'Bıçak parası' aldığı iddia edilen doktorun 81 yıl hapsi istendi
Gaziantep'te üniversite hastanesinde görevli KBB uzmanı tutuklu sanık hakkında, hastanede yaptığı bazı ameliyatlar için elden veya havaleyle "bıçak parası" aldığı iddiasıyla 81 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame kabul edildi
'Bıçak parası' aldığı iddia edilen doktorun 81 yıl hapsi istendi
17 Şubat 2020 12:18 - AA

Gaziantep- Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde görevli kulak burun boğaz uzmanı bir doktorun hastanede yaptığı bazı ameliyatlarda "bıçak parası" aldığı iddiasıyla toplamda 81 yıla kadar hapisle cezalandırılması istemiyle dava açıldı.

Doktor B.G. hakkında hastane başhekimliğine verilen şikayet dilekçelerinin ardından Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Bu kapsamda gözaltına alınan şüpheli B.G, sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

"Bıçak parası" iddialarına konu olan olaylarla ilgili 3 kişi doktordan şikayetçi olurken, 4 mağdur ise şikayetçi olmadı.

 

Cumhuriyet savcısınca soruşturma sonucunda, B.G. hakkında 6 kez "rüşvet almak" ve bir kez de "rüşvet almaya teşebbüs" suçlarından her bir olaydan ayrı ayrı olmak üzere, toplamda 25 yıldan 81 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

İddianamede, "Rüşvet vermek" suçunu işlediği değerlendirilen mağdur ve müşteki şüphelilerin ise gerekli bildirimde bulunmaları gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılarak cezalandırılmamaları istendi.

Toplam 21 sayfadan oluşan iddianame, 11. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan incelemenin ardından kabul edildi.

"İki hafta sonra fiyatı yükseltti"

Mağdur M.C.T. iddianamede yer alan ifadesinde, burnundaki sorun nedeniyle şüpheli doktora muayene olduğunu ve kendisine ameliyat olması gerektiğini söylediğini aktardı.

Doktorun "ameliyatı ücretli yapacağını ve göndereceği hesaba 2 bin lira yatırması gerektiğini" belirttiğini öne süren M.C.T, "Kendisine 'Babam ile konuşayım' dedim. İki hafta sonra yanına gittiğimizde bu kez fiyatı yükselterek 3 bin lira istedi. 'Sen odadan çıkınca telefonuna hesap numaramı göndereceğim, o hesaba 3 bin lira yatırın' dedi. Ardından mesaj olarak IBAN numarasını gönderdi." iddiasında bulundu.

M.C.T, bunun üzerine parayı ödemeyerek, ameliyattan vazgeçtiklerini ve konuyla ilgili Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğüne müracaatta bulunduklarını bildirdi.

"Bayram harçlığım kalmadığını söyleyince 200 lirasını geri verdi"

N.G. de rahatsızlığı nedeniyle doktor B.G'ye başvurduğunu ve ameliyat kararı alındığını belirterek, "Doktor bana 'Eğer öğrenciler ameliyata girerse ücret almam. Ben girersem 3 bin 500 lira hastaneye para yatırmanız lazım ama elden bana verirsen 3 bin liraya ben ameliyata girerim. Kontrollerde de senden ekstra muayene ücreti almam' dedi. Ameliyat sonrası burnumdaki tamponları çıkarırken 'Para mı ayarladın mı' diye sordu." iddiasında bulundu.

Ameliyat için biriktirdiği 3 bin lirayı kimse yokken odasında doktora verdiğini öne süren N.G, "Hatta bayram öncesi bütün paramı aldığını, bayram harçlığım kalmadığını söyleyince 200 lirasını geri verdi." ifadesini kullandı.

N.G, daha sonra kontrole gittiğinde doktorun kendisine muayene ücretini vezneye yatırmasını söylediğini aktararak, "Ben de 'Hocam 3 bin lirayı elden verince muayene ücreti almayacağını söylemiştiniz' dedim. Muayene olmadan odasından çıkıp idareye şikayette bulundum." ifadelerine yer verdi.

N.G, doktora rüşvet vermek gibi bir düşünceyle hareket etmediğini, B.G'nin haksız şekilde kendisinden para aldığını düşününce şikayetçi olduğunu ifade etti.

"Estetik ameliyatı ücreti olarak talep ettim"

Sanık B.G. ise iddianamede yer alan ifadesinde, M.C.T'nin estetik ameliyat amacıyla yanına geldiğini belirterek, şunları aktardı:

"Kendisine estetik ameliyatın ücretli olduğunu ve 2-3 bin lira ödemesi gerektiğini belirttim. Daha sonra babasıyla yanıma gelince de aynı şeyleri tekrarladım. M.C.T'nin babasının il dışına çıkacağını belirtmesi ve IBAN numarası istemesi üzerine o sırada yardımcı olmak için numarayı verdim. Söz konusu mesajın atıldığı telefon ve belirtilen IBAN numarası bana ait ama kesinlikle ameliyat yapmak için bıçak parası adı altında para talep etmedim. IBAN numarasına da para yatırılmadı."

B.G, söz konusu parayı estetik ameliyat parası olarak istediğini, resmi olarak böyle bir para talep etme yetkilerinin olduğunu ifade ederken, N.G'den ise kesinlikle para almadığını iddia etti.

Para gönderenlerin adı ücretli hasta listesinde yok

Konuyla ilgili kanun düzenlemeleri ve Yargıtay kararlarının da yer aldığı iddianamede, B.G'nin talep ettiği paranın estetik ameliyat ücreti olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı belirtildi.

Estetik ameliyat işlemi olsa dahi sanığın elden veya IBAN aracılığıyla para talep etmesinin söz konusu olamayacağının altı çizilen iddianamede, ücretli ameliyatlar için hastane veznesine makbuz karşılığında en yüksek 1248-1678 lira arasında bir paranın yatırılması gerektiği aktarıldı.

Bu ücretin de doktorun kendisinin ameliyata girmesi için istenebileceğine dikkati çekilen iddianamede, ancak hiçbir vatandaşın ameliyat olmak için bu ücreti ödemek zorunda olmadığı, ilgili doktorun ameliyatına girmesini istemesi halinde ise kendi rızasıyla bu parayı vezneye yatırması gerektiği vurgulandı.

İddianamede, hastane kayıtlarında yapılan incelemede ise doktora para gönderen kişilerin adlarının, vezneden makbuz karşılığı ilave ücret alınan hastalar listesinde değil ameliyatları ücretsiz yapılanlar arasında olduğunun tespit edildiği kaydedildi.

B.G'nin bankadaki hesaplarında yapılan incelemede, bir para gönderme işleminin "ameliyat ücreti" açıklamasıyla yapıldığı da iddianamede yer aldı.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
3
1) Gül Hatice Demir (Uzman doktor )
24.02.2020 03:44:02
Hastanelerde, sağlık kuruluşlarında ister pratisyen hekim olsun isterse uzman hekim olsun isterse de Doçent - Profesör olsun aynı dertlerle uğraşır. Örneğin verem olduğu için öksüren bir hasta Verem Savaş Dispanserine giderse Pratisyen Hekim tarafından tanısı konur, tedaviye başlanır ve şifa bulur. Bu hasta Üniversitesi hastanesinde bakılırsa hem de prim vakası olarak bakılırsa hastanın cebinden ve SGK’dan çıkan para oldukça yüklüdür. Tedavi aynı sonuç aynıdır. Ama para çıkışı farklıdır. Hastanede uzman hekim hasta bakar tedavisini yapar ve hasta iyileşir. Aynı hasta grubu prim vakası olarak akademisyen hekime bakılırsa hastanın cebinden fazladan para çıkar. Aynı hastanede aynı hastalıkları aynı tedavi şekliyle tedavi eden iki hekim grubu olursa olumsuz sonuçlar olabilir. Sonuçta tedavi sistemimiz aynı ve aynı ekol ile yetişiyoruz. Yani aynı modern tıp eğitimi. Ben, tedavisi hangi hekime giderse gitsin belirli bir tedavi biçimi olan durumlardan bahsediyorum. Tabiki belirli hekimlerce ancak tedavisi yapılabilen hastalık grubundan bahsetmiyorum. Spesifik tedavi yapılan hastalar için tedavi eden hekim grubu zaten parasını ona göre alıyor. Benim dediğim ayrımcılık, hastanede branş uzman hekimce de bakılsa akademisyen uzman hekimce de bakılsa aynı tedavilerin verildiği durumlar. Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar demiş atalarımız. Ve de Çevresinden etkilenme yani çevre faktörü diye birşey vardır, Hekimler ve hastalar yani insanlar ikilemde kalıp birbirine düşmesinler. Aynı tedavinin yapıldığı yerlerde bir grup hekim prim parasını alırken diğer grup hekimler almıyor. Hastalar vesveselenip acaba daha iyi mi bakılırım diye ya prim vakası olmayı istiyorlar ya muayenehanelere gidiyorlar ya da hediye vermek istiyorlar veya rüşvet vermek istiyorlar kendilerince. Yoksa prim adı altında niye fazla para ödeme ihtiyacı duysunlar. Veya muayenehanelere gidip özel ücret yatirdıktan sonra ilave ücret ödemesi olmayan vatandaşların hastanelerine gidip niye tedavilerini orada tamamlatsınlar. Gerçekten özel bakılmak isteyenler baştan sona özel hastanelerde bakılırlar. Doktorlar artık bu tür çevre maruziyetine uğramamak için el becerisi çok iyi de olsa en yüksek puanları da alsalar hasta hekim ilişkisinin fazla olmadığı bölümlere yöneliyorlar. Ve bazı bölümlere hiç müracaat etmiyorlar. Ayrıca her insan hata yapabilir ve her insan düşebilir önemli olan kalkmasını ve kaldırmasını bilebilmektir. Eğitim ile durumlar düzelebilir. İnsanlarımızın şifasına vesile olan hekimlerimizi kaybetme değil kazanma yoluna gidelim ; birbirimize sevgi ile bağlanalım. Bu gün hekimsek yarın hastayız, bugün hastaysak yarın hekimiz. Tüm meslekler birbirine bağlıdır ve işin özü aynıdır. Selametle kalın.
People
0
2) dr (uz dr)
23.02.2020 05:33:22
burada rüşveti veren neden etkin pişmanlıktan yararlandırılıyor.Sonuçta bu adamlar hekime para göndermek yerine üniversite de özelden öğretim görevlisine ameliyat olmayı seçmemişler.Ayrıca bu adam rüşvet almasada sgk nın ameliyat bedelinin yüzde 50 sini zaten üniversitede olduğundan özelden kazanabilecek durumdayken (ki bu 3000 tl ye yakın bir rakam 2700 gibi bşy) 200-300 tl için mi bunu yapsın .Sanki bu haber içeriği aslından çarpıtılarak sağlık alanındaki değişimlerin reklamını yapabilmeyi ve bu değişimi yapanları ,bu haberi alkışlayan zavallı insanların gözünde kahramanlaşmasını hedefliyor.Aslında bu zavallı insanlar hastenelerde devrim yaşandığını zannetsede bugün benim sağlıktaki düzenlemelerin sonucu diyebileceğim tek ilerleme meydana gelen malpraktis sayısıdır.Az hekimle 2002 deki oran 2020 de 5 kat fazla hekimle yüzde 1400 artmış.İşte sağlıktaki devrimin sonucu bu kaliteli hizmet.Tıpkı ikinci dünya savaşında ABD nin alman keşif uçaklarına yutturduğu balon tank ve askerler gibi
People
1
3) mete (uz.)
21.02.2020 22:06:16
bıçak parasına utanmadan alın teri demiş bazıları.anadoluda 400 civarı yataklı bir devlet hastanesinde cerrah maaş+sabit+döner+nöbet+mesai dışı 25 bin tl alıyor.Artık herşeyin karşılığını para ile ölçmeyi bırakıp viraz da vicdani hareket edin.
People
14
4) Dr alper (Ortopedi)
21.02.2020 17:05:58
Utanç verici bir durum.zaten maaşını alıyorsun ne diye rüşvet istiyorsun hem kendini hem de diğer doktorları rezil ediyorsun.maaş az geliyorsa geç özele.ben devlette aldığımın 2-3 katını şu an özelde kazanıyorum.haa orda postop hasta takip ediyor olacaktı orasını unuttum.üniversitede köle asistan hasta takibi yapıyorken güzel tabi
People
26
5) Ali (Aile hekimi)
20.02.2020 20:31:49
Bıçak parası, cerrahın alın teridir. Nokta! Dağılın! Üç kuruş maaşı, zaten hakkını alıyor safsatasıyla cahil cahil konuşup asabımı bozmayın. Adam öldürene kaç yıl hapis cezası veriliyor??
People
17
6) Tabip Kredi & Kefaret Koooeratifi (Kurulsun Artık !)
20.02.2020 07:36:24
öz güven eksikliği...sen istifa etsen, sonra kendini piyasaya arz etsen...öyle mesleğini yapsan...demi....

acilen ttb bireysel ,özel hekimliğin yolunu açacak, kolaylaştıracak, hekim emeğini sömüren sisteme alternatif olacak " tabip kredi ve kefalet kooperatifi" şeklinde bir yapılanmaya gidip, hekime kendi işini kurmada destek olmalıdır.

hekim maddi özgürlüğe ulaşmadan bu sorun çözülmez, meslek böyle hasar alır...

sistem( ttb) hekimi yoldan çıkmayacak maddi ( esnaf odalarından bile düşük kredi , kefaret gibi ) imkanlar sağlamalıdır...bu işi aracılara bırakmamalıdır

parayı kontrol eden meslek , sömürülemez....

bizler paranın kontrolünü tekrar ele almak zorundayız...
People
22
7) Ayt12 (Uzm.)
19.02.2020 22:39:48
81 yıl çok az be. Bari idam cezası isteseydiniz.
People
18
8) Uzman dr (Uzman dr)
19.02.2020 12:57:04
Sağlık bakanlığı artık sesimizi duyar umarım uzman doktorlar artık 7 bin 8 bin maaş alıyoruz okumasaydık daha iyi daha ne istiyorlar bizden ne yapacaklar azıcık empati duymaları için kan bağımı olması lazım bilseydim uzman olmazdım Kulaklar tıkanmasın artık
People
44
9) emeklidoktor (doktor)
18.02.2020 22:43:52
Arkadaşlar bu bıçak parası büyük suçtur hukuken.Eskiden doktor kıymetliyken görevi kötüye kullanmak şeklinde örtbas ediliyordu,artık ya rüşvet ,ya da irtikaptan ceza veriliyor.Hakimler bu konuda kimseye acımaz.Zaten acımamaları da lazım yoksa bıçak parası alan kendi meslektaşlarını da bu suça özendirir.Öyle ya aynı ameliyatı devlette biri parayla biri bedava yaparsa olur mu.O nedenle bu doktorluk işi bitti ,bari hapis falan kendinizi rezil etmeyin,beş paralık adamların eline düşmeyin.Eskiden muayenehaneler varken meslek yapılabilirdi,şimdi yok tazminat yok dayak yok hapis, bitti bu iş,artık yapılamaz bu meslek ,kaçın bir şekilde.
People
43
10) Yeter (Uzm dr)
18.02.2020 12:40:41
Devletimiz diyorki
Ya bu sartlarda calisirsiniz uc kurusa, mahkeme,dayak, tazminat
Yada gidersiniz
Benim size ihtiyacim yok sirada dr cok
Bunu anlamadinizmi
Hakkimizda dava acmak icin herkes siraya girmis
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer