Temel Hocadan Canan Karatay'a ağır sorular! Hocadan bir de davet var!
Gazete Habertürk yazarı Prof. Dr. Temel Yılmaz haftasonu yayınladığı köşe yazısında, Canan Karatay'ın yaptığı “Gebelik diyabeti” açıklamalarını eleştirdi. Prof.Dr. Yılmaz hem sorular sordu, hem de bilimsel toplantılara davet etti
Temel Hocadan Canan Karatay'a ağır sorular! Hocadan bir de davet var!
05 Aralık 2017 -

GEBELİK DİYABETİYLE İLGİLİ CANAN HOCA’YA MEKTUP

SEVGİLİ Canan Hoca, Dün yine gebelik diyabetiyle ilgili bir açıklamanızı okudum. “Gebelere sakın şeker yükleme yaptırmayın, ileride bu bebekler şeker hastası olur” diyorsunuz. Yine bu konuyla ilgili bir süre önce televizyonda yaklaşık 2 saate yakın konuşmanızı izledim.

Konuşmalarınız, uzun zaman yöneticilikten gelen yetenekleriniz nedeniyle çok etkileyici, halk kayıtsız şartsız önerilerinize uyuyor. Ancak yine de bu gebelik diyabetiyle ilgili önerileriniz konusunda bazı ciddi endişelerim var. Konu gebelik olunca hata yapmamak lazım. Hem annenin hem de çocuğun hayatını ilgilendiren çok önemli bir konu bu.

 

 

 

YAYINLARI BİZE GÖNDERİN

Gebelik diyabetinin tanı yöntemleri konusunda önerilerinizle ilgili endişe duyduğum bazı sorularım var.

Canan Hocam, “Gebelikte şeker yüklemesi yaptıranların çocukları ileride şeker hastası olur” diyorsunuz, bunu gebelik üzerine yaptığınız bir çalışma sonucuna dayanarak mı yoksa okuduğunuz literatüre göre mi söylediniz? Literatür bilgilerine göre söylediyseniz, şeker yükleme nedeniyle çocukların diyabet olduğunu gösteren bu yayınları bize de gönderebilir misiniz?

ÖĞRETİLENLER YANLIŞ MI?

Bu çocuklar mutlaka diyabet oluyor mu, oluyorsa doğumdan ne kadar sonra diyabet oluyor, bu süre birkaç ay mı, birkaç yıl mı, onu açıklayabilir misiniz? Bu çok önemli, zira bugüne kadar şeker yüklemesi yaptırmış binlerce gebe korku içinde, endişe duyuyor, onları bilgilendirmeniz gerekiyor.

Doktorlara şeker yükleme testi yaptırarak bu yolla anne karnındaki 600 gramlık bebeğe vücudunun altıda biri kadar (100 gram) glikoz içirdikleri için kızıyorsunuz. Kızıyorsunuz da gerçekten bu eleştiriniz haklı mı emin olamadım.

Peki hocam, bir anne adayı canı çektiği için bir porsiyon (diyelim ki 300 gram) baklava yedi. Bu durumda anne adayı da doğmamış bebeğe ağırlığının yarısı kadar baklava mı yedirmiş oluyor ya da meyveyi biraz fazla kaçırıp 600 gram yiyen bir anneye bebeğine vücudunun ağırlığı kadar fruktoz verdiği için öfkelenmek mi gerekir?

Tıp fakültelerinde öğretilenler yanlış mı? Bizim bildiğimiz, hamile bir annenin aldığı gıda önce sindirim sisteminde emilir, sonra karaciğere gider, karaciğerde filtre edilir, bir bölümü depolanır, sonra fizyolojik düzeylerde kana verilir, ancak bu işlemlerden sonra bebeğe geçer. Bu bilgi yanlış mı? Sizce annenin aldığı gıdalar bir yere uğramadan bebeğe mi geçiyor? Bu konuda bir açıklama yapsanız da hamile anneler yiyeceklerini, içeceklerini rahat yeseler, endişelerini giderseniz.

D VİTAMİNİMİZ DÜŞÜK

Açıklamalarınızda gebelik diyabetinin tanısının nasıl konulacağı sorusuna 3 öneride bulunmuşsunuz.

Bunlardan birincisi, “Kanda açlık insülin düzeyine göre tanı konulabilir” diyorsunuz, ama biliyorsunuz ki bir “gestasyonel diyabetli”nin açlık insülini yüksek olacak diye bir kural yok. Açlık insülini yüksek olmadan da birçok gebede gestasyonel diyabet var, bu durumda birçok hastayı atlayacak mıyız?

İkinci önerinizde, “D vitamini düzeyine göre tanı konulabilir” diyorsunuz, ama biliyorsunuz ki bizim toplumda hele Anadolu’da kadınların % 80-90’ının D vitamini düşük; bunların hepsine gebelik diyabeti tanısı mı koyacağız?

 

HAMİLELER HESAP SORACAK

Üçüncü önerinizde, “Trigliserid düzeyine kadar tanı konulabilir” diyorsunuz. Trigliserid düzeyi değişken ve buna göre de tanı zor. Gebe akşam yemeğinde yine sizin önerilerinizle bol yağlı, etli bir yemek yerse, sabah gestasyonel diyabet tanısını mı alacak, ayrıca böyle bir bilimsel çalışma var mı?

Glikoz vermek sizi endişelendiriyorsa, glikoz içirmek yerine benzer miktarda karbonhidrat içeren bir karışık yemek (mixed meal) önermek mümkün olabilir mi? Hiç olmazsa burada ortak noktada buluşabilir miyiz?

Şimdi hocam, sizin 1-2 gün önce yaptığınız açıklamalarınızdan sonra şöyle olacak: Daha önce doktorunun önerisiyle yükleme testi yaptırmış bir anne gidip genç doktora “Bana neden yükleme yaptırdınız, ya bebeğim diyabet olursa?” diye hesap soracak. Genç doktor, kanıta dayalı bilimsel çalışma sonuçlarını anlatacak, 20 binden fazla kişinin katıldığı HAPO çalışmasında yükleme testinin anneye, bebeğe, çocuğa bir zararı olmadığını söyleyecek, tüm dünyada bu yönetimin önerildiğini izah etmeye çalışacak.

Sizce hasta, bu genç doktorun anlattığı bilimsel çalışmalara, 20 bin kişinin araştırıldığı bir çalışmanın sonuçlarına mı inanacak, yoksa size mi? Tabii ki size.

KANITA DAYALI ÇALIŞMA

Bu konuyu yıllarca anlattığınız için benden daha iyi bilirsiniz. Tıp bilimi kanıta dayalı kurallarla işler.

Kanıta dayalı bir çalışma için yapılacak yöntem klasiktir. Bir hipotez ya da görüşü kanıtlamak için o konuda bir bilimsel çalışma dizayn edilir ve bir makale hazırlanır, bu makale hakemli bir dergide yayınlanır, ulusal ya da uluslararası kongrede sunulur, tartışılır, değerlendirilir ve son şekli artık bir kural olarak tıp kitaplarına girer. O zaman tüm hekimler sizin hipotezlerinizi alır, uygular, savunucusu olur.

Değerli hocam, çok ilginç ve yaratıcı önerileriniz var. Her gün 70 zeytin yemenin, zeytinyağını bardakla içmenin, içinde antioksidan olduğu için çocuklara kahve içirmenin çok yararlı olduğunu söylüyorsunuz.

Haklı olabilirsiniz, ancak bunlarla ilgili olarak haklılığınızın kanıtlanması için kanıta dayalı çalışma ve araştırmalara ihtiyaç var. Bunları yaparsanız ve yararlarını gösterirseniz emin olun arkanızda birçok hekim olduğunu göreceksiniz.

MESLEK ÖRGÜTLERİ ENDİŞELİ

Ama her şey bir yana Canan Hocam, gebelik konusunda konuşmak bunlara benzemez, çok dikkatli olmak, kelimeleri çok dikkatle seçmek gerekir. Siz de takdir edersiniz ki gestasyonel diyabetli bir gebenin atlanması bebekte iri doğum, düşük, malformasyon gibi çok ciddi sonuçlar oluşturabilir. Ayrıca annede hayati risk oluşabilir.

Sizin önerilerinizden sonra gebeler testler konusunda çok korkuyor, kimse test yaptırmak istemiyor.

Konunun uzmanları, yıllarını vermiş hekimler, meslek örgütleri çok endişeli. Görüşlerini yayınlıyorlar, fikirlerini söylüyorlar kimse onların ne dediğini duymuyor. Ama sizin söylediğiniz her söz, yaptığınız her hareket manşet oluyor. Siz reytinglerin şampiyonusunuz.

Ama biliyorsunuz ki artık ileri yaş gebelikleri daha yüksek oranda görülüyor, buna bağlı olarak ileri yaş gebeliklerine bağlı gestasyonel diyabete daha yüksek oranda rastlanıyor ve görüyorum ki konuşmalarınızdan sonra insanlar test yaptırmıyor ve tanısı atlanan bebeklerde çeşitli sorunlar komplikasyonlar artıyor. Bu ciddi sorumluluk.

TOPLANTIMIZA GELİN

Sevgili Canan Hoca, sizi bilimsel toplantılarımıza davet ediyorum, lütfen gebelik diyabeti konusunda çalışmalarınızı, araştırmalarınızı, bunların sonuçlarını, literatürleri, bilimsel yayınlarınızı alıp gelin, bizi özellikle genç hekimleri ikna edin. Bu kaos ortamı bitsin, buna hepimizin özellikle de bebeği için endişelenen, gece uykusuz kalan genç anne adaylarının ihtiyacı var. Bekliyoruz hocam.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
16
1) Hasan Akdemir (Nöroloji Uzmanı)
07.12.2017 12:15:04
Sayın hocam, telefon dolandırıcılarına 50.000 Dolar kaptırırken ne kadar durumun farkındaysa şu anda da Türk Halkına ne kadar zarar verdiğinin o kadar farkındadır diye - iyi niyetli olarak- düşünüyorum. Neredeyse her hafta bir hastaya şeker yükleme testinde kullanılan toplam şekerin her bayram yediği iki dilim baklavadan daha az olduğunu anlatmaya uğraşsam , " bu olay gebelerin bebekleriyle ilgili ortaya atılmış, amca sen kaç aylık gebesin " diye latifelere girsem de artık bu halka şeker yüklemesi konusunda birşey anlatamazsınız. Öğlen yemeğinden sonra 4 tulumba tatlısı yiyip daha sonra üzerine 3 sigara içen 125 kg lık 50 yaşındaki adam bile " şeker yükleme zararlıymış hocam bize bir kastın mı ? " var diyorsa yapılacak şey Aziz NESİN'i rahmetle anmak olacaktır.
People
19
2) Hakan (Uzm dr)
06.12.2017 15:51:46
Canan Hoca (?) adının önünde ne olursa olsun hekimlikten para kazanılamayacağını çözmüş ve yaşam koçluğunu tercih etmiştir. Yıllardır doktorların yasakladıkları şeylerden hastaların ne kadar sıkıntı çektiğini iyi gözlemlemiş. Şimdi de hastaların bu durumunu kullanarak umut tacirliği yapan son 20 yıldır bilime katkısı olan herhangi bir çalışma ve yayına imza atmamış çok iyi bir esnaftır.
Kusura bakmasın esnaf diyorum ama kendisi hoca olabilseydi bilimsel çalışmalarla desteklediği bilgilerini tv ekranında halka değil yeni yetişen hekimlere anlatan kongrelerde boy gösteren bir kimlik olurdu.
Sanayideki motor ustası bile yanına aldığı bir gence bildiklerini aktarır, usta yapar.
Hatırlarsanız her derde deva ilaçlar satan bir hekim vardı, doktora hastaneye gerek yok derdi amerikada böbrek yetmezliğinden kaybedildi.
People
30
3) ut (dr)
06.12.2017 10:20:46
Karatay tek başına yerli ve doğal ürünlerin kullanımını artırmış, farkındalık yaratmıştır. tereyağı ve zeytin yağı yasak diyip insanların sağlıklı beslenmesi yıllardır engellenmiştir. yerli mutfak kültürü yerine hazır ve donmuş gıdalar getirilmiştir. doktorlar ve akdemisyenler batının dayattığı testleri ve algoritmaları sorgulamadan uygulayan, ilaç firmalarının dayattığı ilaçları tedarik etmeye yaran bir kişi haline gelmiştir. iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım.
People
9
4) barhan (dr)
06.12.2017 10:13:15
Arkadaşlar hala aynı yerdeyiz SORUN KARATAY DEĞİL, SORUN DİYABET!!!
People
10
5) Yemrey (Uz. Dr)
06.12.2017 01:06:08
Bazı doktorların yorumlarını okuyunca şok oldum. Bu ülke nasıl gelişecek. Faiz lobisi, ilaç lobisi, kapitalist düzen.... Bilim kanıt ister, kanıta dayalı çalışma ister, literatür ve insan üzerinde yapılmış çalışmalar ile yol alır. Pubmed’e girerek kişinin ismini yazın size akademik künyesini verir. O KADAR . Yoksa her kafadan bir ses çıkar. Bu arada Canan Karatay hoca toplum sağlığını tehdit etmektedir. Kolesterol ilacını bırakıp kalp krizi geçiren hastaları Canan Karataydan etkilendikleri için ona gidin diyorum
People
3
6) Yuuksel (Tabip)
05.12.2017 20:27:13
Canan hanım toktur
Diğeri pıreffesööördür

Biz tokturu tercih ederiz
People
5
7) A (İ)
05.12.2017 17:45:57
Ya bu aydın sinal gerçekten doktor mu ? Yıllardır buraya yorum yazıyor, bazı yorumlarını bir doktorun yazması mümkün değil. Şimdi de literatüre gerek yok demiş, avrupa ve amerikada gebeler için dağıtılan kitapçık yeterli imiş diye yazdı!!?? Nasıl Ya? Zerre tıp bilgisi olan böyle bir saçmalık yazar mı ? Aydın abi , senin işin gücün yok mu? Hanımın yok mu ? Beraber park gezin. Almanyanın keyfini çıkarın. Ya da bir psikiyatriste git , butun gün medimagazinde yorum yazıyorsun. Editör bence sana iş teklif etsin
People
5
8) Meka (Doktor)
05.12.2017 12:42:04
Karatay hocanın pek sevdiği lahmacunun ortalama bir tanesi 30 gr karbonhidrat içerir. 3 lahmacun yersen 90 gram eder. Kalori hesabıyla 630 kcal, 75 gram şekerden (525 kcal) daha az. O zaman lahmacun da yemesinler.
People
18
9) aydin sinal (hekim)
05.12.2017 12:38:12
yorumu yazdiktan sonra alman jinekoloji dernegi sayfasinda hangi hallerde gebeligin 24-28 haftasinda glikoz yükleme testi yapilir diye baktim:
ilk bes (bunlarin eger ücü varsa):
-30 yasin üstü
-adipositas
-anne baba kardesler diabetus mellitus varsa
-gebede yüksek tansiyon ve buna bagli ilac aliyorsa
-büyük fetus 4500 gr yukarisi
diger yan sebepler:
-gebe daha önce düsük veya ölü dogum yapmisa
-kalp-damar hastaliklari,beyin damar hastaliklari varsa
-önceden yapilmis testlerde HBA 1c >% 5,7 ise
-metabolisma hst.HDL250 mg
-polisistik overial hst.
yapilan testin yüzde 50 yanlis cikma ihtimali her zaman oluyormus ve en önemlisi bu testi zorunlu hastalik sigortasi karsilamiyor(inanmiyor) gebe kendi cebinden ödüyormus,
simdi Türkiyedeki bu test hangi sartlarda yapiliyor ve inandiriciligi ne derece gebelik seyrine etkili oluyor,bunuda sormak bizim hakkimiz,derim frankfurtan selamlar.
People
9
10) aydin sinal (hekim)
05.12.2017 11:38:24
Gebelerde seker yükleme testleri hangi durumlarda yapilacagi almanya ve kuzey amerikada brosür seklinde her jinekoloji nin hasta bekleme odasinda vardir, gebe kadinin kendisi ve ailesinde olan bes sartin ücü olusmusa seker yükleme testi yapilacagi yazar.bu sartlari tekrar tekrar yazdim ve aile hekimligi yaptigim senelerdende bilirim.Dr Karatayin seker yükleme testi cocugu seker hastasi yapar sözü ne kadar yanlisa Dr.Yilmazinda her gebede seker testi yapilmasini istemesi o kadar yanlistir.litaratüre gerek yoktur,avrupa ve amerikadaki gebeler icin hazirlanan el kitapciklarinda bunlar yazar,bunlari bilerek bu fikirleri ortaya atmak etik degildir,daha vahimi bu sartlari bilmemektir,nede olsa profosör titri var .Toplum zaten tipbi yönde zircahil profosör titri olan kim ne söylerse inanir.bu gibi tartismalar gazete sayfalarinda degil,tipbi kongrelerde yapilmalidir,herkes etegindeki tasi orada döksün derim,ne yazikki gazete,tv ekrarlari kadar tipbi kongreler kisiyi meshur etmez,bin liraya varan muayene ücreti almaya mazhar kilmaz.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
05.12-04.01Nöroloji Uzmanı ve Biyokimya Uzmanı Aranmaktadır.Personel Arayanlar
03.12-02.01usg cihazıTıbbi Cihaz
21.11-21.12FLOROSKOPİ CİHAZ SATIŞITıbbi Cihaz
21.11-21.12GÖZ MİKROSKOBU SATIŞITıbbi Cihaz
18.11-18.12İŞyeri Hekimiİş Arayanlar