İki branş birleşmeli mi?
Son zamanlarda gelişen teknoloji ile de yeni tanı alanları çıktı. Bunlardan PET-BT ve PET-MRG neredeyse standart yöntemler hâline gelmeye başladı. Bu durum da doğal olarak nükleer tıp ve radyoloji gibi branşların birleşim alanı gibi algı oluşturdu. Peki bu iki branş birleşmeli mi?
İki branş birleşmeli mi?
11 Ocak 2016 00:16 - MEDİMAGAZİN Dr.İbrahim Ersoy

Konuyla ilgili Medimagazin Genel Yayın Yönetmeni Dr.İbrahim Ersoy'un sorularını yanıtlayan Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Tamer Kaya bu tetkik yöntemlerinin hangi branşlar altında olması gerektiğini ve sebepleri ile ilgili olarak “Bu iki alan da gerçekten varlıklarını ispatlamış iki ayrı dal. PET-BT cihaz bazında bu iki bölümü bir araya getirecek bir teknolojik birleşmeyi sağladı. Altyapısında da bu hizmeti veren branşların birleşmesi gerekiyor. Yani iş üretirken bu branşlar bu birleşmeyi sağlamak zorundalar. PET-BT hem radyolojik görüntülemeyi hem de nükleer tıp ile ilgili görüntülemeyi barındıran ögeler içeriyor.” dedi.

“İki raporlu yazılmalı”

Bu ikilemi batılı ülkelerin çözdüğünü, Avrupa ülkelerinde ve Amerika’da bunların iki raporlu çıktığını, yani ortak değerlendirildiğini söyleyen Prof. Dr. Kaya birlikte çalışmasalar da iki kişinin iki ayrı rapor hazırladığını ve bunun doğası gereği böyle olması gerektiğini söyleyerek, “Ülkemizde bu konu gecikti. Zamanında gerektiği gibi ele alınamadı. İşbirliği konusunda çok başarılı değiliz millet olarak açıkçası. Hiçbir alanda bir araya gelemiyoruz. O nedenle biz şimdi bir karar alsak bile mutlaka kopacak ve iletişimle ilgili sorunlar olabilecektir.” dedi.

Hem PET-BT hem de PET-MRG için ortak çalışma gerekliliğini vurgulayan Kaya, “Her iki tetkik için de iki imzalı müşterek rapor hazırlanması gerekiyor. Tek rapor olabilir, iki imzalı ya da iki ayrı rapor da olabilir ama Avrupa derneğinde de, Amerika’da da bu böyle uygulanıyor. Bilimsel olarak bu bağlamda birleşme artık kaçınılmaz bir durum. Zaten kongrelerimiz de müşterek; en son  nükleer tıpçılarla aynı kongredeydik.” dedi.

 

“Gelişmiş ülkelerde ne oluyorsa bizde de olması gerekiyor”

İki branşın birleşmesi konusunun ise ayrı bir boyut olduğunu söyleyen Kaya, “Örneğin; Avrupa’da da birleşik değiller ama Amerika’da birleşikler, aynı ana bilim dalı altındalar. Bizde bu olmayabilir, ancak çalışma sürecinde PET-BT ve PET-MRG’de bir birliktelik yaratılmalıdır. Avrupa ve Amerika’da, gelişmiş ülkelerde ne oluyorsa bizde de olması gerekiyor. Çünkü MRG’de radyologların çok uzun süredir bir deneyimi var. Nükleer tıpçıların da radyonüklid görüntülemede çok uzun zamandır deneyimi var.” şeklinde konuştu.

 

 

“Üst ihtisas yapanlar olursa, tek imza ile rapor hazırlanabilir”

“Bu deneyimlere bir kişinin bir günde sahip olması mümkün değil. Bu yeni gelişmeyi bertaraf edebilmenin tek yolu müşterek rapor hazırlayabilmek.” diyen Kaya, daha sonra nükleer tıbbın veya radyolojinin üzerine yan dal gibi bir üst ihtisas yapanlar olursa, o zaman o uzmanların tek imza ile raporları hazırlayabilmesinin mümkün olabileceğini ve bunun çok güzel de bir çözüm olacağını ifade etti. Kaya ayrıca, Avrupa’da da bu şekilde uygulandığını, orada raporların tek imza ile çıkarıldığı bilgisini de verdi.

Prof. Dr. Tamer Kaya, uzmanlık dernekleri arasındaki işbirliğini ise “Uzun zamandan beri zaten Türkiye Nükleer Tıp Derneği ile görüşme içindeyiz. Kongrelerimize davet ediyoruz, biz de gidiyoruz ama açıkçası çok yoğun bir iletişim de olmadı, başkanlar düzeyinde oldu.” şeklinde konuştu.  

 

 

“Batı’daki uygulamalar ne yönde ise sonuç itibarıyla Türkiye de o tarafa gidiyor”

Genel olarak birleşmeye karşı bir görüşün olmadığını, Batı’daki uygulamalar ne yönde ise sonuç itibarıyla Türkiye’nin de o tarafa gittiğini ifade ederek, “Bazen her iki derneğin de kendi kitlelerinden farklı tepkiler gelebiliyor. Örneğin; alanlarını kaybetme endişesi vs. nedenlerle insanlar tepkili davranabiliyorlar. Ama bunun mevzuatı net olarak ortaya konulursa, her iki taraf da kendini güvence altında hissederse hiçbir sorun olmaz.” diyen Prof. Dr. Kaya, “ Zaten Batı’da ne ise onu yapma kararı alsak, o rotaya girsek bile bu sorunsuz halledilebilecek bir konu.” şeklinde konuştu.

 

“SGK tarafından da onaylanacağı düşüncesindeyiz”

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’nun PET-BT veya PET-MRG ile ilgili şu anki uygulaması hakkında da Kaya,  Tıpta Uzmanlık Kurulundan iki rapor hazırlanması yönünde karar çıktığını ve bunun SGK tarafından onaylanacağı düşüncesinde olduklarını söyleyerek, “Orada bir sorun vardı. SGK ödemiyordu radyologlar için. Burada nükleer tıbbın da bir beklentisi zaten yoktu. Hepsini halledebileceklerini düşünerek süreç yürüyordu ama Batılı eksende doğruyu, normları savunmak gerektiği için sonuçta bu noktaya gelmesi gereken bir konuydu.” dedi.

 

Kararın PET-BT için çıktığını, ancak şu an kesin olarak bilmemekle birlikte PET-MRG için de çıkmamasının mümkün olduğunu belirten Prof.Dr.Kaya, PET-MRG’nin daha da haklı nedenleri aynı yönde karar çıkmasını beklediklerini söyledi.

 

“İki branşın da biz daha iyi biliriz deme durumu yok”

“Şu an için iki branşın da biz daha iyi biliriz deme durumu yok. Modernlik, bilimsellik ve koskoca teknoloji bir araya gelebiliyorsa, biz de müşterek çalışmayı becerebilmeliyiz. Bu bizim için Batı referanslı ve gerekli bir uygulama olacak. Tek imza ile ısrar edilmesi sonuç itibarıyla daha ağır bedeller ödememize neden olabilir.” diyen Prof. Dr. Kaya, aklın yolunun bir olduğunu, dolayısıyla Batı’nın ışığından gidilmesi gerektiğini düşündüğünü söyledi.

Kaya, “Elbette her şeyi onların yaptığı gibi yapmak zorunda değiliz, ancak bu konuda Batı ülkeleri çok iyi bir referans. Elimizi rahatlatıyor, endişelerimizi gideriyor.” dedi.

Prof. Dr. Kaya, mesleğin tehdit altında olduğu yönündeki düşüncelerin de sağlam bir zeminin olmadığını, aksine nükleer tıpla kombinasyon içinde daha güzel formüller de üretilebileceğini sözlerine ekledi.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
6
1) TANSEL ÇAKIR (DOKTOR)
15.01.2016 11:22:35
Türkiye'de ne yazık ki her şey rant üzerine kurulmuş. Levent Beyin yorumuna tamamen katılıyorum.
Kadın doğum bölümlerinde vajinal inceleme ve antenatal takipte USG kullanılmaktadır. EUS, EBUS ve prostat için rektal USG ilgili klinik branşlar tarafından kendi departmanlarında yapılabilmektedir. Bu durumda Sayın Tamer Bey, radyolojinin kadın doğum, gastroentoroloji, göğüs hastalıkları ve üroloji ile de birleşmesini mi isteyecek?
Birçok meslektaşlarımız acil servislerde çekilen tomografileri acil hekimlerinin yorumladığını, beyin cerrahlarının ise beyin MR'larını yorumladığını bilmektedir.
Yaklaşık 10 yıldır, Nükleer tıp ünitelerinde SPECT/BT cihazları var. BT'nin puanı 99,5 (PET ‘in puanı 1737). Bu görüntüleme modelitesi için de şimdiye kadar hiçbir talep gelmedi radyolojiden.
Şunu belirtmek isterim ki, Nükleer tıp sadece PET/BT veya PET/MR gibi cihazlar ile ilgili bir branş değildir. FDG’de PET/BT’de kullanılan tek radyofarmasötik değildir. Hali hazırda birçok nükleer tıp bölümünde Galyum 68 işaretli peptidler ile PSMA ve DOTA gibi yeni reseptör görüntüleme ajanları işaretlenmekte ve bu hastalara Lutesyum-177 gibi ajanlar ile hedefe yönelik tedaviler verilmektedir.
Şu an lisansı alınmış onlarca yeni ajan ve çalışmaları devam eden yüzlerce radyoaktif işaretli molekül bulunmaktadır. Radyoaktif maddeleri sentezleme, işaretleme ve dozimetre ile kullanmak için yıllardır, yüzlerce insan bu anabilim dalında dirsek çürütmüş, bu branşı şimdi olduğu hale getirmişlerdir. Bu kadar emeğin üzerine konmaya çalışmak bilimsel bir gaye ile açıklanamaz.
People
13
2) Kemal (Doktor)
13.01.2016 02:13:43
Herkes kafasınca o branşla ilgili uzmanların fikirlerini bile almadan o bununla şu onunla birleşsin diyor.o Zaman tüm branşları birleştirin gitsin kökten çözüm.radyoloji dexa konusunda neden bu kadar duyarlı değil orda da x-ray kullanılıyor ama işlem puanı yok değil mi...
People
7
3) Erkan G (Nükleer Tıp Uzmanı)
12.01.2016 23:03:35
Biz Nükleer Tıpçılar PET/CT de tanısal olmayan, düşük doz parametreleri ile anatomik korelasyon ve atenüasyon düzeltme amaçlı CT kullanıyoruz. PET raporu yazarken CT deki görünümü FDG tutulum paternine göre yorumluyoruz.Yani bizim yazdığımız rapor PET raporudur aslında.Ama ilgili guidelinelarda da belirtildiği üzere önem derecesine göre fdg tutmasa bile ct de bulguları belirtiyoruz. bunu yapabilme becerisine ve eğitimine sahibiz.Asistanlık eğitimi sırasında 4 aylık radyoloji rotasyonumuz da cabası.Şimdiye kadar bu işi hep nükleer tıpçılar yaptığına göre Radyolojinin PET/BT ve PET/MR temelli bu birleşme isteği nerden kaynaklanıyor.
Amerika'da birleşikler, Avrupa'da birleşik değiller denilmiş ve en sonunda kendine göre bi yorum katılarak pet/bt ve pet/mr da birleşebilirler denmiş.
PET/BT raporunda nükleer tıpçının elinin Radyololiye mahkum edilmesi çok yanlış bir uygulamadır.Karar verilirken nükleer tıpçıların görüşü alındı mı?Yakında bununla ilgili Nükleer tıpçılar tarafından hukuksal süreçlerin başlatılacağından eminim.
People
8
4) Erkan (Nükleer Tıp doktoru)
12.01.2016 22:31:19
Sayın Yol bulduran karaciğerde patolojik FDG tutulumu saptanmamıştır lafı zaten kitlenin benign orijinli olduğunu gösteriyor.PET/BT de ki BT korelatiftir ayrıca oradaki BT doz parametreleri düşük olduğu için tanısal değildir.Rapora not düşülmeliydi mi kitle ile ilgili düşülebilirdi ama bu size belli bir branş mensuplarına çamur atma hakkı vermez ve bir kişinin kendince doğru yaptığı iş o branşın tüm mensuplarına mal edilemez.Ben de çeşitli örnekler verebilirim en azından medyadan duyduğum sağ ile sol tarafı karıştırıp yanlış işlem yapan, hatta usg de erkek hastada rapora uterus normal izlendi diye raporlayanları okudum.Bu bana o branş mensuplarına çamur atma hakkı asla ama asla vermez.Konuya yaklaşım açınız yanlış bi defa belirteyim.
People
3
5) E.A (Uz. Dr.)
11.01.2016 14:35:57
Birleşmesi gereken iki branş daha biyokimya ve mikrobiyolojidir. Hemen hemen her biyokimya veya mikrobiyoloji uzmanının çalıştığı yerde diğer uzman da vardır ve pratisyen hekimlerin aile hekimi olduğu gibi uzun zamanlar kurumları dışında eğitim zorunluluğu da yoktur,teorik bilgide de kendisini geliştirmek isteyen zaten kendi konusu dahil daha çok geliştirebilir. Lab. uzmanlığı adı altında birleşmelidirler.
People
19
6) Levent G (Dr)
11.01.2016 13:10:57
Bizim toplumumuzun klasik özelliklerinden biri işine geleni örnek göstermek. Şimdi koca yazıda bu işin artısı eksisi ve bilimsel yanlarını tartışan hiçbir şey yok. Amerikada öyleymiş, Avrupada biraz başkaymış. Peki Amerika'da tıp eğitimi öncesi 4 yıllık bir üniversite daha bitirmiş olmanız gerekiyor, bunu niye istemiyorsunuz? Sadece o an için işine gelenleri refere etmek uygun ve inandırıcı değil. Bu ropotajın Nükleer Tıp Derneği başkanı ile de yapılması gerekmez miydi? Ayrıca bir yerine iki kişinin birlikte ortak noktaya gelip sonuç yazması oldukça garip değil mi? Hele iki rapor çıkması ne kadar daha garip? ya farklı yorumları olursa? kime ve hanisine güvenilecek? On yılı aşkın süredir PETBT tetkiki çok iyi seviyede Türkiye'de Nükleer Tıp doktorlarınca yapılıyor. Beğenmediğiniz merkezler varsa düşünün düşük kalitede MR veya BT uygulayan radyoloji merkezleri de yok mu? Bence burada durum radyoloji derneğinin bu ranta ortak olma çabası, tıp dünyasında şu anki duruma herhangi bir itiraz da yok, TUS komitesine her sene tekrar tekrar başvuran ve zorlayan da radyoloji derneğidir, TUS komitesinin kendilerinin durduk yere verdiği bir karar değildir. PETBT veya PETMR'da radyolog payını düşük tutun veya hiç pay vermeyin ya da tetkik ücretini çok düşük bir miktara indirin, ertesi gün radyoloji derneğinin konu ile ilgili tüm merakları bitecektir, benden söylemesi.
People
9
7) Dr.Cevdett (cerrah)
11.01.2016 10:55:15
Birleşmesi gereken iki branşı size söyleyeyim:Özellikle Anadolu'daki küçük illerde göğüs cerrahisi ile kalb-damar cerrahisi eskiden olduğu gibi GKDC olarak birleşmeli. Bu iki branş küçük illerde yeterli hastası olmadığı için döner sermayeden çok düşük pay alıyorlar. Halbuki yaptıkları işlemler hayat kurtarıcı. Ama bu sistemde hayat kurtaran değil çok puan alan ödüllendiriliyor. Çoğu yerde de tek hekim olduğu için ortalamadan döner sermaye almaları ilgili başhekim ve yöneticilerin insafına bırakılıyor. Metropollerde ise kalb cerrahisi ve damar cerrahisi bile ayrı olmalı.
People
14
8) Yol Bulduran (Tıp Doktoru)
11.01.2016 08:15:08
Genel cerrah, meme kanserli hastayı PET-BT çektirip evrelemiş, sonra mastektomi yapmış. Medikal onkolog remisyonda kabul edip adjuvant kemoterapi vermiş. 3 ay sonra batın USG çektirip metastaz var mı diye değerlendirilmiş. USG'de karaciğerde 35x30 mm kitle rapor edilmiş. Herkes heyecanlanıp dinamik karaciğer BT istemiş ve eski PET-BT'yi yeniden değerlendirmiş.
Sonuç: Hastanın karaciğerinde hemangiom var. Metastaz yok. Herkes rahatladı, ama endişe, heyecan, koşuşturmaca oldu.
PET-BT'yi değerlendiren Nükleer Tıp uzmanı bunu ya görmemiş, ya da rapor etme gereği duymamış. Rapora şu ifadeyi yazmak onlar için yeterli: "Karaciğerde patolojik FDG tutulumu olan kitle saptanmadı."
Tamam PET-BT dinamik BT değildir, belki hemangiom tanısı koyamazsın ama mübarek oradaki kitleyi yaz raporuna.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)