Yeni Ekonomik Program Çerçevesinde Sağlık Politikaları için 7 öneri!
Yeni Ekonomik Program Çerçevesinde Sağlık Politikaları için 7 öneri!
24 Eylül 2018 -

Medimagazin Köşe Yazarı Hüseyin Çelik Yeni Ekonomik Programı yorumladı:

 

Yeni Ekonomik Program Çerçevesinde Sağlık Politikaları

 

Ülkemizde sağlık hizmetlerinin sunumu ve finansmanı başta olmak üzere, sağlık sisteminde son 15 yılda gerçekleştirilen reformlar ile Dünya’ya örnek gösterilen bir başarı hikayesi gerçekleştirilmiştir. Ancak 15 yıl önceki ihtiyaçlar ve şartlarda gerçekleştirilen reform çalışmaları, bugünün de ötesinde gelecek 30 yılı öngören bir anlayışla ve bu süre içerisinde elde edilen deneyim ve öngörü yeteneği ile yeniden reformist bir yaklaşım ile ele alınması ihtiyacı sürmektedir.

Özellikle vatandaşın artan beklentisi, yaşlılık, kronik hastalıklar, yeni nesil tanı ve tedavi harcamalarının getireceği maliyet artışı nedenleri başta olmak üzere sağlık harcamalarının dünya gelinde de artması beklenmektedir.

Bu kapsamda 2019-2021 dönemini kapsayan Yeni Ekonomik Program’ında (YEP) önemine binaen sağlık alanında gerçekleştirilecek Program ve Projelere de ayrı bir bölüm ayrılmıştır.

Söz konusu program ve politikaların, Ekonomik Dengelenmeye, Sağlıklı ve Sürdürülebilir Büyümeye, Daha Adaletli Paylaşıma, Nitelikli İnsan Gücü ve Güçlü Topluma etkileri de ayrıca belirtilmiştir.

Yeni Ekonomi Programında Sağlık Politikaları ve Öneriler:

Bu kapsamda İlk öncelik olarak “Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilerek sağlık sistemi içerisindeki etkinliği arttırılacaktır.” ifadesine yer verilmiştir. Başta Aile Hekimliği uygulaması olmak üzere, birinci basamak sağlık hizmetlerinin en az hastane hizmetleri kadar önem ve öncelik verilerek yürütülmesi kritik öneme sahiptir. Bu konuda farklı Bakanlar zamanında hazırlanan reform çalışmalarının bütüncül bir bakış açısı ve sağlık sisteminin hedeflerine etkisini de gözeterek daha fazla gecikmeden yasalaşması özel bir önem taşımaktadır.

İkinci Öncelik olarak; “Kamu hastanelerinde, klinik kalite, vatandaş memnuniyeti, operasyonel etkinlik ve verimlilik alanlarında gösterilen performans sistematik biçimde takip edilecek ve sağlık personeli teşvik mekanizmasının parçası hâline getirilecektir. Vatandaş memnuniyeti sonuçları kurumların ve sağlık çalışanlarının performans değerlendirmelerine dâhil edilecektir.” ifade edilmiştir. Söz konusu hedefler, kamu sağlık hizmet sunumunda yaşanan kimi kronik sorunların çözümünde önemli katkılar sunacak niteliktedir. Ancak uygulamada başarının önemli garantörlerinden birisi merkezden karar alarak taşraya dikte etmek yerine, çözümlerin sahanın deneyim ve sesinin dinlenerek geliştirilmesi olacaktır. Aksi taktirde teorik olarak doğru, ancak uygulamada beklenen sonuçları vermeyen uygulamalara dönüşme riski taşımaktadır.

Üçüncü öncelik ise; “Obezitenin önlenmesi için sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesine yönelik ilgili paydaşlarla koordine bir şekilde mevcut programlar yaygınlaştırılacak ve ilave düzenlemeler yapılacaktır.” olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda yapılacak çalışmaların kültür boyutunun ihmal edilmemesi özel bir önem ve öncelik taşımaktadır. Bu kapsamda sağlıklı yaşam endüstrisi ile yapılacak işbirlikleri, geliştirilecek politikaların hayatın her boyutunda karşılık bulmasında etkili olacaktır.

Dördüncü öncelik; “Maliyet avantajı sağlamak amacıyla Tedarik Paylaşım Platformu (TPP) ve tedarik zinciri iyileştirme çalışmaları yürütülecektir.” olarak belirtilmiştir. Söz konusu hedefin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığı bilinmektedir. Uygulamanın başarısı, hastane operasyonlarında malzeme yokluğu yaşatılmadan hayata geçirilmesi ile mümkün olacaktır.

Beşinci öncelik; “Farkındalık ve izleme-değerlendirme faaliyetleri yürütülerek ilaç kullanımının optimize edilmesi ve ilaç maliyetlerinin azaltılması konusunda projeler uygulamaya konulacaktır.” olarak ifade edilmiştir. İlaç maliyetlerinin azaltılmasına yönelik, hem satış fiyatlarının hem de bunu referans alan geri ödeme tutarlarının belirlenmesinde nerede ise hareket alanı kalmamıştır. Önceliğin birinci kısmında ifade edilen “ilaç kullanımının optimize edilmesi” yoluyla ilaç harcamalarının azaltılması önemli tasarruf imkanlarını bünyesinde barındırmaktadır. Gerek ilacı yazan hekimlerin, gerekse hastaların karar mekanizmalarını etkileyen unsurlarla birlikte konunun kültür boyutu ile ilgili geliştirilecek politikalar harcamaların azaltılmasında önemli bir etkiye sahip olacaktır. 

 

Altıncı öncelik olarak; “İlaç sektörüne yönelik AR-GE çalışmaları kapsamında klinik araştırma merkezleri ve birimlerinin sayıları artırılacak, alt yapıları geliştirilecektir.“ ifadesine yer verilmiştir. Bu kapsamda ilaç yanında, tıbbi cihaz sektörü ile birlikte tıbbi hizmetleri de kapsayacak şekilde, 2014 yılında kurulan ve sağlık alanında TÜBİTAK’dan görevleri devralacak olan TÜSEB’in artık beklentileri karşılayacak bir yapılanmaya geçmesi, Savunma Sanayii örneğinde olduğu gibi Ar-Ge aşamasında olan ya da Ar-Ge aşamasını da kapsayan, ticarileşmeye ve ihracata yönelik üretim için kamu alım garantileri mekanizmasını da devreye alacak politika ve uygulamaların hayata geçirilmesi hususları dikkate alınmalıdır. 

Yedinci ve son öncelik ise;Sağlık harcamalarının azaltılması için koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri geliştirilecektir.”  olarak ifade edilmiştir. Birinci hedef ile de ilişkili olan bu politikanın uygulanması yazımızın başlangıcında ifade edilen birçok harcama ve/veya maliyet arttırıcı riskler için önemli bir panzehir niteliği taşımaktadır. Bu konuda koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yapılacak bütçe harcamalarından kısıntı yapılmaması önemli bir husus olduğu dikkate alınmalıdır.  Bu kapsamda 5510 sayılı kanunun 63 ncü maddesi ile SGK’nın koruyucu sağlık hizmetlerinin finansmanı için getirilen finansal yetkilerin kullanılması konusunda gerekli adımlar atılmalıdır.

Son söz olarak; YEP kapsamında Sağlık sektörüyle ilgili söz konusu politikaların hayata geçirilmesine yönelik yapılacak metodolojik izleme değerleme kadar, gerçekleşme oranlarının 6 aylık sürelerde kamu oyu ile paylaşılması tüm YEP programının dinamik ve sonuç odaklı bir şekilde yürütülmesinde yüksek düzeyde içsel ve dışsal motivasyon sağlayacaktır.

 

Hüseyin Çelik

Sağlık Finansmanı ve İşletmeciliği Uzmanı

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
9
1) Drft (Uzdr)
25.09.2018 17:22:51
Yeter artık ya, performansmış, mennuniyetmiş, kardeşim biz insan değilmiyiz, yıllık izin bile kullanamıyoruz, verdiğiniz kuş kadar dönerden izinlerin parasını kesiyorsunuz, bu nasıl bir sistem, bunlarıda gözden geçirin
People
13
2) erdal (uzman)
25.09.2018 15:48:40
Recep hocam sonuna kadar katılıyorum. acilde bir hastaya konsültasyona geldiğinde ana branş yatırmalı. geçen bir not gördüm hematoloji nefroloji endokrin enfeksiyon hastalıkları görüşü alınsın yazıyor dahiliye bunu öneriyor. bu hastanın acilde en az 4 saat kalması demek. her kurada 100 dahiliyeci mezun oluyor tiryaj yapacaksa genel dahiliye kaldırılsın hemşirede tiriyaj yapabilir. hem maddi hem manevi zarar. hem acili kitliyor hem de devlete maddi külfet. gerekçeli sevk sistem üzerinden (bakanlığın göreceği şekilde hastayı oyalayacak gereksiz sevkse hesap sorulmalı) getirilirse . ne acil tıkanır ne hasta mağdur olur ...
People
13
3) Ozlem (Sağlık)
25.09.2018 13:14:03
Hasta veya hasta yakını memnuniyeti..bizim insanların çoğunun memnun olcağı bir konu var mı...armut piş ağzıma düş modundalar.. Her nedense ölümü kabullenemeyen bir halk kısmı da var, insanlar doğar yaşar ölür, kalp krizinden beyin kanamasından, travmadan, yaşlılkktan ölenler o kadar da boşuna şikayetçi olmasınlar.. Her hastalığın bir mortalite oranı vardır
People
10
4) Ozlem (Dr)
25.09.2018 12:25:58
Sistemin zaten cılkı çıkmış, nasıl sıvarız ve mum dikerizin peşindeler.
People
13
5) recep acar (uzm dr )
25.09.2018 11:20:00
siteminin neresinden tutarsan elinde kalıyor.
Yan dallar açıldı. hasta ile hekimine gittiği gibi hiç bir tetkik , muayene yapmadan ana dal (dahiliye,cocuk, cerrahi) dahi göndermeden yan dala dispeptik şikayetlerle gönderebiliyorlar. sonradan bu hastadan performans puanı alıyorlar yazık değil mi devlete hastanın ödediği muayene ücretine. çocuk doktorları yapmıyor ancak dahiliye küçük yerlerden mezun hasta görmeyen doktrolar tiriyaj görevi yapıyor . hastaiçeri girer girmez nasıl gönderirim hesabını yapıyor çoğu ne yazıkki sonrada günde 180 hasta baktım performansım bu kadra diyor yazık sisteme bu hasta muayene etmek değildir. sevk sistemi ingilterde ki gerkçeyle göndermek gelmediği sürece bu sağlık sistemi ile yakında ekonomi çöker . dahilyecile pratisyen fort gibi tririyaj yaptığı sürece hastalara acilde konsultasyonlarla boğusacak sistem klitlenecek maddi yük artacak ....
People
17
6) Dr (Dr)
25.09.2018 08:23:43
Vatandaş memnuniyeti sonuçları kurumların ve sağlık çalışanlarının performans değerlendirmelerine dâhil edilecektir. İkinci öncelikte geçen bu ifadeye göre sağlık çalışanının performansı vatandaş memnuniyeti ile mi ölçülecek? Vatandaşı memnun etmek tedavi etmekten daha mı evla sayılacak? Vatandaş kendisi için neyin faydalı olduğunu bilmeden kendisi ya da yakını için bulunduğu zararlı isteklerin yerine getirilmemesi nedeniyle sağlık çalışanının performansı olumsuz mu etkilenecek?
People
26
7) Bülent Duran (Emekli Akademisyen)
24.09.2018 12:23:43
Sayın Yazar; cek cak dışında somut bir öneri ya da çözüm göremedim. İçinde insan var mı? Yok, sağlık emekçileri var mı ? Yok. Hekimler nerede? Onlar hiç yok. Başarı şansı var mı? Hiç ama hiç yok. Notu ne olur: 0 (sıfır). Saygılarımla.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori