

Kral çıplaktır!


People
1
5) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
20.04.2015 15:08:16
Sayın Dr Erhan

Sayın Karatay meramını anlatmış.Anlamak isteyen anlar.Bakın bizlerde yazıyoruz.

Sayın Karatay ne demiş

"Karatay, katıldığı TV programlarında, aslında gebelik şekeri teşhisinin son derece önemli olduğunu vurguladığını ancak gebelik şekeri teşhisinin anne ile bebeğine zarar vermeden ve her ikisini de bayıltmadan daha basit bir yöntemle teşhis koyulabileceğini anlatmak istediğini kaydetti"

Mutabığız.

Sorun arkan gelen çocuklar da bile yaygınlaşan şişmanlık sorunudur.Dernekler buyursun kamusal yarar adına burada hareket etsin.Hem de bakanlık ve üniversiteler , tüm sağlık çalışanlarıyla , tüm diğer dernekelerle , diğer sektörlerle !

Daha önce söyledik yazdık, sorular sorduk.Obesitede kök sebeb nedir ?

Sizde cavap yazabilirsiniz.Yada Endokrin Metabolimz Derneği buyursun yazsın.Sorun yaygın ve yıkıcıdır.Nasıl çözümlenir sorusu zurnanın zırt dediği yer !

Kök sebeb iki ana eksende.

Birincisi kültürüden gelen "pervasız tüketme tutumları" ikincisi ise bu tüketme tutumu yanında üstüne üstelik niteliksiz tüketmedir.Yani hızlı sindirilen kana ve matabolizmaya dahil olan rafine karbonhidrat.Sayın Karatayın buğdayın un , daha sı kepeğinden ayırı beyaz un haline getirmek bile doğal sindirim işlevini hızlandırıyor tesbitini duyduğumda çok doğru öngörü yaptığını anlıyorsunuz.Fakat daha rafine hali kulladığımız şeker !Pervasızca ve yagın birçok gıda ve tüketim alışkanlığında ve testlerde bile kullandığımız şeker (rafine karbonhidrat)kültürümüzde yaygınlığını , derinliğini ve çocuklarda ve fetusta pervasız kullanımını var.Biz ise fetus ve kanıt soruna saplandık kaldık.Buz dağının arkası kırılıyor.

Yakında şeker reseptörleri ve bağımlılığı da tanımlanır.

Yakında beyinin bazı şeker ürünlerine duyarlılık ve bağımlığının , sigara bağımlılığı gibi konuşulduğu günlerde gelir.

Ama o güne kadar artan şişmanlık ve getirdiği şeker , kroner arter hastalığı ve onlarca diğer problemi daha fazla büyümeden karşılamak lazım.

Yani ?

Yapılacak olan sayın Karatayın bireysel vurgularını kültüre , tutumlara, ekonomiye ,reklam sektörüne ,gündelik tüketim alışkanlıklarıza dolaylı yoldan müdahalesidir.Biz farkına varmayalım yada varmayalım bu ürünleri daha az tüketen kültürlere ufak ufak alıştırılmamız gerekiyor.

Bütün sorun acıamagerçeğin sayın Küçükustanın da belirtti sorunları , tüketim ve pazar anlayışıyla yaklaşımı olabildiğince teşhir etmek gerekiyor.

Bu iş hekim , bireysel diyet yada bireysel hap kullanmanın , fantezik genetik çalışmalarının ötesinde tüketim değeri ve kültürüne daha derinlemesine subliminal işletmektir.

OGTT testi le bu süreç başlamıştır.Darası derneklerimiz , üniversitelerimizin ,sağlık bakanlığın başına.

Bunları yapmalıyız yoksa millet olarak tıpkı trafik canavındaki afaki tutumumuz obezite sorununda da , iş kazalarında da olacaktır.Sonra bu iş beslenmenin "fıtratında" da var demenin ötesine geçemeyiz.

Sonuç ne olur ;Tıpkı diğer trafik ve iş kazalarındaki çaresizliğimizi sergileriz.Kader deriz.Yada birileri milyar dolarlık sağlık pazarı ihtiyacını karşılar.Müşteri memnun , bakanlık memnun.Ama obesite katlanır.

Sonra size menuniyeti kanıt olarak sunarlar.İyi sağlık hizmetinin , memnuniyetin kanıtı!

Dr.Mücahit Altuntaş
İç hastalıkları uzmanı
20/04/2015
People
0
6) ky (dr)
20.04.2015 13:41:04
HALKIN VİCDANI VE HUKUK MANTIĞI SORUNU ÇÖZDÜ

Erhan bey, 3 uzmanlık dalı olan bilirkişi karar vermeliydi demiş. Yüce mahkeme gerekseydi 3 uzmanlık dalı olan bilirkişi tayin ederdi. Demek ki gerek bile görmemiş. Halkın vicdanına ve hukuk mantığına ters düşen engizisyon anlayışına bilirkişi ne yapacak?

Bu arada, şahsımın 3 ayrı dalda uzman olduğumu belirteyim. Fizyopatoloji, İç hastalıkları ve Kardiyoloji. Yeterli mi? Bilirkişi olsam yüce mahkemenin verdiği karar karşısında saygı duyardım.
People
0
7) www.aciamagercek.com (dr)
20.04.2015 13:25:39
HUKUK GEREKEN CEVABI VERDİ

Engizisyon dönemi üzerinden 2 çağ geçti ama hala düşünce ve ifade özgürlüğünü baskı altına almaya çalışan anlayış devam ediyor. Ancak halkın vicdanına ve hukuk mantığına ters düşen anlayışlar yok olmaya mahkum. Halk sağlığını korumak bahanesiyle, aykırı düşünceleri susturmak isteyenlere, hukuk en kısa sürede gereken cevabı verdi. Hastalıkları önleme, sağlığı koruma ve sağlıkta dönen dolaplar hakkında halkı aydınlatan ve halkın sevgi ve güvenini kazanan İç hastalıkları yanında kalp ve damar hastalıkları alanında uzman olan Prof. Dr. Canan Karatay hoca için, yüce mahkeme yapılan suçlamaların yersiz olduğu kararını verdi. Bu karar, bilimi ve halk sağlığını mahkemelerde arayanlara ders olsun.

Halk sağlığı için bilimi mahkemelerde arayanlara, halk sağlığının nerede olduğunu bir kere daha anlatalım da bundan sonra yanlış adrese gitmesinler.

Doğru adres : PREVENTİVE MEDİCİNE
Ne demek? Kısaca ÖNLEYİCİ VE KORUYUCU TIP demek.

Yani şeker hastalığı ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek değil, çıkmasını önlemek için kafa yormak. Bu yolla bir düzine hastalığı önlemek ve ülkeye 10 milyar dolar kazandırmak, hastalık lobisinin bindiği dalı kesmek demektir.

Bundan sonra bilim dünyamızın yapacağı iş basit : Şeker hastalığı neden patlama yapmış tek tek araştırmak. Şeker hastalığını önlemek için ne gerekiyorsa yapmak. İlk derse Atatürk hastalıkları nasıl önlemiş, Atatürk’ün hastalıkarı önleme ve sağlığı koruma mücadelesi nasıl yapılmış buradan başlamak gerekiyor.

Peki gece gündüz halkı tedavi ediyoruz diye aldatan şarlatanlar ne olacak? Bilim insanları tartışmalı konularda birbirini yıpratırken meydan onlara mı kalacak? İşte asıl mahkemeye verilecek olan bunlar. Bilim kurumlarına ve meslek odalarına düşen iş bu konuda halkı ve yetkilileri bilgilendirmek. Alınması gereken önlemleri anlatmak. Devlet organlarına düşen iş ise gereğini yapmak.

Bütün bunları yapmak yerine, bilimin mutlak gerçek olmadığını bile bile, meslekdaşlarının aykırı fikirlerini, engizisyon anlayışı ve postmodern darbeyle susturmaya çalışanlara, bilimi mahkemede arayanlara, 4600 yıl önce yazılan tıbbın ilk yazılı metnini bir kere daha hatırlatalım :

Süper doktorlar hastalıkları önler, vasat doktorlar erken teşhis ve tedavi eder, adi doktorlar ise hastalıktan rant sağlar.
Herkes grubunu ve cephesini belirlesin !

Hangi gruba dahilsiniz?
Hangi cephenin askerisiniz?
Cepheler : Hastalık veya Sağlık cephesi.
People
0
8) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
19.04.2015 22:31:23
Eğer yukarıdaki yazıda anlatıldığı gibi sayın Canan Karatay'ın açıklama yapmalarından kendilerin yani derneğin kamusal yararla , saikle hareket ettiğini anlıyoruz.Teşekkür ediyoruz.

Aynı şekilde biz yada ben de kamusal yarar adına bu sorunu yani Türkiyedeki obezite sorunu açıklamakla mükellef olduklarını dolaylı yoldan ifade etmiş oldular.Bu yüzden Metabolizma derneğinden , derneğin kamusal yarar ! ilkesinden dolayı ,Türk toplumunda ortan obezite ve bozulan metabolizma değerleri için bir açıklama bekliyoruz.

Takipsizlik kararını şöyle belirtilmiş..

"Takipsizlik kararında, Canan Karatay'ın bu sözleri şikayetçiler tarafından iddia edildiği gibi halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla söylemediği, şahsi olarak düşüncelerini ifade ettiği, vatandaşların kamu hizmetlerinden yaralanma hakkını engellemesi gibi bir eylemi bulunmadığı kaydedildi."

Şimdi böyle bir karar verilmiş.Güzel..

Buradan kamusal hak adına soruyorum.Türkiye'de obezite son on on beş yılda katlanarak büyürken Endokrin Metabolizma Derneği bu artışta ne gibi stratejiler çizdi , kamuoyunu nasıl bilgilendi.Bu aşağıda da verlimiş olan oranlardan ve artış hızından , artış oranlarından korkmak ve paniğe kapılmak için yeterli gerekçeleri var mıdır ?Son olarak eğer dernek olarak her ne yaptıysa ,yapılanlar işe yaradı mı ? Yaramadıysa niye yaramadı?Bilimsel öngörüleri nedir?Bunu , bu bilimsel gelişmelerine rağmen obeziteyi önleme üzerine neyi eksik yada yanlış yapıyorlar , yada bu sonuçlara ulaşmada kör nokta , başarısızlık nedir , nereden kaynaklanmaktadır ?

Dernek yöneticileri ve Endokrin metabolizma uzmanları ne düşünüyor ?Neden obezite artıyor !

Kamusal hak adına bu soruları soruyorum !Stratejileri nedir ?

Soruyu sorma gerekçemizde ise şudur ;

"Türkiye’de obezite yüzde 44 arttı! Dünya Diyabet Günü’nde tablo ürkütücü... Diyabet hasta sayısı Türkiye’de yüzde 7.7’den yüzde 13.7’ye yükselirken bu artış oranı Avrupa’yı 4’e katladı. Obezitedeki artış ise yüzde 44"

yada

"5 yaşın altında her 4 çocuktan 1’ini tehdit eden aşırı kilo veya obezite" ve "Türkiye’de ise çocuklarda obezite, 9 yıl içinde 2 kat artış gösterdi"

Gerekçeler bunlardır.Yeterli mi ?Ne yapmak gerekiyor ? Nedenleri nedir ?

Derneğin stratejisini kamusal yarar ve sorumlulukları adına bekliyoruz.

Dr.Mücahit Altuntaş
İç hastalıkları uzmanı
19.04.2015
People
0
9) Ahmet Rasim Küçükusta (Dr.)
19.04.2015 13:31:06
KARATAY: “OBEZİTE VE DİYABETLE MÜCADELENİN KAHRAMANI”

Karatay hakkındaki suç duyurusuna takipsizlik kararı verilmesine en çok sevinmesi gereken bizzat, duyuruyu yapan Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) olmalıdır.

Dernek, muhtemelen kendini bilim adamı sanan “sivri akıllı” bir üyesinin aklına uyarak çok büyük bir yanlış yapmış, bu memleketin “obezite ve diyabetle mücadelesinin kahramanı” Karatay Hoca’ yı suçlama hatasına düşmüştü.

Neyse ki savcılığın takipsizlik kararı ile “yanlış ve eksikliklerinin” bir de mahkeme kararı onaylanmasından kurtulmuş oldular.

Dilerim bundan sonra zamanlarını, suç duyuruları ile harcamazlar, obezite ve diyabetle “adam gibi mücadeleye” ve bilimsel araştırmalara ayırırlar.

Tamamını okumak için:

http://ahmetrasimkucukusta.com/2015/04/19/yazilar/tip-yazilari/beslenme/karatay-obezite-ve-diyabetle-mucadelenin-kahramani/
People
0
10) Dr erhan (hekim )
19.04.2015 11:32:24
Hoppalaa! !! Bunun kararını savcı mı verecek yani? Milletçe tam bir akıl tutulması yaşıyoruz, Allah sonumuzu hayretsin. Böyle bir kararı en azından 3 ayrı uzmanlık dalından hekimler vermeliydi, bilirkişi raporu istenmeliydi. Sadece Karatay ' ın ifadesini dinleyip takipsizlik vermişler , görülmüş olay değil ! Bence dernek bunun peşini birakmamalı. Şimdi medya bu kadını daha çok çıkarır, iş iyice zivanadan çıkar !
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer