Türkiye’de Hekim Olmak – 6: Eski saygınlığı kalmadı’
ÖSYM 2018 TUS ilkbahar değerlendirme raporuna göre; cerrahi branşlara talep azaldı. Sağlık profesyonelleri bu azalmada birçok faktörün etken olduğunu dile getirdi. Türkiye’de cerrahi branşların nabzını yoklamak için Türkiye’de Hekim Olmak yazı dizimizde Genel Cerrahi Profesörü Hakan Uncu’ya mikrofon uzattık. Prof. Dr. Uncu Türkiye’de Hekim Olmayı “Eski saygınlığı kalmadı’ sözleri ile anlattı
Türkiye’de Hekim Olmak – 6: Eski saygınlığı kalmadı’
07 Ekim 2019 - MEDİMAGAZİN

MEDİMAGAZİN - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uncu, hekimliğin kendi çocukluk döneminde çok değer verilen bir meslek olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Daha sonra hekimlik mesleği yıprandı. Kalitede fazla bir yükselme olmazken sayıda çok hızlı bir yükselme oldu. Toplum içinde de o eski saygınlığı kalmadı.”

“Hekimlik artık çok heves edilecek bir durumda değil”

Ekonomik olarak da hekimlerin eski güçlerinin kalmadığını dile getiren Prof. Dr. Uncu çalışma şartlarının da zorlaştığını belirterek “Hekimlik artık çok heves edilecek bir durumda değil. Tabi ki hala belli bir düzeyi korumakta ama özellikle ülkemizde sağlıkta şiddet olayları çokça yaşanmaya başladı. Hastasını kaybeden ya da hastanede işlerinin yapılamamasının sebebinin hekim olarak gören bir vatandaş grubu ortaya çıktı. Bu yanlış tabi ki. Çünkü biz genç bir hekimin günde kırk hastayı muayene etmesini istiyoruz. Hasta başına 12 dakikalık zaman kalıyor. 12 dakikada hekim hastanın hikayesini mi dinleyecek? Hastanın muayenesini mi yapacak? Hastanın bilgilerini bilgisayara mı geçecek? İlaç mı yazacak, tektin mi isteyecek? Süre yeterli değil.  Bunun çözümü hekim sayısını artırmak da değil.” ifadelerini kullandı.

“Genel cerrah olduğum için mutsuz değilim”

Genel cerrahiyi seçme nedenini sorduğumuz Prof. Dr. Uncu kendi zamanında genel cerrahinin çok kıymetli olduğunu dile getirdikten sonra “Şu an özellikle kız öğrencilerimiz genel cerrah olmak istiyor.” diye ekliyor. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi’yi kazandığı zamanlarda branşın gözde olduğunu dile getiren Prof. Dr. Uncu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öncelikle genel cerrahinin sonuç alınacak bir branş olduğunu düşünüyorum. Olumlu ya da olumsuz sürüncemede bırakmadan tedavi için gelen hastanın bir şekilde tedavisini neticelendirebiliyorsunuz. Bu tercihlerden birisi. İkinci olarak; öğrenciyken toplum içinde cerrahlara olan ilgiyi her zaman hissedersiniz. O zaman bundan kaynaklı bir hevesiniz olur.  Kendinizi bu işi yaparsanız daha önemli bir kişi olacak gibi hissedersiniz. Ben genel cerrahi dışında başka bir branş düşünmemiştim. Genel cerrah olduğum için mutsuz değilim. Bazen bizi megaloman gibi kabul ederler ama genel cerrahinin hastaya en fazla katkı sağlayacak branş olduğunu ve dolayısıyla önemli bir pozisyon olduğunu düşünüyorum.”

“Cerrahlar uzun yıllar stres çektikleri için çok uzun da yaşamazlar.”

Genel cerrahinin artık istenmeyen bir bölüm olduğunu ifade eden Prof. Dr. Uncu, çok yorucu bir branş olduğunu belirterek “Para kazanma imkanları çok sınırlı. 7/24 görevdesiniz. Bir genel cerrahı her zaman çağırabilirler. Kliniğe en erken genel cerrahlar girer ve en geç onlar ayrılır. Bitmez tükenmez nöbetler ve çok yüksek bir çalışma temposu, çok büyük risk, her ameliyatta yüksek stres vardır. Cerrahlar o stresi uzun yıllar çektikleri için çok uzun da yaşamazlar.”dedi.

“Hekimlik yapmasaydım iyi futbol teknik direktörü olurdum” diyen Prof. Dr. Uncu tıptan önce mimarlık fakültesini düşündüğünü ancak yüksek puan alınca çevresel faktörlerin de etkisiyle tıp fakültesi tercih ettiğini belirtti. Prof. Dr. Uncu hukuka da merakı olduğunu şu anda da hukuk fakültesinde öğrenci olduğunu söyledi.

“El pratiği ve tıp eğitiminde Türk doktorlarının çok iyi seviyelerde”

Yurt dışında da hekimlik yapan Prof. Dr. Uncu Türkiye’deki tıp eğitimi ile ilgili olarak yurt dışında sistemin daha iyi çalıştığını belirterek; Türkiye’de hemşire sayısının ve sağlık personeli sayısının az olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Uncu, hemşirelerin iş yükünün çok fazla olduğuna dikkat çekerek; farklı alt branşlar yetiştirilmesi gerektiğini kaydetti. Yurt dışında bu branşların olduğunu dile getiren Prof. Dr. Uncu hemşireler ile doktorların arasında farklı bir sağlık personeli olması gerektiğini belirtti. El pratiği ve tıp eğitiminde Türk doktorlarının çok iyi seviyelerde olduğunu dile getiren Prof. Dr. Uncu batı ülkelerinin hepsinde Türk doktorların önemli pozisyonlarda görev aldığını söyledi.

Tıp fakültesi eskiden eğitiminin üniversite düzeyinde en iyi eğitim olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Uncu “Şu anda tıp fakültesi sayısının çok fazla olduğunu; bu kadar öğrenciyi yetiştirecek yetenekte ve bilgide yetişmiş hocamız olmadığını düşünüyorum. Bizim en önemli sorunlarımızdan bir tanesi de standardize edilememesi. Her tıp fakültesi mezunu aynı düzeyde değil. Standardize edememenin sıkıntısını yaşıyoruz.”  ifadelerini kullandı.

“Biz ailemizden başarıya endeksli yetiştirildik”

Yoğun çalışma tempolarında sosyal hayatlara vakit ayıramadıklarını belirten Prof. Dr. Uncu, kesin bir dille “sosyal hayatımız yok” diyerek şunları ekledi:

Hiçbir doktorun sosyal hayatına vakit ayırabildiğini sanmıyorum. Hele ki cerrahi branşlar da daha da zor. Çünkü hem hasta bakacak hem ameliyat yapacak hem de derslere girecek ve üzerine seminer takip edecek. Bu koşullarda çok zor. Bunun dışında üniversitede çalışanların fakülte içi görevleri oluyor. Bunları değerlendirdiğimizde en iyi sosyal hayat iyi bir uyuma oluyor. Biz ailemizden başarıya endeksli yetiştirildik. Şimdiki doktor adaylarının ise hobilerine zaman ayırdıklarını, sosyal hayatları olduğunu görüyoruz.”

“İnsanın aptalı doktor, doktorun aptalı doktor olur.” sözünü hatırlatan Prof. Dr. Uncu “Hekimliği bırakırsak depresyona gireriz. İnsanlarla ve insanların sağlığı ile ilgilenmeye o kadar alışmışız ki uçakta olsak yanımızdakiler hastalığı ile ilgilenmemizi isterler.” ifadeleri ile hekimliğin sosyal hayatla iç içe geçtiğini vurguladı.

“Doktorluk cazip bir meslek olmaktan çıktı”

Genç bir hekimken yaşama ihtimali düşük bir hastanın ameliyatından çıktıktan sonra şiddete maruz kalma endişesi ile hastaneden sivil kıyafetlerle çıktıklarını anlatan Prof. Dr. Uncu eski öğrencisinin yaşadığı şiddet olayını da şu sözlerle anlattı: “Plastik cerrah olan öğrencim mecburi hizmet sırasında gözlüğü kırılarak darbedildiğini bana anlatmıştı. Öğrencim, bu olayın hiç basına yansımadığını, vuranların sadece ifadelerinin alındığını ve kendisi hakkında da soruşturma açıldığını söyledi. Bu öğrencim yaşadığı bu olaylardan sonra mesleği bırakıp babasının beyaz eşya dükkanında çalışmaya başladı.

Prof. Dr. Uncu gençlere mesaj olarak “Doktorluk ülkemizde cazip bir meslek olmaktan çıkmıştır.” dedi.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
15
1) dr (surgeon)
11.10.2019 20:11:17
Ambulansla acil servise 37 ateş getirebilen ülkeyiz.Başka bir şey demiyorum.
People
13
2) Krizantem (Dr)
09.10.2019 14:10:52
Arif Tarifeden, senin Allahına kurban. Hep söylediğimiz. Doktor artık küçük burjuva değil, proleter. Proleter örgütlü olur, doktor maalesef örgütlü de değil. Nihayet aynı fikri beyan eden birini gördüm ya, ölsem gözlerim açık gitmem.
People
41
3) Arif Tarifeden (Kurbanlık doktor)
08.10.2019 22:21:00
Doktor önceden küçük burjuvaydı, kendi işyerinde bir nevi zanaatkardı, 80ler ve neoliberal kapitalist dönemle beraber başlayan süreçte birçok düzenlemeyle(tam gün, muayenehane açmanın mevzuatca imkansizlastirilmasi vs.) ücretli emekçi yani proleterya haline gelmiştir , bu kapitalist kalkınan ülkelerde izlenen bir aşamadır, ne kadar para kazanırsa kazansın büyük kesimi mulkiyetsizdir, zengin bile olsa proleterdir, emeğini pazarlamak zorundadır, ha klasik sosyal bilimlerde proleteryanin da yegane gücü örgütlenmek olsrakbtariflenir, maalesef bu da tıp camiasında 60 ve 70lerde zirve yaptiktan sonra 80lerin sert politikaları nedeniyle gerilemiş, ne örgütlü ne de sınıf bilinci olmayan ve artık bant üretimle adeta bir teknisyen çiftliği gibi yetiştirilen bir meslek grubu haline gelmiştir. İşin ilginci zeka ve eğitimleriyle toplumun gözde kesimi olan ve tarihte de birçok önemli siyasi ve lider figürün de çıktığı bu kadim ve kutsal meslek bugün apolitize ve tarafsiz olmakla övünen ve bürokrasi içinde de büyük oranda en çok ezilen grup olmuştur. Ha bizim için kurtuluş nedir, benim fikrim kapitalist kalkiniyorsak bunu tam kapitalist yapalım , çünkü benim diğer yol olan örgütlü mücadeleden de yeni doktor modelinden de hiç umudum yok , yani napalim SGK denen bataklığın sosyal yardım için ayrılacak bir bölümü dışındaki buyuk bir kismini özel sektöre devredip kişilerden emekli kesenegi almayı da bırakıp serbest piyasa ve sigorta sistemini getirelim. O zaman görürsünüz doktorların itibari nasıl geri geliyor, millet vergiyle otomatik değil kendi cebinden kendi gelecek planıyla sağlık hizmeti satın alınca siyasi olarak kışkırtılmış başvurularda da göz yumulan kulak tıkanan şiddette de logaritmik azalma olur, ha bu ülkede bunu yapacak irade gelir mi zor, popülizm ve pragmatizm bizim siyasetimiz de geçer akcedir sağcısı veya solcusu farketmez böyle gelmiştir ... Kısacası kurtuluş Ankara'da bir semttir benim proleter doktor yoldaşlarım :)
People
23
4) acilde (pratisyen)
08.10.2019 20:45:50
ACİLLER PERİŞAN HALDE.ŞAMAR OĞLANI OLDUK.şiddet gören doktor hasta memnun edemez...etmezzz.
People
31
5) dr.eski (acilde)
08.10.2019 11:27:58
Sağlık bakanlığı doktorun DÜŞMANI haline gelmiştir.doktor olarak hayvan kadar saygımız yok.mahkemelerde rezil oluyoruz.her gün hakaret ve saldırıya şahit oluyoruz.
People
25
6) Ahmet (Diş hekimi)
08.10.2019 10:22:47
Hastanenin tamircisi benden fazla maaş alıyor.. Lise mezunu hemşire geliyor hocam sizden çok kazanıyorum Allah kolaylık versin diyor.. Devlet hastanesinde diş hekimliğinin amelelikten farkı yok..
People
25
7) ahmet karslıoğlu (uzm dr)
08.10.2019 09:22:16
sn hocama katılıyorum kontenjan artırmakla kalite artmıyor ivedelikle kontenjan azaltılmalı tus ta nöbeti az cerrahisi az branşlara talep arttı ivedi bir çözüm bulunmalı.. hukuksal caydırıcı uygulamar başlamalı
People
22
8) dr mayer benzingen (nrş uzmanı)
08.10.2019 08:59:30
otobüsten inerken belim dutuldu ambulansla beyin cerrahı polikliniğe geldim diyen hastaya beyin cerrahı olarak 2yls grafi ve ilaç yazarsan 1dk geçti....geri kalan zamanda 3-4 dk daha mr için zorlarsın...elinde açacak kağıt kalmaz...etti 5 dk...

geri kalan zamanda göz göze gelip kavga ortamı oluşması için alakasız şikayetler ve yakınmalar dönemi başladığı an tartışma endikasyonu doğacağından bence süre 30 sn olmalı...
çünkü hiçbir branşa baranşına ait gerçek hasta gelmiyor artık...yönlendirici sağlık hizmetleri yok!
People
20
9) Emre (Uzman Dr)
07.10.2019 22:41:57
İkinci paragrafta "12 dakika neye yetecek "ten sonra okumadım,hoca periferden bu kadar mi kopuk,hatim indiririz 12 ek sürse,3dk hadi 4 dk da yapmak zorunda kalıyoruz tüm saydıklarını,yazıklar olsun ,sebep olanlara ,Önemli olan müşteri memnuniyeti tabi
People
6
10) aydin sinal (hekim)
07.10.2019 18:27:31
Bu meslek eskidende saygin degildi ama korkulurdu "Allah kimseyi hastahane köselerinde süründürmesin,hekimlere muhtac etmesin ,onlada,onsuzda yapilmiyor" sözlerini cocukluktan itibaren duydum,hayatta gercekleri gördüm yasadim.
Cerrahi konusunda yazacak cok sey varda,kisaca:Cerrahi organizasyon isidir,bir klinik iyi organize olmusa cerrah yorulmadan stresiz isini yapar evine gider.Organize iyi degil,isi aksadan,kendi bildigini okuyan kisilerle cerrahi klinigi Türkiyedeki futbola benzer,Futboldaki simdiki durum;iyi futbolcular,cok iyi futbol sahalari,her türlü imkan var ama bunlardan faydalanacak,disiplin saglayacak Teknik direktör yok,simdiki 3 büyük(!) lerin durumu her futbolcu kafasina göre oynuyor,klüpler batmis,teknik kadro bikmis.
Tipbin her branji bilhassa cerrahi askeri disiplin sart,Tek bir klinik direktörü diger herkes -profosörde olsalar-bu kisinin emri ve direktifleri dogrultusunda hareket ederler,klinik direktörü istemedigi ertesi gün kovar.En azindan Almanyada böyle,Türkiyede eski Hilmi Akin klinigi de böyle idi.nede olsa Hilmi hocada Alman cerrahin yaninda yetismisti.
Son söz Almanyada en stresli bölüm Anestesi,pek cok meslektas anestesi cok stresli ve yorucu oldugu icin cerrahiyi tercih etmislerdir.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/10-31/10 6. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi ENDOKRİNO... ANTA
28/10-01/11 5. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi MİKROBİYO... İZMİ
31/10-02/11 Türkiye Maternal Fetal Tıp Derneği Ultrasonografi Kursu KADIN... İSTA
30/10-03/11 63. Türkiye Milli Pediatri Kongresi PEDİATRİ KIBR
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
26/11-30/11 3. Uluslarası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi HALK SAĞLIĞI ANTA