Sağlıkta Mirasyedi Tutumu ve Kaçınılmaz Sonuçları
Prof. Dr. Rana Anadolu Dizioğlu, Türkiye'deki sağlık sisteminde hekimlere verilen değeri (!), yurtdışı ile karşılaştırarak gözler önüne serdi
Sağlıkta Mirasyedi Tutumu ve Kaçınılmaz Sonuçları
11 Eylül 2017 -

Prof. Dr. Rana Anadolu Dizioğlu

Kime sorsan, herkes şikayetçi.

 İlginçtir; Türk insanı, elindeki nimetin kıymetini bilmeyince, nimet de buharlaşmaya başladı.

Açıklayayım: Türk insanının elindeki nimet Türk doktorları ve sosyal devlet anlayışı ile yürütülmeye gayret edilen sağlık sistemi idi.

Diyeceksiniz nimet bunun neresinde? Ben de size anlatacağım ki; bir çok gelişmiş ülkede uzman hekime hastanın ulaşması mümkün değildir. Hatta bölge hemşiresinin ötesine bile geçemeyebilir kişi.

Bizde de vatandaş aynı hafta içinde, ikisi üçü devlette, en az biri özelde bir tabur uzman doktora görünür ve üstüne de bir verim alamadığından da ayrıca yakınır.

Bu anormal bir durumdur. Büyük bir kaynak israfıdır. Bundan daha da önemlisi, asıl gereksinimi olan, daha önemli ve hatta acil hastaların muayene ve tetkik tedavi önceliğini ortadan kaldırmaktadır. Önemli önemsiz, öncelikli önceliksiz, karman çorman insan güruhları uzman hekim mesaisini rast gele harcamakta, hem de kimi zaman boşa harcamaktadır. Büyük yük ve yıpranmaya da neden olmaktadır.

Hastalar marifetmiş gibi; gitmediğim doktor kalmadı diye yakınmaktadırlar.

Bu nasıl bir iştir? Türkiye gibi dev nüfusa sahip, yoksul koca bir ülkede nasıl olupta, gelişmiş ülkelerin bile veremediği uzman hekim hizmeti hem tekrar tekrar verilmekte , hem de çarçur edilmektedir.

Bana gelişmiş bir ülke ismi söyleyin: ABD, Avrupa, İngiltere ve hatta Kanada. Ben de sizi sanal ve hipotetik olarak o ülkelerde bir hasta olmaya davet edeyim. Duyacaklarınıza ve yaşayacaklarınıza inanamayacak, sanal yolculuk bitip Türkiye’mize geri döndüğünüzde eğilip toprağı öpeceksiniz. Yukarıda adı geçen hiç bir gelişmiş ülkede buradaki gibi uzman hekime ulaşma şansınız olmayacak.

Çok varlıklı biri olsanız bile yine de beklemek zorunda kalacaksınız. Ardından alacağınız sağlık hizmetinin düzeyi ve kalitesi de çoğu zaman burayı mumla aratacak.

Peki bu nasıl mümkün oluyordu? Yani Türkiye gibi henüz gelişmesini sürdüren, dev nüfuslu bir ülkede nasıl olur da halk çat kapı uzman hekim hizmetine ulaşıyor ve hatta beğenmeyip aynı gün iskambil kağıdı gibi ikisini üçünü yanyana diziyordu?

Bu sadece bir tek nedenle mümkün oldu; o da Türk hekiminin canı,  kanı, emeği, bilgisi ve fedakarlığı ile. Bir de tabii hekimlerimizin çalışma hak ve hukukunu düzenleyip koruyamayan, tam tersine onların üstünden silindir gibi ezip geçerek yükselen sistem nedeni ile.

Eskiyi düşünün: doktor deyince bir ağırlığı, büyük saygınlığı vardı. İnsanlar sizi ayakta karşılar , önünü iliklerdi. Sonra hımmm pratisyenmiş dönemi geldi.  Sanki uzman olmayan hekim, hakiki hekim değildi. Sonra uzman hekim de yetmedi halkımıza, yeterince yüksek ve önemli bulmadılar. İlla hoca olsun. Peki hocayı da bulduk. Prof yok mu prof? Bu ne kıymet yıpranmasıdır kardeşim? Bu ne biçim tüketimdir?

Fakat deniz de tükeniyor. Ülkemizde hekimler ve hekimlik, özellikle de uzman hekimlik tükeniyor.

Har vuruldu , harman savruldu, onlar da bizim insanımız olan hekimlerin suyu sıkıldı. Geriye kof posa kaldı. En kıymetli insan kaynağımızı, en zor yetişen ve en önemli meslek gurubumuzu pas pas yapıp ayaklar altında çiğnedik. Meslek onuruna, bilgisine, eğitimine, fedakarca çalışmasına toplumca çizik attık.

Günde 100 , o da yetmedi 150-200 hasta baktırdık ve insanlıktan çıkardık. Çileden çıkardık. Beden ve ruh sağlığını aldık hekimlerin. Toplum olarak köle gibi tepe tepe kullandık. Dejenere ettik, dövdük, sövdük, canını aldık. Ama en önemlisi; meslek onurunu, saygınlığını yok ettik. Vakfettigi bir ömür emeğin hakettiği karşılığını maddi ve manevi olarak vermedik. Üç kuruşa muhtaç halde tuttuk. İnsanca yaşayabilmek için;  primci, çarkçı olmaya ittik.

Eskiden hekimlik en kıymetli meslekti, şimdi vah vah diyoruz. Es kaza tıbba giren gençler de ya hasta teması olmayan branşları, ya da kendilerince en borsacı sandıkları bir kaç branşı tercih etmeye çalışıyorlar. Aman nöbeti olmasın, zor olmasın, kazancı en yüksek dal hangisi vb hekimliğin özü ile alakasız öncelikleri var.

Oysa bu ülkenin, tıbbın her dalından iyi eğitilmiş, mesleğine tutkun, insan sevgisi ve insanlığa yardım hisleri ile dolu, nitelikli hekimlere gereksinimi var.

Halen sistem içinde çalkalanan meslektaşlarımız ise yıpranmış durumda. Olağanüstü boyutlarda bir insani ve mesleki yıpranma yaşıyoruz.

Bravo bize toplum olarak. En önemli değerlerimizden biri olan Türk hekimlerini tükettik.

Tükendiler. Tükendik. Çok doğal bir sonuç bu.

Kıymetini bilmediğiniz, saygı göstermediğiniz, mirasyedi gibi har vurup, harman savurduğunuz, hor görüp, hor kullandığınız her nimet gibi, kaçınılmaz olarak iyi hekimlik de aldı başını, çekti gitti.

Şimdi meydan; fırsatçılara, simsarlara, sağlık kabzımallarına, tüccar sağlıkçılara, sahtekârlara, bilgisi kıt, cüreti bol, ağzı kalabalık, niteliği meçhul zevata kaldı.  

Aman deyim hasta olmayalım...

Anahtar Kelimeler:

saglik sistemi hekim

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
2
1) Cuma Yorgancı (Patoloji uzmanı)
12.01.2018 02:44:32
Rana hocanın söyledikleri kuşkusuz doğru. Ancak hekimler bütün bunlar olurken nerede idiler. Hepsinin kafasının bir kenarnda başkaları mücadele etsin ben rantını toplayayım uyanıklığı vardı. O anlı şanlı hocalar tepelerine yönetici adı altında ne olduğu belirsiz insanlar getirilirken gıkları çıkmadı. KÖLELİĞİN GIDASI KORKUDUR.
People
3
2) Aliye jametoğlu (Hekim)
11.01.2018 23:56:19
Doğrular var yazınızda ancak bu sistemin böyle çökmesinde başta hocaların paraya doymaması sonra diğer doktorlarında hocalarına özenmesi. Paraya kim hayır der.. Ben fakültede klinik dönemi okurken çok az hocadan ders aldık. İstanbul için söylüyorum. Hoca sabah ameliyatta. Öğlen özel hastası için fakültede. Öğlen sonra muayenehane. Akşam üstü özel hastane hasta ziyaret. Nerde ders öğrenci nerde bilimsel çalışma. Asistan çalışmasını da tez olarak al. Her sene 10 kez bedava yurt dışı gezileri. Pardon kongreler.İlaç vs sektörden gelenleri hadi yazmayalım.. ilk hocalar bozdu. Asistanları ve uzmanları da aynısını yaptı.. Gerisi bugün kü haller..
People
8
3) Vedat ozkan (Minubus işletmecisi ve şoför )
08.01.2018 09:33:45
Rana hocam saygilar 1999 da eşim siklorederma rahatsızlığı yakalandı. Sizin kadar hastasına nazik davranan duyarlı kariyeri üst seviyede olmasına rağmen mütevazı bir insana ilk rastlayisim oldu .Eşimin aynı zamanda pikologu idiniz.sizden Moral almak onu çok rahatlatır. Tedavisi olmayan bu hastalığı eşim yendi desem yeridir.Yöntemini soylemiyeyim burada size saygısızlık olmasın. Eğer tıbba bunun la ilgili gelişmeler varsa lutfen kamuoyuyla paylaşın. Allah şifası olmayan hiç bir hastalık yaratmıştır. Saygılar Rana hocam
People
11
4) Mahmud Esad Bozkurt (Kabzımal)
08.01.2018 04:36:56
Hanımefendi'nin haklı olduğu noktalar var ancak Türkiye'de her meslekte olduğu gibi unvan bolluğundan bahsetmemiş. Hastanelere gidin, adam uzman ama kendi alanından neredeyse bihaber. Sağlık sektörünün askeri olmuş, sorsan Hipokrat'ın ta kendisi... Nalına vuran mıhına da vursun, Türkiye'de neredeyse her mesleğin nitelik sorunu vardır ve bu büyüktür. Hastanelere gidenlerin önemli bir kısmı da tedavi olamadığı gibi bazen daha da hasta olup döner. Neremize ne edelim bu doktorları? Abim burada neredeyse 10 tane uzmana göründü de bir yılda May-Thurner sendromunu tespit edemediler. ABD'ye gitti, şakkadanak buldular, ameliyatını yaptılar. E bu 10 uzman neyimin uzmanıydı?

Ayrıca, hekimliği en değerli meslek diye övmek falan, haddi aşan boş laftır. Hayaatın akışında birçok meslek kritik önemdedir ve özel şartlara göre de dönemsel bazıları öne çıkar. Ülkemizde sağlığın her alanında sorunlar var, hekim mağduriyetleri de az değil ancak hekimleri peygamberleştirmeye çalışmak da manasız.
People
35
5) Hakan Çağıl (Hekim)
04.01.2018 15:01:38
Ülkede sadece hekimler değil okumuş, tahsil yapmış tüm kesimler için özellikle bir itibarsızlaştırma politikası izlendi. Yani ülkenin temeli dinamitlendi.
People
30
6) Hakan (Hekim)
08.10.2017 09:37:32
Tüm Türk hekimlerine teşekkür ederim. 2 ay önce Almanya’da bir yakınım şiddetli karın ağrısı, oral alın bozukluğu, sürekli kusma yakınmaları ile acil servise başvurmuş. Kayıtta “sıra olduğu ve beklemesi gerektiği bildirilmiş.” Sıra kaç diye sorarsanız “5” kişi. Beklemeye başlamış. Yaklaşık 1 saat sonra önünde 3 kişi kalmış iken dışarıdan bir ambulans gelmiş. hastanede görevli doktoru meydana gelen bir kaza nedeni ile kaza yerine götürmek için almış. Hekimin tekrar ne zaman geleceği sorulduğunda 3-4 saati bulabileceği bildirilmiş.
Yine aynı arkadaşa başka bir dönem aile hekimi dahiliye uzmanına sevk etmişti. 3 ay 11 gün sonraya gün alabilmişti.
Not : Bu kişi aynı zamanda Almanya’da akademisyen. Kurallar herkes için aynı şekilde geçerli
People
52
7) Mustafa D. (Acil Asistanıydı)
15.09.2017 20:55:29
Hekimin Emeğinin Karşılığı (iş doyumu+Refahı) = Birim hizmet ücreti (azaltma stresör) x (hasta sayısı x maaş katsayısı) + Maaş

SONUÇ: Negatif defansif tıp (gereksiz tetkik, riskli hastayı ortada bırakma), yozlaşma, tükenmişlik, ekonomik mobbing, iş sağlığı ve güvenliğimizin yok olması, meslek hastalıkları, iş kazaları (yüksek arz sebebi ile düşen muayene süresi sonucu oluşan malpraktis ve artan sağlıkta şiddet)

Dünyanın yaşlanması ve mevcut aciliyet algımız sorunları derinleştirecektir. Acil servislere başvuran hasta sayısımız “y=ax2+bx+c” formülünden hesaplanacak olursa 2025-2050 yılına kadar bu sağlık politikasının sürdürülemeyeceği açıktır. Değişmekte olan morbidite ve mortalite değişimlerini göre ülkemizin ihtiyaçlarını tanımlamak ve bu dönüşüme hazırlanmamız gerekir. Fiziksel gücü azalan ülkemin katma değeri yüksek teknolojilere yönelmesi ve değişirken ahlaktan asla ödün vermemesi gerekir. İnsan hiperbolik bir fonksiyondur.
Acil tıp, ortopedi ve tarvmatoloji, nöroloji, kardiyoloji, dahiliye, psikiyatri ve fizik tedavi gibi yaşlılarla yakın temasta olan uzmanlık alanlarında yan dallar oluşturulmalıdır. Mevcut acil sağlık sistemimize yapılan talep, sağlık çalışanlarının birim zamanda satabileceği fizyolojik rezervleri çoktan aşmıştır.
People
33
8) gözde tunçer (eczacı)
14.09.2017 15:46:18
Çok saçma bir açıklama olmuş.Tamam eskiye göre kısmen ajitasyonluk bir durum olabilir.Evet Avrupa ülkesi bir çok yönden bizden ileride.Ama halkın sağlık sistemine bu kadar zor ulaşabiliyor olması orayı ideal ülke yapmaz. Birazcık empati kurulursa hastanın hekimine ulaşması ve kaliteli muayenesi fazlasıyla önem arz etmektedir.
People
64
9) Hakann (uzm Dr)
13.09.2017 10:35:53
Hekimlerin durumu bu kadar güzel özetlenebilir. Teşekkür ediyoruz.
Unutulmaması gereken bir şey daha var. Siyaset, tefeci gibidir, eline aldığını menfaati için iliklerine kadar sömürür sonra işi bitince kenara atıverir. Siyasetçinin gereğinden fazla müdahil olduğu hiçbir kurum iflah olmaz. Hastanedeki temizlik işçisini bile siyasetçi seçmeye başlarsa o kurum için söylenecek söz bitmiştir.
People
70
10) mahmut (uz.dr.)
12.09.2017 22:18:29
Son 15 yılda ortaya çıkan en temel değişiklik sağlık hizmetlerine ulaşmanın kolaylaştırılmış olmasıdır.Peki nedir,hekimlik mesleğini "değersizleştiren" ? Kolay ulaşılabilir olmak mı?Son 15 yılda uçağa binmek de kolaylaştırıldı,uçak yolculuğu değersizleşti mi?Uçağa binmekten murad gideceği yere hızlı ve konforlu bir yolculuk yapmak olduğuna göre, bu karşılandığı sürece uçak yolculuğunun "değersizleşmesi" mümkün müdür? İnsanlar bir günde birden fazla uzman hekime muayene oluyorlarsa, ya birden fazla hastalıkları vardır,ya yapılan muayene ve konulan teşhis kendilerine inandırıcı gelmemiştir veya hastalık hastasıdırlar. Hastalık hastalarını bir kenara koyarsak ,hastalar kendilerine acı veren günlük hayatlarını çekilmez hale getiren veya hayatlarını tehdit eden bir hastalıktan kurtulmak için bir hekimin yaptığı tedaviden fayda görmüş ise niye bir başkasına daha gitsinler diye bir düşünelim,neticede her hekim için ayrı bir muayene ücreti söz konusu.Hiç kimseye gökten para yağmıyor.İnsanlar niye gereksiz yere para harcasınlar ki?Harcadıklarına göre ya iyileşmiyorlar ya da iyileştiklerinin farkında değiller.Ya iyileştirmek lazım ya da farkındalıklarını artırmak lazım.İyileştirmek için mirasyedi olarak yemekte olduğumuz mirasın hala elimizde kalan parçasından faydalanabiliriz.Ağıt yakmaktan daha gerçekçi ve sonuç alıcı bir yaklaşım olur.
SON HABERLER
ETİKETLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori