Özel hastanedeki doktor, maaşı 10 bin TL'nin altına düşünce soluğu mahkemede aldı
Özel bir hastanede genel cerrahi uzmanı olarak görev yapan doktor, aylık kazancının 10 bin TL'nin altına düşmesi üzerine istifa ederek konuyu mahkemeye taşıdı. Sabit maaşının 10 bin TL olmasına rağmen 2 bin TL'lik bir sözleşmeye imza atılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu dile getiren hastane yönetimi ise davanın reddini isterken, yerel mahkeme ise geç yatırılan bilirkişi bedeli yüzünden davanın usulden reddine karar verdi. Yerel mahkemenin kararı üzerinde devreye giren Yargıtay ise kararı hatalı buldu.
Özel hastanedeki doktor, maaşı 10 bin TL'nin altına düşünce soluğu mahkemede aldı
05 Aralık 2019 - Yeni Şafak

İstanbul'da özel bir hastanede 5 yıl boyunca hizmet veren doktor A.S., aylık olarak kendisine ödenen maaşın 10 bin TL'nin altına düşürülmesinin ardından istifa etti.

Kenan İlter'in Yeni Şafak'taki haberine göre; 2005 yılında özel bir hastanede muayene ve ameliyat ettiği hastalardan elde edilen gelirin yüzde 20'si karşılığında tam gün çalışmaya başlayan ve bu rakamın kademeli olarak 2 bin TL'den başlayıp son olarak 2010 yılında 10 bin TL'ye kadar çıkan aylık bir ücret ile sabitlendiğini kaydeden Op. Dr. A.S., ancak 2010 yılının Şubat ayı itibariyle verilen sabit ücret uygulamasından vazgeçilerek hastalardan elde edilen gelirin yüzde 20'sine tekabül eden ve her ay değişen ücretin hesabına yatırılmaya başlandığını bu oranın da aylıkta 10 bin TL'nin altına düştüğünü öne sürerek konuyu mahkemeye taşıdı.

 

 

İZİN, TAZMİNAT VE FARK ÜCRETLERİNİ TALEP ETTİ

Hastane yönetiminin tek taraflı iradesi ile böyle bir değişikliğe gitmesi sonrasında ekonomik olarak sıkıntıya girdiğini öne süren A.S., ödenmemiş aylık ücretlerinin yanı sıra, izin, kıdem tazminatı ve fark ücretlerinin söz konusu hastane yönetimi tarafından tarafına ödenmesini talep etti.Sabit maaşının 10 bin TL olmasına rağmen 2 bin TL'lik bir sözleşmeye imza atılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirten hastane yönetimi ise, doktora verilen sabit ücretin 2 bin TL olduğunu ve maaşların eksiksiz ödendiğini kaydederek bunun da maaş bordoları ile kayıt altında tutulduğunu ileri sürerek davacı doktorun ödenmemiş maaşı olmadığı, tatil ücretlerinin ödendiği ve kıdem tazminatına da hak kazanmadığı belirterek davanın reddini talep etti.

SGK VE VERGİ MALİYETLERİNİ DÜŞÜRMEK İÇİN UYGULANMIŞ

Çalışan tüm doktorların serbest meslek makbuzu kesecek şekilde vergi mükellefi olduğunu kaydeden Op.Dr. A.S. ise bu uygulamanın amacının da ödenen ücretinin tamamının bordrolarda gösterilmesi halinde işverenin SGK ve vergi maliyetlerini yükselteceğinden dolayı bu maliyetleri düşürmeye yönelik olduğu kanaatinde olduğunu dile getirdi.


BİLİRKİŞİ BEDELİ GEÇ YATIRILDI DAVA REDDEDİLDİ

15. Bakırköy İş Mahkemesi ise; davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için tanıdığı iki haftalık süre içerisinde masrafın yatırılmaması ve bu kesin süre sonrasında ilgili bedelin yatırılması üzerine davanın usulden reddine karar verdi.

Yerel mahkemenin kararı üzerine davacı taraf, somut uyuşmazlıkta davacının dayandığı bilirkişi delili nedeniyle istenilecek giderin delil avansı kabul edilip verilen kesin süre içerisinde bu delil masrafının karşılanmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılması sonucuna varılarak mevcut delil durumuna göre davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken usulden reddi şeklinde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek kararın kanun yararına bozulmasını istedi.

YARGITAY KARARI BOZDU

Yaşanan uyuşmazlık üzerine Yargıtay'a taşınan karar, mahkemenin 6100 Sayılı Kanun'un 324. maddesine göre davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçtiğini kabul edip, mevcut delil durumuna göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesinden ibaret iken, yazılı şeklinde davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesi ile bozularak kararın bir örneği de Adalet Bakanlığı'na gönderildi.

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
10
1) hasan efe (doktor)
07.12.2019 19:48:28
20 yıllık uzman doktorum, devlette çalışıyorum. 2 ihtisas yaptım, 2 kez mecburi hizmete gittim, doğunun bir şehrinde hala devlet hastanesinde çalışmaktayım. Aldığım para 4750 maaş + 3100 sabit döner almaktayım.
Tek sömürücü taraf özel sağlık sektörü değildir, bence doktoru en çok sömüren devletin ta kendisidir. Bu açıdan da konuyu ele almanızı dilerim.
teşekkürler
People
5
2) maaşı düşükten (kalanı elden alan)
06.12.2019 17:06:22
özel hastanelerin %99.99 u böyle, bunu devlet biliyor, ttb biliyor.... herkes biliyor,.... sırf bu haksızlıklar nedeniyle kaç özel hastane değiştirdim...kaç defa zarara katlanmak zorunda kaldım...hem maaşını düşük gösteriyor, kalanını elden veriyor, 2. kasa kuruyor, fazla masraf çıkarıyor,....elinde kuş kadar ücret...bırakıyorsun, adam gibi bir yere geçeyim diyorsun, hepsi aynı...hepsi aynı,...buna öyle bir ceza konulmalı ki, anasından doğduğuna pişman olmalı....yoksa bu ateş büyür ve sistemi kül eder...

can emanet edilenin emeği calınır mı? ,

canını emanet ettiğin adamın maaşını çalıyorlar....
People
11
3) OSMAN ÇAKIR (GASTECİ)
06.12.2019 10:04:25
Sayın Bakan yeni mezun olan bir doktorun net maaşı 10.000 tl den başlamalıdır,nöbet ücretiydi,ek mesai ücretiydi,döneriydi,ek göstergesiydi bunlar sonra ilave edilmelidir.Kendi hastanenizde 4300 tl ye doktor çalışırmı???SIFIR nüfuslu asm yi seçen aile hekiminin ne acıdır ki maaşı BUDUR...KİM SEÇER SİZCE....
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)