Mesai kaydırma çözüm olur mu? Başka çözüm mümkün mü?
Bu hafta uygulanmaya başlayan mesai kaydırma uygulamasıyla ilgili Medimagazin okuyucusunun yorumu:
Mesai kaydırma çözüm olur mu? Başka çözüm mümkün mü?
06 Şubat 2018 -

Uzman doktorlara yüklenildikçe yükleniliyor, icap nöbetleri kbb  bölümü için yeterli iken acilde 17 den 23 e hasta bakmaya başladık, 50-60 üsye hastası geliyor, %90 ı serum veya im enjeksiyon istiyor, tabiki hasta ne istiyorsa onu yapıyoruz, intörn doktorken bile tutulacak bi nöbet, boşuna yetişmiş iş gücü ve motivasyon kaybı.

Acildeki pratisyen arkadaşlar orda olmamızın gereksiz olduğunu söylüyor. Acil Kbb lik 1-2 hasta geliyor. Akşama kadar zaten 90-100 hasta bakıyorsun , gece 11 e kadar acilde durup, sabah gidip ameliyat yapacaksın, heves, güç kalmıyor. Bir meslek ancak bu kadar değersizlestirilebilinir. Teşbihte hata olmaz, kuyumcu ustasına, inşaatte demir bağlatmaya benziyor bu iş.

Mikroskopik, endoskopik ince işçilik gerektiren ameliyatları öğrenebilmek için çok zaman ve enerji harcadık ama enerjimizi zamanımızı %80 i birinci basamak hastası olan hastalarla poliklinikte harcıyoruz. Bu yetmez gibi gelin biraz da acilde bakın diyorlar.

Devletin bu eğitimi alırken, bize yaptığı masrafa, hocaların emeğine yazık.  

Çözüm mü istiyorsunuz aile hekimliği sistemini gözden geçirin, sevk sistemini getirin.  Zaten acilde suni bir yoğunluk var, gerçek acil hastaya zaten sarı veya kırmızı alanda hemen müdahale ediliyor. Acillerdeki yeşil alan oda sayısı, enjeksiyon ve serum odası sayısı artırılırsa bu suni yoğunlukta ortadan kalkar.

Kendi hastanem için söylüyorum, bunu yapabilecek pratisyen hekim ve hemşire sayımız da yeterlidir. Acile serum taktırmaya gelen hasta memnun olsun diye, belki poliklinikte bir lenfoma hastasının, akustik nörinom hastasının, nasofarenks kanseri hastasının tanı ve tedavisi gecikecek. Ameliyat sırası bekleyen bir çok hasta biraz daha bekleyecek.

Bilginize Saygılarımla. 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
6
1) Halk sagligi (Dr)
10.02.2018 10:17:31
Bu sistem hiç bir sorunu çözmeyecegi gibi sorun da çıkarır: 1- Mesai kaydırma acilin yoğunluğunu kısa süre için çözer. Bir süre sonra gündüz gelen hasta bile gece gelecegi için yoğunluk daha da artacaktır başa döneceğiz. 2- Aile hekimi başına 2500 nüfusa düşünce sevk zorunluluğu getirilecek, çok sayıda pratisyen ve aile hekimi yetişiyor zaten ama direk uzmana ulaşmaya alışmış halkı buna ikna etmek zor olacaktır. Gece-gündüz, acil-acil değil farketmeden hastaneyi kullanan halkı sevk sistemine ikna etmek daha da zorlasacaktir. Sevk gelmeyecekse o kadar aile hekimliği ne olacak o kadar yatırım. Bakanlık devletimizin ayağına sıkıyor. 3- Bir sorunda hekimler arasında yaşanır. Hepsi yapmaz ama bazı acil hekimleri performans için acil olmayan hastaları acil olarak girebilir, gece gece orada oturup üstüne hakkı yenen poliklinik hekimi ne düşünür. 4-Bir başka sorun aile kurumu kutsaldır, çoğunun eşi gündüz çalışıyor, çocuğu okulda veya kreşte, aile akşam toplanıyor. Akşam çalışan hekim ne zaman görecek de eşi çocuğu ile ilgilenecek, aile bireylerinin de birbirine ihtiyacı var. 5-Allah' tan korkun adalete iş yapın. Gereken acilin doğru kullanımını sağlamak, yeterli aile hekimi olunca sevk sistemi getirmek, Bu durumda devlet hasta hekim herkes kazanır. Saygilar
People
1
2) Özgür (Pratisyen)
09.02.2018 14:54:33
Bazıları aile hekimliğinde sevk sitemi gelsin diyor bu çözüm olmaz.Millet serum iğne için veya işten akşam çıktığı için geliyor acile.Bunu nasıl çözeceksin?Aile hekimliklerinde müşaide odalarımı açılsın?Aile hekimliklerin de röntgen yok laboratuvarda saat 10 dan sonra yok nasıl bakacağız hastaya acilmi değilmi diye tipine bakarak mı?Siz göğsü ağrıyana troponin bakmadan bişeyin yok diyebilirmisiniz?
People
25
3) dr.mikro (hekim)
09.02.2018 10:47:23
’…elbetteki vatandaşımız kendisini acil hissediyorsa, acildir…’’

Sayın bakan diyor. Bende kendimi kötü hırpalanmış itibarsızlaştırılmış yıpranmış hissediyorum. Ama ne yetkililer nede çevrem inanmıyor. Örneğin meslektaşlarım dışında herkes benim ayda en az 20 bin TL kazandığımı sanıyor gerçeği söylediğimde ise inanmayan alaycı bir bakışla karşılaşıyorum. Hadi canım 10 bin maaş olsa 10 binde döner alıyorsundur işte 20 bin diyorlar. Emekliliğe yansıyan maaşım 3 bin toplamda elime gecen izne vs. çıkmazsam 7 bin dediğimde gülüp geçiyorlar.

Gelelim özeleştiri kısmına peki biz ne yapıyoruz arkadaşlar. Meslektaşımızı hala rakip olarak görüp performansını tartışıyor kuyusunu mu kazıyoruz. TTB ye en ağır eleştirileri yöneltirken (hekim hakları için yeterli mücadeleyi vermiyor vs. gibi) eski genel başkanları iktidar partisi milletvekili olan şimdikiler ise muhtemel aday adayı olan Memur-Sen Sağlık-Sen’e yok mu bir tepkimiz. 10 yıldır yetkili sendika olarak bizi temsil eden sendika dişe dokunur ne kazanım elde etti.10 yıl öncesine göre daha iyi durumda mıyız? En son birçok şeye en az %20 zam gelirken bizim sendikamız % kaçlık zamma imza attı.(Örn.Metal işkolunda son yapılan toplu sözleşmede %25 zam alındı) En azından bu sendikadan istifa ederek tepkimizi göstermek için daha ne bekliyoruz.

Birbirimizin rakip görmeden vazgeçip mesleki dayanışma ile meslek örgütümüz çatısı altında bir araya gelip mücadele etmeliyiz. Genel kurullara katılıp bizi en iyi temsil edecek arkadaşları göreve getirmeliyiz.

People
14
4) Dr (Dr)
08.02.2018 12:16:14
Malatya eğitim ve araştırma hastanesinde mevcut sistem yıllardır uygulanıyor ve acil muayene sayısında türkiye ikincisi şayet sistem ise yarasaydı malatya eğitim araştırma 2. Olmazdi
People
14
5) acilde (pratisyen)
07.02.2018 23:07:33
acillerde devamlı saldırı ve hakaret vardır.acil doktoru perişan haldedir.sağlık bakanlığı acillerle ilgilenmemektedir.aciller kan kaybetmektedir.sağlık bakanlığı müşteri memnuniyetini bırakmalıdır.
People
28
6) Murat celikten (uzman)
07.02.2018 18:16:22
Sağlık hizmetleri sunumunda kriter "hasta memnuniyeti" oldukça doğru sağlık politikaları geliştiremezsiniz.
Düşünün ki bir tıp profesörü zeka, emek, zaman harcayarak 30 yılda profesör olmuşken bile alanında bilmediği o kadar çok şey olabilirken sağlığından hiç haberi dahi olmayanların memnuniyet kriterine nasıl güvenebilirsiniz?
Siyasi irade önemlidir elbette ama konu sağlığınıza gelince tüm yaptığınız sağlık politikalarını delip özelde çalışamayacak bir profesöre özelde ameliyat olabiliyorsunuz.
Vatandaş ne yapsın o zaman?
Sağlık hizmeti tek taraflı sunulan bir hizmettir. Bir taraf aktiftir (doktor) diğer taraf tamamen pasiftir (hasta). Hastanın tek yapması gereken verilen tedaviye onay vermek ve önerilere uymaktır.
Ameliyat masasında doğrulup şu damarımı bağlamayın elimde uyuşma olabilir diye görüş bildireniniz var mı?
Sağlık bilimsel bir alandır. Profesör bile olsak alanımızla ilgili olmayan branşa gidip muayene olma ihtiyacı hissediyoruz. Bir bilene, uzmana danışalım diyoruz.
Acil adı üzerinde acildir. Acil olmayan hastalar acile gelmeyecekler. Gelseler bile polikliniklerde nasıl muayene oluyorlarsa sıralarını bekleyip muayenelerini olacaklar. Uzman hekime muayene olsa bile en fazla yarın gel sana bazı tahliller yapalım deyip geri gönderilecekler. Reçeteni al kullan denilecek.
Acillerde yoğunluğu azaltmak bir köşede dursun siz sunulan sağlık hizmetinin kalitesine eğilin lütfen.
MR BT raporları hizmet alımı ile yapıldığından Allah'a emanet. Buna bakıp hekim işine geldiği ameliyatın kararını verip çıkıyor. Hasta muayene etme, elle hastaya dokunma olayını bitirdiniz.
Tamamen tetkikler üzerinden tedavi yapılan hastaneler olduk.
Hastaya dokundun mu? cevap:YOK.
Performans illeti yüzünden sağlık politikaları da hekimlikte, bilimsel yayınlarda, ülkemizde ki tıp bilimi de değişti.
Nerde puanı parası çok iş var herkes ona yöneldi.
puanı yerlerde sürünen ameliyatlar ciddi oranda azaldı.
Bazı branşlarda malzemesi olmayan ameliyatlar yapılmaz oldu.
Defansif tıp aldı başını yürüdü.
Teşhis yanlış olursa tedavi de yanlış olur.
Sağlık sistemimize koyulan teşhis maalesef yanlıştır.
Bu yanlış hem maddi hem manevi anlamda tüm paydaşlarını ve devletimizi olumsuz etkilemektedir.
Siyasi irade bir şeyler yapmak istiyorsa doğru teşhis koyulup radikal bir sağlık sistemi değişimi yapılmalıdır.
Mevcut sisteme pansumanlar yapılarak gangren önlenemez.

People
8
7) Seldacan (Doktor)
07.02.2018 17:27:40
Bu çözüm baska bir sorunu doguracak yani acile başvuru sayısı 5 kat artacak. O zaman ne olacak?
People
18
8) Ahmet Taha (Uzman Hekim)
07.02.2018 15:17:34
Birol Çelik isimli üroloji uzmanı arkadaşımız çok doğru yazmış. Maalesef bahsettiği bu durum Bakan ve Müsteşarımızdan başlıyor Başhekimlerimize kadar devam ediyor. Çok acı söylüyorum ki görev yaptığım hastaneyi Başhekim ve yardımcıları değil siyasilerin emrinde makam elde etmiş ve onların hizmetinde görev yapan hastane müdürleri sevk ve idare ediyor. Hasta memnuniyetinden başka hiç bir kriter yok. Madalyonun diğer yüzüne bakmaya cesaretleri bile yok.
People
15
9) ismail yetenek (dr)
07.02.2018 14:25:26
Sadece hastaların düşünüldüğü bi sistem kalıcı olmaz..Sistemin Kalıcı olabilmesi için 3 lü sac ayağı(hasta,doktor,devlet)in 3 ünün birden düşünülerek dizayn edilmesi gerekir...
People
25
10) murat (dr)
07.02.2018 14:24:28
ACİL SERVİSLERDEKİ HASTA YOĞUNLUĞUNU DAHA ÇOK ARTIRIR. GÜNDÜZ GİTMEYE GEREK YOK MANTIĞI İLE DAHA ÇOK KİŞİ GECE GELECEKTİR. BÜTÜN BÖLÜM LERİ ÇALIŞTIRMADIĞINIZ İÇİN ÇOK SIKINTI DOĞACATIR. DAHA ÖNCE BİRKAÇ KEZ DENEN Dİ BAŞARILI OLMADI. GERÇEKÇİ OLMAK LAZIM. ÜSYE İÇİN ACİLE HASTA GELİYORSA, GEREKSİZ BU YOĞUNLUĞU NASIL AZALTABİLİRİZ DİYE KAFA YORMAK LAZIM . KOLAYÇILIK YAPILDI. BİR ŞEY GETİRMEZ
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori