Dr.House'un danışmanı: Zor tanıları genelde pratisyen hekimler yada dahiliyeciler koyar
İzlenme rekorları kıran Dr House’un senaryo danışmanı Dr. Sanders “Branşlaşma her zaman avantaj değil. Zor tanıları genelde pratisyen hekimler koyar” diyor.
Dr.House'un danışmanı: Zor tanıları genelde pratisyen hekimler yada dahiliyeciler koyar
25 Mayıs 2013 - STAR ÖZLEM YURTÇU

Sekiz sezonda milyonları ekrana bağlayan TV dizisi House MD namı diğer Dr House’un senaryo danışmanı Yale Tıp Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Lisa Sanders, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesinin konuğu olarak Türkiye’ye geldi. Marmara Tıp Öğrenci Kongresi’ne konuk konuşmacı olarak katılmadan önce star’ın sorularını yanıtlayan Dr. Sanders, üniversitedeki görevine ek olarak New York Times’da  ‘Tıbbi Tanı’ köşesini kaleme alıyor.  Sempatik doktor, Dr House’un gerçek hayatta var olamayacağını anlatıyor ve şunları söylüyor: “Okurlar gerçekten House gibi bir doktor bulabilir miyim diye soruyorlar. Bence tıptaki branşlaşma her zaman avantaj değil. Örneğin nörolojinin alt dallarında branşlaşan bir hekim bir süre sonra  alanından başka yerleri görmüyor vizyonu daralıyor.  Hastaya bütün olarak bakmak lazım. House gibi zor tanıları koyanlar genelde pratisyen hekimler ya da dahiliye uzmanlarıdır. Çünkü onlar vücudun her yerine bakarlar.”

Hastaya tanı koymanın çok zor olduğunu vurgulayan Sanders, “Biz bu diziyle bunu vurgulamak istedik. Doktorlar da hata yapabilir, pek çok faktör etkili olabilir ve yanlış kararlar verilebilir’i anlatmaya çalıştık. Doktorların bu sırrını ortaya koyduk” diye konuşuyor.

 



Hekim hırsız gibidir

Sanders teknolojinin gelişmesiyle doktorların hasta hikayesi ve fiziksel muayeneden uzaklaşmasından şikayetçi ve “Aslında her şey hasta hikayesinde Doktorlar hasta hikayesini tam dinlese, bu kadar teste gerek kalmayacak. Testler pahalı ve yavaş. Oysa doktor azcık düşünüp kafasını kullanırsa 10 dakikada çözecek belki” diyor.

Dizide Dr House’un hastadan izinsiz evine giderek ve hastalığının nedenini bulmaya çalışmasıyla ilgili konuşan Sanders “Tabii ki gerçekte böyle bir  model yok. Ancak dizide metafor yaratmak istedik. Çünkü bir doktorun anamnez alması (hastaya sorduğu sorular sonucu elde ettiği hastanın öyküsü), tıpkı insanın evine bir hırsızın girip bakması gidbidir. Doktor  özelinize girer, sırlarınızı bilir” diyor.

TIBBIN SHERLOCK HOLMES’U OLDU

Dr. sanders dizinin çıkış hikayesini şöyle anlatıyor:

“Yapımcı Sherlock Holmes dizisi için yola çıkmıştı. Ama bir arkadaşı benim köşe yazılarımdan bahsetmiş ve tıp dünyasının Sherlock’unu yaratabiliriz diyerek projenin değişmesine yol açmış. House bir ‘pislik’ aslında. Ama fenomen oldu. Hikayeler sanıldığı gibi tek hastadan değil birkaç hastanın başına gelenlerin kombine edilmesiyle oluşturuldu. Tedavi süreçlerinin gerçekçi olmadığı yönünde eleştiriler aldık ancak Alfred Hitchcock, sanat, hayatın sıkıcı kısımlarının çıkarılmış halidir der. House’da da böyle; her şey çok hızlı ilerlemek zorunda.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) fuchs (hekim)
31.05.2013 02:06:34
zor tanı?? "neye göre, kime göre?" cümlesi cuk diye oturdu. hangi dahiliyeci göz hekiminin koyamadığı göz hastalığının tanısını koymuş ya da bir ortopedistin... saçmalamış.
People
0
2) Kamil (dr)
29.05.2013 15:38:12
Dai Bşk Ek Göstergeleri 3000'den 3600'e Başkan, Gn Md, Ünv Dai Bşk ve grup md de aynı şekilde 3600'a çıkarıldı Hekim dışında kim varsa emeklilik geliri arttı ama emekli hekimin maaşı hala yerlerde sürünüyor. ne deyim ben bu idarecilere ne diyeyim Allah'ım?R
People
0
3) nurhan fidan (pr dr)
29.05.2013 10:42:15
house dizisindeki vaka tartışmaları çözüme yönelik beyin jimnastiklerine hayranım mezun olduğum ünv.de hf.da 1 kez bu tarz vaka toplantıları olur katılan herkes olası teşhis koymaya çalışırdı.vakayı sunan dr da son sözü ve tanıyı açıklardı.evde sağlık hizm.de çalışırken yaşlı bir erkek hastayı evinde görmüş kapsamlı bir anamnezden sonra hemş.me kan tahlilleri almasını isteyerek evden ayrılmıştım. kan tahlilleri sonucunda(tm. marker,hemogram vs.) hastada metastatik tm.ler olabileceğini düşünerek genel cerraha göndermiştik.Cerrah ta hastadan BT istemiş ve tüm batın vetoraxta yaygın tm.ler saptanmıştı.dr lisa hanım doğru söylüyor.iyi dr olmak uz.dr olmaktan geçmiyor.bu hastadan eğer ben tüm batın ve torax BT isteyebilseydim tanıyı netleştirmiş olacaktım.Ama ne yazıkki pr dr ların her tetkik ve tahlili isteme yetkisi yok hatta birçok ilacı yazma yetkimiz bile yok.Çok uyku uyuyor diye uzun zaman antidepressan kullanan bir kadın hastaya hiç düzelmediği ve aşırı soluk göründüğü için hemogram istemiş anemi tedavisi vermiş jine.uz.nına gönderip antidepresanını kestirmiştim.Çünküüü iyi bir anamnez alıp hastaya tanrının verdiği şu 2 gözle sadece dikkatlice bakmıştım.saygılarımla......
People
1
4) Mücahit Altuntaş (İç hastalıkları uzmanı)
28.05.2013 12:17:33
Bravo kazı kazancı hekim rumuzuyla yazan arkadaşım.

Biz anemnezi-hastanın hikayesini almayı unuttuk.Hastaya soru sormuyoruz.Daha önemlisi hastaya yeterli vakit ayıramıyoruz.Nasıl oluyorda sağlıkta çok ileri gittik diye övünüyoruz.Nasıl oluyor? Daha ülkemizin standart muayne süresi yok.Ama kağıt üzerinde HASTA HAKLARI var ! MALPRAKTİS dersen , oda var !

Daha sağlık sisteminde hastanı dinleyecek alt yapıyı kurgulamıyorsun.Hastaya ayrılan süreyi tanımlayacaksın.Doktoruna dinlemesi için hastana anlatması içn ortam , şartlar hazırlayacaksın.Şartlar anemnez almak için uygun mu ?.O zaman tüm sistem yanlışa gider !Sağlık olmaz, olamaz !

Beş dakikayı yeterli görüyorsun.6 yıl hekimini okutup , TUS sınavına( Tıpta uzmanlık sınavına ) dersaneye gönderiyorsun.Sürekli üniversite açmakla övünüyorsun.Ama üniversitenin alt yapısı boş , altını doldurmuyorsun , dolduramıyorsun.Üniveristen performans sisteminin yanlış olduğunu ifade etmiyor , yada edemiyor.VAy , vay , vay...

Eğer iyi bir tıp eğitimi, iyi sağlık hizmeti verdiğine inanıyorsan Tıbbın ilk ve "en" önemli ilkesi iyi sorgu , iyi anemnezi hep önde tutacaksın.Bu iş iyi eğitim almış , seçkin bir gurubun rahatlıkla yapacağı iştir.Pratisyenin yapması gereken iştir.Pratisyen hekim sadece bununla ve bazı barit tetkik ve yaklaşımlarla %70-80 birinci basamakta sorunu çözer.Tanı koyar diabet , hipertansiyon , troid , en sık görülen enfeksiyon hastalıklarını çözümler.Temel psikiyatrik tanılar anksiyete bozukluğu , depresyon dahil koyar.Eksiği varsa MEZUNİYET SONRASI EĞİTİMLE tamamlarsın.

Sevk ssitemi ile eksiğini çok kolay tanımlarsın.Geri bildirim verirsin.Bunlar çok mu zor ?Değil ! Niyet önemli !

Bunu bilenler biliyor.Ama biz ne yapıyoruz insanımıza yeni prestijler kazandırmak için yeni sınav ve yeni sorunlar , yeni hedefler koyuyoruz.Allah aşkına bu kadar yan dal ve uzmanlaşmanın gereği varmıdır.Bu kadar şişirilmiş akademik ünvana gerek varmıdır.Yoktur.Bunları yaparak hem kendmizi yıpratıyoruz, hemde mesleğimizi gereksiz zorlanmalara , değersizleştirmelere maruz bırakıyoruz.

Bilenler biliyor.Tekrarlıyorum.Tıp yada sağlık
1 )insana bütüncül yaklaşmaktır.
2 )Anamnez , hikaye alma çok önemldir.Tanı koyma sürecine bu işlemi yaparak %70-80 oranında başarırsınız.
3 )İyi iletişim kurmaktır Sorunu aktarmaktır
4 )Bilgi ve yaklaşım tıpta en önemli konudur
5 )Bunuda SEVK SİSTEMİ ile biimsel yaparsın.

Bilelenler biliyor.Ama tekrarda fayda var.Unuttuk.Tekrar ediyorum "HASTALIK YOKTUR HASTA VARDIR".Yani her hastanın hikayesi ve genetik yükü , riski ayrıdır.Bunları ayırmak için dinlemeniz , farklılaıkları , kümülatif etkileri , riski algılamanız , hareket biçimi , karar almanız grekiyor.Kayıt etmeniz , yorumlamanız , hastaya anlatmanız gerekiyor.Bunlara fırsat tanıyormusunuz.

Cevap hayırsa baştan çok büyük yanlış yapıyorsunuz demektir.

Vakit ayırmak , vakit ayırmak , vakit ayırmak...Anemnez , hastanın hikayesini iyi almak ! 24 yıllık hekimim bunun kadar öenmli başka birşey olmadığını anladım.Hep bunları duyarak yetiştik.Fakat geldiğimiz noktada bunların esamesi yoktur.Olsaydı beş dakika muayneyi kabül etmezdik.Düşünmemiz gerekiyor.

Altı yıl %2-3 giren Türkiyenin en seçkin grubunu alıp yeni yarışmalara sokucağınıza , mesleki , maddi manevi doyum olanakları yaratın.Güzelleşsinler.Mesel budur.

Sağlık sistemi birinci basamağı , muayne sürelerini , anemnesi , hastayla iletişimi , aklıcı hasta yönlendirmeyi ve takibi başarısa bu büyük oranda çözülür.

Eksiklikler tamamlanır.Bunu bilenler biliyor.Ama susmak moda ve muteber hale gelmiştir.Sistem ses veriyor !
People
1
5) kazı kazancı (hekim)
28.05.2013 09:47:18
hoca ortopedi sözlüüsünde arkadaşa sormuştu.fizik muayene ne ile başlar ? diye arkadaşta amamnez demiş ti hoca en yüksek notu vermiş,arkadadaşa başka soru sormamıştı. ıyı bır anamnezle %80-85 teşhis konur,gerisi teferruattır,hekim ne olursa olsun,temel bilgileri,temel klinik bilgisi iyi olmalı ,eskiden kalpde üfürüm stetetskopla dinlenirdi şimdi kardiyolog kalbi dinlemiyor bile ekg,eko özelde ya da devlette performans için bir anjio çakıveriyor...
People
0
6) serbest prtsyn (dr)
28.05.2013 01:56:07
Ben bir zamanlar yurt dışında Kadın- Doğum ihtisası yapmak istedim oturup bir yıl boyunca kitapları okudum fakat fırsat bulup gidemedim bu işten sıkıldım ve ara verdim.Bir zaman sonra benim ihtisas yapma aşkım tekrar kabardı bu sefer radyoloji ihtisası yapmaya karar verdim bir yıl boyunca radyoloji çalıştım.Tabiki işlerimde iyi gidiyor yine fırsatım olmadı gitmekten vaz geçtim.Bir zaman sonra Dahiliyeyi kafaya koydum iki yıla yakın da dahiliye çalıştım.Son sekiz aydır yeni çıkan dermatoloji textbooku okuyorum.Performans sayesinde nekadar teşhis konmamış hasta varsa evelallah bizden kaçmıyor.Bu arada 25 yıldır USG ile haşir neşir olduk.Demem odur ki okumadan bu işler olmaz.

People
0
7) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
27.05.2013 15:59:55
Ülkemizde Sağlık Stratejisi yanlış kurguda çalışmaktadır.Sağlık Stratejisi sevk sistemi ve takip zinciri olmayan "Yan dal" hekimliğine kurgulanmış bir sağlık sistemi olarak çalışmaktadır.Uzman ağırlıklı , yan dal ağırlıklı itibar ve prestij görmektedir.

Oysa bu sağlık sunumu 6 yıl ağır bir eğitime rağmen yeterli donanımı ve prestiji kazanmamaktadır.Yan dal ve uzmanlık aşırı yığılma ,talep göstermektedir.6 yıldan sonra hazırlanan Tıpta uzmanlık dersaneleri ( TUS dersaneleri ) bunun göstergesidir.Hekimliği zor , zahmetli , masraflı hale getirmektedir.

Sağlık Stratejisi "Birinci Basamak +Sevk Sistemi ( Pratisyen -Aile hekimi ) ve Sevk Sistemi ( bir üst basamakla işbirliği , sürekli iletişimin olduğu )" üzerine kurgulanmalıdır.

Birinci basamağı düzeltmeden ( arkadaşlar özellikle bütüncül yaklaşım hekimiliğini ön plana çıkarmanın altını çiziyorum ! Bunun yeri ilk basağı güçlendirmektir.

Birinci basmak dahiliye diabet , temel sorunlarda donanım , bilgi sergilemeli.Eksiklik varsa giderilmeli , üniversitelerle birlikte işbirliği yapılmalı ! ) Bunlar yapılmadan bu sorun , bizim ve sağlık sisteminin de sorunu çözülmez.

Artık görmemiz lazım "birinci basamak prestijli kılınmadan "sağlık sisteminin" sorunu çözülmez.Aksine burada oluşan defekt , açıklar , birinci basmakta çözülmeyen sorunlar taşma ve iş yükü etkisi nihayetinde Dahili branşlara gelmektedir.Dahiliyenin iş ve prestij kaybı demektir.Aynı nedenlerden dolayı Dahiyeden yan dala kaçış beyin göçü yaşanmaktadır.Peki bu göç ve yan dala kaçış sağlık sorununu çözmektemidir. Hayır !

Sonuçta ne oluyor biliyormusunuz !

Sağlık sistemi seçkin bir tabakanın , Türkiyenin İlk %3 giren hekimini potensiyelini kullanamıyor.Sağlık hizmeti sunumunu yan dala kaydırarak enerji kaybına zman kaybına ,İş , emek , son yıllada farkettiğimiz gibi maliyet kaybetme ,yıpranma sergiliyor.

Gelinen noktada dikkatinizi çekerim yan dal bütünlüklü yaklaşımı çeşitli sebebelerle sergilemediğinden , hasta için külfetli , her organ için ayrı doktara görünme süreci başıyor.

Sağlıkta tabanı , birinci basmağı rahatlatmadığımız sürece sağlık sorun devam eder.Oysa iyi birinci basmak bütün sorunları çözecektir.İş yükü , gereksiz işin engellenmesi , diğer basamakların meşgul edilmesi buna dahildir.
People
0
8) aydin sinal (hekim)
27.05.2013 14:58:48
10 sene önce nigdede arkadasin eczahanesinde oturuyorum,köyden bir aile geldi beyin cerrahinin muayenehanesini sordular.ben -nicin lazimdi dedim,yanlarindaki kücük- kizi icin dedi.nesi var? kafasindaki sacli derideki seboroid kisti gösterdi.bende hastahane ambulansinda bunu hallederler dedim,adam"olurmu beyninde tümor var"dedi.eczane kalfasi "birak aydin agbi laf anlamazlar onlari beyin cerrahi pakler" dedi yolu tarif etti.simdi almanyada böyle bir olay olmaz.türkiyede doktormu,hastami,sistemmi suclu?
People
0
9) kirpi (dr)
27.05.2013 13:45:13
sayın dr aydın bey'le aynı nesilden sayılırım. 70'lerde istanbul üniversitesinde çok iyi bir genel tıp eğitimi aldık. şimdilerde böyle eğitim verilmiyor. türkiyede tıp fakültesi çok. eğitim standardı yok. öğrenci daha 3. sınıftan aklına tusu koyuyor. öğretim üyeleri bir alem. öğrenci ilgisiz. çoğu tın tın. temel tıp alt yapısı, tıp kültürü ve felsefesinden yoksu. daha dün yeni mezunu bir hekimin kanser ile malign sözcüğünü aynı aynama geldiğini bilmediğine tanık oldum. tümör sözcüğünü malign anlama geldiğini sanıyor. neoplazi de ona göre malign demek...
tıp eğitim süresi türkiyede 7 yıl olmalı. pratisyen hekimik ile aile hekimi ayrı olmalı. sayılara bakın hekim sayısı 120 bin.20 bin asistan. 70 bin uzman 30 bin pratisyen. nu oran batıda tersidir. şimdi de organ uzmanlığı başladı. dahiliye yetmez tiroid noduulune endokrin uzmanı..10 bin nüfuslu illere endokrin uzmanı..aydın bey bilir almanyada böyle israf var mı... dr house da konu edilen pratisyen aydın beyin tanımladığı türden olanlar bizdekiler değil
People
0
10) seyfullah kılıç (uz dr)
27.05.2013 13:17:53
frankfurttan Aydın abi nin saati 10.37 de durmuş herhalde genelde bu saatlerde doğru güzel şeyler söylüyor. doğruya doğru aydın abi. Siirt-eruh tan selamlar.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer
27/09-01/1011.Aile Hekimliği Güz OkuluAİLE...ANTA
19/10-22/104.Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik KongresiGENELANTA
22/10-25/106. Puader KongresiÇOCUK...ANTA
02/11-04/11TMFTP Ultrasonografi KursuRADYOLOJİİSTA
14/03-18/03Ulusal Akciğer Sağlığı Kongresi (UASK) 2018GÖĞÜS...ANTA