"Kadın doğumcuları katil gibi göstermek kabul edilemez"
Başbakan Tayyip Erdoğan 'Aile Olmak Projesi” 'nin tanıtım töreninde , sezaryen ve kürtaj konusunda açıklamalarda bulunmuş, kürtaj ve sezaryenle “adeta cinayet işlendiğini” ve bilinçli olarak yıllarca “kadınların bu yollarla kısırlaştırıldığını” belirtmişti.
20 Haziran 2013 11:05 - MEDİMAGAZİN

ANKARA-TJOD’tan yapılan açıklamadaBaşbakan Erdoğan’ın bu açıklamalarının, Türkiye’nin dört bir yanında anne ve bebek sağlığı için canla başla hizmet veren binlerce kadın doğumcuyu derinden yaraladığını ifade edildi.

 

Türkiye’de görev yapan beş bine yakın kadın-doğum uzmanının ana derneği olan TJOD,  bir süre önce, kürtaj ve sezaryenle ilgili, tüm bilimsel verileri içeren ayrıntılı iki raporu kamuoyuyla paylaşmış, yine artan sezaryen oranlarının nedenleri ve düşürülmesine ilişkin yöntemlerle ilgili de Sağlık Bakanlığı ile ortak çalışma başlatmıştı.

 

Kadın-doğum uzmanlarının, yasaların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde görev yapmakta olduğu belirtilen açıklamada “Bugün eğer anne ve bebek ölüm oranları Türkiye’de düşme gösteriyorsa, sağlık göstergelerinde iyileşme varsa, bunun ana bileşenlerinden birisi bu meslektaşlarımızın özverili çalışmalarıdır. Türkiye’de siyasal yönetim, kürtajın azalması, sezaryen oranlarının düşmesi için düzenlemeler yapabilir ve elbette bu konuyla ilgili tavsiyelerde de bulunabilir. Bunu yaparken bu işlemleri gerçekleştiren uzmanlarımızı katil ya da ulusumuza karşı bir komplonun uygulayıcıları gibi göstermek kabul edilebilir bir davranış şekli olamaz.” denildi.

 

Türkiye’de namusu ve şerefi ile çalışan binlerce kadın doğum uzmanının bu tanımlamaları hak etmediğini özellikle de kadın doğum uzmanlarına karşı şiddetin arttığı bir sağlık ortamında, bu olayları daha da körükleyecek bu tip açıklamaların, olan durumu kötüleştirmekten başka bir işe yaramayacağını belirten TJOD  açıklamada “ Böylesine ağır değerlendirmelerden meslektaşlarımız son derece rencide olmuşlardır. Toplumun sükunete ve uzlaşmaya gereksinimi olduğu bir dönemde yapılan bu tür açıklamalar, bahsedilen konularda bir iyileşme sağlayamayacağı gibi, yeni yeni gerginliklere sebep olacaktır” dedi.

 

 

TJOD’tan yapılan açıklamada sezaryen ve kürtaj konusunda tıbbi ve istatistiki şu bilgiler paylaşıldı:

 

Sezaryen, belli tıbbi gereklilikler halinde başvurulan ve anne ve bebek sağlığını kurtarmak amacıyla yapılan bir tıbbi girişim olup, bir kısırlaştırma yöntemi değildir. Endikasyon dışı uygulamaların azalması için hem yurdumuzda hem de dünyada çalışmalar yapılmaktadır.

 

Dünya Sağlık Örgütü ( DSÖ) , sezaryen oranlarının % 15-20 düzeylerinde olmasını önermektedir. Bu oranları yakalayan ülke sayısı son derece az olup, OECD ülkeler arasında ortalama oran % 27 civarındadır. Aynı oranlar ABD’de %33, İtalya’da % 36’dır. Türkiye’de sezaryen oranları, 1998’de % 14, 2003’de %21 iken ; 2007’de % 36, 2010 itibariyle de % 45 oranlarına yükselmiştir. Bu yüksek oranlar ağrısız doğumun yaygın olmaması, ebelerin doğum yaptırmalarının azalması, gebe eğitimi ile ilgili eksiklikler hekimin malpraktis korkusu gibi   faktörlerle ilişkilidir. Son 10 yıldır uygulanan “Sağlıkta Dönüşüm” politikalarının, sağlık sektöründe yol açtığı piyasalaşma da yüksek sezaryen oranlarında olumsuz bir rol oynamıştır. Nedenleri ne olursa olsun, yükselen sezaryen oranlarını yıllardır sistemli olarak devam eden bir komplo olarak görmek ve sezaryen yapan meslektaşlarımızı bu komplonun uygulayıcıları olarak yansıtmak doğru bir yaklaşım şekli değildir.

 

Kürtaj konusu ile ilgili olarak da hazırladığımız ve Sağlık Bakanlığı ve TBMM’ye gönderdiğimiz raporda belirttiğimiz gibi, kürtaj bir aile planlaması yöntemi değildir. Kürtaj, özellikle gelişmekte olan ülkelerde kadın sağlığında önemli bir sorun oluşturmakta; uygun koşullarda yapılmadığı takdirde üreme çağındaki kadınların başlıca ölüm nedenleri arasında yer almaktadır. Pek çok ülkede, kürtajın yasa ile yasaklanması onun yapılmasını engelleyememiş, anne ölüm oranlarında artışlar yaşanmıştır. Türkiye’de TNSA 1983- 2008 verileri karşılaştırıldığında , veriler aşağıdaki gibidir.

ü  Kürtajlar 3 kat azalmıştır.

 

ü  Anne ölüm hızı 6 kat azalmıştır.

 

ü  Modern Aile Planlaması Yöntem Kullanımı 2 kat artmıştır.

 

ü  Kadınların Yaşam Süresi 14 yıl artmıştır.

 

ü  Dünyada 8 anne ölümünden biri sağlıksız kürtajlardan oluşmakta iken, Türkiye’de ise sadece 50 anne ölümünden birinin nedeni sağlıksız kürtajdır.

 

ü  1950’li yıllarda anne ölümlerinin yaklaşık yarısı düşükler nedeni ile iken, bugun sadece anne ölümlerinin %2’si güvenli olmayan düşükler nedeni iledir

 

ü  Güvenli olmayan düşüklere bağlı ölüm ve sakatlıklar sağlık gündeminden çıkmıştır.

 

 

·         Türkiye’de yürürlükteki yasalarla 10 haftaya kadar isteğe bağlı kürtaj serbesttir. Yeni şekillenen “üreme sağlığı ile ilgili düzenlemelerde de aynı uygulamanın korunduğu görülmektedir.

·         Gelişmiş ülkelerde yüksek oranda uygulanan modern doğum kontrol yöntemlerinin ( rahim içi araç, doğum kontrol hapları gibi) uygulanması ise Türkiye’de son derece düşük oranlardadır. Kürtaja başvurma isteği de aslında aile planlaması yöntemlerinin yaygın uygulanmamasından kaynaklanmaktadır.

·         Yine yürürlükteki yasalarla sezaryen endikasyonları da belirlenmiştir.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
2
1) cemal (uzman doktor)
25.06.2013 08:18:30
dr(uz)dr acık eğitimle cerrahi yapılır gibi şahane tıp bilginle çok açıklayıcı oldun. Hatta acık eğitime de gerek yok berberler cerrahi yapsın :)))))))))
People
1
2) onur duman (jinkolog)
24.06.2013 15:31:42
13 yıldır jinekoloğum.ben böyle her yemeğe maydanoz olan tiplerin olduğu bir ülke daha görmedim.biri der kürtaj cinayet diğeri der sezaryen oranımız fazla.bir diğeri der kadın doğumda gerekli bir branşmı?...bunları yazan sıradan vatandaş olsa bi derece..kardeşim siz arabanızı servise verdiğinizde mühendis restoranda yemk yerken ahçı uçakta seyahat ederken pilotmu oluyorsunuz..meslekler ile ilgili tababeti ülkelerin ilgili kurumları belirler.herşey kitabına göre yapılır.dosyaya yazılır.herşeyi okadar biliyosunuzki bi ara tutturdunuz karılarımızı kadın doğumcu doğurtacak diye.. kardeşim dünyanın tüm medeni milletlerinde doğumu doktor yaptırmaz deneyimli ebeler vardır doğumların %98 i normal yolla olur doktora filan gereksinim olmaz..%2 lik kısım için deneyimli ebeler hastayı müdehaleli doğum veya szaryen için ileri merkezlere yollar..kısacası benim işim her doğumu yaptırmak değildir.diğer konuya gelince kürtaj örneğin ben kasap olsam ciğer sevmiyorum diye satmamammı gerekir.ben kürtajı kişisel olarak doğru bulmuyorum diye yapmıyorummu diyeceğim hasta talep etmiş.sen bunu ülke olarak sağlık politikası olarak hastalara yasaklarsın ben yapmam o ayrı. ama oda bu işi merdiven altına iter insanlar hayatlarını kaybeder vicdan sahibi doktor arkadaşlarım..
dünyanın heryerinde kadın doğum ana branştır uzman dr lakaplı arkadaşım ne kuyruk acın var bilmiyorum ama çok istiyorsan diplomamı veriyim sen yap ama şu an en düşük performans alan branşlardan ve ençok dava açılan branşlardan biri.tercih senin.
son olarakta eşlerinin sezaryen endikasyonundan şüphe duyup burda belirten doktor meslektaşa lafım! herkesin şikayet hakkı mevcut dosyalarda doktorlar endikasyonlarını partogram ile birlikte iliştiriyorlar her meslekte işini kötü yapan veya suistimal eden kişiler olacak hakkınızı arayın şikayet edin..saygılarımla

People
0
3) dr.mustaf (A.Hekimi)
24.06.2013 13:41:47
Kesinlikle başbakanın kürtaj ile sezaryeni bir tutmasını bende kabullenemiyorum.Benim kafamdaki başbakan genel çerceveyi belirler,detayları ve teknik konuları uzmanına bırakır.
Kürtaj karşıtlığı sadece müslümanların sorunu değil,diğer dinlerde de onaylayanı veya karşı çıkanı var.Müslümanların çoğunluğundaki geleneksel görüş başbakanın ifadesinde olduğu gibidir,ancak samimi müslüman olupta aceba diyen Kuranın yorumumda yine Kuranı referans alan bazı dünyadaki İslam alimlerinin görüşlerini merak ediyorsa,buradaki canın/ruhun ne olduğunu ve hafta/ay sınırlamasının olup olmadığı konusunda prof.dr.Fazlur Rahmanın makalelerine bakılabilir.
Benim eşim de doktor ve android pelvise sahip herhangi bir sağlık sorunu yok,3 çocuk babasıyım.Sırasıyla 4900gr,4200gr,ve 4000gr ağırlığında doğdular.Bu yavruları ve anneyi normal doğuma gönderseydim kuvvetle muhtemel canımız kaybolacaktı, şimdi doktor olmamızın farkındalıyla 3 kez sezaryen yaptırdığımız için,cinayeti biz mi işliyoruz yoksa sezaryende 2 den fazla doğum olmaz zannıyla,eksik bilgi ile meydanlarda fikir üreten başbakan mı??!!
People
0
4) Anat Galip (Dr)
24.06.2013 13:24:57
Bence de bu tur analizler ve bilimsel yakalsimlar, ciddi ve itibarli bir kurum tarafindan yapilip ona gore stratejiler belirlenmeli.

Ote yandan, Ingiltere de sezeryan, sadece cok ciddi endikasyonlarda yapilir ve cogunlukla hastalar bir ebe tarafindan takip edilir. Sorunlu durumlarda doktorlar devreye girer. Ultrasonlar bile teknisyenler tarafindan yapilir ama onlarin tek isi budur ve en ufak bir anormalligi bile tesbit edebilirler. Kisacasi buradaki sezeryan orani cok dusuktur.

Bence Turkiye de de bu konuda ilgili kurumlar tarafindan bir strateji ve denetim olusturulmali.

Ornek olarak, kardesim ikinci cocuguna hamile iken hersey normal gidiyordu. Doktoru ise ona her seferinde sezeryan tavsiye ediyordu, ozelde. Ben ise israrla, eger anormal birsey yoksa, normal dogum tavsiye ettim.

Son dakika golu olarak, ayni doktor hemen acil olarak seni sezeryana almamiz lazim dedi ve dogum sezeryanla gerceklesti. Eger bu doktor basindan beri normal dogum tevsiye edip de son dakika sezeryan gerekse, inanirdim ama su haliyle inanmak daha guc.

Demek istedigim, yorumlarda bazi arkadaslar, biz herseyi aciklariz hasta karar verir diyorlar ve belki de kendileri oyle yapiyordur ama bircok kez, sevgili uzmanlar hemen acilen sezeryan deyip oylelikle hastayi buna mecbur birakabiliyorlardir.

Bunlar da goz onunde tutulmasi gereken bazi hususlardir, bence.

Saygilarimla

A G
UK

People
1
5) onur duman (jinekolog)
24.06.2013 12:29:17
dr (uz dr) senin doktor olduğuna bile inanmıyorum.endikasyonumu sanamı sorucam.sen git kendi işinle ilgilen.sen kadın doğumcumusunda benim endikasyonumu biliceksin.kadın doğumcularla derdin başkaysa hadi başka kapıya...
People
0
6) drburcu (uzman doktor)
24.06.2013 10:50:36
Ben devletin benim nasıl doğum yapacağıma karışmasına tahammül edemiyorum. Doktorumla görüşürüm hangisi uygunsa onu tercih ederim sorumluluğu da hasta olarak bana aittir, çünkü doktorum önerir seçimi ben yaparım. Burada hastayı tamamen masum gösterip doktora tüm sorumluluğu yüklemek insan haklarına aykırı bir uygulamadır. Her nedense ülkemizde tüm hastalar suçsuz sütten çıkmış ak kaşık,tek suçlu doktorlar...Çok yazık gerçekten..
People
1
7) furkan aydın (kadın doğum)
22.06.2013 17:18:22
yorumumun devamı: yıllar içinde insanların besinlere ulaşımı kolaylaştı ve arttı bebekler ortalama son elli yılda ortalama 770 gr arttı(erken doğumlar hariç) sezaryen sayesinde pelvisi android ve ara formlar olanlar yaşadığı için sayıları arttı(sezaryenden önce bunların hem kendileri hemde bebekleri ölürdü) kadının fiziksel işlere katılımı azaldı karın kasları zayıfladı vs vs sebeblerle sezaryen oranının artması kaçınılmazdır.. Birde ve bence en önemlisi de artık en küçük olaylarda bile herkes soluğu adliyede savcıda oluyor . Adliyelik olunca sizin masum olduğunuzun anlaşılması bir yılı buluyor. Bir yıl boyunca insanlar parmaklarıyla şu doktor öldürdü bu doktor kolunu kırdı diye gösteriyorlar.. Önemli olan bir hekim için adliyelik olmamaktır kanatimce.. 15 yıllık uzmanım eskiden makad geliş filan doğurturduk ama ufacık şeyler için mahkemeye verilmezdik.. Ben tusda 71 puanla 51. oldum kadın doğuma girdim şimdi ilk 100 den kadın doğuma giren yok.. kadın doğum ihtisası yapanlara sesleniyorum yol yakınken bırakın…
People
0
8) furkan aydın (kadın doğum )
22.06.2013 16:42:12
başbakanı severim ama küretajla sezaryeni bir tutması beni deli ediyor....
küretaj konusunda tamamen katılıyorum yaşam hakkı herşeyin üzerindedir. Ama sezaryen kunusunda inanıyorum ki başbakanın bilgi eksikliği var.
People
0
9) dr (uz dr)
22.06.2013 15:25:41
bu kadar keyfi kürtajı kim yaptı.keyfi sezeryanda cabası.şimdi ortaya masumiyet filmini çevirmeyin.hiç değilse bu işleri bir daha yapmayın.kadın doğuma gerek varmı oda tartışmalı.ebe zaten doğum yaptırır.cerahi ise biraz eğitim ile ameliyat yapar.kadın doğum yan dal olarak olsun.ana branşı gerek yok.ver yan dalı ana branşı kaldır.
People
0
10) uzm (dr)
21.06.2013 10:30:54
şu artık doktorunuz sizi bekleyecek şeklinde tv reklamı olan kamu spotunu kaldırın eşşşek gibi bekleyecek şeklinde kimse saatinde gelmiyor baskasının saatine sarkıp .baska hastanın vaktınde muayne olup o hastanın saatıne kayıp tartısma cıkartıyor.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)