Dernek’ten önemli açıklama: Türkiye’de bulunan yasal düzenlemelere göre Acil Yoğun Bakım Ünitesi yok
Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği Yönetim Kurulu Türkiye’de bulunan yasal düzenlemelere göre Acil Yoğun bakım Ünitesi gibi bir kavramı olmadığına dikkat çekerek Kayseri Şehir Hastanesindeki acil yoğun bakım ünitesinin acile bağlı yoğun bakım ünitesi olarak tanımlanması hatalı olduğunu belirtti
Dernek’ten önemli açıklama: Türkiye’de bulunan yasal düzenlemelere göre Acil Yoğun Bakım Ünitesi yok
12 Kasım 2019 - MEDİMAGAZİN

MEDİMAGAZİN - Kayseri Şehir Hastanesinde Başhekim Yardımcısı Dr. Abdullah Gür  10 yatak kapasiteli "acil yoğun bakım ünitesi" açıldığını duyurmuştu. Haber Medimagazin’de de yer aldı. Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği Yönetim Kurulu haberi takiben Türkiye’de bulunan yasal düzenlemelere göre Acil Yoğun bakım Ünitesi gibi bir kavram olmadığına dikkat çekerek yazılı bir açıklama yaptı. Medimagazin’e iletilen açıklamada Acil ve yoğun bakım hizmetleri iki farklı branşa ait iki farklı sağlık hizmeti olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:


Kayseri Şehir Hastanesinde acil yoğun bakım ünitesi açıldı 


“Yoğun bakım uzmanlık yan dalı, 6 ana dal (anestezi ve reanimasyon, iç hastalıkları, göğüs hastalıkları, genel cerrahi, nöroloji ve enfeksiyon hastalıkları) eğitimi üzerine 3 yıl süreli yan dal eğitimi olarak tanımlanmış ve 2012 yılından itibaren de resmi olarak yan dal uzmanlık öğrencileri yetiştirilmeye başlanmıştır. Acil hizmetleri akut başvuran hastalara yönelik olmalıyken, yoğun bakım hizmetleri kritik süreçleri uzayan hastalara yöneliktir ve yoğun bakım temel yaklaşım prensipleri ve bu hastaların ihtiyaçları acile başvuran hastalardan farklılık göstermektedir.

Haberde bu ünitenin acile bağlı yoğun bakım ünitesi olarak tanımlanması hatalıdır. Mevcut yönetmelikler ışığında, bir acil tıp uzmanının gözlem amaçlı dışında yoğun bakım yönetmesi uygun değildir. Yönetmeliklere göre genel yoğun bakımların sorumlusu yoğun bakım uzmanı, bulunmadığında anestezi ve reanimasyon, iç hastalıkları, göğüs hastalıkları, genel cerrahi, nöroloji veya enfeksiyon hastalıkları uzmanlarından birisi olabilir. Nitekim ünite için tescil alınırken acil servis içerisinde değil, acil servis yanında ve bir dahiliye uzmanı yönetiminde olacak şekilde tescil alınmıştır.

Yazıdan hastane içerisinde 253 yoğun bakım yatağının bulunduğu ancak doluluk nedeniyle yeterli hizmet verilemediği belirtilmektedir. Bu noktada yoğun bakım yataklarının verimli kullanılıp kullanılmadığı, palyatif bakım hastalarının bakım merkezlerine yönlendirilmelerinin yeterince yapılıp yapılmadığı sorgulanmalıdır. Önemli olan yoğun bakım yatağı açmak değil, uygun hastaya nitelikli yoğun bakım hizmeti sunabilmektir.”

“Yoğun bakım acil tıp ile karıştırılıyor”

Türkiye’de yoğun bakımın dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan diğer ülkeleri ile karşılaştırıldığında çok geç bilim dalı olduğuna değinilen açıklamada bu durum nitelikli hizmet ve eğitim konularında eksikliklere ve hatalara neden olduğu belirtildi. Yoğun bakım alanının resmi kurumlar, basın ve hatta sağlık çalışanları arasında dahi tam olarak bilinmediği sıklıkla acil tıp ile karıştırıldığına dikkat çekilen açıklama şu ifadelerle devam etti:

“Yoğun bakım ve yoğun bakım uzmanına hak edilen değer verilmemektedir. Her branş kendine ait yoğun bakım ünitesi açmak istemekte, her hekim kendisini biraz yoğun bakım uzmanı kabul etmektedir. Bu durum hastaların, konunun uzmanları tarafından uygun ve etkin tedavi almasını egelleyerek hasta sağlığı açısından tehdit oluşturmaktadır.

Sorunlarımız ilgili mercilere defalarca aktarılmış olmasına rağmen çözümler konusunda olumlu adımlar atılamamaktadır. Kendisini bu kadar ispat etmek zorunda kalan başka bir branş bulunmamaktadır. Hali hazırda yoğun bakım kadar çok sayıda ana dal üzerine yapılanmış başka bir yan dal bulunmayıp, bu durum eğitim ve organizasyonda büyük güçlüklere yol açmaktadır. Formal eğitim alınmadan kritik hastalara bakan farklı branşlardan çok sayıda ana dal uzmanı bulunmaktadır. Mevcut durum bu alanın tercih edilmesini de engellemektedir.

Gazetenizde yayımlanmış olan bu yazı, Türkiye’de uygun bir yoğun bakım hizmetinin verilmesi üzerine sürdürdüğümüz mücadelemizi güçleştirmekte ve yoğun bakım alanına zarar vermektedir. Bu nedenle, yoğun bakımın özellikli eğitim gereken bir branş olduğu, gelişi güzel kritik hasta bakmanın uygun olmadığı vurgusu ile haberin tekrar gözden geçirilmesi uygun olacaktır.”

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
7
1) Deniz AVCI (hekim)
13.11.2019 08:40:56
Yoğun bakımlardan palyatif bakıma drenaj anlayışı ise , Palyatif Bakımı anlatabilmekte ne kadar yetersiz kaldığımızı gösterir ki, bu eksiklik de biz Palyatif bakımla uğraşan çalışanlara aittir. bunun iki yönü vardır
1- palyatif Bakım merkezinin amacı kavranılmamıştır.
2- Terminal hastayı Palyatif Bakıma çıkarmayı destekleyen mevzuat var gibi davranılmaktadır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori