Hekimin kazancı Afrika, hekime açılan tazminatın tutarı Amerika!
Kayseri Tabip Odası ve Hukukçu Hekimler Derneği iş birliği ile düzenlenen Sağlık Hukukunda Güncel Konular panelinde konuşan Kayseri Tabip Odası Başkanı Prof.Dr. Hüseyin Per,” Hekimler defansif tıpa zorlanıyor" dedi.
Hekimin kazancı Afrika, hekime açılan tazminatın tutarı Amerika!
21 Eylül 2019 -

KAYSERİ-Düzenlenen panele İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ali Ramazan Benli, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Doğan, Şehir hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İlhami Çelik, İl Sağlık Müdürü yardımcısı Ahmet Ceylan ve Türk Sağlık-Sen Kayseri Şube Başkanı Kamil Ünal ve konuşmacı olarak Hukukçu Hekimler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dr. Avukat Cem Barlıoğlu, Dr. Hukukçu Adnan Kuvvetli ve Dr. Hukukçu Hasan Murt katıldı.


Panelin hekim ve hastaların durumu hakkında hukuki sürecin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştiğini söyleyen Kayseri Tabip Odası Başkanı Hüseyin Per, “Kayseri Tabip Odası olarak meslektaşlarımıza özellikle bu son dönemlerde ortaya çıkan tıbbi kötü uygulama markpaktis dediğimiz durum hakkında ve diğer kendi haklarımız hakkında ve diğer hastalar hakkında yapılacak bir toplantı düzenlendi. Hukukçu hekimler birliği hem hukuk fakültesi mezunu hem tıp fakültesi mezunu olan 3 konuşmacı arkadaşımızı davet ettik onlarda sağ olsun bizi kırmayıp geldiler. Bugün burada özellikle hekim arkadaşların zorunlu tıbbi uygulama sırasında ortaya çıkacak durumlarda özellikle hukuki manada ortaya çıkacak problemler hakkında aydınlatılması için böyle bir toplantı yapıldı. Maalesef son zamanlarda mahkemelerin vermiş olduğu kararlarda hekim arkadaşlarımızın kazançları Afrika düzeyindeyken tazminatları Avrupa, Amerika düzeyindedir. Bu da hekim arkadaşlarımızın maalesef defansif tıp dediğimiz duruma itmektedir. Defansif tıp dediğimiz şey, problemli olacak sıkıntılı olacak ameliyatları yapmamak, zor hastaları tedavi etmemek başka merkezler etsin diye tabi bu durumda da özellikle üniversite hastanelerinin yükü artmaktadır. Bugün burada meslektaşlarımızın 3 arkadaşımız tarafından hem hukukçu hem tıp doktoru 3 arkadaşımız tarafından aydınlatılması için buradayız” dedi.
Panele, Hukukçu Hekimler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dr. Avukat Cem Barlıoğlu, Dr. Hukukçu Adnan Kuvvetli ve Dr. Hukukçu Hasan Murt konuşmacı olarak katıldı.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) Uzm (Dr)
26.09.2019 10:28:14
Sn Mühendis: Doktor olmana bizmi engel olduk.
People
6
2) nedim çiçek (endüstri mühendisi)
25.09.2019 14:59:15
benim oğlumda dr ve ben de mühendisim merak ettim hangi 69 milyonluk işte ne sorumluluğunuz varmış öyle bir anlatmışsınız ki sanki tüm parayı sizden tahsil ediyorlar belliki boşta çok vaktiniz var dr sitelerini takip ediyorsun ; sonrada ben yarısı maaş alıyorum diye ağlıyorsun
People
9
3) Fesleğen (Dr)
25.09.2019 14:08:54
Mühendis işini gücünü , o çok sorumluluk (!) altında olduğu tril tril trilyonluk işini gücünü bırakmış, tıbbi sitede doktor maaşı kovalıyor. Sizin sorumluluğunuzu 99 ‘da Gölcük ve Düzce depremlerinde görüyoruz. Hiçbir mühendisin, kontrol mühendisinin ceza aldığını duymadım ben. Müteahhitin yaptığından , çaldığından habersiz mühendis olmaz. Allah kimseyi bu nahoş duruma düşürmesin. Ülkenin mühendisinin kafası bile böyleyse şaka gibi..
People
7
4) himmetdede (dr)
25.09.2019 04:04:26
mühendis bir noktada haklı. çok doktor var,her köşede her daldan uzman var. ciddi konularda uzak yerlerdeki uzman aranıyor. benim bulunduğum ilde 5 devlet hastanesi 15 KBB var. bir atnesi sinir keserim başıma iş alırım diye parotis adenom ameliyatı yapmıyor ünv ya da EAH 'ya sevk ediyor. bir tane de hevesli genç yok mu, asistanlığımda yaptığım işeri hevesle yapayım diyen.unvanın ne opr dr (yani bıçak tutan). uzmanlığın KBB. parotis yapmam. tonsil yapmam.polip yapmam. peki ne yaparsın? sadece poliklinik. diğer dallar da böyle.sadece poliklinik uzmanı yetiştiyoruz.
People
8
5) as (Op.Dr.)
24.09.2019 11:55:15
TAZMİNAT, O OPERASYONDAN DOKTORA DÜŞEN PAYA GÖRE AYARLANIRSA DAHA ADIL OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM
People
22
6) RKTR (Uzm)
24.09.2019 00:19:26
Böyle, eski parayla trilyonlarca lira tazminatlarla sonuçlanan davaların çok kötü bir neticesi oldu: Artık Üniversiteler bile Defansif Tıp uyguluyor, ciddi / komplike vakaları almama yoluna gidiyorlar.

Eskiden en ağır vakalar dahi Tıp Fakültelerine yollanabiliyordu. Şimdi durum 180 derece tersine döndü. Üniversiteler bile başlarına iş açabilecek hastaları almamak için kırk takla atabiliyorlar.

Dava açılır korkusu ile zor ve komplike ameliyatları yapmak istemeyen cerrahlar da var, doğal olarak. Ama bence en kötüsü şu: komplike / ileri cerrahi Üniversite Hastanelerinde de rutin yapılmaz hale geldiği takdirde, önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde bunları yapacak adamların sayısı giderek azalacak demektir. Asistanlık eğitimini komplike vakaları çok az görerek bitirmiş uzmanları düşünün: Adam zaten ileri düzey ameliyatları gerçekleştirebilecek yetkinlikte değil; bir de dava açılır diye korkudan ödü patlıyor. Ne olacak, hastaya dokunmayıp sevkedecektir. Daha yüksek cerrahi yetkinliğe sahip Hocaları var, ama bunlar da dünyada ebedi değil, eninde sonunda meslekten ayrılacaklar, ve aynı dava riski onların da tepelerinde Demokles'in Kılıcı gibi sallanıyor.

Kanımca tüm bunların doğal sonucu, Arz-Talep Kanunu'nun da katkısıyla, ameliyatların giderek daha az sayıda, belli tür operasyonlara (örneğin meme, tiroid, onkoloji..) spesifiye olmuş cerrahlar tarafından, çok yüksek ücretlere yapılmaya başlanması olacaktır ki, aslında bu sürecin başladığı söylenebilir. İstanbul'da meme, tiroid, tümör cerrahisi gibi operasyonlar için 50-60.000 lira istenebiliyor. 150-200.000 lira istenen ameliyatlar duydum. Bu durum sadece iyi ameliyat yapan adamların azlığından kaynaklanmıyor elbette; bir de RİSK PRİMİ var işin içinde.

TUS’ta cerrahi branşlardan kaçış, cerrahi asistanlarının daha risksiz bölümlere geçmek için istifaları, tabela Üniversitelerin tabela Tıp Fakültelerinde verilen eğitimin acıklı yetersizliği, tıbba giriş puanlarının düşüşü, SGK’nın majör ameliyatlara verdiği, adam gibi bir gömlek almaya veya kaliteli bir yemek yemeye dahi yetmeyecek kadar düşük paralar, özel hastanelerin de netameli olgulardan fellik fellik kaçınması gibi faktörler de bu durumu iyice kötüleştirecektir elbette.

Ve unutmayalım ki, hekimlerin karşı karşıya geldikleri hukuki tehlike sadece dehşet verici miktarlarda tazminatlardan ibaret değil. Ülkemizde 2005’ten beri yürürlükte bulunan Milli Tıp Hukuku Formülü uyarınca, HAPİS ve MESLEKTEN MEN gibi bonuslar da var. Yıllarca mahkemelerde debelendikten sonra, ceza olarak Hapis + Tazminat + Meslekten Men gibi bir triad’la karşılaşan doktorun ruh durumunu düşünün. Katillere, canilere, teröristlere, sapıklara, tecavüzcülere tek dava açılır ve sadece hapis cezası verilirken (onu da bir sürü hafifletici nedenle kuşa çevirirler), Milli Tıp Hukuku Formülü’ne göre hekimlere İKİ AYRI DAVA (Hukuk ve Ceza) açılmakta, iki ayrı mahkemede hapis + masif tazminat + meslekten atılma tehditleri ile yargılanmaktadırlar. Çoğu zaman da kusurları olmadığı halde.

Bu tıbbi davalar o denli kötüdür ki, yıllarca sürerler ve SONUNDA KAZANSANIZ BİLE HAYATINIZI....YETERLER. Benim davam tam 10 sene sürdü. Hasta yakınlarının, onları sürekli kışkırtan avukatlarının, ve hatta kankaları olan Savcı’nın aşağılık yalanları ve iftiraları, hatta aleyhime düzenlettirdikleri düzmece raporlar ile tam 10 sene boğuştuktan ve tonla avukatlık ücreti ödedikten sonra, farklı kurumlardan alınmış hepsi lehime olan 9 ayrı rapor ile ancak beraat edebildim. Ama ne oldu ? Sinir hastası oldum. Meslekten çok soğudum. Bana yaptıkları aynen yanlarına kar kaldı.

Dediğim gibi, sonunda beraat etseniz bile, hayat hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır. Ve büyük bir korku her zaman beyninizi kemirecektir: Bir dava daha yiyip, AYNI ŞEYLERİN BİR DAHA OLMASI KORKUSU. Sonuç, maksimum Defansif Tıp uygulanması ve bu lanet meslekten bir an önce kaçıp kurtulma isteğidir.

Son olarak tüm meslektaşlara şunu hatırlatmak isterim: Türkiye’de, Batı’da olduğu gibi, tıp doktorlarına yapılan şikayetlerin haklı olup olmadığını inceleyecek, saçmalıkları ve iftiraları en baştan eleyecek ön değerlendirme mekanizmaları yoktur. Pisliğin biri canı istediği zaman Cumhuriyet Savcılığı’na gidip “Bu doktor hastamı öldürdü !” diye şikayet dilekçesi verir, bu da hiçbir inceleme yapılmadan derhal işleme konur, ve o andan itibaren hayatınız kaymaya başlar. Bizzat dürüst hukukçular söylüyor: Türkiye’de hekimlere açılan davaların en az % 80’i haksızdır ve para almaya yöneliktir. Dava açtıkları insanın hayatının mahvedilmesi ise bu açgözlüleri zerrece ırgalamaz.

Eh, ama işte Allah’ın sopası yok. İnsan hayatını korumak için yemin etmiş ve yaşamları boyunce bunun için çırpınmış olan insanları, çoğu zaman uyduruk suçlamalarla, katillerden, sapık hayvanlardan, vatan hainlerinden daha fena koşullarla yargılamanın feci sonuçları olacak, ve hatta olmaya başladı bile. Hep birlikte tadacaklar.
People
9
7) DR X (Cerrah)
23.09.2019 21:17:21
Sonuna kadar defans
People
3
8) Mehmet artuç (Mühendis)
23.09.2019 20:57:12
Geliri en iyi kamu çalışanı doktorlar. Adam utanmadan gelirler Afrika diyor. Ben o doktorun yarı fiyatına çalışıyorum ve 69.5 trilyonluk işin sorumluluğunu taşıyorum bir hata yapsam hayatım boyunca çıkan zimmeti ödeyemem. Benim kaybım Amerika değil mars Jüpiter felan olur galiba. Allah önce sizin gibilerin gözünü doyursun. Çoğu doktor masabaşi memur gibi olmuş zaten. Ciddi hastalığı olan çoğu insan uzak şehirlerde işinden anlayan doktor arıyor yana yana. Demek ki çoğu doktor kendimizi emanet edecek kadar bilgili ve vasıflı değil. Onun için maaşınıza dua edin bu ülke şartlarında
People
14
9) Port (Op.dr)
23.09.2019 16:48:52
O eskidendi.ben bedava ameliyat yapmıyorum.daha doğrusu ameliyat yapmıyorum.
People
9
10) dr (prof.dr)
23.09.2019 11:54:46
Hüseyin hoca çok doğru söylemiş. Bu gerçeği biz biliyoruz da ilgililer biliyor mu acaba ?
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/10-31/10 6. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi ENDOKRİNO... ANTA
28/10-01/11 5. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi MİKROBİYO... İZMİ
31/10-02/11 Türkiye Maternal Fetal Tıp Derneği Ultrasonografi Kursu KADIN... İSTA
30/10-03/11 63. Türkiye Milli Pediatri Kongresi PEDİATRİ KIBR
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
26/11-30/11 3. Uluslarası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi HALK SAĞLIĞI ANTA