Türkiye’de hekim olmak-2: Daha öğrenciyken hevesinin kırılmasıdır
Türkiye’de hekim olmak halkın gözünde ‘bana bir ilaç yazar mısın?’, ebeveynler gözünde garanti ve prestijli bir meslek, hekim çocuklarının gözünde yoğun çalışan anne-baba ve kendi gözlerinden son zamanlarda ‘tükenmiş meslek grubu’. Hekim olmak ne demektir birçok cevabı var. Biz bu cevabı sahada görev alan hekimlere sorduk. Türkiye’de Hekim Olmak yazı dizimizin bu sayısında tıp öğrencisine kulak verdik. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. Sınıf Öğrencisi Buse Duru Dikmen pırıl pırıl genç bir hekim adayı. Dikmen hekimliğe bakışını, beklentilerini ve gelecek planlarını Medimagazin’e anlattı
Türkiye’de hekim olmak-2: Daha öğrenciyken hevesinin kırılmasıdır
09 Eylül 2019 - MEDİMAGAZİN

MEDİMAGAZİN - “Türkiye’de hekim olmak demek, sabah 9 akşam 5 bir işe sahip olmak demek değildir. Türkiye’de hekim olmak 7/24 çalışmaktır. Gerekirse yanınızda ekstra bir telefon taşımaktır sırf hastalarınızla konuşabilmek için. Yani aslında Türkiye’de hekim olmak demek bu işi çok severek yapıyor olmak demektir.” diyen Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Buse Duru Dikmen Nöroşirurji alanında uzmanlaşmak istediğini ameliyathanede olmaktan duyduğu heyecanı gözleri parlayarak anlatıyor. Dikmen ameliyathaneye uzanmasını istediği tıp fakültesi sürecini şu sözlerle aktarıyor:

 “Çok küçük yaşta tıp fakültesi istiyordum. Başka hiçbir alternatifim yoktu. Bana bir hasta geldiğinde ve sağlık sorunlarını benimle paylaştığında onun sorunlarını çözüp; dertlerine ufacık da olsa bir derman bulup yüzünde gülümse oluşturabilmekti. Benim tek amacım buydu. Hala da amacım bu.”

“İdeallerimin peşindeyim”

Tıp fakültesine girdikten sonra ideallerinin değiştiğini ifade eden Dikmen, hem cerrahiyi hem research i bir arada yürütebileceğini düşündüğünü ancak hasta profilini gördükçe hevesinin kırıldığını belirterek sözlerine devam ediyor: “ Ben bu kadar özenirken, bu kadar çalışırken bazen beklediğim sonucu alamadığım zamanlar oldu. Ama ideallerimin peşindeyim. Hala hedeflerimi gerçekleştireceğim”


Türkiye’de Hekim Olmak - 1: ‘Çok para kazanan bir meslek olduğuna dair ön yargı var’


Toplumda doktor olduğunu söylediğinde aldığı tepkileri anlatan Dikmen, “Hala bir saygı var doktora karşı. Nasıl kazandığımı soruyorlar. ‘Umarım benim çocuğum da tıp fakültesi’ kazanır’ diyenler oluyor. Toplumda öğrenci de olsanız, intern de olsanız, uzman da olsanız hiç fark etmiyor hemen sağlık sorunlarını anlatmaya başlıyorlar. Sürekli soru sorabilecekleri biri gibi görüyorlar. Doktora asla gitmeyen bir kesim var ve doktorlara bakış açısının böyle olduğunu düşündüğüm bir kesim de var.”

İnternet’ten araştırılan sağlık bilgileri ile ilgili “kesinlikle yapılmaması gereken bir şey” ifadesini kullanan Dikmen ‘hastalık yok hasta var’ sözüne vurgu yaparak “İnternet’te yazan şeyler çok genel semptomlar. Zaten çoğu yanlış doğru olanlar ise çok genel. Kesinlikle bir kişiyi doktorun görüp onu anlaması ile İnternet’te yazan şey bir olmaz. O yüzden kesinlikle doktora gitmek gerekiyor” dedi.

“Hocalarımızdan öğrendiklerimiz en değerli bilgi”

İnternet’i bilgi amaçlı ve akademik makalelerin yayımlandığı dergilerin sitelerini takip etmek için kullandığı belirten Dikmen “textbook dediğimiz kitaplardan da yararlanıyorum” dedikten sonra ekliyor; “ Hocalara mutlaka soru sorarım yanlarında ameliyatlara girerim. 15 tatillerde ve yazları hocaların yanlarına gidip staj yaparım ve öğrenebildiğim her şeyi öğrenirim. Çünkü ne kadar kitaptan ve İnternet’ten de okusanız bir hocanın orada size öğrettiği şeyi hiçbir kitap söyleyemez. Çünkü hekimlik usta-çırak ilişkisi. Bu yüzden hocalardan öğrendiklerimiz en değerlisi”

Medyaya yansıyan haberlerle ilgili olarak bu haberlerden etkilendiğini ve etkilenmeyen bir tıbbiyeli olamayacağını ifade eden Dikmen “Bazı meslektaşlarımızın medyada  genel bilgiler vermesi ve bu bilgileri herkesin üzerine alınmasına sebep oluyor.  Aslına bakıldığında o semptom onda yok, o tamamen farklı biri ve hastalığının nedeni farklı. İnsanlar çok çabuk etkileniyor.  İnsanlar zaten hastaneye gitmemek için bahane arıyor. Oturduğu yerden İnternet’ten kendisine tanı koyuyor. Doktor sıfatıyla biri çıkıp televizyonda konuştuğunda insanlar bunu uyguluyor ve bunun ceremesini biz çekiyoruz. Yanlış ilaç kullanmış olan, komşusunun ilacını kullanmış olan o kadar sıkıntılı hastalarımız oluyor ki çok olumsuz etkiliyor bizi” dedi.

“Biz hep kalem tuttuk… Bizim elimiz hiç silah tutmadı “

Sağlıkta şiddet olaylarının son dönemde arttığını gözlemlediğini belirten İntern Dikmen, bizim elimiz hep kalem tuttu hep çalıştık diyerek şiddete karşı savunmasız olduklarını belirtip şu sözlerle devam ediyor: “Bizim elimiz hiç silah tutmadı. Biz buna yatkın değiliz. O yüzden bir insan bana şiddet uygulamaya kalktığında bile ben ne yapacağımı bilmiyorum.  Biz gerçekten bu durumda savunmasızız. Çok üzücü bir durum. Bu konuda kesinlikle toplumun bilgilendirilmesi gerektiğini halk sağlığı uygulamalarının artırılması gerektiğini düşünüyorum.  Açıkçası bu durum beni git gide uzmanlığımı yurt dışında yapmaya iten faktörlerden bir tanesi. Çünkü ben zaten çok çalışıyorum buna değer mi sorusunu kafamda çok sorguluyorum.“

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
9
1) ömer hayyam (op.dr.)
11.09.2019 12:32:57
Temelinin kazanç ile sağlamlaştırılmadığı hiçbir meslek ileri gitmez ve faydalı olmaz...şöyle düşünün

doktor değil de heykeltraşsınız, orman bekçisiniz,...olduğunuzu farz edelim
para kazanamazsanız ömür boyu kirada oturursun
para kazanamazsan ev satın alamazsın, başkasının evlerinin önünden boynun bükük yürüyüp gidersin
para kazanamazsan eşine özel günlerde hediye alamazsın
para kazanamazsan tatile gidemezsin
para kazanamazsan faturalarını ödeyemezsin
para kazanamazsan dibi delinmekte olan iç çamaşırını yenileyemezsin
para kazanamazsan kiralık evini 5 yılda bir badana yaptıramazsın
para kazanamazsan deodorant alamazsın, kokundan durulmaz...
para kazanamazsan arkadaşların içinde adın beleşçiye çıkar
para kazanamazsan bozulan bulaşık makinasını tamir ettiremezsin
para kazanamazsan 15 yılda bir ev eşyanı yenileyemezsin, misafir gelen arkadaşın ayyy siz eşyaları değiştirmedinizmiyi duyarsın...
para kazanamazsanhakkını arayamazsın
para kazanamazsan beynin daha az çalışır
para kazanamazsan çocuklarının fiziki boyu akranlarına göre kısa kalır
para kazanamazsan emir alırsın
para kazanamazsan miras bırakamazsın, fakirliğini çoçuğuna aktarırsın
para kazanamazsan çok şükürcü olursun
para kazanamazsanmesleğini sevmemeye başlarsın
para kazanamazsan meslekten kaçmaya başlarsın
para kazanamazsan mesleği bırakırsın
para kazanamazsan insanları az görmeye başlarsın
para kazanamazsan insanlarla ilişkini koparırsın
para kazanamazsan insanlardan nefret edersin
para kazanamazsan ülkenden nefret edersin....

liste uzar
her mesleğin bir maddi ederi ,maddi değeri vardır, sevgi falan filan hipnotik mesajlardır,devir bir lokma bir hırka devri değildir...hakkımızı verip nasihat almayı bırakmalıyız...
People
3
2) doktor (doktor)
11.09.2019 05:04:09
ben bi daha bu meslegi seçmek istemezdim hukuk veya öğretmenlik secerdim çok rahatlar her yeri geziyorlar evet parası iyi ama yiyemiyorum
People
17
3) mustafa (dr)
10.09.2019 16:19:04
Evet dünyaya bir daha gelsem yine tıp okumak isterdim, ancak hekimliği burada yapmak istemezdim,değer bilen bir toplumda , "aslanın kediye boğdurulmadığı " bir toplumda ve bilimin popülizmin hizmetinde olmayan yerde...
People
16
4) Kemal (Doktor)
10.09.2019 13:36:22
Muhtemelen hayallerini gerçekleştirip beyin cerrahı olabilecek çünkü beyin cerrahisini kimse yazmıyor. Sonrasında olacakları hevesi kırılmasın diye yazmıyorum.
People
7
5) aydin sinal (hekim)
10.09.2019 11:18:24
sayin mehmet dogruöz yillardir yazdigim konuyu cok güzel özetlemisiniz,tebrik ederim.yorumunuzda"Üc cözüm var" diyorsunuz,bu üc cözümü ayri-ayri kabul etmek degil,tip tahsili ve sonrasinda bu "üc cözüm" beraberinde olmali,tip tahsili yapacaklar:
1-hekimlik bir ask ve idealdir,maddi getirisi bir lise ögretmeninden belki biraz fazladir
2-tahsili zordur, tip tahsiline baslamasi almanya gibi zor olmali ,türkiyedeki tip fakültesi enflasyonuna karsi almanyadaki gibi eleme sistemi getirelmelidir.2.-4. ve 6 sene sonunda bütün fakülteleri kapsayacak merkezi sistemde bir imtihan yapilmali elenen talebelere baska tahsil imkanlari saglanmali,basarisiz tip fakülteleri kapatilmali.
3-20 sene icin plan yapilmali bu sürede ne miktarda ve hangi dallarda hekime ihtiyac duyulacagi tespit edilip o nisbete tale alinmali.
hali hazirdaki sistemle türkiyedeki tip tahsili kötü bir gelisme göstermektedir.saygilar ve selamlar.
not:hekim olmak icinde bir bir karekter vardir,sadece masa basinda ders ezberleyen,suyunu,soyulmus meyvesini annesinin getirdigi cocuk tip fakültesini bitirip mecburi hizmete acil polikliniginde sudan cikmis baliga dönmekte,memleket insaniyla nasil temas edecigini ,konusacagini bilmedigi icin gazetelere konunu olmaktadir.
People
15
6) mehmet doğrusöz (sağlık)
10.09.2019 05:17:53
Hekimlik, garantili meslek olduğu için ve görece olarak, hekimler devletteki diğer meslek gruplarından daha fazla maaş (Maaş+Nöbet+Döner Sermaye) aldıkları için, başlangıçta öğrenciler sırf bu duygusal (?!!) nedenden dolayı hem aileleri tarafından yönlendiriliyorlar hem de kendileri tıp fakültesini seçiyorlar. Bunun ülkeye iki zararı var: Öncelikle; parlak beyinler ülkeye, diğer branşlarda daha fazla hizmet edebilecek ve hatta sevdikleri mesleği yaparak daha fazla para kazanabilecekken öncelikli tercihleri olan tıbbiyeye giriyorlar. İkincisi mizaç, karakter ve eğilim olarak hekimlik mesleğine uygun olamayan ancak tıp fakültesini mecburen bitirmiş binlerce insan; mutsuz, gönülsüz, pişmanlık içerisinde sırf maddi getirisi için, bu mesleği icra etmek durumunda kalıyor. Üç çözüm var. Birincisi Küba Çözümü: Hekimliği sadece seven ve isteyen yapar. Çünkü maddi getirisi yoktur. Eğitim zordur. İsteyen, para için değil, insanlık için hekim olur. İkincisi Alman Çözümü: Lise notları yüksek olan herkes tıbbiyeye girebilir ama çok zor eğitimi sadece bunu isteyen ve kapasitesi yeten tamamlayarak hekim olur. Üçüncüsü: Planlama, ihtiyaca göre devlet ülkenin meslek önceliklerini belirler. Belirli mesleklerin en başarılı öğrenciler tarafından tercih edilmesi için teşvik sistemlerini devreye sokar. Parasal kaygı olmadan ihtiyaç duyulan ve gerçekten sevilen mesleklere başarılı öğrenciler kanalize olur, tıbbiyeyi sadece parasal kaygılarla tercih edenlerin, bu fakültelere yığılması önlenir.
People
34
7) UZ.DR.SÖYLET DOĞRUSÖZ (UZ.DR.)
09.09.2019 21:46:47
TÜRKİYEDE SAF VE TEMİZ İDEALLERLE TIP FAKÜLTESİNE GİREN ÇALIŞKAN GENÇLERİMİZİN TIP EĞİTİMİ BOYUNCA HİSSETTİKLERİ (kendisini),:1.sınıfta profesör , 2. sınıfta doçent, 3.sınıfta yardımcı doçent, 4. sınıfta uzman doktor, 5.sınıfta doktor hisseder , 6.sınıfta sadece intörn doktor olabildiği gerçeğini öğrendiğinde artık çok geçtir.Mezuniyet günü gelip çatmıştır.Pratisyen Hekim olarak mezun edilmiştir.Önünde göreceği iki seçenek vardır.Devlet hizmeti kurasıyla gideceği doğu illerimizin ücra ilçelerinin dağlarındaki PUS, yada dağ gibi kitapları devirip girebileceği TUS...
People
7
8) aydin sinal (hekim)
09.09.2019 19:14:35
1965-66 yilinda tip fakültesine ÜSYS giris puanlari eczacilik,kimya,mülkiye,ziraat,fakültelerine giris puanindan daha düsüktü,zaten 5 tip fakültesi vardi cerrahpasa en yüksek puanla alirdi,sonra Ankara ve capa gelirdi 4.sirada hacettepe ,5.sirada ise izmir alirdi,izmirin puani cok düsüktü,6 senede bitirmen garantiydi.nicin böyleydi;pek cok ihtisasta asistanlar maas verilmezdi,sadece döner sermayeden aldiklari burs dönerle ihtisas yaparlardi.
People
45
9) m.murat (dr.)
09.09.2019 16:10:38
Kendine yazık etmiş bir doktor adayı daha. İşsiz kalma korkusu yeni nesillerin zihinlerine o kadar işlemiş ki, ölüm ve sakatlığın kol gezdiği bir mesleği seçmek durumunda kalıyorlar, yani çaresizlikten. Normal şartlarda bu ülkede bu mesleği seçmek için intihara meyilli olmak ya da yüksek doz anti-depresan ilaç kullanıyor olmak gerek.
People
47
10) A.A (DR)
09.09.2019 15:34:09
hala çocuğunu tıp fakültesine sokmak isteyen veliler görmek çok şaşırtıcı geliyor bana...aslında çocuğunu doktor olması için motive edenler aslında anne ve babaları...akıllarınca çocukları doktor olunca onunla gurur duyacaklarmış...o devir geçti sevgili anne babalar...o devir çoktan geçti...kendi egonuz için çocuklarınızın geleceğini karartmayın!!!
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
19/09-22/09 14. Ulusal Genç Yaşam ve 4.Klinik Romatoloji Kongresi ROMATOLOJİ KIBR
19/09-22/09 16. Ege Romatoloji Günleri ROMATOLOJİ İZMİ
19/09-22/09 16. Metabolik Sendrom Sempozyumu BESLENME... MUĞL
20/09-22/09 5. Klinik Embriyoloji Derneği Kongresi HİSTOLOJİ... İZMİ
21/09-24/09 Dünya Gastroenteroloji Kongresi 2019 GASTROENT... İSTA
25/09-27/09 4. Ulusal Çocuk Genetik Kongresi ÇOCUK... ANKA
27/09-28/09 1. Marmara Radyasyon Onkolojisi Günleri RADYOLOJİ İSTA