Biyopsi sonucunu gören hasta 500 bin liralık dava açtı!
Acil olarak sol göğsünün alınması gerektiği aksi halde tümörün tüm vücuduna yayılacağı söylenen kadının biyopsi sonuçları kanser olmadığını ortaya koydu.
Biyopsi sonucunu gören hasta 500 bin liralık dava açtı!
27 Şubat 2015 - MİLLİYET

Evlere temizliğe giderek geçimini sağlayan evli ve iki çocuk annesi kadın R.M, (39) ameliyatın ardından sağlıklı göğsünden ve aile düzeninden olduğunu belirterek hukuk mücadelesine başladı. R.M, Hastane ve biyopsi doktoruna 15 bin lira maddi, 500 bin lira manevi tazminat davası açtı.  

Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verilen şikâyet dilekçesinde avukat Şebnem Ercan Tarlacı tarafından yaşananlar şöyle aktarıldı: "Müvekkilim 2011 yılının Aralık ayında göğsündeki Ağrı sebebiyle Özel Silivri Anadolu Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan tetkikler sonucu göğsünde kitle tespit edildiği kendisine bildirildi. Uzman Doktor  tarafından biyopsi yapıldı. 28 Aralık 2011 tarihli biyopsi sonucunda bulgu olarak müvekkilimin göğsünde tümör bulunduğu söylendi. Rapor sonucuna göre doktor , müvekkilime acil olarak sol göğsünün alınması gerektiğini, aksi takdirde tümörün tüm vücuduna yayılacağını ve öleceğini söyledi. Biyopsiden sadece altı gün sonra ameliyat yapıldı. Ameliyat sırasında alınan parça İstanbul Üniversitesi Tıp Fükültesi Patoloji Anabilim Dalı'nca incelenmiş ve kanser bulgusuna ratlanılmamıştır."
Hastane ve biyopsi doktorunun kusurlu olduğu belirtilen dilekçede 15 bin lira maddi, 500 bin lira manevi tazminat davası talep ediyoruz" denildi.

'Kanser hücreleri temizlendi'
Davalıların avukatının cevabında "Davacının başka bir kurumda yaptırdığı patolojik inceleme sonucunda kanser olmadığının tespit edilmesi doğaldır. Çünkü operasyon sırasında kanserli hücreler temizlenmiştir" denildi. R.M'nin avukatı ise "Ameliyat sonrası alınan parçanın teşhis için patolojiye gönderileceği tıp litaretürünce bilinmektedir. Parçada ameliyat sonrası kanserli hücreden temizlendiğini söylemek abesle iştigaldir" cevabını verdi.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) Emine (Sağlıkçı)
02.07.2019 19:11:33
Tıp (Kundo )adındaki şahıs küfretmek istiyorsunuz öyle mi ??? Bu hitabınız bile bir küfürdür .. Sen hastanın memesini kanser olmadığı halde al ve o diplomanla doktorluk yap öyle mi? Birde küfürlü konuşacak kadar saygısızlık !! Bunu bir hakaret sayıyorum . kim oldugun tespit edip dava acacağım sana. Küfür öyle mi??
People
0
2) tıp- (kundo)
22.05.2019 17:09:20
küfür etmek istiyorum ama yayınlanmayacak, diplomasını alın diyene
People
1
3) Emine (Sağlıkçı)
22.05.2019 16:11:51
Bir insanın yanlış yere organı alınacak ve çok tazminat ödenmesine karşısınız öylemi ? Bence siz mesleği bırakın. Bahsettiğiniz şey bir organ . Benimde göğsüm alındı ne kadar zor bir durum. Hem yüklü tazminat ödemeliler hem de diplomaları ellerinden alınmalı
People
0
4) uzman (dr)
10.03.2015 10:49:48
Ülkemizde tamamen yasaklanması iktidarın düşüncesi yüzünden bence imkansız ama en azından tazminat davalarında önce uzman tıbbi kurul incelemesi olmalı, eğer gerçekten malpraktis varsa o zaman yargılamaya izin verilmeli. Eğer tazminat cezası da verilirse vaka başına yaptırdığımız sigortanın ödediği kadar maksimum tazminat ödenmeli. Bu şekilde belki biraz adalet sağlanır.
People
8
5) ZZZ (dr)
09.03.2015 17:45:13
türkiyede doktorlara dava acmanın vazgectik engellenmesinden, zorlastırılması bile mumkun degildir. davalar bize karsı kullandıkları silahtır. bundan asla vazgecmezler.
People
0
6) RKTR (Uzm)
08.03.2015 14:52:08
Amerika'da bazı eyaletlerde tıp doktorlarına dava açılmasını tamamen engelleyen yasa tasarıları hazırlandı ve yakında yerel meclislere sunulacak:

Finally: An End to Malpractice Litigation

http://www.medscape.com/viewarticle/840337_print

Diğer eyaletlerin çoğunda da benzeri çalışmalar var.

Amerikan resmi ve özel hukuk birimleri, bilhassa da Adalet Bakanlığı, tıbbi bilimsel derneklerle birlikte çeşitli araştırmalar yapmışlar:

Amerika'da doktorların meslek hayatları boyunca % 70-80'ine dava açıldığı, açılan davaların en az % 85-90'ının haksız olduğu, bu tür davalarda dönen paranın % 60-70'inin avukatların cebine girdiği, avukatların hastaların ve yakınlarının telefonlarını arayıp dava açmaya ikna ettikleri (bana da öyle yapmışlardı) ve tıbbi davalardan muazzam gelirler elde ettikleri (ülkemizde de “X-5’li genç avukatlar” söylemlerini hatırlayın), doktorların dava korkusuyla yaptıkları gereksiz tetkikler ve diğer Defansif Tıp pratikleri nedeniyle her sene en az 200 milyar dolar fazladan masraf olduğu, aşırı sayıda çekilen tomografiler sebebiyle kanser oranlarının artmaya başlayabileceği, ağır vakalardan artık kaçınıldığı ve bunların sevk edildiği (aynısını Türkiye'de de yapıyorlar artık, ben annemin ameliyatını yapacak adamı zor buldum), tıp mesleğinden kaçış olduğu, Amerikalı hekimlerin % 8-10'unun bu tür davalar nedeniyle mesleği tamamen terk ettikleri, yapılan haksız hukuki girişimler nedeniyle doktorların büyük stres altında çalıştıkları, -inanılacak gibi değil ama- bazı küçük yerlerde Ortopedi, Kadın-Doğum, Onkoloji ve Beyin Cerrahisi uzmanlarının bulunamadığı ve daha pek çok faktör saptanmış, ve SONUÇTA DAVA OLAYINA TAMAMEN SON VERİLMESİ PLANLANMIŞ. Bizzat Obama da bunun için uğraşıyormuş.

Yeni kanunlar geçince, hatalı bile olsa hiçbir hekime dava açılamayacak. Hekimlerin iyi niyetli oldukları, ve kusur işleseler bile bunun kasıtsız olduğu temel prensip olarak kabul edilmiş.

Bakımından şikayetçi olan hasta hakkını bu iş için kurulmuş olan resmi birimler aracılığıyla arayacak. Devletin tayin ettiği bağımsız tıbbi otoritelerden oluşan heyetler vakayı inceleyecek. TABİİ ÇOĞU VAKADA KUSUR-MUSUR BULUNMAYACAK. Ki, zaten de bulunmuyordu. Ayrıca bir olayın "tıbbi kusur" olarak kabul edilme kriterleri de, metni okursanız, son derece ağır.

Doktor, -eğer isterse- inceleme kuruluna haklılığını belirten bir yazı ve tıbbi deliller verebilir, ama buna hiçbir şekilde mecbur değil. Zaten kendisine yönelik bir şikayet asla olmayacak. Ve eğer hekimin verdiği tıbbi karar o anki mevcut klinik koşullar içerisinde akla ve mantığa uygun ise, sonuç olumsuz bile olsa hekim kusurlu sayılmayacak.

Şayet tüm incelemeler sonucunda majör bir tıbbi kusurun cidden var olduğuna karar verilirse, bu işler için kurulmuş özel bir fondan hastanın zararı ödenecek, ama öyle korkunç tazminatlar olmayacak. Hekim için hapis, tazminat, meslekten men yok. Yani Amerika’da “Milli Tıp Hukuku Formülü” yok.

YENİ SİSTEMDE AVUKAT - SORGU - İFADE - SAVUNMA OLAYLARI TAMAMEN KALKIYOR. ASLINDA MAHKEME OLAYI TAMAMEN KALKIYOR.

Doktorlara ve hastanelere maliyetleri korkunç boyutlara ulaşan malpraktis sigortası da kalkıyor. Bu da Amerika'nın kanayan yaralarından biriydi. Akla hayale gelmeyecek bir şey, ama doktorlara dava açılma oranının yüksek olduğu bazı küçük Amerikan şehirlerinde son uzmanlar da kaçmasın diye hastaların aralarında para toplayıp doktorun tıbbi sigorta primini ödedikleri durumlar olmuş ! Bir örnek vereyim: Orta Amerika'da bir şehirde onkologlara açılan davalar nedeniyle sigorta primleri masif boyutlara ulaşmış ve zamanla tüm onkologlar kaçmış, geride tek bir kişi kalmış. O da ofisini kapatıp koşulların daha hafif olduğu başka bir eyalete gitmek üzereyken, takip ettiği kanser hastaları aralarında 50.000 dolar para toplayıp sigortasını ödemesi için doktora vermişler, sırf gitmesin, kendilerini ortada bırakmasın diye.

Malpraktis sigortası yerine, hekimler genel "compensation" fon sistemini desteklemek için para ödeyecekler. Eskiden ödediklerine göre çok daha cüzi olan meblağlar verecekler ve ödedikleri para zamanla daha da azalacak. Devlet de para verecek, çünkü defansif tıbbın azalması ile birlikte büyük tasarruflar bekleniyormuş. Şikayetçi hastaların jüri ve temyiz hakları da kaldırılacak.

Nadiren çok ağır bir tıbbi hata yapıldıysa, doğal olarak bunu işleyen hekim meslek kuruluşlarına bildirilecek ve gerekli önlemler alınacak. Elbette bu konuda da haksızlık yapmayacaklar, nadir de olsa gerçekten kifayetsiz insanlar olabilir, bunlar tabii ki elenmeli veya çok sıkı eğitime ve kontrole tabi tutulmalı.

Yeni kanunlarla birlikte hataların azaltılması için açık ve verimli tartışmaların yapılacağı, yapıcı önerilerin geliştirileceği de öngörülmüş. "Sonuçta daha iyi tıbbi bakım sistemleri kurulacak, eğitim artacak" deniyor, bundan eminler.

En önemlisi de, “Artık Defansif Tıp’a gerek kalmayacak” deniyor. Metni okursanız, bir Acil hekimi aynen şöyle demiş: “Mahkemede tek bir gün geçrimektense, tüm hastalara geceleri ışık saçar hale gelene dek dek BT çekerim”. Türkiye’de de hekimler benzer bir noktaya yaklaşıyorlar, farkında mısınız ? İşte, Amerikalılar yeni yasalarla birlikte basit ve önemsiz travmalara gereksiz filmler çekilmesini engellemek istiyorlar. “Gereksiz ışın, gereksiz girişim, lüzumsuz harcama ve vakit kaybı olmasın, tüm imkanlar gerçek khastalara yönelsin” diyorlar.

Yasa tasarılarının Amerikan Anayasası’na uygun olduğu da inceleyen uzmanlar tarafından teyit edilmiş.

DOĞAL OLARAK AVUKATLAR BU KANUNLARIN GEÇMEMESİ İÇİN UĞRAŞMAYA BAŞLAMIŞLAR. Sigorta şirketleri de hiç memnun değilmiş. Benim okuduğum kaynaklar, "Avukatlar 60 senedir kaymağını yedikleri böyle muazzam bir nemayı bırakmak istemiyorlar, niye bıraksınlar ki !" diye yazıyordu. Ama anketlerde halkın çoğunluğunun bu tasarıları desteklediği görülmüş. Halk artık avukatlar tarafından kışkırtıldıklarını ve kötü bir şekilde kullanıldıklarını anlamış. Amerikan devleti de bu kanunların geçmesini istiyormuş.

Aslında Amerika'da doktorlara dava açılmasını zorlaştırıcı uygulamalar önceden de vardı: bir şikayet olduğu zaman öyle hemen Savcılığa, mahkemeye filan gidilemiyordu. Bu işlerle uğraşan özel tıp hukuku bürolarına 10-15.000 dolara varan bir para ödeniyor, bunlar da önde gelen tıp hocalarına ücretiyle vakayı inceletip, ŞİKAYETİN HAKLI OLUP OLMADIĞINI TESPİT EDİYORLARDI. YALNIZCA HAKLI OLMA İHTİMALİ OLAN ŞİKAYETLER KABUL EDİLİP YARGISAL SÜREÇLER BAŞLATILIYORDU. Haksız şikayetler ve açık iftiralar asla kabul edilmiyor, alınan para da iade edilmiyordu. Araştırmalara göre bu şekilde şikayetlerin % 75-80'i baştan eleniyormuş. Kalan % 20-25’in de büyük bölümü doktorlar lehine sonuçlanıyordu. Ayrıca Obama'nın girişimleri ile tıbbi tazminatlara ciddi sınırlamalar gelmişti. Buna "capping" diyorlardı. Muhteşem ülkemizde ise, İstanbul’da geçen sene bir özel hastaneden 23 trilyon istendiğini hatırlatırım. Hem de tamamen haksız yere.

Uzatmamak için yazmıyorum, Avrupa'da da doktorları koruyan kanunlar çıktı ya da çıkmak üzere. Örneğin Hollanda'da tazminatlar süper düşük miktarlara indirildi. Hapis filan zaten hiçbir Batı ülkesinde yoktu. Almanya’da da hekimlerin haksızlıklara karşı gayet iyi korunduklarını biliyorum, Dr. Sinal’den de kaç kere rica etmiştim bunları yazması için. Ama sağolsun hiçbir cevap vermemişti.

Evet .. Orası Amerika. Burası da Türkiye. İleri bir ülke ile geri bir ülke arasındaki milyonlarca farktan sadece bir tanesini yazdım. Türkiye ne yazık ki gerinin gerisi bir ülke. Amerika'da Obama ve Devlet kendileri için çok kıymetli olan hekimlerini korumak için uğraşırken, burada miting meydanlarında "Doktor Efendiler, çekin elinizi halkımın cebinden !", "Bunlar hiçbir şey bilmezler, bir iğne yapmayı bile beceremezler !", "Ayağınıza kadar gelecekler !" diye bağırılıyordu. Tabip Odaları derseniz, etnik milliyetçilik ve terörist haklarından başka bir şeyi gözleri görmüyordu. SONUÇ: her Allah’ın günü doktorlara binlerce hakaret, aşağılama ve dayak, bitmek bilmeyen şikayetler, Milli Tıp Hukuku Formülü ..

İsimleri lazım değil, "Türkiye ile Amerika arasında tam 300 sene var" demişlerdi. Çok haklılarmış ..

People
1
7) Dr erhan (hekim)
02.03.2015 09:24:18
Dr mehmet Ünsal en mantıklı yorumu yapmış. Sadece bir gazete haberi ile kesinlikle hükme varamayız. Ama bir klinisyen hastanın primer sorumlusudur. Biyokimya, patoloji ve Mikrobiyoloji klinisyene yardimci öğelerdir. Ve bu tip malpraktis vakalarında klinisyen veya cerrah topu tamamen karşı tarafa atıp kurtulamaz. Malesef hukuk önünde bu böyle. Ben de bir klinisyen olarak bunu söylüyorum , gerçekler böyle malesef. Tamamen hemşire veya pratisyenin hatası olan bir vakada dahi kendimizi hukuk önünde sıyıramayız. O yüzden çok dikkatli olmamız lazım. Ama bakıyorum, benimki de dahil olmak üzere dosyaların Anamnez ve takip formları boş. Aklımızı başımıza almamız lazım hemen davalar her sene çığ gibi büyüyor arkadaşlar.
People
1
8) Mehmet Ünsal (Uz.Dr.)
02.03.2015 01:33:40
Yorumlar hep 1. patoloji raporunun yanlış olması üzerinden yapılmış.Lakin 2. patoloji raporu hatalı çıkarsa ne olacak. Kaldıki Patoloji raporu Malign belirtikten sonra cerrahın alternatifi yok.
bilir kişi rezidü meme dokusundan tekrar bx ister ve bu dokudan da malign hücreler çıkarsa ne olacak o zaman cerrahi alanı yeteri kadar radikalleştirmeyen cerrah mı hatalıdır . yoksa 2. bx de tm. yok diyen patolog mu hatalıdır. Alın size ironi .
kaldıki kadın sadece memesiyle yapılan bir iş yapıyor olsa bile (örneğin süt annelik) bu tazminat miktarıda nedir böyle memlekette asgari ücret ne kadar ki
People
2
9) riza (hekim)
01.03.2015 21:53:44
Keske hic hata yapilmasa fakat malesaf hatalar hep olacaktir çünkü doktorlar insan ve insanlar hata yapar, ayni futbolcularin, hakemlerin, aşçıların vb yaptigi gibi.onemli olan ihmal ve kasıt olup olmadığıdir. Her hatada dava acilirsa hicbir doktor isini yapamaz
Hekimler olarak artıkbu duruma ses cikarmamiz lazim.hic bir islem tani vb yapmiyoruz desek ne olacak, sistem kitlenecek? artik bu duruma bir son verilmeli. Maas alirken memur maasi,tazminata gelince trilyon,cok kritik riskli geridonusu olmayan is!.Yapsan suc yapmasan suç.Hekimler bunlara artik tepki vermeli.
People
6
10) cd (dr)
28.02.2015 22:29:36
Bu haber hava civa..Atmasyon haber..Cerrahi sınır (Frozen) raporunu malpraktis olarak yutturmaya çalışanların haberi..
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
19/09-22/09 14. Ulusal Genç Yaşam ve 4.Klinik Romatoloji Kongresi ROMATOLOJİ KIBR
19/09-22/09 16. Ege Romatoloji Günleri ROMATOLOJİ İZMİ
19/09-22/09 16. Metabolik Sendrom Sempozyumu BESLENME... MUĞL
20/09-22/09 5. Klinik Embriyoloji Derneği Kongresi HİSTOLOJİ... İZMİ
21/09-24/09 Dünya Gastroenteroloji Kongresi 2019 GASTROENT... İSTA
25/09-27/09 4. Ulusal Çocuk Genetik Kongresi ÇOCUK... ANKA
27/09-28/09 1. Marmara Radyasyon Onkolojisi Günleri RADYOLOJİ İSTA